KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Dosya no
- 2023/618
- Karar no
- 2024/1112
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 11/11/2022
- Numarası
- 2021/904 (E) - 2022/880 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.173 kelime·6 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, kasko sigortasından kaynaklanan tazminatın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, kasko poliçesinde öngörülen operasyonel kiralık klozuna aykırı biçimde sigortalı aracın bir günlük kiralandığı, buna göre de hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin 2017/233 (E) - 2018/381 (K) sayılı kararının kaldırılmasına ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40'ncı Hukuk Dairesinin 2019/2579 (E) - 2021/1666 (K) sayılı kararı sınırlar içinde inceleme yapılması gerektiğini, dolayısıyla ihbarın sigorta şirketine süresinde ve yöntemine uygun biçimde yapıldığının ve müvekkili davacının zarara uğradığının sabit olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40'ncı Hukuk Dairesi tarafından verilen karardan sonra irdelenmek istenen konu aşılarak, hukuka aykırı karar verildiğini;
ispat yükü kendisinde olan davalının iddialarını somut kanıtlarla ispatlayamadığını, dosyaya sunulan kaza tespit tutanağı ve ifade tutanaklarında açıkça ortaya konulduğu gibi ... plakalı araç sürücüsü ...'nun olay yerini terk etmediğini, kaldı ki Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5/10'uncu maddesinden de anlaşılacağı üzere araç sürücüsünün kaza yerini terk etmiş olmasının tek başına teminat dışı hal olarak kabul edilmediğini,
geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğu gibi kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiğini; ilk derece mahkemesi aracın bir gün süreyle kiralandığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş ise de davalı ... şirketinin poliçede teminat dışı bırakılan konular hakkında müvekkili davacıyı bilgilendirmediğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1423'üncü maddesinin 1'inci fıkrasında sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce,
gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildireceğinin.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında ise sigorta şirketleri ve sigorta acenteleri tarafından, gerek sözleşmenin kurulması gerekse sözleşmenin devamı sırasında sigorta ettiren, lehdar ve sigortalıya yapılacak bilgilendirmeye ilişkin hususların yönetmelikle düzenleneceğinin öngörüldüğünü operasyonel kiralama dışında hususi kiralama yapılması durumunda proporsiyon indirimi yapılarak poliçe teminatının ödenmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Davacı ile davalı ... şirketi arasında akdedilen kasko sigortası ile davacıya ait ... plakalı otomobile ilişkin 9/11/2016 başlangıç, 1/11/2017 bitiş tarihleri arasında geçerli kasko poliçesi düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dosyaya eklenen İstanbul Anadolu ...'nci İcra Dairesinin ... (E) sayılı takibinin incelenmesinde davacı ... vekili tarafından 21.240 TL araç hasar bedeli, 345,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.585,66 TL alacağın tahsili amacıyla 10/2/2017 günü haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı; ödeme emrini 14/2/2017 günü tebellüğ eden davalı ...
Sigorta AŞ'nin, vekili vasıtasıyla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 62'nci maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen ve ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren başlayan yedi günlük itiraz süresi içerisinde 20/2/2017 gün verdiği dilekçeyle takibe, borca, işleyecek faizlerle tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine İİK'nin 66'ncı maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca takibin durduğu; eldeki itirazın iptali davasının ise anılan Kanun'un 67'nci maddesinde öngörülen 1 yıllık süre içinde 24/2/2017 günü açıldığı anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta tartışılması gereken hukuki sorun, kasko sigortalı otomobilde 26/11/2016 günü saat 23.30 sularında İstanbul İli, Sultangazi İlçesinde meydana gelen trafik kazasında oluştuğu ileri sürülen hasarın, kasko sigortası kapsamında giderilmesi olanağı bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında, gerekse de rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyi niyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir.
Sigortalı ile sigorta şirketi arasında akdedilen sözleşme niteliğindeki kasko sigortası poliçesi Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları (...) ile poliçede öngörülen özel koşullardan oluşur. ...'nin A.1'inci maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması,
çalınması veya çalınmaya kalkışılması sonucu oluşan maddi zararlar bu tür sigortanın teminatı kapsamındadır.
Diğer taraftan TTK'nin 1409'uncu maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı maddenin 2'nci fıkrası hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.Olayın sigortalının ihbar ettiği biçimde değil de, sigortacının iddia ettiği biçimde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş biçiminin ...'nin A.5'inci maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan biçimde olmakla birlikte, sigortalı, ... ve TTK hükümleri uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı biçimde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat yükümlülüğü yer değiştirip sigortalıya geçer. [Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/12/1997 gün ve 1997/11-772 (E) -1997/1043 (K), 16/12/1998 gün ve 1998/11-872 (E) -1998/905 (K),
22/12/2010 gün ve 2010/17-655 (E)-2010/688 (K) sayılı ilamları] Davacı vekilinin kanıt olarak dayandığı taraflar arasında akdedilen kasko poliçesinin "Muafiyetler ve İstisnalar" başlıklı uyarı klozunda, poliçede ayrıntıları yazılı sigortalı aracın hiçbir şekilde kiralık, rent a car, operasyonel kiralama, uzun süreli kiralama, ikame araç hizmeti, sözleşme aracı ile kiralama aracı olarak kullanılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Dava dosyasına eklenen ve olay yerine gelen kolluk tarafından düzenlenen " Maddi Hasarlı Trafik Kazı Tespit Tutanağı" içeriğinde, sürücüsünün kaza yerinden ayrıldığı anlaşılan davalıya kasko poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobilin sahibi davacı ...'ın, araç sürücüsünün şimdi geleceğini söylemesinin ardından saat 00.23 sularında gelen ve ismini sonradan öğrendikleri ...'nun 5/12/2016 günü verdiği imzalı beyanında davaya konu otomobili bir günlüğüne kiraladığını beyan etmiş; davacı ... da olayla ilgili 5/12/2016 günü saat 15.00'te verdiği beyanın da ... plakalı otomobili ...'ya bir günlüğüne kiraya verdiğini bildirmiş;
böylece davaya konu otomobilin dava dışı ...'ya kiralandıktan sonra meydana gelen trafik kazasında hasar gördüğü anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; davaya konu kasko sigortalı ... plakalı otomobilin, dava dışı kiralayan ...'nun yönetimindeyken meydana gelen trafik kazasında hasar görmesi; taraflar arasında akdedilen kasko poliçesinde ise, davaya konu kasko sigortalı aracın kiralık, rent a car, operasyonel kiralama, uzun süreli kiralama, ikame araç hizmeti, sözleşme aracı ile kiralama aracı olarak kullanılması durumunda kasko poliçesinin hükümsüz olacağının belirtilmesi karşısında, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2023/618, K. 2024/1112, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama