KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2025
- Esas no
- 2024/3089
- Karar no
- 2025/52
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/06/2024
- Numarası
- 2024/150 E - 2024/623 K
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.222 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 12.02.2021 tarihinde ... Çarşısı ...'da çıkan yangında müvekkili şirketin ... Çarşısı .. Ada No:... adresindeki iş yerinin tamamen yandığını, itfaiye raporunda belirtildiği üzere yangın 18-24 no'lu taşınmazda başladığı, bu taşınmazın sahibi (1) numaralı davalı ... olup, kiracısı ise dava dışı ... San.ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, yangın sonrası (dava dışı) kiracı ... San. ve Tic. Ltd.
Şti. tarafından Bakırköy 10 Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/12 D.İş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan tesbitte ; yangının davalılar ... A.Ş.'nin malik, ... San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin ise kiracı olarak bulunduğu 11 no'lu taşınmazdan kaynaklandığı belirtilmiş ise de bu dosyadaki raporlara sadece yangının yayılma sürecindeki kusur yönünden katılmanın mümkün olduğu, zira itfaiye raporu ile bu tespit dosyasındaki raporlar birlikte değerlendiriliğinde yangının 18-24 no'lu taşınmazda başladığı ve 11 no'lu dükkanın kusuru nedeniyle yayıldığı anlaşıldığı, Bakırköy 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/12 D.İş dosyasındaki raporlarda yangının çıkış yeri olarak ...
(11 no'lu iş yeri) gösterilmesinin nedeni bu iş yerindeki yanma olgusunun çok daha yoğun olması olduğu, Bakırköy 10. SHM'nin 2021/12 D.İş dosyasına sunulan 29.03.2021 tarihli raporun ilgili kısmında aynen. "Yukarıdaki fotoğraflarda görüldüğü gibi, yangının yayılmasına sebebiyet veren arka cepheye kapı açmış olan iş yeri sahiplerinin, yasak olmasına rağmen sokağa istiflediği mallar ve üzerlerine sermiş oldukları yanıcı plastik/polimer malzeme olan plastik brandalardır.
Yani yangın başladığı yerde bitebilecek iken yanındaki iş yerlerine rüzgarın da etkisini alarak sirayet etmiştir.
Yasak olmasına rağmen bu emtiaları sokaklara depo niyetine istifleyen üstlerine de brandalama yapan iş yerleri sahipleri ve buna izin veren durumuna düşen site yönetimi de sorumludur." şeklinde olduğu, yangın sonucu yanan ticari ürün bakımından 170.851,24 TL'nin yangın (haksız fiil) tarihi olan 12.02.2021 tarihinden itibaren en yüksek oranda avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, itfaiye raporunda tespit edilmiş olan 2 adet bilgisayar, TV, kamera sistemi, telefonlar, buzdolabı, klima ve diğer demirbaşlar bakımından belirsiz alacak davasının kabulüne,
müvekkilinin miktarını tam ve kesin belirleyemediği bu zararlarının mahkemece belirlenmesini ve haksız fiil (yangın) tarihi olan 12.02.2021 tarihinden itibaren en yüksek oranda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraflarca ,davanın usul ve esastan reddine karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; " tüm dosya kapsamı soruşturma aşamasında ve mahkememizce alınan raporlar, yerinde yapılan bilirkişi incelemeleri ve diğer tüm deliller ile, yangının davalı ... Ltd.Şti.
Yerinde başlamadığı tespit edilmiş olmakla davalı ... ve ... faaliyetini yürüttüğü iş yeri maliki davalı ... ' ın işbu meydana gelen yangında bir kusurlarının bulunmadığı anlaşılmış olup, meydana gelen yangının neyden kaynaklı olarak meydana geldiği nerede başladığı ve kesin nedeni teknik bilirkişi heyeti tarafından tespit edilememiş olduğundan yine davalı ... bakımından da kusur yüklenemeyeceği" gerekçesiyle Davanın Reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.
Dairemizin 30/01/2024 tarih ve 2023/1082 esas, 2024/261 Karar sayılı ilamıyla ; mahkemece yapılacak araştırma sonucunda " mahkemenin görevli olduğu tesbit edildiği takdirde yargılamaya devam edileceğinden ; mahkemece davalıların sıfatlarının ve mülkiyet durumuna ilişkin tapu kayıtları veya diğer belgelerin sorularak tesbiti ile tarafların gerekçeli itirazları dikkate alınarak bilirkişi kurulundan itirazları karşılar şekilde ek rapor alınması veya yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu (elektrik mühendisi,makine mühendisi,
yangın uzmanı,kimya mühendisi bilirkişiler) vasıtası ile denetime elverişli,bilimsel ve teknik hususları kapsar şekilde rapor alınması gerektiğinden,davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.
Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda ; " kaldırma kararı doğrultusunda mahkememizce yapılan araştırma sonucunda davalı ...' in tacir kaydının bulunmadığı ve yine uyuşmazlığın tarafları ticari işi sayılacak bir husus ile meydana gelmediği,
eldeki dava konusunun haksız fiile dayalı tazminat olduğu anlaşılmakla, davanın mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmakla, Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli Bakırköy Asiye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine " karar verilmiştir.
Mahkemece verilen kararı,davalı ... Çiçekçilik şirketi vekili istinaf etmiştirDavalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle.
Her ne kadar davalı ...'in ve müvekkil şirketin dahil olduğu davalıların tek dosya üzerinden yargılanması gerekse de bir an için ortadan kaldırma kararı gibi hareket edilse dahi, dosyanın davalı ... bakımından tefrik edilerek, yalnızca davalı ... bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği ,zira aksi takdirde, davacısının ve diğer iki davalısının sermaye şirketi olduğu ve tüm tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olan yangın olayının görevsiz mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde görülmesi tehlikesi ile karşı karşıya kalınacağı, bu durumun ise,
kamu düzeninden olan ve aynı zamanda dava şartı olan görev kurallarının ihlali anlamına geleceği, hal böyle olunca, görevsizlik kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , yapı malikinin kusursuz sorumluluğu ile haksız fiil sorumluluğuna dayalı tazminat talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre.
12.02.2021 tarihinde ...Topt. Çarşısı ...'da çıkan yangında davacı şirketin ... Çarşısı ... Ada No:... adresindeki iş yerinin yandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, İstanbul Vergi Dairesine yazılar yazılmıştır.
Küçükçekmece vergi dairesi müdürlüğüün yazı cevabında ;GİB Yönetim Bilgi Sistemi üzerinde yapılan sorgulama neticesinde ...TC.) vergi kimlik numaralı ...'in 01.01.2012 tarihinden itibaren Kira gelirinden dolayı mükellef olduğu ve beyannamelerini elektronik ortamda verdiği ,herhangi bir ticari faaliyetinden dolayı mükellefiyetinin bulunmadığı bildirilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabında ,davacının gerçek kişi faal işletme kaydı bulunmadığı bildirilmiştir.
Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce resen dikkate alınması gerekmektedir Buna göre ;taraf şirketler yasa gereği tacir iseler de ,davalılardan gerçek kişi ...'in mahkemece yapılan araştırma sonucunda tacir olmadığı , davanın mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinde olmadığı ve davada mahkemenin görevli olmadığı anlaşılmıştır.
Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3089, K. 2025/52, 13 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama