KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Dosya no
- 2021/313
- Karar no
- 2024/622
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/09/2020
- Numarası
- 2018/467 Esas - 2020/474 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- İstinaf karar tarihi
- 25/04/2024
Karar Metni
1.894 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili davacı şirkete 17/07/2017 tarihinde otomatik shrink makinesi teklifi verildiğini, teklif kabul edilerek 18/07/2017 tarihinde otomatik shrink makinesi siparişi verildiğini, siparişe istinaden davalıya ait banka hesabına 10.000,00-TL ödendiğini, anılan makinenin süresinde ve sözleşmede belirtilen özelliklere uygun olarak teslim edilmesi amacıyla keşidecisi müvekkili şirketin yetkilisi olan ... tarafından 5.500,00-TL, 5.000,00-TL ve 7.000,00-TL bedelli çeklerin düzenlenerek davalı borçluya teslim edildiğini, anılan çeklerin sırasıyla 17/12/2017,
12/02/2018 ve 26/02/2018 tarihlerinde tahsil edildiğini, makinenin teslim süresinin, siparişi takip eden 20 günlük süre olarak belirlendiğini, bu sürede teslim edilmediğini, müvekkili şirketin Bakırköy ... Noterliği 06/04/2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıdan makinenin teslimini istediğini, davalı tarafından makinenin teslim edilmediğini, bunun üzerine makinenin teslimi amacıyla ödenen 27.000,00-TL'nin tahsili için İstanbul ....
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından söz konusu icra takibi üzerinden gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu beyan ederek itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava dilekçesi ve tensip tutanağının davalı yana usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmakla, davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; dava dosyasından çıkartılan tebligatın usulüne uygun yapılmadığını, icra dosyasındaki iş yeri adresi ve mernis adresinin geçerli ve kullanılan adresleri olduğunu, davacıya dava konusu shrink makinesinin süresinde ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, makineye yaptırılan ilave aksamlar ve sözleşmede belirtilen bedellerin ödenmemesi amacıyla işbu davanın açıldığını, söz konusu makinenin yekpare müvekkili tarafından yapılmış bir makine olmadığını,
makinenin sadece bir kısmının müvekkili tarafından yapıldığını, makinenin çalışır vaziyette teslim edildiğini, davacının kendisine düzenlenen faturaya karşı sürekli direndiğini, bu nedenle davacıya fatura tanzim edilemediğini, davacının şirket olduğunu, şahsi hesaplarından çek tanzim edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirketin kendi hesaplarından çıkan ödemeleri ispat etmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere davacının tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmilini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...davalı yanca yapılan 17/07/2017 tarihli fiyat teklifi ve davacı yanca yapılan 18/07/2017 tarihli 10.000,00 TL sipariş avans ödemesine nazaran taraflar arasında 2016 model Otomatik Shrink Makinesi satışına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, iddia ve savunma kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlığın makine bedellerinin davacı yanca ödenip ödenmediği ve davalı yanın teslim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Davalı yan, sunduğu beyan dilekçesinde uyuşmazlık konusu makinenin süresinde ve çalışır vaziyette teslim edildiğini savunmuşsa da makinenin teslimine ilişkin herhangi bir delil ibrazında bulunmamış, tanık dinletilmesi ve keşfen inceleme yapılması yönünde talepte bulunmuşsa da süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından ve davacı yanın muvafakati de bulunmadığından bu yöndeki delillerin değerlendirilmesi mümkün olmamıştır.
Davacı yanca davalıya 10.000,00 TL banka havalesi ile ödeme yapıldığı ve 5.500,00 TL, 5.000,00 TL ve 7.000,00 TL bedelli sıralı çeklerin verildiği, yargılama devam ederken çeklere ilişkin beyanda değişiklik yapılarak 5.500,00 TL, 5.000,00 TL ve 5.000,00 TL bedelli sıralı çeklerin verildiği ve 2.000,00 TL elden ödeme yapıldığı iddia edilmiştir.
Davacı şirketin taraf olduğu sözleşmeye istinaden şirket yetkilisi ... tarafından davalıya verildiği iddia olunan çeklerin irdelenmesi gerekmiştir. Keşidecisi ... olan ... Bankası Avcılar Şubesi'ne ait sıralı çekler incelendiğinde, ... numaralı 5.500,00 TL bedelli hamiline düzenlenmiş çekin ilk cirosunun ... tarafından yapıldığı, dava dışı ... Ltd. Şti tarafından tahsil edildiği.
9902315 numaralı 5.000,00 TL bedelli hamiline düzenlenmiş çekin ilk cirosunun ... tarafından yapıldığı, dava dışı ... A.Ş tarafından tahsil edildiği; ... numaralı 5.000,00 TL bedelli hamiline düzenlenmiş çekin ilk cirosunun ... tarafından yapıldığı ve dava dışı ...
A.Ş tarafından tahsil edildiği görülmüştür. ... numaralı 5.000,00 TL bedelli çek her ne kadar davacı şirketin yetkilisi olan ... tarafından davalıya verilmişse de davalı yanın mezkur çeki davacı şirketle olan ticari ilişki dışında başkaca bir işlem sebebiyle aldığını iddia ve ispat edememesi sebebiyle davacı şirket adına ödeme olarak verildiği,
öte yandan ilk cirosu dava dışı ... tarafından yapılan ... numaralı 5.500,00 TL bedelli ve ... numaralı 5.000,00 TL bedelli çeklerin davalıya verildiği ve/ veyahut davalıdan ... geçtiği çeklerin üzerinde yapılan incelemeden anlaşılamadığı gibi davacı yanca bu yönde ve ayrıca elden yapıldığı iddia olunan 2.000,00 TL'lik ödemeye ilişkin elverişli delil ibrazında bulunulmadığından bu yönlerdeki iddianın ispat olunamadığı kabul edilmiştir.
Davalı yanın teslim yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlayamaması nedeniyle sebepsiz zenginleştiği ve sözleşme kapsamında aldığı 10.000,00 TL banka havalesi ve 5.000,00 TL bedelli çek kapsamında toplam 15.000,00 TL'yi iade etmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın da haksız olması karşısında %20 oranında icra inkar tazminatını da içerir şekilde davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili 21/12/2020 tarihli 10:17'de verdiği istinaf dilekçesinde özetle.
Müvekkiline gönderilen dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu yüzden davaya öğrenme tarihinin cevap dilekçesinin verildiği tarih olduğunu ve süresinde cevap dilekçesi verildiğini, davacının davasında haksız olduğunu, mahkemenin davanın ne olduğunu dahi anlayamadığını, davacıdan makinanın teslim edilip edilmediğini dahi sormadığını, davacının makineye yaptırdığı ilave aksamları ödememek için işbu davayı açtığını, kendisine düzenlenmek istenen faturaya direndiği için fatura düzenlenmediğini, davacının şirket olup şahsi hesaplardan çek tanzim edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
davacının kendi hesaplarından çıkan ödemeleri ispat etmesi gerektiğini, davacının müvekkiline ödeme yaptığını ispat edemediğini, mahkemenin reddedilen kısım yönünden icra inkar tazminatına karar verilmemiş olmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili 21/12/2020 tarihli 13:21'de verdiği istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu makinenin davacı tarafa teslim edildiğini, karşılığında 10.000,00 TL nakit alındığını, buna uyuşmazlık konusu olmadığını, davacı tarafın bakiye 17.500,00 TL borcunu halen ödemediğini, makinenin teslim edildiğine dair Whatsap yazışmaları ile makineyi davacının iş yerinde gösteren fotoğraf bulunduğunu ve dilekçesine eklediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davalı tarafa yasaya uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiğini, süresinde cevap verilmediğini, dava konusu makinenin hiçbir şekilde müvekkiline teslim edilmediğini, istinaf aşamasında sunulan delilleri kabul etmedikleri belirterek istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; ticari satım sözleşmesi nedeniyle davalıya verilen sipariş avansının satışın gerçekleşmemesi nedeniyle istirdadı istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili Av. ... tarafından 21/12/2020 gnü saat 10:17 de ve diğer vekil Av. ... tarafından 21/12/2020 günü saat 15:01 de iki ayrı istinaf dilekçesi sunulmuştur.
Süresi içerisinde olmak koşulu ile birden fazla istinaf dilekçesi sunulmasını engelleyen yasal düzenleme bulunmadığından davalı tarafın her iki istinaf dilekçesindeki sebepler yönünden inceleme yapılmıştır. (emsal Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/15518 E. 2019/9846 K, ve 2020/4826 E. 2021/979 k.
Sayılı kararları) İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalıya çıkarılan dava dilekçesi tebligatının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, satışa konu makinenin davacıya teslim edilip edilmediği, davalıya şirket ortağının keşide ettiği çek bedelinin davacı alacağı olarak değerlendirilmesinin yerinde olup olmadığı, davanın usulünce ispat edilip edilmediği, reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatı verilmesi gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "Bakırköy ....
Noterliğinin 6 nisan 2018 tarihli ve ... numaralı ihtarnamesine konu edilen alacak" borcun sebebi gösterilerek 27.500,00 TL asıl alacak ve 73,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.573,91 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve süresinde itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir.
Davacı taraf davalıya sipariş ettiği shrink makinesi için 10.000 TL nakit ve toplam 17.500 TL tutarında 3 adet çek keşide edip verdiğini, makinenin kendisine süresinde teslim edilmediğini, belirtip ödemiş olduğu bedelin istirdadını istemiş, yargılama aşamasında dava dilekçesinde belirttiği çeklerden 7.000 TL'lik olan çekin davalıya değil 3. Kişiye verildiğinin belirlenmesi üzerine davalıya 2.000 TL nakit ve 5.000 TL'lik bir çek verdiğini iddia etmiştir.
Davalı taraf davaya süresi içinde cevap vermemiş ve delil bildirmemiş, davalı vekili yargılamadaki beyanlarında makinenin davacıya teslim edildiğini ve ayrıca davacının iddia ettiği ödemeleri ispatlaması gerektiğini beyan etmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi. “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.
Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Davalının bilinen adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi üzerine tebilgat kanunu 21/2 maddesi gereği çıkarılan tebligatın usulüne uygun yapıldığı anlaşılmakla davalının bu yöne ilişen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
6100 sayılı HMK 357/1 maddesindeki "...Bölge Adliye Mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz." düzenlemesini içermektedir.
Bu durumda davalı tarafın ilk derece mahkemesine süresinde cevap verip sunmadığı whatsapp yazışmaları ile fotoğraf delilin istinaf aşamasında bu yeni delile dayanamayacağından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dosyaya toplanan deliller; davalının sunduğu teklif mektubu, banka dekont ve kayıtları çek suretleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafça davacıya teklif mektubu ile satışa konu makinenin 27.500 TL bedelle satışının önerildiği, davacı tarafça davalının banka hesabına 10.000 TL nakit ödeme yapıldığı sabittir.
Dava dilekçesi ile 5.500,00 TL, 5.000,00 TL ve 7.000,00 TL bedelli sıralı çeklerin verildiği iddia edilmiş ise de yargılama devam ederken çeklere ilişkin beyanda değişiklik yapılarak 5.500,00 TL, 5.000,00 TL ve 5.000,00 TL bedelli sıralı çeklerin verildiği ve 2.000,00 TL elden ödeme yapıldığı iddia edilmiştir.
Ödeme için verildiği iddia edilen çeklerin keşidecesinin davacı şirket yetkilisi ... olduğu çekler üzerinde davacının herhangi bir sıfatla ticaret unvanının bulunmadığı görülmektedir. Keşidecisi ... olan ... Bankası Avcılar Şubesi'ne ait sıralı çekler incelendiğinde, ... numaralı 5.500,00 TL bedelli hamiline düzenlenmiş çekin ilk cirosunun ... tarafından yapıldığı, dava dışı ... Ltd. Şti tarafından tahsil edildiği.
9902315 numaralı 5.000,00 TL bedelli hamiline düzenlenmiş çekin ilk cirosunun .... tarafından yapıldığı, dava dışı ... A.Ş tarafından tahsil edildiği; ... numaralı 5.000,00 TL bedelli hamiline düzenlenmiş çekin ilk cirosunun davalı ...- ... tarafından yapıldığı ve dava dışı ... A.Ş tarafından tahsil edildiği belirlenmiştir.
Dava konusu çeklerden ... numaralı 5.000,00 TL bedelli çek her ne kadar davacı şirketin yetkilisi olan ... tarafından davalıya verilmişse de davalı yanın mezkur çeki davacı şirketle olan ticari ilişki dışında başkaca bir işlem sebebiyle aldığını iddia ve ispat edememesi sebebiyle davacı şirket adına ödeme olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı taraf satıma konu makineyi teslim ettiği hususunu ispat yükü altında olup buna dair fatura, teslim belgesi, davalı tarafça imzalanmış irsaliye gibi herhangi bir belge sunmadığı gibi ticari defterlerini de incelemeye sunmamış olmakla satıma konu malın teslim edilmediği, davacı tarafça satım konu mal için verilen sipariş avansının iadesi gerektiği anlaşılmakla davalının bu yönlere ilişen tüm istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Davanın reddedilen kısmı yönünden davacının takibinde ve dava açmakta kötü niyeti ispat edilmediğinden davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş olmasında da bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/313, K. 2024/622, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama