KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2022/646
- Karar no
- 2025/778
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 22/12/2021
- Numarası
- 2017/651 Esas - 2021/911 Karar
- Davanın konusu
- Maddi tazminat
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 22/12/2015 tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, yaya ...'a çarpması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, davalı sigorta şirketinin kalıcı sakatlık tazminatı için 205.800 TL ödeme yaptığını, davacının bakiye alacağının mevcut olduğunu, davalı tarafından bakıcı giderleri için ödeme yapılmadığını belirterek tedavi ve bakıcı giderleri için şimdilik 500 TL,
kalıcı sakatlık tazminatı bakiye alacakları için 500 TL olmak üzere toplam 1.000 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ve ZMMS tarife limitiyle sınırlı olarak davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; "...davanın bedel artırım dilekçesi doğrultusunda kabulü ile; davacı ... için 164.052 TL sürekli iş göremezlik/kalıcı sakatlık ve 210.145 TL bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 374.197 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 13/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...
Sigorta AŞ'den poliçe üst limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı vekili: Müvekkilinin %25 kusur oranınını dikkate alarak davacı tarafa dava öncesinde ödeme yaptığını, davacının bakıma muhtaç olduğunun Adli Tıp Kurumu tarafından verilecek rapor ile ispatlanması gerektiğini, bakıcı giderlerinin tedavi sürecinde olanlarının teminat dışı olduğunu, tedavi sürecinden sonraki giderlerin ise ölüm ve sakatlık teminatından karşılanacağını, kusur oranı dikkate alınarak ödeme yapıldığından müvekkilinin hiçbir sorumluluğu kalmadığını, sigortalı aracın kaza gerçekleştiği anda ticari bir faaliyette bulunup bulunmadığının araştırması gerektiğini,
belgelenmeyen tedavi giderleri taleplerinin reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle sürekli iş görmezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında (tamamen) kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Yine, aynı olay nedeniyle Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/579 Esas sayılı dava dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daire Başkanlığından alınan 08/10/2019 tarihli kusur raporunun da aynı yönde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece alınan ve ceza yargılamasında alınan raporla aynı sonuca ulaşılan raporların olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alınarak kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafından davacıya 125.947 TL sürekli iş görmezlik ve 79.854 TL bakıcı gideri olarak dava açılmadan önce 03/07/2017 tarihinde ödeme yapıldığı, dosyada bulunan aktüerya raporunda da ödemelerin yapıldığı tarihte bakiye zararın tamamının karşılanmadığı ve güncellenen ödemenin, hesaplanan tazminattan ayrı ayrı mahsup edildiği anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre; davalı sigorta şirketi ile davacı arasında davadan önce ödemeye bağlı olarak ibraname düzenlenmediği, zararın karşılanmayan kısmı yönünden davacının talepte bulunduğu görülmektedir. Davalı tarafından zararın kısmen karşılanması halinde, yapılan ödemenin tazminat hesabı sırasında mahsup edilmesi gerekliliği açık olmakla birlikte, ödemenin davadan önce olması halinde, bulunan tazminat miktarından güncelleştirilerek tenzil edilmesi gerekir.
Bu nedenle davalının ödeme ile sorumluluklarının kalmadığı yönündeki istinaf itirazı yerinde değildir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacı için belirlenen kalıcı maluliyet oranı, bakım süresi, kaza tarihindeki yaşı ve geliri esas alınarak, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülüne göre düzenlendiği, yapılan ödemelerin ayrı ayrı güncelleştirilerek mahsup edildiği ve tazminatın belirlendiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle usul, yasa ve Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında, davalının sürekli iş görmezlik ve bakıcı giderinden ayrı ayrı poliçe limitiyle sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Davaya konu trafik kazasına sebep olan davalı Sigorta şirketine trafik sigortalı ... plakalı kamyonetin kaza tarihinde malikinin dava dışı ...Ltd Şti. olduğu, trafik sicil kayıtlarından ticari araç niteliğinde olduğu sabittir.
Bu durumda İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi tazminat bakımından temerrüt faizi olarak avans faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nin 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı kararında.
"2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa Güvence Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bakıcı gideri tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun da reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/646, K. 2025/778, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama