KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2024
- Dosya no
- 2021/544
- Karar no
- 2024/1070
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/11/2020
- Numarası
- 2020/231 Esas - 2020/630 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 11/07/2024
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kargo aracılık firması olduğunu, davalıya verilen hizmet için fatura kesildiğini, davalının borcunu ödemediğini açılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini ayrıca davalının takipten sonra bir takım ödemeler yaptığını, davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usulü itirazlarla birlikte borç miktarının davacıya ödendiğini, davacıya borçları olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller muvacehesinde; davacı tarafta davalıdan bakiye alacağı bulunduğundan bahisle icra takibi başlatılmış olduğu, tarafların tacir sıfatlarının bulunması nedeni ile ticari defter tutmakla mükellef oldukları, davacı tarafın kendi ticari defterlerinden davalıdan alacaklı görünmeyip tarafların alacak borç bakiyelerinin 2017 yılında sıfırlandığının bilirkişi marifetiyle tespit edildiği,
usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerin taraf lehine delil olabileceği gibi usulüne uygun olarak tutulmuş olsun veya olmasın tarafların kendi ticari defterlerindeki kayıtların kendi aleyhlerine delil olabileceği, bu kapsamda davacı taraf defterlerindeki davalıdan bakiye borcun bulunmadığı yönündeki kayıtların davacı taraf aleyhine delil olduğu, davacının evvela kendi alacağını ispatla mükellef olduğu halde ispatlayamadığı, bu kapsamda davalı tarafın banka kanalı ile yaptığını ileri sürdüğü ödemelerin araştırılmasının neticeye müessir olmayacağı kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından defterlerinde söz konusu borcun görülmediği incelemesinin yerinde olmayıp muhasebe hatası bulunduğunu, bilirkişi incelemesi davalı borçlu tarafından cevap dilekçesinde beyan edilen ödemelere ilişkin banka cevabı gelmeden/deliller celp edilmeden hazırlandığını, % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, takibe konu faturaların ödenip ödenmediği noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı takip dosyasında, "Şubat ve Mart ayı K.Ö. iade bedeli" sebebine dayalı olarak işlemiş faiziyle birlikte toplam 28.295,77 TL alacağın tahsili istemiyle 28/07/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, davalı cari hesabının "tahsilatlı cari hesap kapamaları" ile sıfırlandığı; davalı ticari defterlerine göre ise, davacı cari hesabının sıfırlandığı tespit edilmiştir. Davacı tarafın ticari defterlerine göre alacağı "tahsilatlı cari" açıklaması yapılarak kapatıldığına göre, davacının davalıdan olan alacaklarını tahsil ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının kendi ticari defterlerinin aksini yazılı delille ispatlaması gerekli olup dosya kapsamında böyle bir ispat bulunmamaktadır. Davacı tarafça 26/06/2020 tarihli celsede verilen ara karar gereği banka dekontları istenilmesine ilişkin banka cevabı gelmeden bilirkişi incelemesi yapıldığı ileri sürülmüş ise de, söz konusu ödemelere ilişkin banka dekontları bilirkişi raporu ekinde bulunmaktadır.
Davacı taraf kendi ticari defterlerinin aksini ispatlayamadığı nazara alındığında, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/544, K. 2024/1070, 11 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama