KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/718
- Karar no
- 2024/1109
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 28/9/2021
- Numarası
- 2017/295 (E) - 2021/1027 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 10/9/2024
Karar Metni
1.728 kelime·9 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ...ait davalı ...a AŞ'ye (önceki unvanı ...
AŞ) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı dava dışı sürücünün yönetimindeki ...lakalı otomobilin, yönetimindeki motosikletle seyir halinde olan müvekkili davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde iş gücü kaybı nedeniyle 4.000 TL, bakıcı gideri 1.000 TL olmak üzere toplam 5.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline.
30.000 TL manevi tazminatın davalı işleten ... tahsiline karar verilmesini talep etmiş. 12/3/2021 günü sunduğu dilekçeyle talep ettiği sürekli sakatlık tazminatı 113.565,47 TL'ye, talep ettiği geçici bakıcı gideri tazminatını ise 2.601,98 TL'ye yükseltmiştir. Davalılar ... AŞ ve ... vekilleri cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince, maddi tazimat davasının kısmen kabulüne, 113.565,47 TL sürekli sakatlık, 2.211,68 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 115.777,15 TL maddi tazminatın avans faiziyle birlikte tahsil edilerek davacıyaverilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine. 18.000 TL manevi tazminatın davalı ...avans faiziyle birlikte tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; gerçekleşen kaza nedeniyle %14 oranında sürekli maluliyeti olaşan ve tedavi sürecinde zor günler geçirmesi nedeniyle yıpranan davacı lehine hükmolunan 18.000 TL manevi tazminatın kabul edilemeyeceği, meydana gelen kazada davalının pek aşırı kusurunun bulunduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin manevi tazminata ilişkin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. ...AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zarara neden olan haksız fiil niteliğindeki olaydan kaynaklanan tazminata yasal faiz işletilmesi gerektiğini;
bakıcı gideri tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davalı ...AŞ vekilini dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin incelenmesinde:...
AŞ'ye ...poliçesiyle sigortalı, davalı işleten ... ait ... plakalı otomobilin, ticari iş niteliğindeki taksi olarak kullanıldığı gözetildiğinde, davacı lehine hükmolunan maddi tazminata avans faizi uygulanmasının yerinde olduğu.
25/2/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/2/2011 gün ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59'uncu maddesiyle değiştirilen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98'inci maddesi karşısında, belgesiz tedavi giderleri (bakıcı, tedavi yol gideri, sonraki protez giderleri vs.) ile geçici iş göremezlik tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu olmadığının anlaşılması karşısında, davalı ...
AŞ'nin belgesiz tedavi giderlerinden olan bakıcı gideri tazminatından sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin incelenmesinde ise:6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır.
Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi kaygı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz.
Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmakta; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekte; bir avunma, bir ruhsal tatmin aracı olmaktan ibarettir.Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır.
Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları gözönünde tutularak,
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır.Eldeki davada,...sayılı raporunda, yönetimindeki motosikletle gece vakti yaya geçidinin de bulunduğu olay yeri kavşağa geldiğinde, hızını her an önlem alabileceği asgari seviyeye düşürüp seyrini tetikte sürdürmesi gerekirken, bu konulara uymayan davacı sürücü .. %15 oranında alt düzeyde tali kusurlu;
yönetimindeki otomobille olay mahalli kavşağa geldiğinde, akaryakıt istasyonu önünde duraklayıp sola dönüş yapmak isterken geriden gelen taşıt trafiğini kontrol etmeyen, sol gerisinden bölünmüş yol üzerinden düz seyrederek gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermeyen ve dikkatsizce sola manevra yaparak kavşak üzerinden geçmek istemesi nedeniyle davacı sürücünün seyir istikametini kapatarak kazaya neden olan ... plakalı otomobilin dava dışı sürücüsü... ise %85 oranında kusurlu olduğu;
...raporunda ise, davacı ...20/9/2016 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında, %14 oranında tüm vücut engelliliğine neden olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içinde 2 ay boyunca başka birinin yardımına gereksinim duyabileceği belirtilmiştir.Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde;
davacı ile davalı işleten ... dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, davacının ... raporunda anlaşılan yaralanmasının ağırlığına, ...raporundan anlaşılan kusur oranlarına ve olayın meydana geldiği tarihe göre, davacı lehine hükmolunan manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.
10/9/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/718, K. 2024/1109, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama