KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1215 Esas
- Karar no
- 2024/1448
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 08/02/2024
- Numarası
- 2014/533 Esas, 2024/90 Karar
- Davanın konusu
- KAYIT KABUL
Karar Metni
2.449 kelime·12 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... sayılı dosyası ile 85.828,38 TL bedel üzerinden başlatılan takibin dayanağının davalı şirketin davacı şirketin alacağından haksız olarak kesinti yaparak düzenlendiği faturalara konu bedellere dayandığını, takibe konu faturaların Edremit ... Noterliği'nin 18.07.2011 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarına konu; ... numaralı 13.928,24 TL miktarlı fatura ve ...numaralı 24,994,97 TL miktarlı fatura, Edremit ...
Noterliği'nin 18.11.2011 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarına konu; ... numaralı 17,700,00 TL miktarlı fatura ve... numaralı 11.340,63 TL miktarlı fatura, Bakırköy ... Noterliği'nin 16.01.2012 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarına konu; ... numaralı 4.786,71 TL miktarlı erken ödeme bedeli açıklamalı fatura ile kapanan Gaziantep mağazası için davacı şirketten haksız olarak tahsil edilen reklam bedeli içerikli 3.284,60 TL bedelli fatura olduğunu, ....
Sayılı dosyası ile başlatılan bu takipte ödeme emrine karşı davalı tarafından verilen 12.07.2012 tarihli itiraz dilekçesinde yetkiye ve borca kısmi olarak itiraz edildiğini, davalı tarafından sunulan itiraz dilekçesinde Bakırköy ....
Noterliği'nin 16.01.2012 tarihli ihtarnamesine konu 659418 numaralı 4.786,71 TL miktarlı erken ödeme açıklamalı faturanın ve kapanan Gaziantep mağazası için davacı şirketten haksız olarak tahsil edilen 3.284,60 TL miktarlı reklam bedeli açıklamalı faturanın kabul edildiğini, geri kalan faturalara konu miktarlara ise itiraz edildiğini, davalı tarafın kabul ettiği faturalara konu miktarları icra dairesine yatırdığını, kısmi itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirketin yetki itirazının 29.05.2013 tarihinde kabul edildiğini, davacı şirketin talebi üzerine dosyanın yetkili icra müdürlüğü olan ....
Sayılı dosyasına gönderildiğini, davalı şirket tarafından daha önce yapılan kısmi ödeme miktarı düşülerek düzenlenen takip talebinde takibin 67.963,84 TL asıl alacak ve 9,145,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 77.109,43 TL üzerinden başlatıldığını, ödeme emrinin 07.06.2013 tarihinde davalı şirket vekiline tebliğ edildiğini, takibe konu faturaların Edremit ...
Noterliği'nin 18.07.2011 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarına konu; ... numaralı 13.928,24 TL miktarlı fatura ile ... numaralı 24,994,97 TL miktarlı fatura ve Edremit ...
Noterliği'nin 18.11.2011 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarına kon;u ... numaralı 17,700 TL miktarlı fatura ile ... numaralı 11.340,63 TL miktarlı fatura olduğunu, davalı vekilinin ödeme emrine karşı sunduğu itiraz dilekçesinde davacı şirkete hiçbir borçları olmadığından bahisle itiraz edildiğini, yapılan itiraz neticesinde takibin durduğunu, takibin devamı için bu davanın açıldığını, davalı şirket tarafından düzenlenip davacı şirketten haksız olarak tahsil edilen faturalara konu bedellerin taraflar arasındaki satın alma sözleşmesi ve eklerine göre taksitle davacı şirketin cari hesabından kesildiğini, ayrıca kanuna,
ticari teamüllere ve sözleşmeye aykırı olacak şekilde bu bedellerin mükerrer olarak davacı şirketten bir kez daha tahsil edildiğini, defalarca yapılan sözlü ve yazılı ihtarlara rağmen davalı şirketin bu yanlışından dönmediğini, davalı şirketin ısrarla davacı şirketten fazladan tahsil ettiği bedelleri iade etmediğini, davalı tarafından davacı şirket adına düzenlenen analiz bedeli açıklamalı ... numaralı 17,700,00 TL miktarlı faturanın haksız olarak düzenlendiğini, yaptırılan analizin davacı şirketin kusurundan kaynaklanmadığını, ürünlerin buruşmasına,
kararmasına ve bozulmasına davalı şirketin neden olduğunu, bu nedenle bu konuda davalı şirketin kusurlu olduğunu, analiz bedeli açıklamalı bu fatura bedelinin, faturayı kabul anlamına gelmemek üzere, fahiş olduğunu belirterek davanın kabulüne, .... Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı tarafın %20 oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, takas ve mahsup definde bulunduklarını, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, zira davacı şirket tarafından, davaya konu takipten önce başlatılan ....
Sayılı takip dosyasından 76.035,15-TL talep edildiğini, iş bu takip dosyasına taraflarınca kısmi itirazda bulunularak 8.071,31-TL bedelin kabul edilerek ferileri ile birlikte ödendiğini, kalan miktara ise itiraz edildiğini, davacı yana olan borcun tamamının ....
Sayılı dosyasına ödendiğini, davacı yana başkaca bir borçlarının bulunmadığını, ayrıca davacının icra takibi incelendiğinde, dayanak belgelerin müvekkili tarafından tanzim edilen davacı yanca noter aracılığı ile itiraz edilen faturalar olduğunu, ancak davacının davalı tarafından tanzim edilen faturalara dayalı olarak alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, bu nedenle öncelikle davacının davasının reddini, bu talep kabul edilmediği takdirde ise davacıya alacağına dayanak belgelerini sunması için süre verilmesini, ortada usüle uygun yapılmış bir icra takibi ile dava olmadığını,
tarafların kendi aralarındaki ticari ilişkilerin düzenlenmesi noktasında başta Satınalma Anlaşması ve Ticari Şartlar Anlaşması olmak üzere anlaşmalar imzaladıklarını, bu anlaşmalar çerçevesinde bazı satın alma şartlarının belirlendiğini, ..., ... ve ..., Analiz Bedeli ve diğer birçok faturanın taraflar arasında imzalanan anlaşmalara göre kesilerek bu anlaşmalara uygun olarak düzenlendiğini, hatta bu faturalardan bir kısmının yapılacak bilirkişi incelemesinde karşı yanın ticari defterlerine yansıdığının da görüleceğini,
müvekkili tarafından düzenlenip davacıya gönderilen tüm faturaların ve müvekkilinin davacıdan olan tüm alacaklarının müvekkiline ait ticari defterleri ile bilgisayar kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini belirterek davacı tarafın icra takibi başlatmakta haksız ve kötüniyetli olduğundan asıl alacağın %40'ından az olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; denetime, hüküm tesisine elverişli 22/8/2019 ve 30/11/2023 tarihli rapor içerikleri birlikte değerlendirilerek davalı ... A.Ş.'nin taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve sözleşmede belirtilen tutarlar kadar (Listeleme Bedeli, ... ve...
Bütçesi) davacıya fatura düzenlemesi gerekirken sözleşme kapsamı dışında 63.309,50.-TL fazla ve mükerrer fatura düzenlediği, davacının 24.02.2011 tarihli Promosyon Anlaşma Formunda davacı adına imzası bulunan ... ile ilgili dosyaya herhangi bir belge ibraz etmediği, davacının alacağının tahsili için davalı aleyhine 04.06.2013 tarihinde 67.963,84 TL asıl alacak ve 9.145,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 77.109,43 TL üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı/borçluya 07.06.2013 tarihinde tebliğ edildiği,
davacının 63.309,50 TL asıl alacağına takip öncesi işlemiş faiz, masraflar vb. tüm kalemler dahil edildiğinde davalı/borçludan 16/10/2020 iflas tarihi itibariyle 145.669,25 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının iflas tarihi olan 16/10/2020 tarihine kadar işleyen faiziyle birlikte toplam 145.669,25 TL alacağının davalı müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; dosyadan alınan 20.09.2017 tarihli raporda davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğini, ancak daha sonra alınan 23.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda hatalı tespitlerde bulunulduğunu, hatalı tespitler içeren bu bilirkişi raporu dikkate alınarak düzenlenen 30.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun tanzim edildiğini, nihayetinde 30.11.2023 tarihli bilirkişi raporunun karara esas alındığını, ancak 30.11.2023 tarihli raporun,
dosyada daha önce alınan ve birbirleri ile çelişik 6 raporu özetleyen hiçbir dayanak ve gerekçe göstermeden dosyada mevcut raporlardan birini tekrar etmekle yetinen 23.10.2020 tarihli bilirkişi raporunun devamı niteliğinde olduğunu, huzurdaki davanın ...
Sayılı dosyasında takibe konu edilen ve yetki itirazı sonucunda ... sayılı dosyasında konu olmaya devam eden 4 adet faturaya ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki diğer faturalar ile cari hesap alacağın davaya konu olmadığını, bu durumu doğru şekilde sadece 20.09.2017 tarihli bilirkişi raporunun tespit ettiğini, bu raporda davacının itirazın iptaline konu ettiği ilgili icra takibine ilişkin müvekkilinden herhangi bir alacağının olmadığının tespit edildiğini,
davacının bizzat dava dilekçesinin 18. maddesinde belirttiği ... sayılı dosyasına müvekkili tarafından yapılan fakat davacı kayıtlarında yer almayan ve dosyadan alınan raporlarda da müvekkili tarafından davacıya yapılan ödemenin hesaplara dahil edilmediğini, ödemenin hiç dikkate alınmadığını, oysa 27.05.2021 tarihli dilekçelerinde EK-1 olarak ... sayılı dosyasındaki ödeme emrinin, kapak hesabının ve ödeme belgesinin örneklerinin dosyaya sunulduğunu, davacının kendi ticari defter ve kayıtları ile müvekkilinin ticari defterlerinin birbirini teyit ettiğini,
delil olarak davalının ticari defterlerine de dayanıldığı dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 20.09.2017 tarihli bilirkişi raporunun 9. sayfasında “Taraflar sözleşmede, 20.000 Euro listeleme bedeli, 15.000 Euro reklam bedeli, 49.500 TL A marka, ramazan ve yıldönümü bütçe bedeli ödemesi kararlaştırmış bulunmaktadır.” şeklindeki tespitle 3 adet fatura için taraflar arasında yazılı sözleşme olduğunun tespit edildiğini, faturaların sözleşmeye uygun olduğuna dair raporda tespitlerin bulunduğunu,
20.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda davacının faiz talebine ilişkin yapılan değerlendirmede 17.700-TL lik analiz bedeli faturasının haksız ödeme olduğundan bahisle faturanın davalı ticari defterlerine alındığı 31.10.2011 tarihinden itibaren faiz hesaplanması gerektiği belirtilerek davacının takip tarihine kadar 2.020,75 TL faiz talep edebileceğinin belirtildiğini, ancak öncelikle davacının 17.700-TL lik analiz faturasını talep hakkının bulunmadığını, bir an için talep edebileceğinin kabulü halinde dahi davacının bu konuda müvekkilini temerrüde düşürmediğini, bu nedenle takip öncesi faiz talebinin mümkün olmadığını,
davacının gönderdiği ihtarname içeriklerinde sadece fatura iadesi ile faturaya itiraz olduğunu, müvekkilinden hiç bir alacak iddiasının ve/veya ödeme isteğinin bulunmadığını, bu ihtarnamelerin müvekkilini temerrüde düşürme için yeterli olmadığını, dolayısıyla bu ihtarname tarihlerinden itibaren faiz hesaplanmasının mümkün olmadığını,23.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda, hükme esas alınan 30.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda ve dosyada mübrez evvelce verilmiş bilirkişi raporlarında ilgili icra dosyasına dayanak yapılan faturalar dışındaki diğer faturalara, taraflar arasındaki diğer sözleşmelere,
sözleşmelerin bu 4 faturadan ilgisiz kısımlarına, cari hesap ilişkisine vb. ilişkin değerlendirmeler yapılmasının hatalı olduğunu, bunların tamamının bu davadaki taraflar arasındaki dava konusunun kapsamı dışında olduğunu, dolayısıyla 30.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan faiz hesaplamalarının da kabul edilemeyeceğini, davacı yanın ... sayılı dosyasına konu ettiği faturalar dışında şu ana kadar müvekkilinden hiçbir talebinin bulunmadığını,
dolayısı ile aksi yöndeki değerlendirmelerin ve hesaplamaların tamamen hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davacının haksız ve dayanaksız davasının reddine, davasında haksız olan davacı şirketten dava değerinin %40’ından az olmamak üzere kötü niyet tazminatının alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, ... Sayılı dosyasına vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/12/2020 tarihli müzekkere cevabına göre, 2016/414 Esas Sayılı dosyadan iflas kararının verildiği, henüz kararın kesinleşmediği bildirilmiştir.İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesinin 28/01/2021 tarihli cevabi yazısına göre, 16/10/2020 tarih ve 14:54'ten itibaren davalı şirketin iflasına karar verildiği, dairelerinin 2020/25 İflas sayılı dosyasından tasfiyenin basit tasfiye olarak yapılmasına karar verildiği, basit tasfiyede alacaklılar toplantısının yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle tasfiyenin müdürlüklerince yürütüldüğü bildirilmiştir.
Davacı vekili 01/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile itirazın iptali olarak açtıkları davayı 77.109,43 TL üzerinden alacak davasına çevirmiştir. Davacı vekilinin 25/02/2021 tarihli ... Sayılı icra takip dosyasında iflas masasına takip tarihi olan 04/06/2013 tarihi itibariyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak iflasın kesinleşmesi ile birlikte hesaplanacak işleyecek faiziyle birlikte şimdilik 72.455,09 TL alacak kaydı başvurusu yaptığı anlaşılmıştır.
Mahkemece 12/04/2022 tarihli 28. celsede davalı şirket hakkında Anadolu 3. ATM nin 2016/414 Esas sayılı dosyasından 16/10/2020 tarihinde iflas kararı verildiği, bu hali ile eldeki davanın kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüştüğü, davanın alacak davası olarak görülemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilince sunulan ıslah isteminin yapılmamış sayılmasına dair ara karar kurulmuştur. İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesinin 2020/25 İflas sayılı dosyasından verilen 26/01/2024 tarihli cevabi yazıya göre, iflas kararının 25/07/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı şirketin yargılama sırasında iflasına karar verilmekle alacak davasının, kayıt kabul davasına dönüştüğü anlaşılmıştır.Davacının iflas masasına alacak kaydı başvurusu ile ilgili olarak en son İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesinin 2020/25 İflas sayılı dosyasından verilen 26/01/2024 tarihli cevabi yazıda, müflis şirket yetkilisinin İİK 230 gereğince beyana davet edildiği ancak alacak kayıtları ile ilgili beyanda bulunmadığı, müflis masasına kaydı yapılan alacaklar hakkında İİK 234-235-236 gereğince kabul veya red kararı verilip İİK 166 gereğince ilan yapılacağını, sıra cetveli işlemleri için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi raporunun gelmesi halinde sıra cetveli işlemlerinin tamamlanarak ilan edileceği bildirilmiştir. ...
Sayılı icra takip dosyasında 67.963,84 TL asıl alacak ve 9.145,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 77.109,43 TL üzerinden takip başlatılmıştır... Sayılı icra takip dosyasında takip dayanağı olarak gösterilen ve dava dilekçesinde sınırlı olarak sayılan davaya konu 4 adet faturanın.
30.06.2011 tarih, ... numaralı 13.928,24-TL bedelli 2011 listeleme bedeli faturası, 30.06.2011 tarih, ... numaralı 24.994,97-TL bedelli ...-...-... bedeli faturası, 31.10.2011 tarih, ... numaralı 11.340,63-TL bedelli 2011 listeleme bedeli faturası, 31.10.2011 tarih, ... numaralı 17.700,00-TL bedelli ...
Analiz bedeli faturası olduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamında yer alan 01/09/2014 tarihli ve 28/09/2015 tarihli bilirkişi heyeti raporları, 10/05/2016 tarihli aynı heyetten faiz yönünden alınan ek rapor, 19/10/2016 tarihli kök raporu sunan mali müşavirden faiz yönünden alınan ek rapor, 08/12/2016 tarihli kök raporu sunan mali müşavirden faiz yönünden alınan ek rapor, 20/09/2017 tarihli farklı mali müşavirden alınan ek rapor, 22/08/2019 tarihli kök raporu sunan mali müşavirden alınan ek rapor,
23/10/2022 tarihli 2. farklı mali müşavirden alınan ek rapor ile 30/11/2023 tarihli son ek raporu sunan mali müşavirden alınan son ek rapor olmak üzere 9 ayrı bilirkişi raporu alınmıştır. Son rapor mahkemece hükme esas alınmıştır.
Dosya kapsamında 28/09/2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda doğru bir şekilde takibe konu faturalar üzerinden inceleme yapılmış olup davacının 30.06.2011 tarih, ... numaralı 24.994,97-TL bedelli ...-..-... bedeli faturasının mükerrer kesildiği gerekçesiyle davacının davalıdan bu fatura bedelini talep edebileceği tespit edilmiştir. Yine ayıplı olduğu iddia edilen zeytinlerle ilgili olarak düzenlenen ... numaralı 17.700,00-TL bedelli ...
Analiz bedeli faturasının zeytinlerin davalıya teslim edildikten sonra davalı kusuruyla ayıplı hale geldiği tespit edilmekle davacının davalıdan bu fatura bedelini de talep edebileceği tespit edilmiştir. Dolayısıyla davacının bu iki fatura nedeniyle toplam 42.694,97 TL talep edebileceği anlaşılmıştır.
30.06.2011 tarih, ... numaralı 24.994,97-TL bedelli faturanın ödenmesi için davalıya çekilen ihtarnamenin 26/07/11 tarihinde davalıya tebliğ edildiği görülmekle 26/07/2011 tarihinden takip tarihi olan 04/06/2013 tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 7.347,32 TL olduğu hesaplanmıştır.31.10.2011 tarih,
... numaralı 17.700,00-TL bedelli faturanın ödenmesi için davalıya çekilen ihtarnamenin 02/12/2011 tarihinde davalıya tebliğ edildiği görülmekle 02/12/2011 tarihinden takip tarihi olan 04/06/2013 tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 4.264,61 TL olduğu hesaplanmıştır.Davalının cevap dilekçesinde mahsup talebi bulunduğundan davalının davacıdan 186,44 TL ibraz edilen analiz fatura bedeli ile 3.831,46 TL promosyon anlaşması bedeli olmak üzere toplam 4.017,90 TL alacağının bulunduğu bilirkişi raporunda tespit edilmiştir.Davacının takip tarihi itibariyle 42.694,97 TL asıl alacak ve 11.611,93 TL işlemiş faiz olmak toplam 54.306,90 TL alacağının
bulunduğu, davalı alacağı olan 4.017,90 TL bedelin 42.694,97 TL asıl alacaktan mahsubu neticesinde davacının takip tarihi olan 04/06/2013 tarihi itibariyle takibe konu edilen faturalardan dolayı 38.677,07 TL asıl alacak ve 11.611,93 TL işlemiş faiz olmak toplam 50.289,00 TL alacağının bulunduğu,
38.677,07 TL asıl alacağa takip tarihi olan 04/06/2013 tarihinden iflas tarihi olan 16/10/2020 tarihine kadar işleyecek avans faizi miktarının 35.724,90 TL olduğu hesaplanmakla davacının iflas tarihi itibariyle toplam alacağının 86.013,90 TL olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili her ne kadar 01/11/2021 tarihinde ıslah dilekçesi sunmuş ise de ıslah dilekçesinde, alacağının kaynağının takibe konu 4 adet fatura ile birlikte tüm cari hesap ilişkisi olduğunu ayrıca ve açıkça belirtmediğinden yani alacağının sebebini usulüne uygun olarak ıslah etmediğinden takip talebinde belirtilen fatura alacaklarıyla sınırlı hesaplama yapılmıştır.
Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, bu davalarda maktu harç alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının 86.013,90 TL alacağının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin 2020/25 İflas sayılı dosyasındaki iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/533 Esas, 2024/90 Karar sayılı ve 08/02/2024 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davacının 86.013,90 TL alacağının İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesinin 2020/25 İflas sayılı dosyasındaki iflas masasına kayıt ve KABULÜNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 931,35 TL harç ile 385,50 TL ıslah harcı bedeli olmak üzere toplam 1.316,85 TL harç bedelinin mahsubu ile bakiye 889,25 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, c)Davacı tarafından karşılanan 427,60 TL peşin harç ile 24,30 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d)Davacı tarafça yapılan 5.250,00 TL bilirkişi ücreti ile 430,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1215, K. 2024/1448, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama