İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/580 K.2021/1290

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2020/580Karar2021/1290Tarih4 Kasım 2021Okuma11 dk · 2.120 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Kasım 2021
Dosya no
2020/580 Esas
Karar no
2021/1290
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
24/10/2017
Numarası
2015/1027 E. - 2017/1082 K.
Davanın konusu
Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
04/11/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.120 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

Davacı 23,10.2015 tarihli dava dilekçesinde. Müvekkili şirketin ... Ltd. Şirketi (birleşme sonucu ...

A.Ş unvanını almış) ile sözleşme imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkilinin bir yıl boyunca sözleşme ekinde yer alan ürünleri karşılıklı olarak kabul edilen fiyat listesi kapsamında tedarik etme ve bedelini ödeme yükümlülüğü altına girdiğini,müvekkilinin edimini eksiksiz yerine getirdiğini, Sözleşmenin akdedildiği tarihten itibaren 6 ay süre ile tarafların karşılıklı yükümlülüklerini yerine getirmiş olsalar da daha sonra ... şirketinin, ... olarak bilinen davalı ...

A Ş tarafından satın alındığını ve müvekkiline hiçbir bildirim yapılmadan fiyatların yüksek olduğu iddia edilerek siparişlerin haksız bir şekilde durdurulduğunu ve fiyatların düşürülmesinin talep edildiğini, halbuki şirket birleşmesinden önce fiyatların karşılıklı olarak belirlendiğini, dolayısıyla da bu fiyatların davalı ... bağlayacağını, Müvekkilinin 14,07,2014 tarihinde bir yıl süreyle yapılan sözleşmeye güvenle toplam 50.000 TL giriş ücreti adı altında ve ayrıca sözleşme konusu ürünlerin mağazalarda tanıtım ve satışı için talep edilen 2 personel için 12 ay boyunca aylık 2.518 TL olmak üzere toplam 80.216 TL ödediğini,

ancak siparişlerin haksız ve dayanaksız olarak 6,ayda durdurulduğu için yatırımların boşa gittiğini, Müvekkilinin satış yapabilmek amacıyla ödemiş olduğu giriş bedelini ve yaptığı harcamaları davalının iade etmediğini, davalının sözleşmeyi haksız olarak ihlal etmesi sonucu müvekkilinin satış yapmasının engellendiğini, bu nedenle zarara uğratıldığını öne sürerek, müvekkilinin uğradığı zarar karşılığının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde.

Dava konusu sözleşmenin ani edimli bir sözleşme olması nedeniyle müvekkili yönünden sözleşmeye aykırı bir durumun söz konusu olmadığını, sürekli borç ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkil tarafından uzun süre sipariş verilmemesinin sözleşmeye aykırı bir durum arz etmediğini, zaten sözleşmede sipariş sayısına ilişkin bir düzenlemenin de olmadığını, davacının beyan ettiği 50.000 TL giriş ücretinden olan menfaatin 2014 Aralık ayına kadar verilen siparişlerle fazlasıyla karşılandığını, istihdam edilen 2 personelin başka görevlerde çalışıp çalışmadığının da bilinmediğini, kaldı ki müvekkilinin,

sözleşme devam ederken yeni siparişlerde bulunmak için davacı tarafla görüşülerek fiyatların revize edilmesi teklifinde bulunulduğunu, ancak davacının uzlaşımcı bir yaklaşım göstermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince;" Davalının Aralık/2014 tarihinden sonra davacıdan mal alımını durduğu, mal alımını durdurmasına gerekçe olarak ise fiyatların yükseklmesini gösterdiği, fiyatların sözleşme ile tespit edilmiş olması nedeniyle, davalının sonradan fiyat düşürülmesini isteme hakkına sahip olmadığı,

davalının sözleşmeye aykırı olarak mal alımını durdurması ile sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, Davacının, sözleşmenin 11.3.a maddesi uyarınca yapmış olduğu 50.000,00 TL ödemeyi sözleşmenin bir yıl boyunca uygulanacağı yönünde haklı güven ve inancıyla yaptığı, sözleşmenin süresinden önce fiilen haksız olarak sonlandırılması nedeniyle sözleşmenin sona erdiği Aralık 2014 tarihinden sözleşmenin sona ermesi gerektiği 14.07.2015 tarihi arasına tekabül eden kısmının davacıya iade edilmesi gerektiği, yapılan hesaplamaya göre davacının 26.712,32 TL'yi talebe hak kazandığı,

Davacının ayrıca, akdi ilişkinin süresinden önce feshinden dolayı 4.518,00 TL kar kaybının bulunduğu, sözleşmenin haksız olarak feshinden dolayı davalının bu bedeli davacıya ödemesi gerektiği, Davalı her ne kadar, davalı için iki işçi tahsis ettiğini, bu işçilere ödenen ücretlerinin davalıdan tahsilini talep etmiş ise de, sözleşmenin 14.07.2014 tarihinde kurulduğu, işçilerin ise Ocak - Temmuz 2015 tarihleri arasındaki dönem için istihdam edildiği, davacının bu işçileri davalı için istihdam ettiği hususunda bir delil bulunmadığı, bu nedenle davacının bu talebin de yerinde olmadığı,

Her ne kadar davacı tarafça 15.000,00 TL'ye dava tarihinden ıslah tarihine kadar faiz işletilerek, faiz miktarı da ıslahla arttırılan bedele eklenmiş ve ıslah ile arttırılan bedele de ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması talep edilmiş ise de, olayda faize faiz uygulanmasını gerektiren şartların oluşmadığı,

15.000,00 TL'ye sadece dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanabileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulübe, 31.230,32 TL'nin 15.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 23/10/2015 tarihinden itibaren, 16.230,32 TL'sinin ıslah tarihi olan 30/05/2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde.

Davacının dava ve ıslah dilekçesinde, tüm maddi zararlarının karşılanmasını talep ettiğini, bu zararların.

Başlangıçta davalıya ödenen yatırım bedeli, Sözleş süresi sonuna kadar 2 personele boşuna ödenen ücretler, Sözleşme süresi sonuna kadar uğradığı kazanç kaybı olduğunu, Bilirkişi heyetinin, ilk raporunda davacı Şirketin sözleşmeye isitinaden işe aldığı 2 personele ödenenen 6 aylık ücretlerin de zarar kapsamında olduğunu tespit ve beyan ettiğini, ancak ek raporda bu kez kazanç kaybı hesaplanırken işçilere ödenenen ücretlerin talep edilmeyeceğine dair tespitte bulunduğunu,

Sözleşmeye bağlı olarak işe alınan 2 personele sözleşme sonrasında da ödenen ücretlere yönelik taleplerin kar mahrumiyeti kapsamında yer aldığı ve kar mahrumiyeti talep edilmişse bu ücretlerin istenemeyeceğine dair bilirkişi heyeti tespitinin, hem mantık kurallarına, ticari uygulamalara hem de hukuk normlarına aykırı olduğunu, davalı şirket'in haksız şekilde sözleşmeyi feshi üzerine davacının satış yapamadığını, satış yapamamakla birlikte bu 2 personele de ücret ödemeye devam ettiğini,

İlk Derece Mahkemesinin 2 personel için yapılan masrafları hüküm altına almamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek Mahkemece verilen kararın bu yönden kaldırılmasına, taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde.

Dosyaya rapor sunan bilirkişilerin kanuni hudutlarını aşarak hukuki yorum ve kanaatlerde bulunduğunu, mahkemenin yerine geçer nitelikte hareket ettiğini, iddia ve savunmaların genişletilmesi/değiştirilmesi yasağı ve talep ile bağlılık ilkeleri ortada iken, dava dilekçesinde yer verilmeyen “kar mahrumiyeti”, “faiz” vb. sözde zarar kalemlerinin hesaplandığını, hiçbir taleple bağlantılı olmaksızın yanlış yöntemler kullanılmak suretiyle yapılan bu hesaplamaların usul hukukuna tamamen aykırı şekilde “iddiaların genişletilmesi” için gerekçe yapıldığını,

davacı yanca talep edilen 15.000,00 TL tutarındaki maddi tazminat talebiyle bağlantılı olarak ne “faiz” ne de “kar mahrumiyeti” talep edilmediğini, Sözleşme ile tespit edilen 50.000,00 TL'lik mağaza giriş bedelinin, ürünlerin mağazalarda satılması için ödenen kira bedeli nev’inden bir ücret değil, perakende sektöründe örnekleri çokça görülen ve davacı şirketin adının, tüm yurt sathında büyük bir saygınlık ve güven uyandıran “ebebek” mağazası (hellobaby) altında yer alması nedeniyle elde ettiği görünürlük ve reklam karşılığında alınan bir bedel olduğunu, ancak bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda,

bu ödemenin yatırım bedeli olduğu yönünde bir tespit yapıldığını, bu yöndeki Mahkeme kararının da hukuka aykırı olduğunu, Davacı şirket ile 14.07.2014 tarihli olarak akdedilen uyuşmazlık konusu sözleşmede; mütemadiyen ve belirli miktarda mal sipariş etme yükümlülüğü bulunmamakta olup işbu sözleşmenin taraflar arasında gerçekleşecek alımları bir çerçeveye almak ve uygulanacak yöntemi düzenlemek maksadıyla imzalandığını, davacı ile akdedilen 14.07.2014 tarihli sözleşmede hiçbir şekilde sürekli olarak mal sipariş edileceği ve alınacağına ilişkin bir hüküm ve/veya taahhüt yer almadığını, hal böyle iken,

bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporda yer alan ve daha sonradan mahkemenin gerekçesini oluşturan, “sözleşmenin davalı tarafından zımnen feshedildiği” varsayımına göre inceleme yapılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için, açık veya müphem belirli bir miktarda sipariş verme yükümlülüğünün bulunduğu mütalaa edilse dahi sözleşmenin imza tarihinden itibaren davacı şirkete yüklü miktarda siparişler verildiğini, İlk derece mahkemesinin istisnasız kabul ettiği bilirkişi görüşüne itibar edilmesi halinde hayli çarpık bir tablo ile karşı karşıya kalınacağını,

davacıya daha önce ödenen sipariş tutarı göz önünde bulundurulduğunda, davacı tarafın sözleşmeden beklediği menfaatin çok daha fazlasını sağladığını, Davalı müvekkilin, siparişte bulunmadığı yönündeki gerçeğe aykırı gerekçe ile taraflar arasındaki akdi zımnen feshettiği yönündeki yorumun hiçbir şekilde hukuka uygun olmadığını, tacirler arasındaki feshe ilişkin ihbar ve/veya ihtarların TTK'nın 18/3.maddesinde belirtilen şekilde yapılması gerektiğini, feshin zımnen yapılmasının mümkün olmadığını beyan ederek Mahkemece verilen kararın davalı lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, taraflar arasında düzenlenen 14.07.2014 tarihli "Mal Alım Sözleşmesi"nin feshinden kaynaklı zararın tazminine yöneliktir.

Davacı ile davalıyla birleşen dava dışı şirket arasında 14.07.2014 tarihli "Mal Alım Sözleşmesi" düzenlendiği, sözleşmede davacı şirketin satıcı, davalı şirketin ise alıcı olarak tanımlandığı, sözleşmenin konusunu ise, sözleşmenin ekinde belirtilen ürünlerin bayi fiyatları üzerinden davacı tarafından davalıya tedarikinin sağlanması hususunun oluşturduğu, sözleşme süresinin bir yıl olduğu,

sözleşmenin 11.3.a no'lu maddesi gereğince davacı tarafından davalıya 50.000,00 TL ödeme yapıldığı hususları sabit olup, ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucu dosyaya sunulan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, davalının davacıdan mal alımı yapmamış olması ve davalı tarafından keşide edilen ihtarname içeriği dikkate alındığında, sözleşmenin davalı tarafça haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.

Dava dilekçesi incelendiğinde, giriş ücreti ve istihdam edilen 2 işçiye ödenen ücretler ile ''davalı sözleşmeden kaynaklanan edimini gereği gibi ifa etseydi davacının malvarlığının bulunacağı durumdan kaynaklanan zararın'' tazmininin talep edildiği, dolayısıyla kâr mahrumiyetinin de talep edildiğinin kabulü gerektiği aksi yöndeki davalı istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Davacının, sözleşmenin 11.3.a maddesi uyarınca yapmış olduğu 50.000,00 TL ödemeyi sözleşmenin bir yıl boyunca uygulanacağı yönünde haklı güven ve inancıyla yaptığı, sözleşmenin süresinden önce fiilen haksız olarak sonlandırılması sebebiyle sözleşmenin sona erdiği Aralık 2014 tarihinden sözleşmenin sona ermesi gerektiği 14.07.2015 tarihi arasına tekabül eden kısmının davacıya iade edilmesi gerektiği, buna göre yapılan hesaplamaya göre davacının 26.712,32 TL'yi talep edebileceği, davacının ayrıca, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre akdi ilişkinin süresinden önce feshinden dolayı 4.518,00 TL kâr kaybının bulunduğu,

sözleşmenin haksız olarak feshinden kaynaklı olarak davalının bu bedeli de davacıya ödemesi gerektiği, ancak davacı yanca istihdam ettirildiği iddia olunan işçilere ilişkin olarak sözleşmenin 14.07.2014 tarihinde kurulduğu, işçilerin ise Ocak - Temmuz 2015 tarihleri arasındaki dönem için istihdam edildiği, davacının bu işçileri davalı için istihdam ettiği hususunda dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı, dolayısıyla davacının bu talebinin yerinde olmadığı şeklindeki Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı görülmüştür.

Ancak, dava dilekçesinde 15.000,00 TL tutarındaki talep için faiz talep edilmemiş olmasına rağmen, Mahkemece verilen kararda dava tarihinden itibaren bu tutara faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğu yönündeki davalı istinaf sebebi incelendiğinde.

Davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu 15.000,00 TL alacak için faiz talebinde bulunmadığı gibi ıslah dilekçesinde de bu yönde bir talebinin bulunmadığı, fakat Mahkemece taleple bağlılık ilkesi gözetilmeden bu tutara dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verildiği, ancak yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediği kanaatine varılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, hükmün belirtilen bu sebeple düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine dair karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan hususlar gereğince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen sebeplerle 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine gereğince kısmen kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2017 tarih ve 2015/1027 E. 2017/1082 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine uyarınca KISMEN KABULÜ ile, 24/10/2017 tarih ve 2015/1027 E. 2017/1082 K. sayılı kararının kaldırılmasına, belirtilen husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HÜKMÜN DÜZELTİLEREK yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3- Davacı tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 31.230,32 TL tazminatın, 16.230,32 TL'lik kısmına ıslah tarihi olan 30/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin.

4/a- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.133,34 TL nispi harcın peşin alınan 256,17 TL ve 503,02 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 759,19 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 1. 374,15 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b- Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan peşin ve ıslah harcı, posta ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 2.799,60 TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 1.966,71 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

4/c- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre, 4.684,55 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc.

Trf.'nin 13/(1). maddesine göre, 4.080,00 TL (reddedilen miktar yönünden) maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin. Davalı yönünden.

5-a)- Davalının istinaf talebi kısmen kabul edildiğinden yatırmış olduğu istinaf peşin karar harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davalıya iadesine, 5-b)- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 85,70 TL başvurma harcı ve 31,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 117,20 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-c)- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-d)- Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde İADESİNE, Davacı yönünden.

5-e)- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gerekli 59,30 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının peşin yatırılan 185,50 TL harçtan mahsubuyla fazla yatırılan 126.20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 5-f)- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-g)- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-h)- Davacı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde İADESİNE, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince,

dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/11/2021

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/580, K. 2021/1290, 4 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/580
Karar No
2021/1290
Tarih
4 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2020/580 K.2021/1429
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/580 K.2021/961
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/580 K.2021/711
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/580 K.2021/866
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/580 K.2021/889
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/580 K.2021/767

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.