KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/845 Esas
- Karar no
- 2025/1028
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 21/04/2025
- Numarası
- 2023/114 E.
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 10/07/2025
Karar Metni
1.592 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
Tarafların İddia ve Savunmaları: Müvekkilinin 28.12.2021 tarihinden itibaren ... markasıyla faaliyet verdiği ve üretim yaptığını, müvekkilinin "..." markasını 35. sınıfta ... numarasıyla, 28.12.2021 tarihinde adına tescil ettirdiğini, davalının "..." adlı markasının;
müvekkilinin tescil tarihinden sonra 35. sınıfta 26.09.2022 tarihinde tescil edildiğini, davalı markasının, müvekkilinin markasına iltibas yaratacak derecede benzerlik gösterdiğini, aynı sektörde mal ürettiğini ve hizmet verdiğini, bu durumun açıkça Sınai Mülkiyet Kanunu'na aykırı olduğunu, toplum nezdinde iltibasa sebebiyet verdiğini, davalıya ait https://...com/ adresli web sitesi ve internetteki diğer tüm mecralardaki tüm tanıtım ve kullanımının durdurulmasına, mütecaviz markanın web sitesinden çıkartılmasına,
mümkün olmadığı takdirde web sitelerine erişimin engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, dosya kapsamı, delil durumu ve davanın mahiyeti gereği müvekkilinin telafisi imkansız zararlarının ve davanın akim kalmasının engellenmesi için dava konusu ... tescil numaralı "..." ibareli markanın yargılama sonuna kadar 3. kişilere devrinin engellenmesini, davalının 26.09.2022 başvuru tarihli ... numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini, davalının; müvekkiline ait markayı benzer şekilde, haksız kullandığının tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına,
gerekçeli kararın hüküm fıkrasının ülke çapında yayın yapan bir gazetede masrafları davalıya ait olmak üzere ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkisizlik kararı verilmesini, davacının; müvekkiline ait "..." markasının sicilden terkini için bu davayı açtığını, bu talebine ilave olarak tecavüzün önlenmesini, ilan gibi taleplerini de eklemek sureti ile davayı açtığını, davanın haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının markasının kullanımını ispata elverişli bir belge sunulmadığı nazara alınarak, davanın reddinin gerektiğini, ayrıca davacıya ait olduğu iddia edilen vitaminturk.com isimli web sitesinin de kapalı olduğu,
ilgili web sayfasında alan adının kayıt süresinin dolmuş olduğunun görüldüğünü, davacının başvurusunu yapmış olduğu ... ibareli marka ile müvekkilinin sahibi olduğu "..." arasında karışma ihtimali bulunmadığını, neticeten; taraf markalarının farklı olduğunu belli edecek şekilde ayırt edici bir renklendirme, şekil ya da görsel bulunduğu için iltibasa neden olmayacağı, açıkladıkları nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece 24/03/2025 tarihli ara karar ile.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporları ve bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: ihtiyati tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden, "6100 sayılı HMK'nun 389-390. maddeleri ile 6769 sayılı SMK'nun 159. maddesi gereğince İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN TEMİNATSIZ KABULÜNE, davalıya ait https://vitaminturkiye.com/ web sitesi ve internetteki diğer tüm mecralarda; "..." markasının tanıtımının ve kullanımının DURDURULMASINA, davalıya ait https://...com/ web sitesinden;
"..." markasının KULLANIMINA DAİR İBARELERİNİN ÇIKARILMASINA, KARARIN TEBLİĞİNDEN İTİBAREN 1 HAFTA İÇERİSİNDE ÇIKARILMADIĞI ve DAVACI TARAFÇA BU HUSUSU BELGELEYEN BİLGİ/BELGE SUNULDUĞU TAKDİRDE, https://..com/ web sitesine (alt domain-üst domain dahil olmak üzere) ERİŞİMİN TÜRKİYEDE ENGELLENMESİNE, bu amaçla Erişim Sağlayıcıları Birliğine müzekkere yazılmasına," karar verilmiştir.Davalı vekili 01/04/2025 tarihli dilekçesinde özetle: Açıkladıkları sebeplerle, kapsam ve nitelik itibari ile hukuka aykırı ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini,
itirazlarının kabulüne ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 21/04/2025 tarihli ara karar ile.
"Dava dilekçesi/ekleri, cevap dilekçesi/ekleri, cevaba cevap dilekçesi, dosyada mevcut raporlar, taraf vekillerinin ihtiyati tedbir kararına karşı beyan - itirazları, mürafaa duruşmasındaki taraf vekillerinin beyanları ve bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğine; yaklaşık ispat koşulu oluştuğundan, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacının ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesinin hukuka uygun olmadığını, bu karara yaptıkları itirazın mahkemece reddedildiğini, mahkeme kararı bir gerekçe barındırmayıp sadece taraf dilekçeleri ve bilirkişi raporuna atıf ile karar verildiğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin ihtiyati tedbir kararı ve bu karara itirazlarının reddine ilişkin kararının hukuka uygun olmadığını, mahkeme kararının tek dayanağının dosyaya sunulan bilirkişi raporu olduğunu,
esas uyuşmazlığı çözecek tarzda ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, mahkemece teminatsız olarak ihtiyatitedbire karar verilmesinin ve ihtiyati tedbirin kapsamının ihtiyati tedbir verilmesi için gerekli ilkelerin tamamına aykırı olduğunu, markanın terkini hakkındaki karar kesinleşinceye kadar icra edilemiyorken mahkemenin uyuşmazlığı çözecek tarzda tedbir kararı verdiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, refi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 28.12.2021 tarihinden itibaren "..." markasıyla faaliyet gösterdiğini, bu markayı ... başvuru numarası ile 35. sınıfta adına tescil ettirdiğini belirtmiş; davalının ise 26.09.2022 tarihinde aynı sınıfta tescil ettirdiği "..." markasının, kendi markasıyla iltibas yaratacak ölçüde benzerlik taşıdığını, aynı sektörde faaliyet gösterildiğini beyanla davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne, tecavüzün tespit ve men’ine, tanıtımların durdurulmasına, web sitelerinin erişime kapatılmasına, markanın üçüncü kişilere devrinin engellenmesine yönelik tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
26/05/2023 tarihli tensip 13 nolu ara karar ile davalı markasının dava sonuçlanıncaya kadar 3. şahıslara devrinin önlenmesi için sicil kaydına tedbir konulmasına, karar verilmiş olup bu karar istinafa konusu değildir. Mahkemece davalının markasal kullanımlarının durdurulmasına yönelik tedbir talebi hakkında yukarıda yazılı şekilde tedbir talebinin teminatsız olarak kabulüne ve bu karara yönelik itirazın ise reddine karar verilmiş, davalı vekili istinaf talep etmiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
31/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle : " Davacıya ait "..." ibareli markanın, 28.12.2021 başvuru tarihli ve ... numarasıyla 35. sınıfta tescilli olduğu, tescil kapsamında "insan ve hayvan sağlığına yönelik ürünlerin bir araya getirilmesi hizmetlerinin " yer aldığı, davalıya ait "..." markası, 26.09.2022 başvuru tarihli ve ... numarasıyla 35. sınıfta , reklam, pazarlama hizmetleri ile davacı markasıyla benzer ürünlerin bir araya getirilmesi hizmetlerini kapsadığı, davalının web sitesinde “...” şeklinde markasal kullanım bulunduğu; vitamin, mineral, sporcu besinleri ve bitkisel takviye ürünlerinin satışının yapıldığı,
ayrıca banka hesap bilgilerinin ... adına kayıtlı olduğu, alan adının 24.09.2022 tarihinde alındığı, markalar arasında yüksek düzeyde işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, aynı veya benzer hizmet/ürünleri kapsadıkları, aynı alıcı kitlesine hitap ettikleri ve tüketici nezdinde yanıltıcı çağrışımlar ve iltibasa yol açabilecekleri " belirtilmiştir.
07/02/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: "davalı markası ile davacı markasının ortalama tüketici nezdinde karışıklığa yol açacak derecede benzer olduğu, arzın kaynağı noktasında yanılgı yaratabileceği ve bu doğrultuda tecavüz teşkil ettiğinin değerlendirilebileceği kanaatleri doğrultusunda hükümsüzlük koşullarının bu bağlamda oluştuğunun değerlendirilebileceği" belirtilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Dosya kapsamına göre , davacıya ait 28.12.2021 başvuru tarihli ... numaralı "..." markasının 35. Sınıfta tescilli olduğu, davalıya ait 26.09.2022 başvuru tarihli ... numaralı "..." markasının 35. Sınıfta tescilli olduğu, dosya kapsamında sunulan iki ayrı bilirkişi raporunda markaların kelime unsurlarının benzer olduğu, şekli unsurların “...” harfi kullanılarak oluşturulduğu, her iki markanın tescil kapsamının benzer olduğu, markalar arasında yüksek derecede işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu,
aynı sektöre ve aynı hedef tüketici kitlesine hitap ettikleri tespit edilmiş olup, davalı markasının sonraki tarihli olduğu markasını fiilen kullandığı gözetildiğinde bu aşamada mevcut delillere göre , davalının "..." ibareli markasal kullanımları ile ilgili ihtiyati tedbir uygulanması bakımından yaklaşık ispat koşulunun mevcut olduğu , SMK' 159. maddesindeki özel düzenleme gereği verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere yaklaşık ispat koşulu mevcut olduğunda dava sonucunda elde edilecek menfaatin sonucunu doğuracak şekilde tedbire hükmedilebileceği,
tedbir ilişkin kararların yargılamanın seyrine göre her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu, ancak HMK'nın 392. maddesinde "ihtiyati tedbir talep edenin haksız çıktığı taktirde karşı tarafın ve 3.kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda oldukları" düzenlenmiş maddenin devamında; talep resmi bir belgeye, başka kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir "düzenlemesi getirilmiştir.
Bu yasal düzenlemenin içeriğinden bu tip tedbir istemlerinde teminat aranmayan hallerin sınırlı sayıda belirtildiği, bazı hallerde durum ve koşullar gerektiriyorsa teminatsız tedbire karar verilebileceği ancak teminat alınmamasının gerekçelendirilmesi gerektiği halde gerekçesi belirtilmeden teminatsız tedbir kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bu nedenlerle tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, muhtemel zararlara karşılık makul oranda belirlenen teminat karşılığı ihtiyati tedbir talebinin kabulü kararı verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından davalı vekilinin istinaf talebinin teminat yönünden kısmen kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
10/07/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/845, K. 2025/1028, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama