KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Dosya no
- 2023/236
- Karar no
- 2024/1262
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/07/2022
- Numarası
- 2022/96 Esas - 2022/760 Karar
- Dava
- Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
- İstinaf karar tarihi
- 19/09/2024
Karar Metni
1.255 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ortağı ...,'ın Adana ... Noterliği'nin 18/11/2021 tarih ve ... yevmiye nolu pay devir sözleşmesi ile ... Ticaret Ltd.Şti.'ndeki ortaklık payını, şirket ortağı ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, müvekkili şirketin, bu hususa ilişkin genel kurul kararının tescili hususunda aldığı kararın gereğinin ifası için 22/11/2021 tarihli dilekçe ile davalı ...
Sicil Müdürlüğü'ne başvurduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü bu hususa ilişkin olarak, "Şirketin vergi kaydının faal olduğuna ilişkin yazı İTO merkez bina üye sicil işlemleri kısmına ibraz edilmeli" gerekçesi ile tescil talebinin reddine karar verdiğini, ancak bu hususta müvekkili şirkete her hangi bir tebligat yapılmadığını, Tescil talebinin reddinin haricen öğrenildiğini, Bu sebeple Türk Ticaret Kanunu'nun 34. Maddesinde düzenlenen 8 günlük itiraz süresinin müvekkilinin işbu ret kararını öğrendiği tarihten başlayacağını, Türk Ticaret Kanunu'nunda ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinde, tescil usulü ve şartları açıkça düzenlendiğini,
Ticaret sicil müdürü, tescili istenen hususun talebin kanuni şartlara aykırılık teşkil ettiği, gerçeğe aykırı olduğu veya kamu düzenine uygun olmadığı gerekçesi ile talebi reddedebileceğini, ancak "şirketin vergi kaydının faal olması" bu kapsamda yer alan bir kriter olmadığını, davalı Müdürlüğün hiç bir yasal dayanağı bulunmadığı halde, tescil talebinin bu gerekçe ile reddine karar verdiğini, tescili talep edilen hususun bu gerekçe ile tescil edilmemesinin, üçüncü kişiler nezdinde şirket bakımından yanıltıcı bir görünüm yaratmakta olup,
davalı Müdürlüğün yasal dayanak olmaksızın verdiği bu ret kararı ayrıca müvekkil şirket ve üçüncü kişiler nezdinde zararlara yol açabilecek bir nitelik arz ettiğini belirterek, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün, şirket ortağı ...'ın, adana ... Noterliği'nin 18/11/2021 tarih ve ... yevmiye no'lu pay devir sözleşmesi ile ...
Sanayi ve Dış Ticaret Ltd.Şti.'ndeki ortaklık payını devrederek ayrıldığına dair 24.11.2021 tarih ve ... no'lu şirket genel kurulu kararının tescili talebinin reddine karar verilmesi işleminin iptali ile talep konusu işlemin tesciline karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı ancak cevap verilmediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Netice itibariyle, bir şirketin vergi dairesince mükellefiyet kaydının re’sen terkin edilmesi o şirketin mutlaka ticari faaliyetinin de sona erdiği anlamına gelmemekte, dolayısıyla davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün davacının şirket hissesini devrederek ortaklıktan ayrılmasına ilişkin tescil talebinin şirketin aktif vergi kaydı bulunmadığı gerekçesi ile reddedilmiş olması mahkememizce yerinde görülmemiş ve davanın kabulüne, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin ve sair tebligatların İstanbul Ticaret Odası - Ticaret Sicili Müdürlüğü UETS hesabına gönderilmesi gerektiği hâlde.
Ticaret Bakanlığı - Ticaret İl Müdürlüğü UETS hesabına gönderildiğini, müvekkil Müdürlüğe 21.12.2022 tarihinde ulaşan gerekçeli kararın tebliğinin (...) numaralı tebligat) ile haberdar olunduğunu, müvekkil Müdürlüğün adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlâl edilerek aleyhine hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın usûlden reddi gerektiğini, nitekim, HMK m.114/f.2 gereğince iş bu dava bakımından, “red kararı” yazılmış olmasının bir dava şartı olarak dahi değerlendirilebilecek nitelikte olduğunu, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, 6102 sayılı TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını,
Ticaret Sicili Müdürlüğünün, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa, yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini; aksi halde ise, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, Buna göre;
tescil talebinin birden çok kez iade edildiğini, söz konusu iadelerin de, hukuka uygun olduğunu, dava konusu şirketin müseccel adresinde faaliyet göstermemekte olduğunu, dava konusu şirketin faaliyet gösterdiği adresi tescil ettirmesinin mevzuat gereği zorunlu olduğunu, adres değişikliğini de tescil ettirmesinin zorunlu olduğunu, şirketin tescil edilmiş adresini değiştirdiğinin Vergi Dairesinden gelen yazı ile öğrenildiğini, şirketin öncelikle adrese ilişkin kaydını mevzuat uyarınca düzeltmesi gerektiğini, bu bakımdan da, tescil yapılamama nedeninin, mahkemenin saptadığı şekilde şirketin faal olmaması değil,
şirkete ilişkin bilgilerin mevzuata aykırı şekilde düzeltilmemiş olması ve üçüncü kişileri yanıltacak biçimde olması olduğunu, mevzuata uygun harekete ederek, dava konusu tescil başvurusunu iade eden ve davanın açılmasına neden olmayan davalının, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava; ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraz davasıdır. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalıya çıkarılan dava dilekçesi tebligatının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilip edilmediği ve ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davalı adına çıkarılan dava dilekçesi - tensip zabtını içerir e-tebligatın ... UETS hesabına gönderildiği, uyaptan alınan e-tebligat evrakında bu hesap sahibi olarak İstanbul ticaret Sicili müdürlüğü olarak şerh bulunduğu belirlenmiştir. Yine uyaptan alınan aynı tebligata ilişkin Tebliğ mazbatasında ise UETS adresinin ticaret bakanlığı İstanbul Ticaret il Müdürlüğüne ait olduğu kaydı bulunmaktadır.
Gerekçeli karar evrakının ise ... hesabına çıkarıldığı, hesap sahibinin ... olarak şerhedildiği belirlenmiştir. HMK'nın 27. maddesine göre, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunması, açıklama ve ispat hakkı ile Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içeren hukuki dinlenilme hakkına sahiptir.
Yargılamaya konu eldeki davada davalıya çıkarılan tebligat usulünce tebliğ edilmediğinden geçerli bir tebligatın varlığından bahsedilemez.
Ancak davalı taraf istinaf dilekçesinde tüm itirazlarını ileri sürmüş olup bu hususların dairemizce değerlendirilebilecek hususlar olduğu, ilk derece mahkemesince tüm delillerin toplanmış olduğu ve toplanması gereken bir delil bulunmadığı, 6100 sayılı HMK 30. Maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi ve dairemizin aynı zamanda hüküm mahkemesi olması nedeniyle davalının itirazları ve istinaf talepleri incelemeye tabi tutulmuştur.
Davacı tarafça pay devrinin onanmasına ilişkin genel kurul kararının tescil ve ilanı talep edilmiş olup davalı müdürlükçe 24/11/2022 tarihinde şirketin vergi kaydının faal olduğuna ilişkin gelir idaresi başkanlığından alınmış yazı ibrazı gerektiği gerekçesi ile "iade nedeni" gösterilerek işlem yapılmamış, 08/12/2021 tarihinde vergi kaydının faal olduğuna dair yazı ibraz edilmeli gerekçesi ile iade edilmiş, 21/12/2021 tarihinde ise evraka eklenen vergi kaydına ilişkin yazıya göre şirket faal değil gerekçesi ile iade edilmiştir.
Müdürlüğün iade gerekçeleri yerine olmadığı gibi başvuruların iade gerekçeleri Ticaret sicil yönetmeliği 35. Maddesi anlamında Red kararı niteliğindedir.Davalı müdürlük istinaf dilekçesindeki beyanlarında dosyaya sunulan kendilerine ait yazılardan farklı olarak vergi dairesinden gelen yazılardan davacı şirketin adresinin değiştiğinin belirlendiğini, öncelikle yeni adresini tescil ettirmesi gerektiğini, şirkete ait bilgilerin mevzuata aykırı şekilde düzeltilmemiş olmasını göstermektedir.
Davalının istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü husus iade yazılarında bahsedilmeyen husus olup adres değişikliğinin tescil edilmemiş olmasının yönetmeliğin 34. Maddesinde sayılan hallerden olmadığı gibi adrese ilişkin tescil istemi hakkında müdürlüğün yönetmeliğin 36. Maddesi kapsamında işlem yapma imkanı varken uyuşmazlık konusu tescil ve ilanı yapmaktan imtina etmesi hukuka uygun bulunmamıştır.
Bu durumda müdürlüğün itirazları yerinde olmayıp dava açılmasına da neden oldukları anlaşılmakla mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2023/236, K. 2024/1262, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama