KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1687
- Karar no
- 2024/1779
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/09/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2024/674 Esas (Derdest
- Talep
- İhtiyati Haciz
- İstinaf karar tarihi
- 05/12/2024
Karar Metni
953 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilin davalı borçlu şirkete personel taşımacıılık hizmeti verdiğini, alacağının ödenmemesi üzerine davalı borçlu aleyhine İst.And...İcra Müdürlüğü'nün ... esas ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız ve hukuka aykırı olmakla iptali gerektiğini, bugüne kadar herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına HMK 389.madde kapsamında ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Somut olayda dosya mevcuduna göre muaccel alacağın varlığı, özellikle miktarı hususunda dosyanın bulunduğu aşama itibariyle davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı ,davalı savunmaları değerlendirildikten ve tarafların ticari defter ve kayıtları incelendikten sonra alacak miktarının belirleneceği, alacağın yargılama neticesi belirleneceği sonuç ve kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesinin istemi reddetmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı-ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ..." şeklindedir.
Eldeki davada dava dilekçesi ekine sunulan faturaların ve cari hesap ekstresinin tek taraflı olarak düzenlendiği sunulan belgelerin davalının borcunu ispat için bu aşamada ve tek başına değerlendirilemeyeceği, davacının sunulan faturanın davalıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı, fatura içeriği malın/hizmetin teslim /ifa edildiğinin ispatının bu aşamada yapılamadığı, bir alacağın varlığının alacaklı tarafından kanıtlanması gerektiği, esasa ilişkin değerlendirmenin tarafların sunduğu deliller üzerinde yapılacak inceleme ile birlikte yargılamayı gerektirdiği,
dosya mevcuduna göre muaccel alacağın varlığı, özellikle miktarı hususunda dosyanın bulunduğu aşama itibariyle davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığı, davalı savunmaları değerlendirildikten ve tarafların ticari defter ve kayıtları incelendikten sonra alacak miktarının belirleneceği, alacağın yargılama neticesi belirleneceği sonuç ve kanaatine varılarak ihtiyati haciz talebinin reddine, ...," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı borçlunun takibe, borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine itiraz etmiş ise de hukuki dayanaktan yoksun itirazın alacağın tahsilini geciktirmeye matuf ve kötüniyetli olduğunu, davacı şirketin muhasebe kayıtlarında davalı şirketin 552.559,00-TL cari hesap bakiye alacağından doğan borcu olduğunun anlaşıldığını, bu borcun şirket tarafından ödenmemiş ve muaccel hale gelmiş olup davacının şirket mezkur alacağını borçludan istemiş ancak borçlu taraf piyasa şartlarının kötü olmasını ve ödeme durumunun olmamasını ileri sürerek ödemeye yanaşmadığını,
ödemenin yapılmamasının davacı şirketi zor durumda bıraktığını, davacının, davalı şirket ile yaptığı her ticari işlem sonunda borçlu şirkete fatura kesmiş ve bu faturaları borçlu şirketin muhasebesine gönderdiğini, borçlu tarafından ödenmesi gerekip de ödenmeyen ... mayıs ayı faturası, ... haziran ayı faturası, ...
Temmuz ayı faturası mevcut olup bu faturalar borçlu şirketin muhasebe defterinde kayıtlı olduğunu, davacının alacağının temini bakımından; gerek borçlu tarafa kestiği fatura asıllarını ve cari hesap BA formlarını sunması, gerekse borçlu tarafın icra takibine itiraz ederken sebep belirtmemesi ve taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisini inkar etmemesi, haricen edinilen bilgilere göre borçlunun bir çok borcunun olmaması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak,
davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının HMK 389.madde kapsamında ihtiyati haczine karar verilmesi gerektiğini, alacaklı öncelikle teminatsız aksi kanatte olursa dava değerine tekabül eden teminatı mahkeme veznesine depo etmeye hazır olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Talep, fatura ve cari(açık) hesaba dayalı alacağa ilişkin ihtiyati haciz kararı verilmesi, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz isteyen taraf, karşı tarafa taşıma hizmeti verildiği ve buna ilişkin faturalar düzenlendiği, davalının bu faturaları kayıtlarına aldığı iddiasıyla incelemeye konu ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olarak talepte bulunmuştur.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir.
Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.
Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K). Somut olayda, davacı tarafça fatura ve cari hesap ekstresi sunulmuş ise de, tek taraflı olarak düzenlenen bu belgeler yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispata elverişli değildir.
Dolayısıyla eldeki istem bakımından ihtiyati haczin koşulları oluşmamış olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/1687, K. 2024/1779, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama