KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/705
- Karar no
- 2024/444
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 19/1/2021
- Numarası
- 2017/157 (E) - 2021/12 (K
- Davanın konusu
- Tazminat (araç değer kaybı, hasar bedeli
Karar Metni
673 kelime·3 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plakalı araç ile davalı ... adına kayıtlı, sürücüsü ... olan, davalı ... şirketinin sigortacısı ... plakalı aracın yaptığı kaza nedeniyle şimdilik 5.000 TL hasar bedeli ve 3.000 TL değer kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, istinaf edilen davanın trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat davası olduğunu, taraflar arasında dava konusu kazaya ilişkin herhangi bir ihtilaf veya itiraz bulunmadığını, dava dosyasında bu kazanın varlığı hakkında şüphe uyandıracak herhangi bir bilgi, belge veyahutta bir itiraz ve iddia da bulunmadığını, ancak kusur durumuna ilişkin rapor tanzim etmeleri için görevlendirilen bilirkişilerce böyle bir kazanın olamayacağı kanaatiyle davanın reddedildiğini,
meydana gelen trafik kazasında taraflar tutanak düzenlemiş olup kaza sonrası araçların mevcut konumları da görülecek şekilde kaza mahallinin ve araçların fotoğrafları çekildiğini, kazadan sonra sigorta şirketinin eksperi gelerek araçta hasar tespiti yaparak sigortalısının yani davalıların %100 kusurlu olduğunu tespit ettiğini, bilirkişilerin kusur tespit edemediklerine, böyle bir kazanın olamayacağına ilişkin değerlendirmelerinin kabulünün mümkün olmadığını,
tamirat ve parça fiyatlarına ilişkin alınan 29/05/2018 tarihinde maddi hasara ilişkin raporun maddi hasara ilişkin en somut ve sağlıklı rapor bu rapor olduğunu ancak rapor tarihi üzerinde 3 yıl geçtiğini, dolayısıyla tamirat ve parça fiyatlarının güncellenmiş olması karşısında yeniden rapor alınması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dava, trafik kazasından doğan hasar bedeli ve değer kaybı taleplerine ilişkindir.
Somut olayda, keşif sonucunda alınan 27/12/2017 tarihli raporda kazanın oluşumunda ana yolda seyreden ... plakalı araç sürücüsünün tali yoldan çıkmakta olan sürücüyü uyarmadan yola devam ettiği nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu; ... plakalı araç sürücüsünün de tali yoldan ana yola çıkarken kavşaklarda ilk geçiş kuralına uymaması nedeniyle %75 oranında asli kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı görülmüştür.
Yapılan itirazlar sonucunda, bilirkişi heyetince düzenlenen 13/04/2019 tarihli raporda kazaya karışan araçların hasar durumlar ve taraf beyanları birlikte değerlendirilerek; kazanın tarafların beyan edildiği şekilde ve yerde meydana gelemeyeceğini, davacıya ait ... plakalı panelvanın sol ön teker ve çamurluk kısmından aldığı darbe ile hasarlanmasına rağmen davalıya ait araçta bu hasara uygun bir hasar görülmediğini, ayrıca bilirkişilerin çizdiği krokide ve uzaydan görüntüde de sigortalı aracın ana yola sağdan girdiğinin görüldüğünü, davacının aracının sağ ön çamurluk ve teker kısmında hasarlanma gerektiğini,
olay yeri krokisi ile fotoğraflarında birbiriyle uyumlu olmadığını, bu yüzden kusur oranı tespit edilemediğini belirtmişlerdir. Bunun üzerine, dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, araçların hasar fotoğrafları, araçların aldığı hasarlar ve bilirkişi raporuna ekli kroki dikkate alındığında kazanın oluşumu ile uygun olmadığı ve kazanın ne şekilde meydana geldiğinin anlaşılamamış olduğu belirtilmiştir. Ardından İTÜ'de görevli Prof. Dr. ..., Prof.
Dr. ... ve Prof. Dr. ...'den oluşan heyete dosya tevdi edilerek 05/02/2020 tarihli rapor alınmış ve bu raporda da tarafların beyan ettiği şekilde bir kaza meydana gelemeyeceğinin belirlendiği görülmüştür.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, Mahkemece kusura ilişkin alınan bilirkişi heyeti raporlarının birbiriyle uyumlu, gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/705, K. 2024/444, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama