KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Dosya no
- 2024/1544
- Karar no
- 2025/1135
- Karar tarihi
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/07/2024
- Numarası
- 2023/624 Esas - 2024/713 Karar
- Davanın konusu
- İflas (Doğrudan Sermaye Şirketleri İle Kooperatiflerin İflası (İİK 179)
Karar Metni
1.025 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin tekstil sektöründe faaliyet göstermek amacıyla 28.09.2020 tarihinde kurulduğunu, ortaklık yapısı ... GMPH ve ...' dan oluşmakta olup sermaye olarak hakim ve şirketi temsile yetkili ortak Almanya merkezli ...
GMPH şirketi olduğunu, müvekkili şirketin faaliyet adresinde hazır giyim ve konfeksiyon meslek grubunda tekstil ürünlerinin imalatı alanında yaklaşık 200 çalışanı ile faaliyet gösterdiği, ancak ülkemizin içinde bulunduğu mevcut ekonomik durum, işçi ve ham madde maliyetlerinin artması ve bir takım alacaklarını tahsil edememesi nedeniyle şirketin ekonomik durumunun gün geçtikçe kötüye gittiğini, muhtelif tarihlerde muhtelif şahıs ve şirketlere borçlandığını, söz konusu borçları ödemek maksadıyla hakim ortak olan Almanya merkezli ortak ...
GMPH tarafından nakit akışı konusunda rahatlatmak amacıyla muhtelif tarihlerde aşağıda dökümünü sundukları hissedar kredileri kullandırılmış olmasına rağmen müvekkili şirket borçlarını ödeyemediğini ve faaliyetini sonlandırmak zorunda kaldığını, gelinen noktada müvekkili şirketin faaliyetinin yaklaşık iki ay önce durduğunu ve şirket adresinde muhtelif tarihlerde gerçekleştirilen haciz işlemleriyle tüm makine ve teçhizatlar haczedilerek muhafaza altına alındığını, bir kısım taşınır malların ise çalındığını,
ekte sundukları teslim tutanağından da anlaşılacağı üzere faaliyet göstermek amacıyla kiralanan ve şirket adresi olan fabrika binasının kira borcunun ödenmemesi sebebiyle boşaltıldığını, halihazırda borçlarını ödemediğinden onlarca icra takibine maruz kaldığını, müvekkil şirket hem borca batık olup hem de faaliyet gösteremez durumda olduğunu, bir diğer ifadeyle müvekkili şirketin hem alacaklılarına hem de hissedarına olan borçlarını ödeyememekte yani aciz halinde olduğunu, faaliyetin sonlanması nedeniyle işbu borçları gelecekte de ödeyemeyeceğini, T.T.K.
376/3. madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere şirket aktiflerinin alacakları karşılamaya yetmediğinin anlaşılması halinde şirketin iflasının istenmesi gerektiğini, bu husus İcra İflas Kanununa da 179/1. maddesi ile sirayet etmiş ve sermaye şirketleri ve kooperatiflerin iflası başlıklı madde metninde "sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler ya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse,
önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir." hükmüne yer verildiğini, müvekkil şirketin bütün alacaklılarının şirket mal varlığından adil ölçüde yararlanması için iflas isteme zorunluluğu hasıl olduğunu, neticede; öncelikle müvekkili şirket adına iflas taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
Mahkemece; "...Dosyadaki deliller çerçevesinde davacı şirket yönünden iflâs isteminin kötü niyetli olmadığı, fiktif işlemlerin bulunmadığı tespit edilmiş olup buna göre davacı şirketin pasiflerinin aktiflerinden fazla olduğu,borç ödemeden aciz halinde bulunduğu, İİK.m.179 kapsamında borca batıklık nedeniyle ve İİK'nın 178.maddesi uyarınca da aciz nedeniyle doğrudan doğruya iflas koşullarının oluştuğu " gerekçesiyle davacı şirketin iflasına karar verilmiştir
İSTİNAF NEDENLERİ
Müdahil alacaklı ... ... A.Ş. vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde.
Bilirkişilerce yerinde yapılan incelemede, şirket adresinde davacı şirkete ait herhangi bir makina, demirbaş veya teçhizat bulunamadığ, bilirkişi raporunda davacı tarafından, şirket aleyhinde başlatılan icra takiplerine ve hacizlere ilişkin liste sunulduğu belirtilmekteyse de makina, demirbaş veya teçhizatların muhafaza altına alındığına dair bir belge görülemediği, makina, demirbaş veya teçhizatların akıbeti belli olmadığı,
nitekim bilirkişi raporunda, şirkete ait araçların nerede olduğuna dair bilgi verilemediği belirtildiğini, bu kapsamda bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığığını, davacı tarafça şirketin mali defter ve kayıtları sunulmadan bilirkişilerce dosyadaki belgelere göre inceleme yapılmış olup, tespitlerin doğruluğunun kanıtlanamadığı raporda da açıkça belirtildiğini, davacı tarafça iddiasını ispata yarar bilgi ve belgeler sunulmadığını,
diğer taraftan satış maliyetlerinin olağan akışa aykırı olarak şekilde raporlandığı ve şirketin borca batık olmasının yegane nedeninin zarar raporlanmasından kaynaklanmış olduğu belirtilmiş olmasına rağmen doğruluğu denetlenemeyen verilere dayanılarak borca batık kabul edilmesinin kabulü mümkün olmadığını, yerel mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olarak tesis edildiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 2004 sayılı İİK'nın 178 ve 179. maddeleri ile 6102 sayılı TTK'nın 376/3. maddesi gereğince davacı şirketin borca batık olduğundan bahisle doğrudan iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan, 6102 sayılı TTK ‘nun 376. maddesinin 3. fıkrasında, şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulunun, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hemde muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartılacağı, bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması halinde, yönetim kurulunun bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine bildireceği ve şirketin iflasını isteyeceğine yer verilmiştir.Davaya konu somut uyuşmazlıkta, davacı,
ticari işlerinin kötüye gitmesi ve faaliyetini sonlandırmak zorunda kalması nedeniyle borçlarını ödeyemez ve borca batık duruma düştüğünü belirterek ''borca batıklık'' ile "aciz hali" nedeniyle doğrudan iflasını talep etmiştir.Mahkemece, davacı şirketin iflâs isteminin kötü niyetli olmadığı, fiktif işlemlerin bulunmadığı, pasiflerinin aktiflerinden fazla olduğu, borç ödemeden aciz halinde bulunduğu tespit edilmekle İİK.m.179 kapsamında borca batıklık nedeniyle ve İİK'nın 178.maddesi uyarınca da aciz nedeniyle doğrudan doğruya iflasına karar verilmiş olup verilen karar müdahil alacaklılardan ... ...
A.Ş. vekilince istinaf edilmiştir. Yargıtay 19 HD. 2008/11673 Esas, 2009/2282 Karar sayılı kararında, mahkemece iflasa karar verilmesi halinde süresinde müdahale veya itirazda bulunan alacaklılar hükmü temyiz edebileceği belirtilmiştir. Buna göre müdahillerin öngörülen sürede müdahale veya itirazda bulunması halinde hükme karşı kanun yoluna başvuru hakkı doğacaktır.Dosya kapsamına göre; tırajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan ...
Gazetesi ile 23/07/2023 ve Ticaret Sicil Gazetesinde 21/07/2023 tarihinde usulüne uygun ilan yapılmıştır. Davacı şirketin muamale merkezi dikkate alındığında, yerel gazetede ilan yapılmamasında da usule aykırılık yoktur. Ancak istinaf talebinde bulunan alacaklı ... ... A.Ş. 15/11/2023 tarihinde müdahale talebinde bulunmuştur. Buna göre müdahilin öngörülen sürede müdahale veye itirazı bulunmadığından hükme karşı kanun yoluna başvuru hakkı bulunmamaktadır.
Bu nedenle istinaf yoluna başvuran müdahil alacaklı vekilinin karara karşı istinaf yoluna başvurma hakkı bulunmadığından istinaf isteminin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2024/1544, K. 2025/1135, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama