KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Dosya no
- 2021/724 Esas
- Karar no
- 2024/1166
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 19/01/2021
- Numarası
- 2016/1147 Esas, 2021/22 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
Karar Metni
1.175 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatife 27.08.2003 yılında üye olduğunu, 13 numaralı dairenin müvekkiline kaba inşaat olarak tahsis olunduğunu, tüm ince işlerinin müvekkili tarafından yapıldığını, dava dışı ... adında eski bir kooperatif üyesinin davalı kooperatif aleyhine Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/16 esas sayılı dosyasında, tahsisin iptali ve konutun kendisine tahsisi davası açtığını, davanın kabul edilerek kararın onandığını ve infaz edildiğini, bu durumun müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini,
buna rağmen kendisine bir daire tahsis edilmediğini, A 3 blok 13 nolu dairenin dava tarihindeki rayiç bedel tutarındaki zararının şimdilik 10.000,00-TL sinin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 17.01.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde 10.000,00TL olarak belirtilen alacak taleplerini 313.922,00TL arttırarak 323.922,00TL tazminat alacağının dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı kooperatif tarafından cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, bilirkişi heyetince incelenen davalı kooperatif üye kayıt defterine göre, davacının 27.08.2003 tarihinde yönetim kurulu kararı ile ortaklığa ... üye numarası ile kabul edildiği ve kendisine ...
Blok ... no'lu dairenin tahsis edildiği, Kadıköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/16 esas sayılı 2010/202 esas sayılı kararı ile davacıya kooperatifçe yapılan tahsisin geçersiz olduğunun tespiti ile müdahalenin menine dair verilen kararın kesinleştiği, bilirkişi raporunda davalı kooperatifin uhdesinde davacıya verilecek daire olmadığının bildirildiği,
ayrıca kooperatif başkanının verdiği bilgiler sonucunda davalı kooperatifçe üyelerine verilen dairelerin sadece dış mekanlardaki ve ortak alanlardaki ince işlerinin bitirildiğini, daire içlerinin kaba imalat seviyesinde teslim edildiği yani ince işlerinin kooperatifçe yapılmadığı beyanı karşısında dairenin ince işlerinin davacı tarafından yapıldığı kabul edilerek davacının dava tarihi itibariyle davalı kooperatiften 323.922,26TL tazminat alacağının olduğu,
bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olduğundan hükme esas alındığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 323.922,00 TL'nin dava tarihi olan 31/10/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal sürede davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının kullanımdan elde ettiği menfaatin hesaplanarak şayet lehine bir karar çıkması halinde bu bedelden mahsubu yönündeki itirazları karşılanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının dava konusu konutun ince işlerini yaptığı iddiasının ispat edilemediğini, bilirkişinin de bu konuda bir inceleme ve irdeleme yapmadığını, raporun bu yönüyle eksik olduğunu, davacının konut tahsisi talebiyle ilgili kooperatife müracaat ettiğine dair yazılı bir belge sunmadığını, davacının taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri isteme hakkına sahip olmadığını kararın bu yönüyle de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, kendisine konut tahsis edilmeyen davacı üyenin taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedelinin davalı kooperatiften tahsili talebine ilişkindir.
Mahkemece uyuşmazlık konusunda bilirkişiden rapor alınmış ve bilirkişi tarafından dairenin ince işleri yapılmış ve yapılmamış haliyle dava tarihi itibariyle rayiç değeri alternatifli olarak hesap edilmiş, Mahkemece de, bilirkişi tarafından dairenin dava tarihi itibariyle, ince işleri yapılmış haliyle tespit edilen rayiç değeri olarak hesap edilen 323.922,26-TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından karar yasal sürede istinaf edilmiştir.
Taraflar arasında, davacının kooperatif üyesi olduğu, adına ... Blok ... no'lu dairenin tahsis edildiği ve önceki üye tarafından açılan ve kesinleşen dava sonucunda kooperatifçe davacıya yapılan tahsisin geçersiz olduğunun tespiti ile müdahalenin menine karar verildiği ve taşınmazın davacı tarafından tahliye edildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
İstinafa konu uyuşmazlık; davacının kullanımdan elde ettiği bir menfaat var ise davacı lehine hükmedilecek tazminattan mahsup edilip edilmeyeceği, davacının taşınmazın ince işleri ile birlikte dava tarihindeki rayiç değerini isteminin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde, davalı kooperatifin uhdesinde davacıya verilebilecek bir konut olmadığı, bu durumda davacının kendisine daire verilemeyecek üye durumuna düştüğü tespit edilmiştir.
Davalı kooperatif vekili, istinaf başvurusunda, davacının kullanımdan elde ettiği bir menfaat var ise davacı lehine hükmedilecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini ve davacının dava konusu konutun ince işlerini yaptığı iddiasının ispat edilemediğini, davacının taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri isteme hakkına sahip olmadığını, ileri sürmüştür.
Bir yapı kooperatifinin ortağına karşı asıl yükümlülüğü parasal yükümlüğü karşılığında anasözleşmeye uygun oturmaya ya da kullanmaya elverişli konut ya da işyeri teslim etmektir. Çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkansızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır.
Ödemelerin eksik yapılmış olması halinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre tazminatın hesabında beş aşamalı formül ile açıklanan yöntemin uygulanması, hiçbir aidat ödemesinin bulunmaması halinde ise davanın reddi gerekir. Şayet ortağın tüm ödemelerini yapmış olduğu belirlenirse verilecek tazminat miktarı anılan formülün ilk basamağı uyarınca emsal bir konutun veya işyerinin dava tarihi itibari ile rayiç değeridir.
Diğer bir anlatımla, normal ödemesini yapıp konut sahibi olan üyelerle eşit miktarda ödemesi bulunduğu tespit edilen, diğer anlatımla eksik ödemesi bulunmadığı belirlenen, ancak kendisine konut tahsis ve teslimi yapılamayan ortağın ödemesi eksik olmayan diğer üyelere verilen emsal bir konutun dava tarihi itibariyle rayiç değerini talep edebileceğinin kabulü gerekir.
(Yargıtay 23 HD 2014/4985 E-2015/2425 K. Sayılı 09.04.2015 tarihli kararı) Davacı, dava dilekçesinde, davaya konu 13 numaralı konutun kaba inşaat halinde kendisine teslim edildiğini tüm ince işlerin kendisi yapıldığını iddia etmiştir.
30.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda, Kooperatif Başkanından alınan bilgiye göre kooperatifçe üyelerine dairelerin dış mekanlardaki ve ortak alanlardaki ince işler bitirilerek, daire içlerinin kaba imalat seviyesinde teslim edildiğinin belirtildiği bildirilmiştir. Bilirkişiler tarafından bu beyanlara göre ince işleri yapılmış ve yapılmamış haliyle alternatif hesaplama yapılmıştır.
Davalı kooperatif vekili iş bu bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, kooperatif başkanı tarafından verilen bu bilgiye açık bir itiraz ileri sürmemiş, davacının dava konusu konutun ince işlerini yaptığı iddiasını ispat edemediği ve bu yönde bir delil ibraz etmediğini ileri sürmüştür.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yukarıda belirtilen Yargıtay formülüne göre hesaplama yapıldığı ve kaba inşaat halinde teslim durumunda davacının alacağının yani binanın kaba inşaat haliyle 161.961,38-TL olduğunun hesap edildiği anlaşılmıştır. Davacı, bu daireyi uzun süre kullansa da, davalıda, davacı tarafından verilen üyelik aidatını kullanmıştır.
Davalı kooperatifin dairenin ince işler ile birlikte teslim edildiği yönünde bir iddiası bulunmadığından, dairenin kaba inşaat halinde davacıya teslim edildiği ve ince işlerinin de davacı tarafından yapıldığı kabul edilmiştir. Dairenin ince işler ile birlikte tam halinde rayiç değerinin 337.500,00-TL olduğu tespit edilmiş ve davacının dava tarihi itibariyle Yargıtay formül esaslarına göre alacağı 323.922,26-TL olarak belirlenmiştir.
Bu nedenle bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve denetime elverişli olduğu anlaşılmış, Mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1147 Esas, 2021/22 Karar sayılı ve 19/01/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 5.531,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.104,18 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/724, K. 2024/1166, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama