KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2025/481 Esas
- Karar no
- 2025/767
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/10/2024
- Numarası
- 2024/684 Esas, 2024/833 Karar
- Dava
- İFLAS (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalılar ... ve ...'ın diğer davalılar ...Ltd. Şti ve ...Ltd. Şti'nin gizli sahipleri, ...Ltd. Şti, ...Ltd. Şti Karabük Şubesi, ...Ltd.
Şti ve ...AŞ'nin ise ortakları ve yetkilileri olduğunu, bir ticari işletme açmış gibi ister kendi adına ister adi şirket veya hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olacağından bahse konu şirketlerin ortakları ve yöneticileri olan davalı gerçek kişilerin şirketler ile sorumlu olduğunu, müvekkilinin kurulacak estetik hastanesine ortak olacağı vaadiyle davalı ...Ltd.
Şti adına şirket yetkilisi davalı ...'a 200.000,00 USD gönderdiğini, yine ... Güzellik Merkezi olarak faaliyet gösteren salonlar için yüksek karlılık vaadiyle müvekkiline iki ayrı franchising verildiğini ve müvekkilinin bu kapsamda davalılar ... ve ... hesabına toplamda 168.500,00 USD gönderdiğini, müvekkilinin iş yapma vaadi ile dolandırıldığını anlaması üzerine ödediği meblağların iadesini talep ettiğini, ödeme yapılmayınca İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında davalı gerçek kişiler ile diğer davalılar hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, sonrasında davalılar ... ve ... hakkındaki takibin iflas yolu ile adi takibe çevrildiğini, takibe itiraz üzerine de eldeki itirazın iptali ve iflas davası açtıklarını, diğer davalıların ise borçluların ekonomik çıkar ve kazanç sağladığı bağlı şirketler olarak iflaslarını talep ettiklerini ileri sürerek davalıların takibe itirazlarının iptali ile iflaslarına, diğer davalıların dava arkadaşlığı da dikkate alınarak borçlardan sorumlu olduğunun tespiti ile birlikte iflaslarına,
davalıların kötü niyetli takibe itiraz etmeleri nedeniyle % 40'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; iflas isteyen alacaklının, İİK'nın 181. maddesi yollamasıyla 160. maddesi gereği, gerekli masrafları avans olarak mahkeme veznesine peşin olarak yatırmak zorunda olup, söz konusu hususun özel olarak düzenlenmiş bir dava şartı olduğu, davacının kesin süre içerisinde iflas avansını yatırmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; iflas avansının ancak tahkikata başlanıp karar aşamasına gelindiğinde depo edilmesi gerektiğini, borçlunun itirazı kaldırılıp iflas takibi kesinleştiğinde iflas avansının ödenmesi gerektiğine dair talepleri hakkında karar verilmeden hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, iflas istemine ilişkindir. Mahkemece, iflas isteyen alacaklının ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarını peşin olarak yatırması gerektiği, ancak davacının verilen kesin süre içerisinde bu masrafları yatırmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.
İİK'nın 160. maddesinde "masrafların peşin verilmesi" üst başlığı ile iflas isteyen alacaklının ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumlu olduğu, mahkemenin, bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesini isteyeceği düzenlenmiştir. İİK'nun 160. maddesi kamu düzenine ilişkindir. İflas isteyen alacaklı, alacaklılar toplantısına kadar gerekli giderleri ödemek zorundadır.
Mahkemenin, bu masrafların peşin verilmesini ara kararıyla istemesi, bu yükümlülük yerine getirildikten sonra ancak davaya devam edilmesi gerekecektir. Çünkü, yasanın öngördüğü bu yükümlülük davanın görülebilmesi şartıdır. Bir diğer anlamıyla dava şartıdır.
Mahkemece, ihtara rağmen, gerekli masrafları karşılamayan davacı alacaklının açmış olduğu iflas davasının usülden reddine karar verilmesi gerekecektir.Somut davada, mahkemece İİK'nın 160 maddesi gereği masrafların iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılması, aksi halde davanın usulden reddolunacağı ihtar edilmesine rağmen, davacı vekili süresi içinden masrafları yatırmamıştır.
İİK'nın 160. maddesi gereği bu masrafların peşin yatırılması gerektiğinden, davacı vekilinin bu masrafların itirazın kaldırılmasından sonra yatırılması gerektiğine dair istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.
1-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/684 Esas, 2024/833 Karar sayılı ve 24/10/2024 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2025/481, K. 2025/767, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama