KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2023
- Dosya no
- 2022/1161
- Karar no
- 2023/3422
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/02/2022
- Numarası
- 2021/741 Esas - 2022/74 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 22/11/2023
Karar Metni
1.122 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...
Gazetesi'nin 10/03/2014 tarihli nüshasında 1. sayfasında "..." başlığı ile ve 10. sayfada "..." başlıklı haberlerle karalama kampanyası yapılarak davacının sahibi olduğu yayın organları hakkında kamuoyunda olumsuz bir algı yaratılmaya çalışıldığını, haberde müvekkili hakkında gerçek dışı, dolayısıyla manevi haklarını ve ticari itibarlarını toplum nezdinde rencide eden isnatlar içermesinden dolayı, gazetede yayınlanan yayınlar için 100.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
dava konusu yazının hukuka aykırılıklarının tespiti ve masrafı davalıdan alınmak suretiyle kararın, ... Gazetesinde ve tirajı en yüksek ulusal iki gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde.
Her ne kadar davalı şirket dışında diğer davalı ... hakkında da dava açılmışsa da, eser sahibi ya da yayımcı olmayan davalı ...'ın bu davada hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, husumetten reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısının incelenmesinde; davalılardan ... Matb. Ltd.
Şti kayıtlarının gönderildiği, ...'ın haber tarihinde yetkili olduğu y görülmüştür. ...dava konusu olan 10.03.2014 tarihli ... gazetesinin dava konusu edilen 1. sayfasında "..." başlıklı kısa haberin bulunduğu, 10. sayfada "..." üst başlıklı, "..." alt başlıklarıyla yayınlanan yazılar bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde eleştirel mahiyette ifadelere yer verildiği, yazının Basın ve İfade özgürlüğü kapsamında kaldığı, AİHS m.10 ifade özgürlüğü kapsamında olduğu,
güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı; haberlerde öz ile biçim dengesinin aşılmadığı, basının görevleri, kamuyu ve halkı bilgilendirmeye yönelik özel durumu nazara alındığında, hukuka uygunluk unsurlarını taşıdığı ve kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği anlaşılmaktadır. Bu sebeplerle davanın reddine..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde. Manevi tazminat şartlarının oluşması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava. Basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir.
Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı. Toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır.
Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu sebeple ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir.
Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp yayınlarında Anayasa'nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da zorunluluktur.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince. Gerçekliği kanıtlanmayan haberler kişilik haklarına saldırı oluşturur.
Dava konusu haber içeriklerinden, davacı hakkındaki iddiaların gerçekliğinin kanıtlanmadan haberin yayınlanmasının basın ilkelerine ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla davacının kişilik haklarının hukuka aykırı bir şekilde ağır ve haksız bir tecavüze uğradığı anlaşıldığından davacı yararına uygun bir tazminat verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Her ne kadar kararın yayımlanması talep edilmiş ise de haber güncelliğini yitirdiğinden yayınlanması talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 10/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, haber güncelliğini yitirdiğinden yayınlanması talebinin reddi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1161, K. 2023/3422, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama