KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1253 Esas
- Karar no
- 2024/1431
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/07/2024
- Numarası
- 2024/122 Esas, 2024/670 Karar
- Davanın konusu
- Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)
Karar Metni
1.738 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Konkordato talep eden şirket vekili dilekçesinde.
2002 yılında ticari faaliyetine başlayan müvekkili şirketin ana faaliyet konusunun her nevi kimyevi maddelerin alım satımı, imalatı, ithalatı ve ihracatını yapmak, arıtma tesisleri kurmak, işletmek ve bu tesislerde kullanılacak makine ekipman ve her türlü ham maddeyi satın almak, satmak, işletmek, kiraya vermek, imalatı, ihracatı ve ithalini yapmak olduğunu, müvekkili şirketin, nakit akışının bozulması sebebiyle konkordato talep etme gereğinin doğduğunu, zira konkordato ile birlikte müvekkili şirketin mal varlıkları ,
karlılık oranı ve cirosu gözetildiğinde oluşturulacak kaynak ve ek kaynaklar ile içine düştüğü ödeme güçlüğünü yenerek faaliyetini sürdürebileceğini, mevcut halde müvekkili şirketin tasfiyesi halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşmasının mümkün olmadığını, zira iflas halinde müvekkilinin varlıklarının hem parça parça hem de değerinin çok altında satılacağını belirterek öncelikle müvekkilinin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanununun 287, 288, 294,
ve 295. maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilerek akabinde geçici ve kesin mühlet de verilmek suretiyle -gerekirse bu süreler uzatılarak- konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince; "somut olayda; şirket yetkilisinin asıl olumsuzluğa neden olan hususun, iş hacmini genişletmek adına yaptığı adımlar neticesinde ödeme güçlüğüne düşmüş olduğu, ilaveten çalışma performansının bu süreçlerden negatif etkilenmesi, bu suretle ödemelerin desteklenmemesi, nakit akışını sağlamak adına yüksek finansman maliyetleri ile kullanılan kredilerin ödenemez hale gelmiş olduğu, şirketin 01.01.2024 - 31.05.2024 tarihi itibariyle 2024 yılı için beklenen kârlılık oranına ulaşmasının muhtemel bir ihtimal olmasına rağmen, nakit akışlarının mevcut borçlanmaları karşılamasının mümkün olmadığı,
şirketin 31.12.2023 tarihi ile 01.01.2024 - 31.05.2024 tarihleri arasında yapmış olduğu net satış tutarları ve gerçekleşen nakit akışları dikkate alındığında, beklenen satış ve nakit akışın uzak olduğu, konkordato talep eden şirketin mevcut borçlarını ödeyebilmek anlamında çalışma kabiliyetine sahip olmadığı, şirketin 01.01.2024 - 31.05.2024 Dönemi Gelir Tablosu ve Bilanço hesaplarına göre satışların maliyetinin 2023 yılında %27 seviyesinde olmasına rağmen 31.05.2024 tarihinde %17 seviyesinde hesaplandığında tutarlı olmadığı,
dosyaya sunulu konkordato ön projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı..." gerekçelerine istinaden konkordato talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde konkordato talep eden şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Konkordato talep eden şirket vekili istinaf dilekçesinde; yargılama aşamasında komiser heyeti tarafından hazırlanan raporda çelişkiler mevcut olmasına rağmen mahkemece bu çelişkiler giderilmeden hüküm tesis edildiğini, konkordatoya tabi olan borçlar ve borçların nasıl ödeneceğinin revize projede açıklandığını, elde edilecek kaynaklardan hangisinin elde edilemeyeceğinin komiser raporunda açıklanmadığını ve somut bir gerekçe de sunulmadığını, borçların toplamı 179.988.028,21 TL olup bu tutardan daha fazlasının verilen avanslar olduğunu,
avansların karşılığının alınamaması halinde verilen çeklerin iadesi söz konusu olacağından borcun zaten kendiliğinden ortadan kalkacağını, komiser heyeti raporunun denetime elverişli olmadığını, geçici komiser heyetinin gerek önceki ve gerekse bu raporun içeriğinde tahmin edilen gelir tablosu ile gerçekleşen gelir tablosunun çok yakın olduğu hatta fiilen gerçekleşen gelir tablolarındaki satış ve kar rakamlarının az da olsa daha fazla olduğu belirtilmişken şirketin beklenen satış rakamlarından uzak olduğu tespitinin neye göre yapıldığının anlaşılamadığını, şirketin,
mevcut borçlarını ödeyebilmek anlamında çalışma kabiliyetine sahip olmadığına yönelik sonuca varılmış ise de buna yönelik en ufak somut bir tespit bulunmadığını, oysa satışlar, kar, nakit girişleri ve çek iadelerinin tamamının proje ile uyumlu gittiğini, raporda şirketin 01.01.2024 - 31.05.2024 Dönemi Gelir Tablosu ve Bilanço hesapları incelendiğinde satışların maliyeti 2023 yılında %27 seviyesinde olmasına rağmen 31.05.2024 tarihinde %17 seviyesinde olduğu tespit edilmişken satışların maliyetlerinin düşürülmesinin komiser heyeti tarafından tutarsızlık olarak görüldüğünü,
her şeyden önemlisi şirketin kaydi ve rayiç değer bilançosuna göre borca batık olmadığının tespit edildiğini, raporda, şirketin 31.05.2024 rayiç değer bilançoları itibariyle borçlarını ödeyebilecek özkaynak ve borç çevirme gücüne sahip olduğu tespitine de yer verildiğini, tüm bu hususlar doğrultusunda mahkemece tarafından konkordato talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Talep, konkordatonun tasdikine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için İİK'nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır.
Somut olayda, davanın, konkordato talep eden şirketin muamele merkezi asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.Mahkemenin 07/02/2024 tarihli tensip ara kararı ile, konkordato talep eden şirket hakkında 07/02/2024 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş olup 07/05/2024 tarihli duruşmada verilen ara karar ile de geçici mühlet 07/05/2024 tarihinden başlamak üzere 2 ay süre ile uzatılmıştır.
Son olarak Mahkemece 04/07/2024 tarihinde ise, konkordato talebinin reddine karar verilmiş olup işbu karar konkordato talep eden şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.Komiser Heyeti tarafından sunulan 28/06/2024 tarihli son raporda; konkordato ön projesinde, şirket hesap ve belgelerinde yapılan incelemeler ve şirketle yapılan görüşmeler, 31.05.2024 tarihli mali verilerin ve şirket faaliyetlerinin gözlemlenmesi neticesinde, konkordato talep eden borçlu şirketin faaliyetinin ana konusunun endüstriyel kimyasalların toptan ticaretini yapmak şeklinde olduğu,
şirket yetkilisinin asıl olumsuzluğa neden olan hususun, iş hacmini genişletmek adına yaptığı adımlar neticesinde ödeme güçlüğüne düşmüş olduğu, ilaveten çalışma performansının bu süreçlerden negatif etkilenmesi, bu suretle ödemelerin desteklenmemesi, nakit akışını sağlamak adına yüksek finansman maliyetleri ile kullanılan kredilerin ödenemez hale gelmiş olduğu,
şirketin ön projesinde gelir tablosu projeksiyonunda bu öngörülerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği hususundaki raporun XIl-6 alt bendinde yapılan açıklamalar doğrultusunda 01.01.2024 - 31.05.2024 tarihi itibariyle 2024 yılı için beklenen kârlılık oranına ulaşmasının muhtemel bir ihtimal olmasına rağmen nakit akışlarının mevcut borçlanmaları karşılamasının mümkün olmadığı, konkordato talep eden şirket ortağının konkordato projesinin başarıya ulaşması için kendisinin de fedakârlık yapmak hususunda şirkete sermaye olarak nakit akış sağlayacağının revize projesindeki nakit akış tablolarından anlaşıldığı,
şirketin 31.12.2023 tarihi ile 01.01.2024 - 31.05.2024 tarihleri arasında yapmış olduğu net satış tutarları ve gerçekleşen nakit akışları dikkate alındığında, beklenen satış ve nakit akışın uzak olduğu, konkordato talep eden şirketin mevcut borçlarını ödeyebilmek anlamında çalışma kabiliyetine sahip olmadığı, şirketin 01.01.2024 - 31.05.2024 dönemi gelir tablosu ve bilanço hesapları incelendiğinde satışların maliyeti 2023 yılında %27 seviyesinde olmasına rağmen 31.05.2024 tarihinde %17 seviyesinde hesaplandığı ve bu durumun tutarlı olmadığı, şirketlerin kamuya olan borçlarını yerine getirdiği,
taraflarına sunulan mali veriler dayanak teşkil etmek üzere hazırlanan 31.05.2024 tarihli kaydi değer bilançolarına göre hesaplandığında şirketin kaydi olarak borca batık durumda olmadığı, yine taraflarına sunulan mali veriler, fili durum ve bilirkişi heyeti raporları dayanak teşkil etmek üzere hazırlanan 31.05.2024 tarihli rayiç değer bilançosuna göre hesaplandığında ise şirketin fiili durumda borca batık olmadığı,
raporda açıklanan nedenler ve faaliyetin gözlemlenmesi değerlendirildiğinde, dosyaya sunulu konkordato ön projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı bildirilmiştir.Somut olayda, konkordato talep eden borçlu şirket ile ilgili 3 aylık geçici mühlet kararı verilerek akabinde bu süre 2 ay daha uzatılmış olup sürenin sonunda kesin mühlete geçilmeden Mahkemece konkordato talebinin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık kesin mühlet verilmesine yönelik şartların bulunup bulunmadığı ve buna göre konkordato talebinin reddine yönelik kararın yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. "...Kanun koyucu borçluya kesin mühlet verilmesini "iyileşme" ve "konkordatonun tasdiki" ihtimallerini birlikte barındıran "konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali" içinde değerlendirdiğine göre borçlunun, projesinde hem mali durumunu düzeltme ihtimalini hem de konkordatonun tasdiki imkanını yaklaşık olarak ispatlaması halinde kesin mühlet verilmesi değerlendirilebilir..." (Prof Dr. Selçuk Öztek, Prof Dr.Ali Cem Budak, Doç.
Dr. Müjgan Tunç Yücel, Doç.Dr. Serdar Kale, Doç. Dr. Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 3. Baskı, Ankara 2023, s. 312). 2004 sayılı İİK'nun 289. maddesi "Kesin Mühlet" başlığı altında düzenlenmiş olup maddenin 3. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, kesin mühlete karar verilebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması gerekir.
Somut olayda, komiser heyeti tarafından sunulan son tarihli rapor, konkordato ön projesi ve revize proje birlikte değerlendirilerek düzenlenmiştir. Buna göre borçlu şirketin, esas faaliyet konusu dışında olan kağıt makinalarının satın alınması amacıyla ... San. Ltd. Şti. ile akdettiği sözleşme çerçevesinde vadeli çek ve diğer ödeme yöntemleri ile 215.517.539,50 TL avans verdiği, konkordato sürecinin temel nedeninin bu işlem ile ilgili olduğu raporda belirtilmiştir.
Bu sözleşme uyarınca en geç 05/12/2023 tarihine kadar teslim edilmesi gereken makinalar borçlu şirkete teslim edilmemiş olup borçların ifasına ilişkin 05/06/2024 tarihli yeni bir sözleşme sunulmuş ise de borçlu şirket istinaf başvurusunda özellikle bu hususa yönelik bir açıklamaya yer vermemiştir. Sadece, karşılığının alınamaması halinde verilen avansların iadesinin söz konusu olacağı belirtilmiştir.
Oysa verilen avansların tahsil edilememesi raporda da belirtildiği üzere borca batıklığa sebebiyet verebilecek bir durumdur. Kaldı ki çek borcu 133.632.848,50 TL olmasına rağmen borçlu şirket tarafından avans olarak 194.310.218,09 TL tutarında çek verildiği, aradaki farkın da anılan şirket tarafından tahsil edildiği ve bu tahsil hakkında bir bilgi ve belgenin sunulamadığı tespit edilmiştir.
Belirtildiği üzere konkordato sürecinin temelini teşkil eden bu iş ve işlemlere yönelik yapılan tespit ve açıklamalar konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalini yaklaşık olarak ispattan uzaktır.
Bunun dışında borçlu şirketin 2024 yılı itibariyle beklenen karlılık oranına ulaşması muhtemel olsa da nakit akışlarının mevcut borçlanmaları karşılamasının mümkün olmadığı, borçlu şirketin 31.12.2023 tarihi ile 01.01.2024 - 31.05.2024 tarihleri arasında yaptığı net satış tutarları ve gerçekleşen nakit akışları dikkate alındığında, beklenen satış ve nakit akışının uzak olduğu ve mevcut borçlarını ödeyebilmek anlamında çalışma kabiliyetine de sahip olmadığı, yine borçlu şirketin 01.01.2024 - 31.03.2024 dönemi gelir tablosu ve bilanço hesapları incelendiğinde satışların maliyetinin tutarlı olmadığı,
kaydi ve rayiç değer bilançosuna göre borçlu şirketin borca batık olmadığı komiser raporu ile tespit edilmiş olup sunulan konkordato ön ve revize projesi dikkate alınarak borçlu şirketin ticari defter ve kayıtları, mali veriler, bilirkişi raporları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmelerin ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, buna göre borçlu şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı anlaşılmakla bu doğrultuda Mahkemece konkordato talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla konkordato talep eden borçlu şirket vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1253, K. 2024/1431, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama