KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Dosya no
- 2021/2267
- Karar no
- 2025/132
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 27/09/2021
- Numarası
- 2016/536 (E) 2021/787 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve manevi tazminat
Karar Metni
1.291 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı ...'ın işleteni, davalı ...'ın idaresindeki... plakalı ticari taksi ile seyir halinde iken dava dışı ...'a çarpması sonucu meydana gelen ölümlü trafik kazasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 32.000 TL maddi,
100.000 TL manevi olmak üzere toplam 132.000 TL tazminatın kaza tarihi olan 18/12/2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsili ile kazaya konu ...plakalı aracın üçüncü kişilere devir ve satışının önlenmesi amacıyla trafik kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.Davalı ...vekili ve davalı ...AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince;
maddi tazminat yönünden davanın reddine, manevi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi yönünden manevi tazminat talebinin reddine, 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ...ve ... yönünden kaza tarihinden (18/12/2015) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ...ve ... yönünden kaza tarihinden (18/12/2015) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ...'ın idaresindeki ... plakalı ticari taksi ile seyir halinde iken aşırı süratli olması, yaya geçişi olmasına rağmen hızını azaltmaması, herhangi bir uyarı yapmaması, frene basmaması nedeniyle duramayıp karşıdan karşıya geçmeye çalışan ...'a çarpmış olduğunu, defin işlemleri için mezar yeri, defin ve cenaze masrafları için bir kişilik olabilecek defin ve cenaze masrafları yönünden 2.145 TL'ye karar verildiğini, ancak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mezarlıklar Daire Başkanlığının dosyaya sunulan 23/12/2020 tarihli yazısında tek kişilik mezar yerinin 3.330 TL-6.000 TL,
mezar üst yapı yapılması bedelinin 1.700-2.500 TL olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu olayda kusurlu tarafın müteveffa olduğu olay mahallinde yapılan keşif ve akabinde Adli Tıp Kurumu (ATK) İhtisas Kurulunca hazırlanan raporlarla sabit olduğunu, müteveffanın trafik kurallarına uymayarak, araçlara yeşil ışık yandığı esnada karşıdan karşıya geçmeye çalışırken kazanın meydana geldiğini, mahkemenin tavzih ettiği kısımda vekâlet ücreti ile ilgili sehven dosyada görevi olmayan vekillerin ismi geçirilmiş olsa da tavzihle doğru vekil isimlerinin eklenmesi gerekirken, tavzih edilen kısmın tamamen çıkarılmasının hatalı olduğunu belirterek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının iddialarını ispat edemediğini, tavzih kararında dosya ile alakası bulunmayan ... ve ... vekili lehine yerine ...ve ... vekili olarak tavzih edilmesi gerekirken bu kısmın çıkarılmasına karar verilmesi hatalı olup ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, ölümle sonuçlanan trafik kazası nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda desteğin kaza tarihindeki yaşına göre muhtemel yaşam süresinin, davacıların kaza tarihinde yaşlarına göre destek süreleri belirlenerek desteğin geliri emekli olduğu kabul edilerek destek, eş, anne ve babaya da pay verilerek,
çocukların yaşı ve sağ kalan eşin evlenme ihtimali de değerlendirilerek yine yapılan ödemenin güncellenmiş tutarı da düşülerek yerleşik Yargıtay içtihatlarında benimsenen yöntem ve ilkelere göre tazminat hesaplaması yapılmış olmasında ve bakiye zarar kalmadığından davanın maddi tazminat yönünden reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Bununla beraber, bilirkişi tarafından 2.145 TL belirlenen ve maddi tazminatın bir parçası olan cenaze ve defin giderinin günün ekonomik koşullarına göre hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak,
meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde,TBK'nın 56/2.maddesi kapsamında davacılar lehine verilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun,
yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından bu yöne değinen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Mahkemenin hükmünün manevi tazminat alt başlığındaki 5. bendinde yargılamada yer almayan kişilere vekalet ücreti takdir edildiğinden hükmün bu kısmının tavzih yoluyla hükümden çıkarıldığı anlaşılmış ise de; davacı ... yönünden, manevi tazminat davasının kısmen reddi nedeniyle davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/2267, K. 2025/132, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama