İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/780 K.2024/832

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/780Karar2024/832Tarih23 Mayıs 2024Okuma10 dk · 1.938 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Mayıs 2024
Dosya no
2021/780
Karar no
2024/832
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/09/2020
Numarası
2018/955 Esas - 2020/499 Karar
Dava
Alacak
İstinaf karar tarihi
23/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.938 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı yanın taahhüdü altında inşa edilen "Yakakent-Gerze Yol Yapım" işinin ana yüklenici- müteahhiti olan davalı yanın taşeronluğunu üstlendiğini ve bu iş kapsamında davalı yan adına kendine ait kamyonlarla taş ve dolgu nakletmek suretiyle taşımacılık yaparak iş gördüğünü; davacının bu çalışmasının 2009 yılından, 31/01/2014 tarihine kadar devam ettiğini; ancak, bu çalışma boyunca davalı yanca yapılan hakedişlerde bir takım eksik ödemeler yapıldığını; davalı tarafın eksik ödemeleri için bildirdiği sebeplerin gerçek ve haklı bulunmadığını; bu nedenlerle, eksik ödemeler için şimdilik 20.000,00 TL'nin en yüksek faizi ile (taraflar tacir olduğundan ticari faiz uygulaması ile birlikte) tahsiline karar verilmesini; talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekilince verilen 03/08/2015 havale tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın tümü ile haksız olduğunu; kötüniyetli davacının, davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını; aksine davalı şirketin, davacının ihmali sebebiyle şantiyede gerçekleşen iş kazaları sebebiyle 3.kişilere yaptığı ödemeler dolayısıyla davacıdan alacaklı olduğunu; bu tutarlara ilişki dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını; taraflar arasında imzalanan tüm sözleşmelerin 7.17.maddesi hükmünde açık bir yetki hükmünün yer aldığını; bu hüküm de taraflar arasında doğacak davalarda "İstanbul mahkemelerinin" yetkili kılındığının görüldüğünü;

bu nedenle, HMK.nun.

17. maddesi uyarınca davada yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu; bu nedenle, dava dosyasının İstanbul yetkili ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini; kabul yerine geçmemek kaydıyla huzurdaki davanın zamanaşımına uğradığını; dava dışı idare tarafından, davalı şirkete yapılan ödemelerin huzurdaki davada delil niteliğinde bulunmadığını; bu nedenlerle, davanın öncelikle yetki yönünden reddine, aksi takdirde haksız açılan davanın esastan reddine karar verilmesini; talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...tarafları tacir olduğu; davacı/ alt yüklenici tarafından bakiye iş bedeli alacağının tahsili için işbu davanın açılmış olduğu; taraflar arasındaki yetkiye yönelik sözleşmenin münhasır yetki sözleşmesi niteliğinde bulunduğu. HMK.nun.

17-(1). maddesi uyarınca taraflar arasında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, davanın sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde açılabileceği; bu husus dikkate alındığında; davalının, yetkili mahkemeyi göstermek suretiyle usulen yetki ilk itirazını yasal süresi içinde yapmış olduğu;

bu nedenlerle, davacı tarafından, davalı aleyhine açılan işbu davada mahkememizin yetkisizliğine, karar kesinleştikten sonra ve talep halinde dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ihtirazi kayıt koymadığı, hakedişlerin kesin olduğunu, kesin hakedişlerin aksinin iddia edilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeplerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini, yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğunu, tarafların yaptığı sözleşmenin 1.2.

Maddesinde davacının idare ile yaptığı sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğu düzenlemesinin bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte kesinleşmiş hakedişlerin aksinin iddia ve ispat olunamayacağı, kara yolları genel müdürlüğünden celp edilen kantar fişi icmalleri ile çelişen delil niteliği bulunmayan fişlerin değerlendirilmesiyle sonuca ulaşılmasının mümkün olmadığını, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacıya herhangi bir borcu olmadığının tespit edildiğini,

bu durumda kantar fişlerinin dayanak gösterilerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı yanın istinaf gerekçelerinin beyhude ve bigane olduğunu, davalı tarafın Kara Yolları Genel Müdürlüğüyle yaptığı sözleşme gereği davacının nakliye işi yaptığını, davalı şirketin kantar fişlerinde yazan (ki bu kantar fişleri hem işverenin müşaviri ... firmasında, hem yüklenici davalı ...

İnşaatta hem de taşeron davacıda mevcut) meblağı idare eden tamamen tahsil ettiğini, taşerona ödemeye geldiğinde elle düzeltilen tonajı dikkate alarak ödeme yaptığını, bilirkişi heyetinin eksik yapılan ödeme miktarının tespit ettiğini, ilk derece mahkemesi kararının isabetli olduğunu, davacının iş ilişkisinin devamı sırasında imza etmiş olduğu hakedişler ne 1 ibraname ne de alacağından feragat içeren feragatname olmadığını belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava taraflar arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan eksik ödenen hakediş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinafa konu uyuşmazlık, davalının düzenleyip, davacının imzaladığı hakediş raporları ve bu raporlara dayanılarak davacı tarafça davalıya düzenlenen faturaların taraf defterlerinde ihtirazi kayıt konulmadan kaydedilmiş ve bedellerinin tahsil edilmiş olmasının davacının hakediş bedelinin eksik ödendiği iddiasına dayalı talebini ortadan kaldırıp kaldırmadığı noktasındadır.

Davalının idareden aldığı "Yakakent - Gerze yol yapım" işinde taş ve dolgu malzemesi taşınma konusunda davacı ile davalı arasında taşeron sözleşmesi yapıldığı, sözleşme hükümleri gereği davacı tarafça 2009-2014 yılları arasında dolgu malzemesi taşıma işinin yapıldığı, davacı tarafça kendisine yapılan hakediş ödemelerinin eksik yapıldığı iddiasıyla eldeki davanın açıldığı görülmektedir.

Davacının iddiası; taşıma işi yapılması esnasında taşınan yükün miktarının belirlenmesi için davacıya ait kantarda düzenlenen kantar fişlerinde bilgisayarla kaydedilen tonaja ilişkin kaydın, davalı çalışanınca kalemle üstü çizilerek daha düşük miktarda tonaj yazıldığı, hakediş hesaplamalarında gerçek tonaj olan bilgisayarla yazılan miktarlar değil, davalının çalışanının yazdığı düşük miktardaki el yazısıyla yazılan miktarların esas alındığı, "iş süresince bunun basit bir denkleştirme işlemi olduğu,

ancak iş sonunda bu eksik yapılan ödemelerin hesabının hep birlikte görüleceği söylenmişse de iş bitiminden sonra da müvekkilce defalarca talep edilmesine rağmen işin devamı esnasında yapılan eksik ödemelerin yapılmadığı " şeklinde dava dilekçesinde belirtilmiştir. Taraflar arasındaki taşeron sözleşmenin 1.2.

Maddesi "şirket ile idare arasında imzalanmış olan ana sözleşme ve ekleri bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır." hakediş ve ödemeler başlıklı 6.maddesinin 1. Fıkrası "....şirketle idare arasında akdedilmiş olan ana mukavelede şirketin idareye karşı yüklenmiş olduğu ve bu sözleşme kapsamı içindeki işlerle ilgili bütün taahhütlerin yerine getirmek ve ana mukavelenin bütün hükümlerinin kendisine de uygulanacağı kabul etmek kaydıyla taahhüt etmiştir.", 6/2.

Maddesi "hakediş raporlarının, yapım kalitesi ve miktarları olarak, idare ve/veya onun dışında şirketi denetlemekle görevli kuruluş tarafından kabul edilmiş ve her ayın son gününe kadar tamamlanmış işleri içerecek şekilde hazırlanacaktır. 6/3. Maddesi hakediş ödemelerinin çalışılan ayın idarece kabul edilen miktarları üzerinden şirket yetkilisi tarafından hazırlanarak taşeronun imzasına sunulur.

Taşeronun imzasına müteakip kesilen fatura tarihinden itibaren on beş gün içerisinde tahakkuk tutarının taşerona ödenir." düzenlemesini içerdiği, sözleşmenin ekleri bölümünün 7. Maddesinde (ek 8) şirket ile idare arasındaki sözleşme (şirkette mahfuz) kaydının bulunduğu görülmektedir.

Bahsi geçen düzenlemelere göre; dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kabul edilen iş miktarı üzerinden davacının hakediş raporunu davalı kendisi tanzim edecek, davacıya sunacak, davacının imzasından sonra ödeme yapılacaktır. Taraflar arasında yapılan sözleşmede davalı ile Karayolları Genel Müdürülüğü arasında yapılan sözleşmeye açık atıf vardır ve sözleşmenin eki olarak kaydedilmiştir.

Uyuşmazlık konusunu oluşturan kantar fişlerinin düzenlenişi şöyledir; otomatik kantar fişlerinin davalıya ait kantarlarda, taş naklini gerçekleştiren nakil vasıtalarının boş/dolu tartımlarının yapılarak 3 suret olarak düzenlendiği, düzenlenen 3 suret kantar tartım fişlerinden 1 (bir) suretinin taşeron davacı şirkete, 1 (bir) suretinin davalı şirkete ve 1 (bir) suretinin de işveren konumundaki Karayolları Genel Müdürülüğü tarafından görevlendirilen müşavir firma UBM'ye teslim edildiği,

taşıma hizmetinin yürütüldüğü süreçte düzenlenen 334.007 adet kantar fişinden davacıya teslim edilen tartı fişlerinin yaklaşık 78.853 adedinin üzerindeki miktar kısmının üzerinin çizildiği, bilgisayarlı kantar tarafından otomatik olarak hesaplanıp kaydedilen miktardan daha düşük bir miktarın elle yazıldığı, UBM ye teslim edilen kantar fişlerinde bu değişikliğin olmadığı, davalı da kalan kantar suretlerinin ise sel felaketinde yok olduğu gerekçesiyle incelemeye sunulmadığından bu hususun denetlenemediği, hakediş raporlarının davalı tarafça düzenlendiği ve davacı tarafça imzalandığı,

bu hakediş raporları esas alınarak davacının düzenlediği faturaların her iki tarafın ticari defterlerine kaydedildiği, hakediş raporlarında herhangi bir ihtirazi kaydın bulunmadığı ve bedellerininde yine çekincesiz olarak davacı tarafça tahsil edildiği anlaşılmaktadır.

Karayolları Genel Müdürlüğü'nden getirtilerek incelettirilen kantar fişlerinden, davalının idareye verdiği kantar fişleri üzerinde bilgisayarlı kantar ölçüm miktarlarında herhangi bir değişiklik yapmadığı, başka ifade ile idareye bilgisayar kaydıyla belirlenen nakliye tutarlarını bildirdiği, davacıya ise elle düzeltme yapılan kantar fişi nüshalarını teslim ettiği ve davacı tarafça hakediş raporlarının elle düzeltilmiş miktarlar esas alınarak hazırlandığı, ilişkinin sürdüğü tüm süreç boyunca davalı tarafça da hiçbir ihtirazi kayıt konulmadan raporların imzalandığı tespit edilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2.

Maddesine göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Bilirkişi raporu ve dosya içeriğine göre davacının düzenlediği tüm faturaları herhangi bir itiraz veya ihtirazi kayıt ileri sürmeden ticari defterlerine kaydettiği ve bedellerini tahsil ettiği anlaşılmaktadır.Fatura düzenlenebilmesi için taraflar arasında bir akdi ilişkinin bulunması gereklidir.

Bunun yanı sıra fatura tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı kabul edilmekte ve faturada yer alması olağan sayılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü ve bedeli gibi fatura mündericatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine karine teşkil etmektedir. Ancak bu karinenin aksi elbetteki her türlü delil ile ispatlanabilir.

Ticarî defterlerin delil niteliği HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 2. fıkrasında ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir.

Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3).

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4).

Tacir olan davacının TTK'nın 18/2. maddesi uyarınca, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği, sözleşme süresi boyunca kendisinin taşıdığı yükün tonajına ilişkin kantar fişlerinden kendisine teslim edilen 78.853 adedinin üzerindeki miktar kısmının üzeri çizilerek, daha düşük miktarın elle yazıldığı, süreç boyunca bu miktara ilişkin herhangi bir itirazının bulunmadığı,

bu miktarlar esas alınarak düzenlenen hakediş raporları da imzalayıp bu miktarlara göre faturayı davalı adına bizzat kendisinin tanzim ettiği, ve fatura bedellerini dahi çekincesiz kabul edip tüm ticari defterlerine de aynen kaydettiği, aynı kayıtların davalı ticari defterlerinde de mutabık şekilde kaydedilmiş olduğu, gerek tonaj için düzenlenen kantar fişlerini, gerek buna göre düzenlenen hakediş raporlarını bizzat kontrol etme imkanının bulunduğu, anlaşılmakla davalı tarafça elle düzeltilmiş kantar fişlerinin ve buna dayanak hakediş raporuna göre hesaplanan bedelleri kabullendiği anlamına gelir.

İlk derece mahkemesince hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1- Davanın REDDİNE, 2-Başlangıçta peşin olarak alınan 341,55 TL ile ıslah nedeniyle yatırılan 31.171,30TL harcın toplamı olan 31.512,85 TL harçtan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile 31.085,25-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Yargılama sırasında davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 219.622,34 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 6-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;

a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, posta ve tebligat gideri 47,10 TL olmak üzere toplam 195,70 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

23/05/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/780, K. 2024/832, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/780
Karar No
2024/832
Tarih
23 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/780 K.2024/280
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/782 K.2024/528
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/782 K.2024/509
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/783 K.2024/455
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/785 K.2024/864
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/785 K.2024/696

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.