İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/1464 K.2025/292

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2024/1464Karar2025/292Tarih13 Şubat 2025Okuma10 dk · 2.002 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
13 Şubat 2025
Dosya no
2024/1464
Karar no
2025/292
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
09/07/2024
Numarası
2024/58 E. - 2024/201 K.
Davanın konusu
Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli
İstinaf karar tarihi
13/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.002 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İstinaf yoluna başvuran davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/58 Esas dosyası ve dava dosyasında verilen 09/07/2024 tarih ve 2024/201 Karar sayılı gerekçeli kararı incelendi. Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin tüm dünyada ..., ...

Delphi ve Interbase yazılımlarının eser ve hak sahibi olduğunu, müvekkiline gelen lisanssız kullanıma ilişkin ihbarlar üzerine, İstanbul Anadolu Fikri Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/315 D.

İş dosyası ile davalı şirket adresinde tespit yapıldığını, müvekkili şirkete ait yazılımların, davalı şirket adresindeki bilgisayarlarda kurulu ve aktif, çalışır durumda olduğunu, bu şekilde yazılımın izinsiz olarak, korsan tabir edilen biçimde yüklendiğini, kullanılır olduğunun tespit edildiğini, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, tüm bu nedenlerle FSEK’nun 68. maddesi uyarınca satış bedelinin üç katı kadar, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL ‘nin haksız eylem tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesini özetle. Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla.

Müvekkili şirketin Türkiye'nin birçok şehrinde mağazası bulunan, tanınan ve güvenilir bir şirket olduğunu, şirketin kendi bünyesinde yazılım geliştirmesi yapmadığını, böyle bir hizmete ihtiyaç duyulduğunda bu yönde hizmet veren firmalardan fatura karşılığında bedeli ödenerek hizmetin alındığını, mahkemece yapılan delil tespiti sonrasında müvekkili şirketin bilgisayarlarında inceleme yapıldığını, sadece 1 bilgisayarda söz konusu programın bulunduğunu, ancak bu bilgisayarın müvekkili şirkete ait olmadığının inceleme sırasında da beyan edildiğini, söz konusu bilgisayarın müvekkili şirkete ait olmayan bir bilgisayar olduğunu,

üçüncü kişiye ait bir bilgisayar olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece 08/12/2020 tarihli, 2018/483 Esas, 2020/234 karar sayılı karar ile "Davanın kabulüne, FSEK 68.maddesi uyarınca davacıya ait yazılımların telif bedelinin 3 katı kadar taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin 22.05.2018 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiş, Dairemizin 22/02/2024 tarihli 2021/267 Esasa 2024/368 Karar sayılı kararıyla;

"ilk derece mahkemesinde yabancılık teminatının alınmasının gerekip gerekmediğinin tespiti ile gerekiyorsa dava şartı olan bu eksikliğin tamamlanması için usul hükümlerinin tatbiki suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile , kararın 353/1-a-4. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, ilk derece mahkemesince yargılamaya devam olunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece.

"Davanın KABULÜNE, FSEK 68.maddesi uyarınca davacıya ait yazılımların telif bedelinin 3 katı kadar taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin 22.05.2018 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir. Mahkemece 04/09/2024 tarihli ek karar ile "Davacı vekilinin HMK 305/A maddesi uyarınca; "fazlaya ilişkin hakları saklı tutulması" yönündeki hükmün tamamlanması talebinin reddine" karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Hükmün tamamlanması talepli dilekçe sunulduğunu, talep edilmesine rağmen "fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına" yer verilmediğini, taleple ilgili 04.09.2024 tarihi itibariyle, herhangi bir karar verilmediğini, hükmün tamamlanması talebinin reddi halinde, hak kaybına uğramamak adına istinaf başvurusunun kabulüne, hükümdeki eksikliğin tamamlanarak fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak davanın kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir.

Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu olan yazılımın müvekkili iş yerinde kullanılmadığını, dava da müvekkili şirket merkezine gidilerek şirkette bulunan 15 bilgisayar incelendiğini, bunların hiç birinde yazılım bulunmadığını ve müvekkili şirkete ait olmadığı sabit bulunan, üçüncü kişiye ait dizüstü bilgisayarda davacı şirketin yazılım programına rastlanıldığı ve bu husus açıkça yazılımın veya yazılım ile üretilen bir programın, müvekkili şirket tarafından kullanılmadığını gösterdiğini, davaya konu olan program bir yazılım programı olup,

söz konusu program kullanılarak yeniden bir program üretilmeye yaradığını, bu program kullanılarak, başka bir amaç için kullanılacak olan programın üretimi yapıldığını, yapılan aramada bu program ile üretilen hiçbir yazılım bulunamadığını, program ile müvekkiline ait olan PC’lerde veya çalışan kişiye ait olan PC’de bu program ile üretilmiş hiçbir yazılım bulunmadığını, alınan bilirkişi raporlarında açıkça müvekkilinin yazılım alanında çalışmalar yapmadığı tespit edildiği ve müvekkili şirketin bu tarz uygulama ve programlara ihtiyaç duymadığı ve duymayacağı ortaya konduğunu,

müvekkili giyim alanında ve mağazacılık alanında faaliyet gösterdiğini ve müvekkilin Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan şirketin unvanında ve hizmet kodundan da anlaşılacağı üzere, müvekkilin yazılım işi ile iştigali söz konusu olmadığını beyanla, İstanbul Anadolu 1 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, haksız davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede. Dava, davacının eser sahibi olduğu bilgisayar programının davalı tarafça haksız kullanıldığı iddiasına dayalı telif tazminatı istemine ilişkindir.

Mahkemece 08/12/2020 tarihli, 2018/483 Esas, 2020/234 karar sayılı karar ile "Davanın kabulüne, FSEK 68.maddesi uyarınca davacıya ait yazılımların telif bedelinin 3 katı kadar taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin 22.05.2018 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiş, istinaf incelemesi sonunda Dairemizin 2018/483 Esas,

2020/234 karar sayılı ilamı ile " ilk derece mahkemesinde yabancılık teminatının alınmasının gerekip gerekmediğinin tespiti ile gerekiyorsa dava şartı olan bu eksikliğin tamamlanması için usul hükümlerinin tatbiki suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, kararın 353/1-a-4. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş, ilk derece mahkemesince yargılamaya devam olunmuştur.

Mahkemece, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler Ve Avrupa Birliği Genel müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Türkiye ile ABD arasında federal veya eyalet bazında yabancılık ve yargılama teminatında muafiyet konusunda ikili anlaşma bulunup bulunmadığı hususu sorulmuş , verilen cevapta özetle ABD'de hiçbir eyalet yasası veya federal yasanın teminat konusunda herhangi bir zorunluluk getirmediği bildirilmiş, mahkemece esasa ilişkin yeniden davanın kabulüne karar verilmiştir.

5718 sayılı Yasa'nın 48/1 maddesinde, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişilerin, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorunda oldukları, aynı maddenin 2. fıkrasında mahkemenin karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutabileceği düzenlenmiştir.

Düzenleme karşısında, teminattan muafiyet için Türk mahkemelerinde dava açan yabancının uyruğunda bulunduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık, çok taraflı veya ikili anlaşmalarla ve fiili mütekabiliyet bulunması gerekir.

Somut davada davacının ABD de mukim bir şirket olduğu , Türkiye ile ABD arasında federal veya eyalet bazında yabancılık ve yargılama teminatında karşılıklılık esasına göre fiili muafiyet bulunduğu bu nedenle teminat alınmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davacı vekili, talep dilekçesi sunarak, mahkemece verilen kararda fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması yönünde bir hüküm kurulmamış olması nedeniyle, HMK 305/A maddesi uyarınca; "fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması" yönünde ek karar düzenlenmesini talep etmiş, Mahkemece 04/09/2024 tarihli ek karar ile " davacı tarafça fazlaya dair haklar saklı tutulmasa dahi talepte bulunacağı ve talebin kararın değiştirilmesi kapsamında olduğu" gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği, davacı vekilinin ek kararı istinaf ettiği anlaşılmıştır.

Dava dilekçesindeki netice-i talebin "haksız eylem tarihinden itibaren, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000TL. ticari faizi ile birlikte karşı taraftan alınarak müvekkile ödenmesine, " şeklinde olduğu, davanın kısmi dava olarak açıldığı , kısmi davaya ilişkin verilen kararda hüküm kısmında fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğuna ilişkin hüküm kurulmasını gerekli ve zorunlu kılan yasal bir düzenlemenin bulunmadığı,

davacının açtığı ilk dava kısmi dava dava olarak açılmış ise , alacağın kalan kısmının dava konusu edilebileceği , bu hususun HMK 109/3 maddesinde " Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez." şeklinde düzenlenmiş olduğu, bu düzenlemeye göre feragat hali dışında davacının kalan kısmı dava konusu etmesinin önünde yasal engel bulunmadığından hükmün tamamlanmasını gerektirir bir eksiklik söz konusu değildir.

Davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf talebinin reddi gerekmiştir. Esasa ilişkin olarak yapılan değerlendirmede.

Davacı vekili, müvekkilinin "Rad Studio, C++.Delphi" ve "Interbase" yazılımlarının eser ve hak sahibi olduğunu, davalı şirket adresinde tespit yapıldığını ve bu yazılımların davalı şirket adresindeki bilgisayarlarda izinsiz olarak kullanıldığının belirlendiğini, FSEK’nun 68. maddesi uyarınca satış bedelinin üç katı kadar, 10.000,00 TL tazminatın ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, yapılan delil tespiti sonrasında sadece 1 bilgisayarda söz konusu programın bulunduğunu, ancak bu bilgisayarın müvekkili şirkete ait olmadığını, üçüncü kişiye ait olduğunu savunmuştur. Uyuşmazlık davacıya ait tescilli bilgisayar programının, davalı tarafça izinsiz olarak kullanılıp kullanılmadığı, kullanım varsa ödenmesi gereken telif ücretinin miktarı noktalarında toplanmaktadır. İstanbul Anadolu FSHM'nin 2018/315 D.

İş sayılı delil tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda; tespiti yapılan şirkette bulunan 15 bilgisayar üzerinde yapılan incelemede, bir adet dizüstü bilgisayar içerisinde tespite konu ait "..." yazılımının kurulu ve çalışır durumda bulunduğu,

bu yazılımın eklentileri kurulu olmamakla birlikte, aktive edebilir şekilde olduğunu yazılımının ve ... eklentisinin 22/05/2018 tarihinde bilgisayara yüklendiğini, eklentininde kurulu ve çalışır durumda bulunduğunu, demo sürüm ya da kısıtlı süreli kullanıma sahip olmadığını, tespite konu yazılımla yapılan çizim dosyalarının bulunduğu belirtilmiş, Eldeki dosyada alınan bilirkişi heyet raporunda da ;

davacı şirketin dava konusu yazılımların tüm sürümleri üzerinde hak sahibi olduğunu, delil tespitiyle belirlenen yazılımların davalı şirket bilişim yöneticisinin kontrolündeki bir bilgisayarda tespit edildiğini, FSEK 22/3 maddesi gereğince davacının çoğaltma hakkının ihlal edildiği kanaatinde olduklarını, davalının bilgisayarlarında, eklentileri ile birlikte kurulu yazılımın rayiç bedelinin ise toplam 57.231,00 Euro olduğunun tespit edildiğini, dava tarihinindeki bir adet eklentileri ile birlikte olan yazılım TL bedelinin KDV hariç toplam 345.0399759-TL olduğunu,

davacının üç katı olan 1.035.1199277-TL'yi davalı taraftan isteyebileceği belirtilmiş, 04/06/2020 tarihli ek raporda ise, yazılımın kurulu olduğu bilgisayar adının "..." olduğunu, şirket yetkilisinin isminin ... ... olduğunu, ürün lisans bilgisi penceresinde "..." adının yazılı olduğunu, yazılım ile yapılmış proje dosyalarının olduğunu, bu dosyalarında "..." adlı dosyaların içinde yer aldığını, yazılımın davalı tarafından kullanılmakta olduğunun tespit edildiği belirtilerek tazminat miktarına ilişkin değerlendirmenim tekrar edildiği görülmüştür.

FSEK 2.maddesi hükmüne göre, her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları eser mahiyetindedir. Aynı kanunun 23.maddesine göre, Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Aksine davranış eser sahibinin çoğaltma hakkının ihlali mahiyetindedir.

FSEK 66. Maddesine göre, ihlal oluşturan eylemler , hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa kusur şartı aranmaksızın, işletme sahibinin de sorumluluğu söz konusudur.

Dosya kapsamına göre, dava konusu bilgisayar yazılım programlarının eser niteliğinde olduğu , hak sahibinin ise davacı şirket olduğu, davalı iş yerinde yapılan tespitte bir adet bilgisayarda davacıya ait programın lisanssız olarak kurulu ve çalışır vaziyette olduğunun tespit edildiği, söz konusu bilgisayarın ...' isimli olduğu, delil tespiti sırasında iş yerinde bulunan ... isimli kişinin şirketin bilgi işlem yöneticisi olduğu,

tespitin 3. Kişinin bilgisayarında yapıldığına ilişkin savunmaya itibar edilemeyeceği, bu bilgisayarda programın kullanıldığı çizimler olduğu , iş yerinde iş yeri çalışanı tarafından kullanıldığı sabit olduğundan, yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler gereği davalı şirketin sorumluluğunda gerçekleşen bu ihlalden sorumlu tutulması gerektiği , mahkemece FSEK 68. Maddesi gereğince, taleple bağlı kalınarak maddi tazminatın hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin ek karara yönelik ve Davalı vekilinin asıl karara yönelik İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/07/2024 tarih ve 2024/58 E. 2024/201 K. sayılı ek karara yönelik davacı vekilinin asıl karara yönelik davalı vekilinin İstinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,10 -TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 255,50-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1464, K. 2025/292, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1464
Karar No
2025/292
Tarih
13 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1464 K.2025/251
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1464 K.2025/248
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/1465 K.2025/85
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1465 K.2025/220
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/1466 K.2025/211
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2024/1467 K.2025/184

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.