KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2026
- Dosya no
- 2023/1893 Esas
- Karar no
- 2026/181
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/05/2023
- Numarası
- 2018/962 E. - 2023/396 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 05/02/2026
Karar Metni
2.178 kelime·11 dk okuma·6 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkil bankanın Yozgat şubesi arasında 26.01.2017 tarihinde “... sözleşmesi" akdedildiğini, bu sözleşme gereğince davalının çalışanlarına yapacağı aylık maaş ödemelerinin, 3 yıl müddetince müvekkili bankada açacakları hesaplar üzerinden yapılacağını, bankanın sözleşmenin 18. maddesindeki.
“Kurumun bu sözleşmede ve eklerindeki taahhütlerini zamanında ve tam olarak yerine getirmesi şartıyla Banka, Kuruma 100.000-TL(Yüzbin Türk Lirası) 'yi fatura karşılığında ödeyecektir” hükmü gereği 100.000,00TL'yi “... Promosyon ödemesi” açıklaması ile davalı şirket hesaplarına ödediğini, sözleşmenin 19.maddesinde.
“Sözleşme akdedilen kurumun yazılı taahhütlerinden herhangi birini gününde ve tam olarak yerine getirmemesi veya sözleşme süresi içinde, sözleşmenin uygulanmasının fiilen durdurması, vazgeçmesi ya da sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi halinde, işbu sözleşmenin 5.maddesindeki cezai şarta ilişkin düzenlemeden bağımsız olmak ve ayrıca uygulanmak üzere kurum, bankanın fazlaya dair zararlarını talep hakkı saklı kalmak kaydıyla,
söz konusu durumun meydana geldiği günü takip eden 3 iş günü içerisinde 100.000TL'yi sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren bankanın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte, herhangi bir ihtara, ihbara gerek kalmaksızın ve herhangi bir itiraz ve def'i iddiasında bulunmaksızın derhal bankaya ödemeyi taahhüt eder" düzenlemesinin olduğunu, ancak davalı şirket sözleşme süresi 3 yıl olmasına karşın 04.04.2018 tarihinden itibaren, sözleşmeye uymamaya başladığını, bunun üzerine, davalı şirkete Yozgat 1. Noterliği 11.07.2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek;
sözleşmenin 5. maddesi uyarınca sözleşmenin feshedildiğini, yine aynı sözleşmenin 5. maddesi uyarınca da 135.680 TL tutarındaki cezai şart bedelinin 10.07.2018 tarihinden itibaren bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyen faizi ile birlikte en geç 3 üç gün içinde ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarnameye karşı edimleri yerine getirmemesi üzerine İstanbul 25.İcra Müdürlüğü'nün...
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği sonrasında davalı şirketin icra takibine itiraz ettiğini, itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin 16. maddesinde İstanbul (Merkez) Mahkeme ve İcra dairelerinin yetkili olduğunun düzenlendiğini, davalı şirketin sözleşme şartlarını yerine getirmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiği ve aldığı promosyon bedelini iade etmediğini, sözleşmenin 19. maddesinde, temerrüt halinde uygulanacak faiz oranının belirlendiğini, belirlenen oranın bankanın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı olduğunu,
davalı borçlunun İstanbul 25.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine yönelik itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin taraflar arasındaki sözleşmede üzerine düşen edimleri kusuru olmaksızın ifa güçlüğüne düştüğü 04.04.2018 tarihine kadar yerine getirdiğini, 24.12.2017 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamuda çalışan bazı taşeron işçilere kadro verilmesine karar verildiğini, yasanın uygulanması ile müvekkili bünyesinde çalışan işçilerin büyük bir kısmının devlet kadrosuna geçtiği bu sebeple müvekkili kadrosunda çalışan işçi sayısında azalma olduğu,
söz konusu azalmanın tamamen idari bir tasarruf sonucu olduğunu, sözleşmenin ifası sırasında müvekkilinin böyle bir yasanın çıkarılarak, bünyesinde çalışan işçilerin ağırlıklı kısmının devlet kadrosuna geçirileceği gibi bir durumu öngörmesinin mümkün olmadığının, elinde olmayan ve öngöremeyeceği sebeplerle sözleşmenin kurulmasından yaklaşık 1,5 yıl sonra ifa güçlüğüne düşen müvekkilin, işçi sayısındaki ani düşüşün akabinde yeni iş kollarında çalışmasına devam ettiğini ancak işe yeni alınan işçilerin maşlarının ödenmesi amacı ile davacı bankaya yapılan başvuruların banka tarafından kasıtlı ve kötü niyetli olarak reddedildiğini,
davacı bankanın ikinci bir yıllık dönem sona ermeden müvekkilinin personel sayısında azalma olması sebebi ile sözleşmenin feshi yolunu seçtiğini, müvekkilinin ikinci bir yılın sonuna kadar maaş almasını taahhüt ettiği personel sayısına ulaşıp ulaşamayacağının banka tarafından bilinmesi mümkün değilken bankanın tamamen sözleşmeyi feshetme niyeti ile hareket ettiğini, müvekkilinin çalışanlarına hesap açmayı reddettiğini, bankanın kendi kusuru ile haklı bir sebebi yokken sözleşmeyi sonlandırdığını,
ikinci bir yılık dönemin sonunda ya da sözleşmenin bitiminde müvekkili tarafından taahhüt edilen personel sayısına ulaşılamaması durumunda dahi fesih için bir sebep olmadığını sözleşmeye göre böyle bir durumda davacı banka cezai şart hesaplaması yaparak müvekkilinden talep edebilecekken haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, kabul etmemekle birlikte talep edilen tutarın da fahiş olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi 2018/962 esas, 2023/396 karar sayılı, 31/05/2023 tarihli kararı ile.
"Davalı tarafça, şirket bünyesinde çalışan işçilerin 696 sayılı KHK ile devlet kadrosuna geçmesi sonrası, davacı tarafından bu durumdan faydalanarak yeni işe alınan çalışanlara hesap açmayı reddettiği, sözleşmenin ifa edilmesinin banka tarafından engellendiği beyan edilmiş ise de davalının 2018 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında sözleşmede belirtilen aylık personel sayısından az sayıda personelinin davacı bankada maaş hesabının bulunduğu,
davacı tarafça Yozgat 1. Noterliğinin 11.07.2018 tarihli ihtarnamesinin davalıya gönderilmesine kadar olan süreçte davalı şirketin davacı bankaya, iddia ettiği üzere yeni işe alınan çalışanlarına hesap açılmasının engellendiğine ilişkin başvuruda bulunduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, davalı tarafça bu hususun Yozgat 1. Noterliğinden 13.07.2018 tarihinde gönderilen cevabi ihtarname ile ile sürüldüğü anlaşılmakla davalının bu yöndeki itirazı mahkememizce kabul görmemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. Maddesine göre davalının 565 personelinin maaş ödemesini davacı banka aracılığıyla yapılacağını taahhüt ettiği, taahhüdün davalı tarafça yerine getirilmediği, bunun üzerine davacı banka tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ve sözleşmenin 19. Maddesinde "Sözleşme akdedilen kurumun yazılı taahhütlerinden herhangi birini gününde ve tam olarak yerine getirmemesi.... halinde,
.... söz konusu durumun meydana geldiği günü takip eden 3 iş günü içerisinde 100.000 TL'yi sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren bankanın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte, herhangi bir ihtara, ihbara gerek kalmaksızın ve herhangi bir itiraz ve def'i iddiasında bulunmaksızın derhal bankaya ödemeyi taahhüt eder" şeklinde düzenlenen madde uyarınca davacı bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı akdi faiz oranı aylık %2,23, yıllık %26,76 olmakla, sözleşmenin imzalandığı 26/01/2017 tarihinden,
sözleşmenin feshedildiği 10/07/2018 tarihine kadar işlemiş faizin 38.856,99 TL olduğu bilirkişi ek raporuyla tespit edilmiş olup, davacı bankanın talep edebileceği alacak tutarının 138.856,99 TL olmasına karşın davacı tarafça takip talebinde 135.680,00 TL asıl alacak talep edildiğinden mahkememizce taleple bağlı kalınmış, davacı tarafça gönderilen ihtarname sonucu davalının temerrüte düştüğü 16/07/2018 tarihi ile takip tarihi arasında işlemiş faizin ise 2.884,74 TL olmasına karşın davacı tarafça takip talebinde 182,37 TL işlemiş faiz talep edildiğinden mahkememizce taleple bağlı kalınarak davanın KABULÜ ile İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün...
Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 135.680,00 TL asıl alacak, 182,37 TL işlemiş faiz, 344,98 TL masraf üzerinden devamına, 135.680,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %2,23 temerrüt faizi işletilmesine, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan, asıl alacağın % 20 si üzerinden hesaplanacak (27.136,00 TL) icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir.
İSTİNAF
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı banka ile akdedilen finans maaş sözleşmesinden doğan tüm yükümlülüklerini 2018 yılı Nisan ayına kadar eksiksiz ve hatta fazlasıyla yerine getirdiğini, 696 sayılı KHK ile işçilerin kamu kadrosuna geçmesi neticesinde ortaya çıkan personel azalmasının öngörülemez bir idari tasarruf ve kusursuz bir ifa güçlüğü teşkil ettiğini, bu süreçte bankanın yeni işe alınan personele hesap açmayı kötü niyetli olarak reddederek müvekkilinin ifasını bizzat engellediğini,
sözleşmede cezai şartın yıllık ortalamaya göre belirlenmesi öngörülmesine rağmen davacı bankanın yılın dolmasını beklemeden haksız şekilde sözleşmeyi feshettiğini, bankanın kendi kusuruyla imkansız kıldığı bir durumdan menfaat sağlayarak cezai şart talep etmesinin genel hukuk ilkelerine aykırı olduğunu, talep edilen bedelin fahiş olduğunu ve alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan yargılama sonucu usul ve yasaya uygun şekilde haklı davanın kabulüne karar verilerek takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedildiğini, davalının istinaf talebinin haksız olduğunu, davalı yanın elinde olmayan sebeplerle ifa güçlüğüne düştüğünü öne sürmesi tacirin basiretli davranma yükümlülüğüne aykırı olduğunu, bankaya kusur atfedilmesi kabul edilemeyeceğini, davalının sebep gösterdiği 696 sayılı KHK'nın yürürlüğe girmesi üzerinden yaklaşık 7,5 ay sonra sözleşmenin feshedildiği ihtarname ile bildirildiğini,
bu süreçte davalı tarafça bankaya durumu izah eder hiçbir bildirim yapılmadığını, davalı şirket bünyesinde çalışan tanığın soyut beyanlarının hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, müvekkilin talep ettiği bedel sözleşme ile hüküm altına alınan maddelerden açıkça anlaşılabilecek ve hesaplanabilecek olduğundan herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davalının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; taraflar arasında imzalanan finans maaş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği iddiasına dayalı olarak cezai şart alacağı için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; taraflar arasında 26.01.2017 tarihinde, davalı .... Ltd. Şti. ... Tic. Ltd.
Şti. çalışanlarının maaş ve diğer ödemelerinin davacı ... ... A.Ş. üzerinden yapılmasına ilişkin üç yıl süreli “... Çok Taraflı Sözleşmesi” imzalandığı, ... ... A.Ş.'nin ... Ltd. Şti.’nin nezdinde ki hesabına 28.06.2017 tarihinde; “... promasyon firma ödemesi” açıklaması ile 100.000-TL ödeme yaptığı hususlarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, ihtilafın sözleşmenin davacı banka tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Davacı bankanın sunduğu davalının personellerine yapılan maaş ödemelerine ilişkin çizelgeden davalının ... ...
A.Ş. aracılığı ile Şubat 2017- Mart 2018 arasında sözleşmede belirtilen 565 sayısını aşan miktarda çalışan maaşının ödendiği, Nisan 2018 döneminde 47 personelinin maaşının ödendiği, Mayıs 2018 döneminde hiç ödeme yapılmadığı, Haziran 2018 döneminde ise 4 çalışanın maaşının ödendiği görülmüştür.Davacı tarafça feshedilen sözleşmenin 1. maddesinde; sözleşmenin imzalandığı tarihte kurumlarda çalışan ve sözleşme imza tarihinden sonra çalışmaya başlayacak çalışanları kapsayacak şekilde çalışanların maaş ödemelerinin banka aracılığı ile ödeneceği, 5. maddesinde.
Kurumların, bu sözleşmenin yürürlüğü süresince her ay toplam 565 çalışanın maaş ödemesini banka aracılığıyla yapılacağını taahhüt ettikleri, sözleşmenin yürürlük süresi boyunca her yılın sonunda, sona eren yılın maaş ödemesi yapılmış personel sayısı toplamı bulunarak 12' ye bölüneceği ve her bir aya düşen ortalama personel sayısının hesaplanacağı, her bir aya düşen ortalama personel sayısının sözleşmede belirlenen sayının %10 ve daha fazlası miktarınca az olması durumunda kurumun cezai şart ödeyeceği, 18. maddesinde.
Kurumun sözleşme ve eklerindeki taahhütlerini zamanında tam olarak yerine getirmesi şartıyla Bankanın Kuruma KDV dahil 100.000,00 TL’yi fatura karşılığı ödeyeceği, 19. maddesinde; sözleşme akdedilen kurumun yazılı taahhütlerinden herhangi birini gününde ve tam olarak yerine getirmemesi veya sözleşme süresi içinde, sözleşmenin uygulanmasının fiilen durdurması,
vazgeçmesi ya da sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi halinde, sözleşmenin 5.maddesindeki cezai şarta ilişkin düzenlemeden bağımsız olmak ve ayrıca uygulanmak üzere kurum, bankanın fazlaya dair zararlarını talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, söz konusu durumun meydana geldiği günü takip eden 3 iş günü içerisinde 100.000 TL'yi sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren bankanın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte, herhangi bir ihtara, ihbara gerek kalmaksızın ve herhangi bir itiraz ve def'i iddiasında bulunmaksızın derhal bankaya ödemeyi taahhüt ettiğinin düzenlendiği görülmüştür.
Davacı ... ... A.Ş. Yozgat 1. Noterliğinden 11.07.2018 tarih, ... yevmiye numarası ile gönderdiği ihtarnamede.
26.01.2017 tarihli ... sözleşmesinde verilen taahhüdün gerçekleşmediği, sözleşmeye istinaden 100.000-TL ödeme yapıldığı, sözleşmenin 5. maddesi gereğince sözleşmeyi feshettiklerini, sözleşmenin 5. maddesi gereğince 135.680-TL cezai şart bedelini 3 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin davalı tarafa 11.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalının cevabi ihtarnamesinde; yaşanan sıkıntıların bankanın ihmali ve kusurlu davranışlarının sonucu olduğu,
sözleşme koşullarına 1,5 yıldır uyulduğunu, şirkete yeni giren çalışanlar için bankanın hesap açmadığını, bankanın haksız şekilde sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği görülmüş, şirket bünyesinde çalışan işçilerin 696 sayılı KHK ile devlet kadrosuna geçmesi sonrası, davacı tarafından bu durumdan faydalanarak yeni işe alınan çalışanlara hesap açmayı reddettiği, sözleşmenin ifa edilmesinin banka tarafından engellendiği savunulmuş olup yanlar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde;
" Sözleşmenin yürürlük süresi boyunca her yılın sonunda, sona eren yılın maaş ödemesi yapılmış personel sayısı bulunarak 12'ye bölünecek ve her bir aya düşen ortalama personel sayısı hesaplanacaktır..." düzenlemesi gereğince maaşı ödenen personel sayısının taahhüt edilen personel sayısından az olup olmadığının her bir yılın sonunda değerlendirileceği hususu belirlenmiş ise de davacı bankanın sözleşmeye aykırı şekilde ikinci bir yıllık sözleşme dönemi sona ermeden davalının personel sayısında azalma olmasını gerekçe göstererek sözleşmenin feshedilmesinde haksız olduğu anlaşılmıştır.
Dolayısıyla somut olayda davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, ''Davanın REDDİNE'' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2023/1893, K. 2026/181, 5 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama