KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Mart 2026
- Dosya no
- 2026/171
- Karar no
- 2026/549
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/12/2025
- Numarası
- 2025/471 2025/473
- Davanın konusu
- Reddi Hakim/Hakimin Çekinmesi İncelemesi
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Ret-çekilme talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi davalı- birleşen davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresi içerisinde verilen istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Taraflar arasında görülen mahkeme heyetin 15.11.2025 tarihli ara karar ile; ''...gerek davanın tarafları, gerekse de resmi kurumlar tarafından dosyamıza ilişkin talepler gelmekte, bazı hususların acil olduğu da bildirilmektedir.
Mahkememizce HMK 38/1.maddesi uyarınca "Hakimin reddi talep edildiğinde ret talebi hakkında karar verilinceye kadar reddi istenen hakim davaya ilişkin (zorunlu işlemler hariç) hiçbir işlem yapamaz" kuralı gereğince ara kararlar oluşturulmuş olup; açıklanan durumda mahkememizce ilk hakimin reddi dilekçesinin verildiği 09/07/2025 tarihinden bugüne kadar esaslı hiçbir işlem yapılmamıştır.
Uygulamada hangi hallerin acil ve zorunlu olduğu konusunda belirlilik bulunmadığından, gerek tarafların sürekli olarak gönderdikleri talep dilekçelerinin, gerekse de yargı mercileri ve diğer resmi kurumlardan gelen taleplerin değerlendirilememesi ve dosyanın bu nedenle sürüncemede kalması durumu ortaya çıkmıştır.
Hakimin reddi prosedürünün ne zaman tamamlanacağı bilinemediğinden aradan geçen zaman yönünden gerek mahkememizin gerekse de devletin adil yargılanma hakkı kapsamında sorumluluğu doğabilecektir.
Tüm bu nedenlerle, devam eden yargılamada işlemlerin etkin ve süratli bir şekilde yürütülebilmesi ve usul ekonomisi gözetilerek, gerektiğinde haksız ret ve şikayetlere karşı yasal haklarımızı da kullanabilmek amacıyla görülmekte olan bu davadan heyet olarak çekilmelerine kararı verildiği görüldü.
Hakimin reddi HMK'nın 36. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK 36.maddesi hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması halinde taraflardan birinin hakimi reddedebileceğini, hakimin de bizzat çekilebileceğini hükme bağlamıştır.
Yine aynı maddede, davada iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması, davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği helde görüşünü açıklamış olması, davada tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hakim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması davanın dördüncü derece de dahil yan soy hısımlarına ait olması, dava esnasında iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması hallerinde hakimin reddi sebebinin varlığının kabul edileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen red sebepleri sınırlı olmayıp, HMK 36.maddesinde belirtilmeyen ancak hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren başka sebeplerin de hakimin reddini gerektireceği açıktır.
HMK 41.maddesi red sebebi ve bu sebebe ilişkin inandırıcı delil veya emare gösterilmemiş ise red talebinin, reddi istenen hakim tarafından geri çevrileceğini düzenlemiş olup, hakimin reddini talep eden tarafın red sebebine ilişkin mutlak bir ispat vasıtası olarak delil göstermesi zorunlu olmayıp, red sebebine ilişkin emareler de yeterlidir.
Hakimin çekilmesi bakımından; heyet tarafından alınan 15.11.20025 tarihli ara kararda '' gerek davanın tarafları, gerekse de resmi kurumlar tarafından dosyamıza ilişkin talepler gelmekte, bazı hususların acil olduğu da bildirilmektedir.
Mahkememizce HMK 38/1.maddesi uyarınca "Hakimin reddi talep edildiğinde ret talebi hakkında karar verilinceye kadar reddi istenen hakim davaya ilişkin (zorunlu işlemler hariç) hiçbir işlem yapamaz" kuralı gereğince ara kararlar oluşturulmuş olup; açıklanan durumda mahkememizce ilk hakimin reddi dilekçesinin verildiği 09/07/2025 tarihinden bugüne kadar esaslı hiçbir işlem yapılmamıştır.
Uygulamada hangi hallerin acil ve zorunlu olduğu konusunda belirlilik bulunmadığından, gerek tarafların sürekli olarak gönderdikleri talep dilekçelerinin, gerekse de yargı mercileri ve diğer resmi kurumlardan gelen taleplerin değerlendirilememesi ve dosyanın bu nedenle sürüncemede kalması durumu ortaya çıkmıştır.
Hakimin reddi prosedürünün ne zaman tamamlanacağı bilinemediğinden aradan geçen zaman yönünden gerek mahkememizin gerekse de devletin adil yargılanma hakkı kapsamında sorumluluğu doğabilecektir.
Tüm bu nedenlerle, devam eden yargılamada işlemlerin etkin ve süratli bir şekilde yürütülebilmesi ve usul ekonomisi gözetilerek, gerektiğinde haksız ret ve şikayetlere karşı yasal haklarımızı da kullanabilmek amacıyla görülmekte olan bu davadan heyet olarak çekilmemiz uygun görülmüştür.'' gerekçeleri ile dosyadan çekildikleri, yukarıda vurgulandığı üzere dosya kapsamına göre, somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi ve çekilmesini gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı,
mahkeme heyetince yukarıda beyan edilen gerekçelerle dosyadan çekilmişse de somut olayda HMK'nın 36. Maddesinde öngörülen hakimin reddi- çekilme sebeplerinin bulunmadığı, çekilme talebinin reddinin isabetli olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda beyan edildiği üzere mahkeme heyetinin davadan çekilmesinde ileri sürdüğü gerekçeler hakimin reddi sebepleri olmayıp, bu kapsamda çekilme yerinde bulunmamaktadır Hakimin reddi, doğal hakim ilkesinin istisnası niteliğinde olduğundan hakimin tarafsız davranmadığı hususundaki iddianın yeterli deliller ile ispatı gerekmekte olup, hakimin reddi sebeplerinin gerçekleşmediği olayda hakimin çekilme talebi de kabul edilemez. Bu itibarla ilk derece mahkemesinin hakimin çekilme talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygundur.
KANUN YOLU
Kesin olmak üzere
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, E. 2026/171, K. 2026/549, 30 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama