KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/485
- Karar no
- 2024/3311
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/11/2023
- Numarası
- 2022/121 E - 2023/1118 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Karar Metni
713 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı asıl davada; ... A.Ş.den satın aldığı elektrik nedeniyle % 30 oranında enerji teşvik indiriminden yararlandırılmasına yönelik davalı şirkete başvuruda bulunduğunu, talebinin kabul edilmemesi üzerine, davalı şirketin işleminin iptali istemiyle idare mahkemesinde açtığı davada lehine karar verilerek işlemin iptal edildiğini;
tüketime konu 3.571.743,90 TL enerji bedelinin % 30’nun teşvik nedeniyle iade edilmesi gerektiğini, bahse konu teşvik bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle takibin durduğunu, ancak takibe konu asıl alacak olan 1.071.523,17 TL’nin 12/02/2014 tarihinde hesabına davalı tarafından yatırılmak suretiyle ödendiğini, bakiye alacak olan; icra vekalet ücreti, takipten sonra işlemiş faiz, takip masrafları ve icra inkar tazminatının tahsil edilemediğini ileri sürerek;
itirazın iptali ile takibin bakiye alacak yönünden devamını, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiş, birleşen davada ise; davalı şirketin işleminin iptali istemiyle idare mahkemesinde davanın açılış tarihinden, icra takip tarihine kadar asıl alacağa işleyecek faizin davalıdan tahsili amacıyla yine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı; teşvik indirimini ödeyen veya ödeyecek olan kurumun kendisi olmadığını, sorumluluğuna gidilemeyeceğini, bahse konu idare mahkemesi kararında borçlu olduğunun tespitine yönelik hüküm de bulunmadığını, davacıya yapılan ödemenin kendisi tarafından değil ... Bankası tarafından gerçekleştirildiğini, mevzuatta faiz giderlerinin ödeneceğine dair herhangi bir düzenleme de bulunmadığını savunarak; asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; davacı tarafından enerji teşvik indirimine yönelik davalı kuruma yapılan başvuruya yönelik belgelerin 15/08/2013 tarihinde ibraz edildiği, belgelerin teslimi üzerine bir ay içerisinde ödemenin yapılması gerektiği, bu nedenle alacağın 15/09/2013 tarihi itibariyle muaccel olduğu, işlemiş faiz talebinin ise muacceliyet tarihinden önceki döneme ait olduğu gerekçesiyle;
asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Dairemizin 25.03.2021 tarih ve 2019/1559 E- 2021/929 K sayılı kararıyla, ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 30.11.2021 tarih ve 2021/4749 E-2021/12220 K sayılı kararıyla " davaya konu icra takip tarihleri öncesi, davacı tarafından enerji teşvik indirimine yönelik 02/10/2003 tarihinde usulüne uygun davalıya yapılmış başvurunun bulunduğu, alacağın işbu tarihte muaccel olduğu dikkate alınarak; icra takiplerindeki taleple bağlı kalınmak suretiyle, önceki bilirkişiler dışında seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken;
eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği" gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bozma sonrası ilk derece mahkemesi tarafından bozmaya uyularak " 1-a-Asıl davada açılan davanın kısmen kabulüne, davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline,
takibin 250.489,82 TL asıl alacağa 12/02/2014 takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte devamına,-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 50.097,96 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Koşullar oluşmadığından reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminat talebinin reddine, Birleşen dosyada açılan davanın kısmen kabulüne, davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline,
takibin 1.054.872,86 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte devamına,-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 210.975,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-Koşullar oluşmadığından reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminat talebinin reddine," karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
HMK'nın 373/4 maddesi" Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." şeklinde düzenlenmiştir.Şu halde mahkemece verilen ilk kararın temyizi üzerine ilk derece mahkemesi kararının bozularak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği nazara alındığında, mahkemece verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulabileceğinden dosyanın Yargıtay ilgili hukuk dairesine gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
KARA R
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/485, K. 2024/3311, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama