İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1612 K.2025/613

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2024/1612Karar2025/613Tarih4 Mart 2025Okuma10 dk · 1.949 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Mart 2025
Esas no
2024/1612
Karar no
2025/613
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/11/2022
Numarası
2022/347 E - 2022/1026 K
Davanın konusu
Menfi Tespit
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.949 kelime·10 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... Bahçelievler/İST. adresinde işyerini kiralayarak 01.07.2016 tarihinde ticari faaliyetine başladığı, davalı şirketçe davacı tarafın faaliyet gösterdiği ...

Atölyesi'nde takılı olan ... no.lu tesisat ile ilgili yaptığı "abonelik sözleşmesi" talebinin, tesisatın önceki dönemlerine ait davacı ile hiçbir alakası olmayan kullanıcı ... kuruma ödenmemiş tüm borçlarının faizi ile birlikte ödenmesi şartına bağlanarak 01.07.2016, 05.08.2016 ve 20.09.2016 tarihlerinde kuruma yaptığı abone olma taleplerinin reddi üzerine kayıtsız ve mühürsüz sayaçtan elektrik kullandığı gerekçesiyle ... no.lu ve 26.07.2016 tarihli, ... no.lu ve 21.11.2016 tarihli, ... no.lu ve 23.12.2016 tarihli, ... no.lu ve 20.02.2017 tarihli,

... no.lu ve 19.08.2017 tarih ve ... no.lu ve 12.12.2017 tarihli tutanaklar gereğince sözleşmesiz elektrik kullandığı gerekçesiyle kullanılan enerjinin iki katı oranında sayaç işareti esas alınarak toplam 42.954,00 TL tahakkuk edildiği beyan edilerek;

asıl borcun fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla normal tarifeden gerçek kullanım bedeli 19.023,59 TL haricindeki 23.930,41 TL borcun davacıya ait olmadığının tespiti ile bu güne kadar 11.862,23 TL ödeme yapılmış olması nedeni ile bakiye borcunun 7.161,00 TL olduğunun tespitine ve enerjinin kesilmemesi ve abone olma talebinin karşılanması yönünde tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle.

26.07.2016 tarihinde sayaçsız direk bağlı kaçak elektrik kullandığından dolayı davacı adına ... no.lu kaçak tutanağı tutulduğu, davacı tarafça da belirtildiği üzere davacının dava konusu işyerine 20.07.2016 tarihinde taşınıldığı, 26.07.2016 tarihinde tutulan tutanağın muhatabının davacı olduğu, çünkü davacının dava konusu işerini 01.07.2016 tarihinde kiraladığı, davacı hakkında daha sonra da davalı şirkete kaydı olmayan sayaçla elektrik kullandığı için tutanak tutularak bu tutanaklara istinaden davacı hakkında faturalandınlma yapıldığı,

davacının davalı şirkete kaydı olmayan sayaçla elektrik kullanan davacının tesisatını ve elektriğini kullanmaya devam ettiği davalı şirkete karşı sorumluluğu devam etmekte olduğu, davacının gerek sayaçsız direk bağlı,

gerekse de daha sonra kayıtsız/mühürsüz sayaçla eneıji kullanması haksız fiil niteliğinde olduğundan davalı şirket tarafından bu tutanaklara istinaden davacı adına faturalandırma yapılmış olduğu ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 28. maddesi uyarınca davaya konu borç tahakkuk ettirildiği beyan edilerek davanın ve başta ihtiyati tedbir karan olmak üzere tüm haksız talepler bakımından esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Mahkemece "Davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya 11.862,23 TL borcu olmadığının tespitine" şeklinde karar verilmiştir.Sözkonusu kararı davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiş

olup,Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda , yargılamadaki usule aykırılıklar sebebiyle kararın HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda.

Davacı tarafından, davalı tarafça düzenlenen ... no.lu ve 26.07.2016 tarihli, ... no.lu ve 21.11.2016 tarihli,... no.lu ve 23.12.2016 tarihli, ... no.lu ve 20.02.2017 tarihli, ... no.lu ve 19.08.2017 tarih ve ... no.lu ve 12.12.2017 tarihli tutanaklar gereğince düzenlenen toplam 42.954,00-TL lik borcun 23.930,41-TL lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş olup mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalının ödemesi gereken miktarın 20.535,17-TL olduğu,

davacı tarafça 11.862,23 -TL ödeme yapıldığı dolayısıyla (20.535,17-11.862,23 =) 8.672,94-TL davalının borcu bulunduğu gerekçesiyle Davanın kısmen kabulüne, Davacının ... no.lu ve 26.07.2016 tarihli, ... no.lu ve 21.11.2016 tarihli, ... no.lu ve 23.12.2016 tarihli, ... no.lu ve 20.02.2017 tarihli, ... no.lu ve 19.08.2017 tarih ve ... no.lu ve 12.12.2017 tarihli tutanaklar gereğince dava edilen 23.930,41-TL lik borcun 15.257,47-TL lik kısmından BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, fazlaya istemin reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.1-Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle;

mahkeme kararına gerekçe yapılan bilirkişi raporunda; dava konusu tahakkuk nedeniyle müvekkilinin borcunun, 20.535,17 TL., toplam tahakkuk bedelinin ise. 42.594,00 TL olduğu, taleplerinin ise; normal kullanım borcu dışında kalan kısım olan 23.930,41 TL.

Müvekkilinin borcunun olmadığının tespiti şeklinde olduğu, bu sebeple karara gerekçe yapılan bilirkişi raporuna göre; hükmün hatalı kurulduğu, yerel mahkeme kararına gerekçe yapılan rapora göre; müvekkilinin borcu, 20.535,17 TL.sı olup, bunun dışında kalan kısım olan 22.058,00 TL.nin müvekkilinin borcunun olmadığının tespiti ile bakiye borcunun 8.672,94 olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği, kaldı ki mahkeme kararında tüm bu hususlar ayrıntılı olarak kabul edildiği halde, hüküm kısmı maddi hata yapılarak yanlış hüküm kurulduğu, Yerel mahkeme kararına gerekçe yapılan rapora göre;

müvekkilinin davasının yalnızca 1.872.41 TL.lık kısmı ret edildiği halde, masraf ve vekalet ücreti yönünden de hatalı hüküm kurulduğu, dosyaya sunulan 06.06.2018 ve 31.10.2018 tarihli tarihli bilirkişi raporunun maddi delillere ve başvuru belgelerine ve mevzuata uygun olması nedeni ile hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporlarda belirtildiği üzere müvekkilinin ticari faaliyete başlamadan önce davalı şirkete abonelik başvurusu yapması nedeniyle kaçak kullanım hesabı yapılamayacağı, normal tarife üzerinden hesaplama yapılması gerektiğine hükmedildiği,

bu sebeple dosyadaki maddi delillere ve mevzuata uygun bu rapora dayalı hatalı yerel mahkeme kararının hüküm kısmındaki maddi hataların düzeltilmesi gerektiği, mahkeme kararında, müvekkilinin 11.862,23 TL ödeme yaptığını, borcun 20.535,17 TL olduğunu ve bakiye borcunun 8.672,94 TL kabul etmesine karşın, hüküm kısmını hatalı kurması nedeni ile kaldırılması gerektiği, çünkü bu kabule göre; tüm tahakkuk 42.954,00 TL.sı olduğuna göre;

hüküm kısmı, 22.058,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, yapılan ödeme nedeniyle dava konusu tahakkuk nedeniyle bakiye borcun 8.672,94 TL olduğunun tespitine karar vermesi ve yargılama masraflarını ve mahkeme vekalet ücretinin kabul ve ret oranına göre hüküm kısmının düzeltilmesi istenmiştir.1- Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle.

İstinafa konu dosyada bozma öncesi 2 kere bilirkişi raporu alınmış, söz konusu raporlara taraflarınca itiraz edilmiş olduğu, ancak bu itirazları dikkate alınmadan 24.12.2018 tarihinde karar verildiği,söz konusu kararın her iki taarfça da istinaf edildiği, İlk derece mahkemesince bozma sonrası açılan 12.09.2022 tarihli 1 numaralı celsesinde taraflarınca "dosyanın itirazları doğrultusunda bilirkişiye tevdi" talep edildiği,

Mahkemenin oluşturduğu 2 numaralı ara kararı ile "Davalı vekilinin rapora itirazlarının müzekkere cevabına göre celse arasında değerlendirilmesine" karar verdiğini,ancak Mahkemece celse arasında her hangi bir değerlendirme yapılmadığı, talebin kabulüne dair olumlu ya da olumsuz ara karar oluşturulmadığı, 14.11.2022 tarihli 2 numaralı celsede;

davacı vekili "rapora itirazlarımızı tekrar ederiz, ek rapor alınması talebimizi yineliyoruz, mahkeme aksi kanaatte ise davanın kabulüne karar verilsin" derken davalı vekili olarak kendilerinin de "dosya bilirkişiye tevdii edilsin" diyerek talebi yenilediklerini,ancak niyeyse Mahkemenin oluşturduğu kısa ara kararında "Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarının müzekkere cevabı dikkate alınarak reddine karar verilerek tefhimle açık yargılamaya devam edildi." diyerek sadece ve sadece davacı vekilinin talebini dikkate aldığını,

o an duruşmada hazır bulunmalarına rağmen itirazlarını ve ek rapor talebini tamamen yok sayarak yine olumlu ya da olumsuz herhangi bir ara karar oluşturmadan yargılamaya devam ederek yazılı şekilde hüküm kurduğunu, stanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi 09.03.2022 tarih ve 2022/602 E 2022/716 K sayılı ilamındaki bozma nedenlerinden biri de "İstinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede,

ilk derece mahkemesince 24/12/2018 tarihli celsede taraf vekillerinin rapora itirazlarını içerir beyanlarını aldığı ve taraf vekillerinin itirazları husunda olumlu ve olumsuz karar verilmeksizin hüküm kurulduğu" olmasına rağmen Yerel Mahkemenin bozma sonrasındaki yargılamada da yine aynı tutumuna devam etiğini, alınan raporların somut olaydaki uyuşmazlığın aydınlatılmasına yardımcı olacak nitelikte olmadığı takdirde yeni bir rapor alınması gerekmekteyken yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, istinafa konu dosyada sayın bilirikişinin hatalı hesaplama yapması,

yerel mahkemenin de eksik inceleme ile hazırlanmış bu rapor üzerinden yazılı şekilde hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, HMK ile öngörülen yargılama kesitlerine uyulmadan karar verilemeyeceği, bu şekilde hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava, kaçak tesbit tutanakları ve tahakkuklarına dayalı olarak düzenlenen faturalar sebebiyle menfi tesbit talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;

davalı tarafça,davacı hakkında ... no.lu ve 26.07.2016 tarihli, ... no.lu ve 21.11.2016 tarihli, ... no.lu ve 23.12.2016 tarihli, ... no.lu ve 20.02.2017 tarihli, ... no.lu ve 19.08.2017 tarih ve ... no.lu ve 12.12.2017 tarihli tutanaklar gereğince toplam 42.954,00-TL lik fatura düzenlenmiş olup,davacı tarafca borcun 23.930,41-TL lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir.Dairemizin kaldırma kararından önceki yargılamada ,bilirkişi... tarafından düzenlenen raporda ;" Dosya kapsamına ibraz edilmiş belgeler ışığında yapılan tespitler ile Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde yapılan değerlendirmeler

sonucunda; davacı tarafın 01.07.2016 tarihinde ticari faaliyetine başladığı tespit edilen dava konusu işyerinde davalı şirketçe 26.07.2016 tarihinde yapılan incelemelerde sayaçsız direk kullanma suretiyle kaçak elektrik tüketiminin tespit edildiği, ancak işbu kaçak tüketime istinaden davalı şirketçe davacı adına olması gerekenden fazla kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuk ettirilmiş olduğu, davalı şirketin hatalı tahakkuk hesabı nedeniyle davacı tarafın başvurusuna rağmen abonelik sözleşmesi yapılmadığı,

ayrıca dava konusu elektrik tesisatında kurulu olan sayacın 26.07.2016 tarihinde kayıt altına alınmasına rağmen 22.12.2017 tarihine kadar davacı adına kayıtsız sayaçtan elektrik kullanma nedeniyle 5 adet kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiş olduğu tespit edilmiş olup;

değerlendirme bölümünde detaylıca izah edilmiş hususlara istinaden davacı tarafça davalı şirkete ödenmesi gereken bakiye elektrik tüketim bedelinin 9.000,21 TL olduğu " şeklinde görüş bildirilmiştir.İtiraz üzerine alınan bilirkişi kurulu raporunda ;" Dosyada mevcut belge ve bilgilerin, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda;Dosyada mevcut kira sözleşmesi ile davacının dava konusu adreste 01.07.2017 tarihinden itibaren,

tüketim sözleşmesi olmaksızın,... nolu tesisattan sayaçsız bir şekilde elektrik kullanmaya başladığı ve ... seri nolu Tutanağın düzenlendiği 26.07.2016 tarihine kadar geçen 25 gün boyunca kullanmış olduğu ,Tutanakta tespit edilen 23.288 W kurulu güç değeri çerçevesinde Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri yönetmeliği madde 28-(2)-b) uyarınca tespit edilen kurulu gücün 0,6 kullanma faktörü ile çarpımı sonucu bağlantı gücü: 23,288x0,6 - 13,972 kW olarak bulunur.

Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri yönetmeliği madde 29-(2)-ç/d) uyarınca ... seri nolu tutanak doğrultusunda. Kaçak Tüketilen Enerji Miktarı: 23,288 x 0,6 x 8x 1,2 x 25 - 3.353,472 kWh olarak hesaplanır.Dosyada mevcut belgelerden olan 26.07.2016 tarihinde düzenlenen ... seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağında (belge 1.4); ... nolu tutanak (belge 1.5) ile sayaç takılarak kayıt altına alındığı belirtilmiştir.

Söz konusu tutanakta elektriği kullananın ... olduğu belirtilmiştir. 05.08.2017 tarihinde ...tarafından abonelik başvurusu yapıldığı görülmektedir(belge 1.2). 26.07.2017 tarihinden sonra ... nolu tesisat ile ilgili düzenlenen kaçak tutanakları ve bu tutanaklara istinaden düzenlenen kaçak tahakkukları kayıtsız sayaçtan, sözleşmesiz şekilde elektrik kullanıldığı gerekçesi ile düzenlenmişlerdir.

Ancak dosya kapsamındaki belgelerden 26.07.2017 tarihi itibarı ile söz konusu tesisatta kayıt altına alınmış bir sayaç bulunduğu ve davacı tarafından abonelik başvurusu yapıldığı açıkça görülmektedir. Bütün bu nedenlerden dolayı bilirkişi heyetimizin kanaati. 26.07.2016 tarihinden itibaren davacı adına düzenlenecek tüketim bedellerinin normal tarife şeklinde hesaplanması gerektiğidir. Buna göre.

Davacının Kaçak elektrik kullanımı ve sözleşmesiz yapmış olduğu elektrik tüketimi nedeniyle, davalı şirkete ödemesi gereken bedelin 20.535,17 TL olduğu " şeklinde görüş bildirilmiştir.Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna taraflarca itiraz yöneltilmiş ise de ,sözkonusu raporun dosyadaki delillere ve mevzuata uygun bulunduğu,dairemizin kaldırma kararından sonra ...'a yazılan müzekkereye verilen cevap da dikkate alındığında hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, sözkonusu raporun hükme esas alınmasında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı,böylece davalı tarafın itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacı istinafının incelenmesinde;

davalı tarafça 42.954,00 TL tahakkuk edildiği beyan edilerek; asıl borcun fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla normal tarifeden gerçek kullanım bedeli 19.023,59 TL haricindeki 23.930,41 TL borcun davacıya ait olmadığının tespiti ile bu güne kadar 11.862,23 TL ödeme yapılmış olması nedeni ile bakiye borcunun 7.161,00 TL olduğunun tespitine karar verilmesi istenmiştir.Dava değeri 23.930,41 TL olarak gösterilmiş ve harç bu miktar üzerinden ödenmiştir.Bilirkişi kurulunca , borç miktarı 20.535,17 TL olarak tesbit edilmiştir.Mahkemece,

toplam 42.954,00-TL lik borcun 23.930,41-TL lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş olup , bilirkişi incelemesi neticesinde davalının ödemesi gereken miktarın 20.535,17-TL olduğu, davacı tarafça 11.862,23 -TL ödeme yapıldığı dolayısıyla 20.535,17-11.862,23 =8.672,94-TL davalının borcu bulunduğu,23.930,41-TL lik borcun 15.257,47-TL lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya istemin reddine daire kararda ,tahakkuk miktarı,yapılan ödeme ,talep durumu dikkate alınmak suretiyle, karar verilmesinde hata bulunmadığı değerlendirilmiştir.Böylece,

mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

KARA R

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalıdan alınması gereken 810,31 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 677,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 132,71 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,İstinaf masrafının istinaf eden taraflar üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/03/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/1612, K. 2025/613, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Kara R
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1612
Karar No
2025/613
Tarih
4 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/1620 K.2025/327
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/1636 K.2025/259
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/1637 K.2025/317
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2024/1641 K.2025/300
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/1642 K.2025/262
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1643 K.2025/504

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.