KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/835
- Karar no
- 2024/1916
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/09/2021
- Numarası
- 2020/33 E. - 2021/767 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 21/11/2024
Karar Metni
1.319 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, takip konusu borç ödenmişse de icra masrafları, işlemiş faiz tutarı, vekalet ücreti, takibin fer'inden kaynaklanan sair tutarların ödenmediğini, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu borcun, ödeme emrinin müvekkiline tebliğinden önce davacıya ödendiğini, müvekkilinin icra takibinden habersiz şekilde ödeme yapmış olmasının müvekkilinin iyi niyetli olduğunu gösterdiğini, icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını, tebliğden önce ödeme yapıldığından tahsil harcının tahakkuk ettirilemeyeceğini, davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Somut olayda, davacı tarafından 58.954,06-TL asıl alacak için 30/09/2019 tarihinde icra takibi başlatılmış olup, davalı borçlu tarafından 10/10/2019 tarihinde borca süresinde itiraz edildiği, davalı tarafından 02/10/2019 tarihinde 58.954,06-TL nin ... Bankası EFT yoluyla takip tarihinden sonra, davanın açıldığı 13/01/2020 tarihinden önce ödendiği ihtilaf dışıdır.
EFT yoluyla yapılan ödemenin takip tarihinden sonra yapıldığı anlaşıldığından takip tarihinde davacının alacağı devam etmektedir. Davacı icra takibini TBK m.100 uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz, masraf ve ferilere mahsup edileceğini belirterek başlatmış olup, davada ise TBK m.100 hükmünün aksine, takip sonrası ödemenin asıl alacak için yapıldığını belirterek, işlemiş faiz ve fer'iler yönünden itirazın iptali talep etmektedir.
Bu durumda mahkemece fer'iler yönünden sonuç doğuracak şekilde karar verilmesi gerekmekte olup, buna karşılık asıl alacakla ilgili yargılama yapılmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyecektir.
Davacının asıl alacağa ilişkin takip öncesi işlemiş faiz talebi bulunmayıp, davalının icra takibi ile temerrüte düştüğü kabul edilerek takip dosyasındaki dosya hesabı, davacı vekilinin 03.02.2020 tarihli beyan dilekçesi dikkate alınarak icra vekalet ücreti 8.464,03 TL ve tahsil harcı 2.682,46 TL, toplam 11.146,49 TL'yi aşmayacak şekilde asıl alacağa takip tarihinden ödemenin yapıldığı 02/10/2019 tarihine kadar işleyecek takip sonrası faiz ile icra vekalet ücreti ve takip giderleri bakımından davalının itirazın iptaline ve takibin sadece bu kısım yönünden devamına karar verilmesine" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Dava konusu ... sayılı takibe konu 58.954,06 TL tutarındaki borcun tamamı, ödeme emrinin Müvekkiline tebliğ tarihi olan 08.10.2019 tarihinden önce, 02.10.2019 tarihinde takip alacaklısının ...
İBAN numaralı banka hesabına ödendiğini, dekontun dava dosyasında yer aldığını, Müvekkili Şirketçe icra takibinden haberdar olunmadan önce, takibe konu borcun ödenmiş olması nedeniyle ödeme emrinin tebellüğ edildiği gün icra takibine haklı nedenle itiraz edildiğini, icra takibinden habersiz olarak yapılan ödeme doğrultusunda Müvekkilinin iyi niyeti korunmalı ve huzurdaki davanın reddedilmesi gerektiğini, -Dava konusu alacağın fer'ilerinden olan tahsil harcı ve vekalet ücreti alacakları yönünden itiraz iptal edildiğini ve fakat;
ödeme emrinin müvekkili şirkete tebliğ edilmeden ödeme yapılmış olduğundan, yasal mevzuat ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca tahsil harcı tahakkuk etmeyeceğini ayrıca avukatlık vekalet ücreti ¾ oranında hesaplanması gerektiğini, takip konusu borç, ödeme emrinin tebliğ tarihinden önce Müvekkili tarafından ödendiğini, Harçlar Kanunu’nunda İcra Harçları hakkında yer verilen düzenlemede ödeme emrinin tebliğinden önce ödenen borçlara ilişkin herhangi harç tahsil oranına yer verilmediğini, Yargıtay kararlarında da ödeme emrinin tebliğinden önce yapılan ödemelerden tahsil harcı alınamayacağına hükmedildiğini,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11-3. maddesi uyarınca itiraz süresi içinde ödeme yapılması nedeniyle icra vekalet ücretinin de 3/4 oranında hesaplanması gerektiğini, oysa davada bilirkişi incelemesi dahi yaptırılmadığını ve vekalet ücreti hesaplaması yaptırılmadığını, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle.
Avukatlık Ücret Tarifesinin 11. Maddesi uyarınca borçlunun ödeme süresi içerisinde borcunu ödemesi halinde vekalet ücretinin 3/4'üne hükmedileceği yönündeki iddialarının dava konusu olaya uygulanamayacağını,Müvekkilinin bir takım alacaklarının tahsili amacıyla huzurdaki davaya mesnet icra takibi başlatıldığını, takipten hemen sonra davalı tarafından müvekkilinin hesabına ana borç ödendiğini ancak borcun ferileri niteliğindeki alacakların tahsilini durdurmak amacıyla kötü niyetle borca itiraz edildiğini,
eğer ki borçlu/davalı tarafından borca itiraz edilmeyerek borcun ferileri kapsamında ki vekalet ücreti alacağı ödeme süresinde ifa edilmiş olsa idi Avukatlık Ücret Tarifesinin 11. Maddesi uygulama alanı bulacak olduğunu, ancak borçlu kötü niyetli davranarak takibe itiraz etmiş olduğundan artık vekalet ücreti hususunda Avukatlık Ücret Tarifesinin 11. Maddesi uygulama alanı bulamayacağını, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, alacağın tahsili amacıyla feriler yönünden başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı tarafından 58.954,06-TL asıl alacak için 30/09/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından 10/10/2019 tarihinde borca süresinde itiraz edildiği, davalı tarafından 02/10/2019 tarihinde 58.954,06-TL nin ... Bankası EFT yoluyla takip tarihinden sonra, davanın açıldığı 13/01/2020 tarihinden önce ödendiği anlaşılmıştır.Takibin başlatıldığı 30.09.2019 tarihinden sonra davalı, 02.10.2019 tarihinde ödeme göndermiştir.
Ödeme emri 10.10.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı süresi içinde borç ve ferilerine itiraz etmiştir. Davacı vekili, itiraz üzerine ödeme olgusunu da belirterek, işlemiş faiz ve takip ferilerinin tahsili için eldeki davayı açmıştır.Davalının takipten sonra, asıl borcu ödeyerek borçtan kurtulması söz konusu değildir.Takip başlatılması için temerrüt ihtarına gerek bulunmamaktadır.
Bu nedenle davalının takip tarihinden sonra ödeme yapması ve takip anı itibariyle borçlu olması nedeniyle takibin ferilerinden de davalının sorumlu tutulması yerindedir.
Ancak İcra takiplerinde tahsil harcı ve vekalet ücretinin hesabının icra müdürlüğünce yapılması gereken hususlardan olup, asıl alacağının ferilerinin İcra Müdürlüğü tarafından hesaplanacağı, tahsil harcı ve vekalet ücretine yönelik miktarlara ilişkin hesaplanan itirazların da İcra Hukuk Mahkemesinde görüleceği, bu aşamada ferileri yönünden takibin devamında davacının hukuki yararının bulunduğu,
ancak Mahkemece verilen kararda tahsil harcı ve vekalet ücretine ilişkin hesaplama yapılarak bu alacak kalemleri de dahil edilerek tahsil harcı hesabı ve vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmasının usulsüz olup, hükümde miktar belirtilmeksizin ferileri yönünden devamına karar verilmesi gerekirken ayrıntılı karar verilmiş olması nedeniyle, davalının istinaf isteminin kabulü ile kararın HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/835, K. 2024/1916, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama