KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2026
- Esas no
- 2026/421
- Karar no
- 2026/417
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/10/2025
- Numarası
- 2025/793 E -
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.029 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının adresinde kullanım yerinden dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekmek sureti ile sayaçtan geçirilmeksizin kaçak enerji kullanımının tespit edildiğini, buna ilişkin kaçak elektrik tüketim tahakkuku düzenlendiğini, kaçak elektrik kullanım karşılığının davalı tarafından ödenmediğini, alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının icra takibine de haksız yere itiraz ettiğini,
müvekkil şirketin alacağının yaklaşık olarak ispatlanmış olduğunu belirterek borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkul malların ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir. Mahkemece 27/10/2025 tarihli ara karar ile.
Somut olay bakımından yapılan incelemede davacı vekilinin talebinin, dava dilekçesi ekinde kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı alacağa ilişkin olarak tek taraflı düzenlenen tutanağa dayalı faturalardan kaynaklanmakta olduğu, davalının gerçek kişi olduğu, bu kapsamda tacir vasfının bulunup bulunmadığı, mahkememizin asıl alacağı çözmeye görevli olup olmadığının belirsiz olması ve bu hususunun yargılama esnasında ortaya çıkacak olması, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2023/2359 Esas, 2024/1501 Karar Sayılı, 23/05/2024 Tarihli " Dava, kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. ...
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca.
"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır.
Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K..
2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). " şeklindeki ilamı da göz önünde bulundurulduğunda eldeki talep dayanağı olarak tek taraflı düzenlenen tutanak ile yaklaşık ispatın oluşmadığı, davacının alacağının bulunup bulunmadığı, alacağının varlığının tespiti halinde ne kadar alacağının bulunduğu hususunun yargılamaya muhtaç olduğu hususu dikkate alındığında İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı" şeklindeki gerekçe ile ,Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.
Mahkemenin ara kararını davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde ; "alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat şartı sağlanmıştır.Mahkeme, alacağın varlığı konusunda “yaklaşık ispat” seviyesinde kanaat oluşmadığını ileri sürerek talebimizi reddetmiştir.
Oysa ki dilekçemiz ekinde sunulan:Kaçak elektrik tespit tutanakları,Bu tutanaklara dayalı düzenlenmiş faturalara,Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun hesap bültenine,dayanan somut, yazılı ve teknik nitelikte belgeler ile alacak net şekilde ortaya konulmuştur.
Kaçak elektrik tespit tutanakları aleyhimize değil, lehimize delildir, icra takibine haksız itiraz ve borçlunun mal kaçırma riski sıkça rastlanan bir durumdur.ihtiyati haczin reddi kararı müvekkil şirketin telafisi güç hatta belki de imkânsız zararına sebebiyet verecektir" şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.
HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Dava dayanağı İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ...
Esas Sayılı dosyasında; toplam 43.087,46 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür.Davalı vekilince verilen borca itiraz dilekçesinde, alacaklı tarafa böyle bir borç bulunmadığı şeklinde itiraz edildiği görülmüştür.Davacı vekilince dosyaya,fatura,kaçak tutanağı, güç tesbit tutanağı, fotoğraflar ibraz edilmiştir.İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa,
rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde,
6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır.
Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup,
dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır.Dosyadaki bilgi, belgelere göre yapılan değerlendirmede;Dosyadaki bilgi ,belge ve beyanlara göre yapılan değerlendirmede;davacı tarafça dosyaya sunulan yukarıdaki belge içeriklerine göre , talebin para alacağına ilişkin bulunduğu , somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği,
rehin ile temin edilmediği , bu aşamada mevcut delil durumuna göre , İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının somut olayda gerçekleştiği değerlendirilerek ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, talep edenin istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkeme kararı HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak ,davacının teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/421, K. 2026/417, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama