İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2024/1668 K.2024/1743

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ;

Esas2024/1668Karar2024/1743Tarih25 Aralık 2024Okuma15 dk · 3.022 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
25 Aralık 2024
Dosya no
2024/1668
Karar no
2024/1743
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
29/05/2024
Numarası
2024/379 Esas - 2024/562 Karar
Davanın konusu
Kooperatif (Genel Kurulun Yenilenmesi Talepli
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.022 kelime·15 dk okuma·4 bölüm

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerin davalı kooperatifin üyesi olduklarını, 2018 yılı olağan genel kurul toplantısının 19/06/2019 tarihinde yapıldığını, müvekkillerinin katıldığını ve iptalini istedikleri maddelere muhalefet şerhi koyduklarını, toplantı tutanağının 5.maddesinde yönetim kurulunun çalışma raporunu, denetim kurulunun raporunu, bilanço ve gelir gider hesaplarının oy çokluğu ile kabulüne, yine toplantı tutanağının 6. maddesinde yönetim ve denetim kurulunun oy birliği ile ibrasına karar verildiğini, 7.maddesinde 2019-2020 bütçesinin onaylanmasına,

kooperatifin süresinin 5 yıl daha uzatılmasına karar verildiğini, alınan bu kararların ana sözleşmeye ve kanuna aykırı olduğunu,yönetim kurulunun eşitlik ilkesine aykırı davrandığını, üyelerin çoğuna tapuları verilmesine rağmen tasfiye edilmeyerek kooperatifi ticarethane gibi işlettiklerini, KK 24. maddesine göre yıllık çalışma raporu, bilanço ve denetçilerin raporunu toplantı tarihinden 15 gün önce kooperatif merkezinde ortakların tetkikine hazır tutmaları gerekmekte iken bu kanuni sorumluluğun yerine getirilmediğini, ortaklardan alınan paraların nereye gittiğinin üyelerin bilgisine sunulmadığını,

bu şekilde eksik ve ayrıntılı hazırlanmayan bütçenin onaylanmasının yönetim kurulunun ibrası etkisi doğurmayacağını, bilançonun kabulü ve ibra kararının yerinde olmadığını, kendi bloklarına harcama yapılmamasına rağmen toplu giderlerden sorumlu tutulduklarını, denetim kurulunun ibra edilmemiş olmasına rağmen oybirliği ile ibra edildiğinin yazıldığını, oylamanın sağlıklı yapılmadığını, bütçenin onaylanmasına müvekkillerinin itiraz etmiş olmasına rağmen oybirliği ile kabul edildiği ve yetki verildiğinin yazıldığını, gider bütçesinin fahiş hesaplar içerdiğini,

müvekkillerinin kullanımında olan blokun kendi yönetimi olmasına rağmen aidat toplanmak istendiğini, kendi blok yönetimlerinin tüm hizmetleri sağlandığını, kooperatiften destek almadıklarını, aidat istenmesinin hukuki dayanağının olmadığını, kooperatif süresinin 5 yıl uzatılmasına itiraz edildiği halde oybirliği ile kabul edildiğinin yazıldığını, kooperatif tasfiye edilmeyerek haksız kazanç elde edildiğini belirterek 19/06/2019 tarihinde yapılan 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 5,6,7, ve 8 no’lu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesi ile ; davacıların iptalini talep ettikleri kararlara ilişkin usulüne uygun muhalefet şerhlerinin bulunmadığını, kararların oybirliği ile alındığını, davacıların muhalefet şerhi olduğunu belirttikleri yazı metninin önceden hazırlanarak oylamadan önce peşinen verildiğini, muhalefet şerhlerinin geçerli olmadığını, davacılar tarafından teminat yatırılması gerektiğini, genel kurulun usulüne uygun olarak yapıldığını, davacıların iddiasının aksine yıllık çalışma raporu, bilanço ve denetçilerin raporlarının üyelerin bilgisine sunulduğunu,

kooperatif ortaklarından aidat alınmasının eşitlik ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğunu, davacıların müvekkil kooperatif ortağı olmaları ve ortak alanları fiilen kullanıyor olmaları nedeniyle ortak giderlere katılma yükümlülüğünün bulunduğunu, kooperatifin faal ve amacına ulaşmamış olması nedeniyle süresinin uzatılmasının yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, genel kurulda alınan 7 ve 8 no'lu kararlara ilişkin ret oyu verildiği ve geçerli bir muhalefet şerhinin bulunduğu hususu ispat edilemediğinden bu kararlara yönelik iptal isteminin reddine, 5 ve 6 no'lu kararların iptaline yönelik talepleri bakımından, davacıların kararlara ret oyu verip, maddelere ilişkin usulüne uygun muhalefet şerhleri bulunduğundan bu maddelerin iptalini talep edebilecekleri sonucuna ulaşılmakla birlikte alınan kararların kanun, ana sözleşme ve objektif iyiniyet kurallarına bir aykırılık bulunmadığı tespit edilmekle bu maddelere yönelik iptal talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili süresi yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; söz konusu genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı temsilcilerinin yer aldığı, ancak imzalarının bulunmadığı açık bir şekilde görüleceğini, dolayısıyla genel kurul tutanağında bakanlık temsilcilerinin sadece adının bulunması, yapılan genel kurula bakanlık temsilcilerinin katıldığı anlamına gelmeyeceğini, bu da dava konusu genel kurulun doğruluk ve geçerliliğini şüpheye düşürdüğünü, bu nedenle Yerel mahkemenin taraf tanıklarını dinleyerek,

tanık beyanları ve mübrez diğer deliller doğrultusunda hüküm kurması usul ve yasaya uygun olacağını, Müvekkillerin iptalini talep etmiş olduğu 5,6,7 ve 8. maddelere ilişkin usul ve yasaya uygun bir şekilde muhalefet şerhi koymuş olmasına rağmen kararların oy birliği ile alındığı yazıldığını, Yerel mahkemenin 5. ve 6. maddelere ilişkin kurmuş olduğu gerekçesini, hatalı ve objektiflikten uzak olarak ikame edilen bilirkişi raporuna dayandırdığını, yönetim kurulu, çalışmalarında keyfi davrandığını, eşitlik ilkesine aykırı harcamalarda bulunduğunu,

kooperatifte üyelerin çoğuna tapuları verilmesine rağmen 35 yılın sonuna gelinmesine rağmen kooperatifin tasfiyesini yapmayarak, yönetimi ellerinde tutarak halen kooperatifi ticarethane gibi işletme çabası içerisine girdiğini, bu bakış açısı ve amaç bilanço gelir gider kayıtlarına yer alan gider harcamalarına yansıttığını, müvekkiller ne toplantı öncesi nede toplantı sırasında gelir gider ve bilanço konusunda bilgi sahibi olamadığını- ki kooperatifte üyelerden alınan aidatlara ve alacak ve harcama kalemleri, ne iş yapıldığı bilançodan anlaşılmadığını,

iş olarak yapıldığı iddia edilen ve ortaklardan alınan bu paraların nerelere gittiği açık şekilde üyelerin bilgisine sunulmadığını, gelir tablosunda ayrıntılara yer verilmeyerek kooperatif bilançosunun gerçek durumunu da yansıtmadığı görüldüğünü, bu şekilde eksik ve ayrıntılı hazırlanmayan bütçenin onaylanması yönetim kurulunun ibra etkisini doğurmamakta olduğundan, bilançonun kabulü ve buna bağlı yönetimin ibra kararı yerinde olmadığını, yine müvekkiller tarafından denetim kurulu ibra edilmemesine rağmen, toplantı tutanağında denetim kurulunun oy birliği ile ibra edildiği yazıldığını- ki,

toplantı yeter sayısında yaşanan sorun ve bu yanlış bilgilerin tutanakta yer alması da oylamanın sağlıklı yapılmadığını ve usule uygun bir oylama olmadığını ortaya koyduğunu, müvekkil toplantı öncesinde bilanço ve gelir gider hesaplarına ilişkin ayrıntılı bilanço ve mizan istemesine rağmen bunlar yönetim tarafından verilmediğini, Müvekkillerin genel kurulun 7. ve 8. maddesinde itiraz etmiş ve muhalefet şerhi koymuş olmalarına rağmen, genel kurul tutanağına ilgili maddenin oy birliği ile kabul edildiğinin yazılması açık bir şekilde hukuka aykırı olduğunu, hem oylama usulü yönünden hem de yasanın ve ana sözleşmenin amacına aykırı,

afaki ve fahiş gider kalemlerinden oluşan bütçenin kabulüne ve fasıllar arasında aktarma yapılmasına yönelik genel kurulda alınan 7 nolu karar ile kooperatif yönetimi tarafından, ana sözleşmeye aykırı olarak tasfiye sürecine geçilmememesi mevcut durum korunarak,

kooperatiften haksız kazanç elde edilmek istenilmesi nedeniyle kooperatifin süresinin uzaltılmasına yönelik alınan 8 nolu kararın iptali gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulü ile davalı kooperatifin 19/06/2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 5,6,7 ve 8 nolu kararların yasaya ve usule aykırı olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde. Dava, davalı kooperatifin 19/06/2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 5, 6, 7 ve 8 nolu kararın iptali istemine ilişkindir.

Davacıların kooperatif ortağı olmakla en az bir pay sahibi oldukları konusunda bir ihtilaf bulunmadığı, dairemizin kaldırma kararı uyarınca davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu ve her bir davacının davası ayrı dava olduğundan her bir davacı yönünden ayrı ayrı harç alınmak suretiyle yargılamaya devam edilmiştir.

Dosya kapsamına göre ; davalı kooperatifin, 19/06/2016 tarihinde gerçekleştirilen Kooperatif Olağan Genel Kurul'unda toplantıya çağrılanları ihtiva eden hazirun cetvelindeki 1.994 ortaktan 216 ortağın asaleten, 621 ortağın vekaleten katılımı ile toplam 837 ortağın toplantıya bizzat veya temsilen katıldığı tespit edildiği, toplantının açılması için gerekli çoğunluğun mevcut olduğu görülmüştür.

Genel kurul kararlarının iptali için dava açabilecek kişiler ve dava açma süresi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53. maddesinde düzenlenmiş olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi,

çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir.

19/06/2019 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali için 19/07/2019 tarihinde, bir aylık hak düşürücü süre içerisinde davanın açıldığının tespiti üzerine işin esasının incelenmesi uygun görülmüştür.Davacılar vekili; genel kurul toplantı tutanağında Bakanlık Temsilcilerin imzaların bulunmadığı, genel kurul tutanağında bakanlık temsilcilerinin sadece adının bulunması,

yapılan genel kurula bakanlık temsilcilerinin katıldığı anlamına gelmeyeceğini, bu hususta tanıkların dinlenmesini talep etmiş ise de incelenen toplantı tutanağında, Genel Kurul'un Çevre ve Şehircilik Bakanlığı temsilcisi ... ve ...'nın gözetiminde toplanıldığı ifade edilmiş olup, toplantı bitiminde tutanağın bakanlık temsilcileri tarafından imza altına alındığı görülmekle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davaya konu iptali talep edilen gündem maddeleri incelendiğinde, 5. Madde ile; okunan raporlar ile bilanço ve gelir-gider hesapları müzakereye açıldığı,

genel kurulun onayına sunulduğu yapılan oylama sonucu yönetim kurulu yıllık çalışma raporları, denetim raporu, denetim kurulu raporu, bilanço gelir-gider farkı hesapları ayrı ayrı yapılan oylama sonucunda 713 oydan 422 kabul, 291 red oyuna karşılık oy çokluğu ile kabul edildiği, 6. Madde ile ; yönetim ve denetim kurullarının ayrı ayrı ibrasına geçildiği, yönetim kurulunun ibrası için kullanılan 642 oydan 418 kabul, 224 red oyuna karşılık yönetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile; denetim kurulu üyelerinin oy birliği ile ibra edildiği, 7. Madde ile.

2019-2020 yılı çalışma programı ve ve konsolide tahmini bütçe görüşüldüğü, bütçede fasıllar arası aktarma yapması konusunda yönetim kuruluna oy birliği ile yetki verildiği, 8. Madde ile; ana sözleşmenin, süreye ilişkin 5. maddesinin bakanlık iznine istinaden, kooperatif süresinin 35 yıldan, 40 yıla değiştirilmesi oy birliği ile kabul edildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına göre; davacıların, yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporları ile bilanço gelir gider fark hesaplarının müzakeresi ve onayının görüşüldüğü 5 nolu gündem maddesinde davacılardan ...'nun “yönetimdeki arkadaşların çalışmalarını beğenmediği için yönetim kurulu faaliyet raporunu onaylamadıkları” yönünde, ...'ın ise “Bilanço gelir gider tablolarının okunduğu ancak okunan raporların anlaşılamadığı, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesi ve hesapların incelenmesi gerektiği” yönünde olumsuz görüş ve beyanlarını açıkladıkları ve bu beyanların tutanağa işlendiği,

yönetim kurulu, denetim kurulu faaliyet raporları ile 6 nolu gündem ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasına yönetik yapılan oylamada red oyu kullandıklarının tutanaktan tespit edilmesi karşısında, toplantı sonunda gündemin 5 ve 6. maddesindeki yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporları, bilanço ve gelir gider tablolarının görüşülmesi ve onayına ilişkin maddelere muhalif kaldığını belirttiklerinden anılan maddelere ilişkin beyanların muhalefet şerhi niteliğinde olduğunun kabulü sonucuna varılmıştır.

Öte yandan; davacıların toplantı tutanağına eklettikleri 19.06.2019 tarihli muhalefet şerh dilekçesinin ise gündemin 3,5,6,7 ve 8.maddelerine ilişkin karşı oy ve itiraz beyanımız açıklaması ile verildiği, dilekçe içeriğinden anlaşıldığı üzere genel kurul gündem maddelerinin görüşülmesine ve oylamasına geçilmeden evvel itiraz dilekçesinin düzenlendiği anlaşıldığından davacıların, 7 ve 8 nolu gündem maddeleri yönünden peşin olarak muhalefet ettikleri görülmüştür.

Davacılarca her ne kadar muhalefet şerhine ilişkin dilekçenin, genel kurulda gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmeden ve oylama yapılmadan evvel verilmiş ise de Kooperatifler Kanunu 53. Maddesi gereğince (... yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi...) tıpkı gündemin 5 ve 6. Maddesine yönelik muhalefetlerini tutanağa geçirdikleri gibi gündemin 7. ve 8. maddesine yönelik muhalefetlerini de tutanağa geçirmeleri gerekmektedir.

Bu nedenle davacıların 7 ve 8 nolu gündem maddelerine ilişkin Kooperatifler Kanunun 53. Maddesi uyarınca usulüne uygun muhalefet şerhleri bulunduğu söz edilemeyeceği gibi yoklukla malul olmasını gerektirecek bir durum bulunmadığından söz konusu maddelere ilişkin muhalefet şerhine ilişkin dava şartı noksanlığı sebebiyle talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 01/07/2019 tarih 2019/412 E. 2019/430 K. Sayılı ilamında bu husus " Somut olayda; davacıların yetkisiz organca kooperatif genel kurula çağrıldığını iddia etmiş ve genel kurul kararlarının iptalini istemişlerdir. Genel kurul tutanağı incelendiğinde davacıların oylamadan sonra muhalefetlerini tutanağa yazdırmadıkları oylamadan önce peşin olarak muhalefet şerhi koydukları anlaşılmaktadır.

Muhalefetlerin oylamadan sonra yapılma zorunluluğu bulunduğundan peşin olarak yapılan muhalefetin dava açmak için yeterli olmadığı Dairemizin yerleşik içtihatlarındandır. Genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olmasını gerektirir husus da bulunmadığından davacıların dava açma hakkı bulunmadığı " şeklinde ifade edilmiştir.

Ayrıca davacılar vekili; gündemin 7. ve 8. Maddelerine müvekkillerince red oyu verilmesine rağmen tutanağa oy birliği ile kabul edildiğini ileri sürmüş ise de kabul-ret oyları dikkate alındığında davacıların ret oyu verdiği kabul edilse dahi oylamaya bir tesiri bulunmadığından bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre.

Davalı kooperatifin adresinde yapılan yerinde incelemede, davalı kooperatifin ticari defterleri usulüne uygun olarak tutulduğu ve defterlerin birbirini doğrular nitelikte olduğu tespit edildiği, davalı tarafın 2018-2019 hesap yılı yevmiye, kebir ve envanter defterleri ile dava konusu olayla ilgili C/HS incelemesi yapıldığı, borç-alacak ilişkisinin bakiyeli cari hesap hareketleri şeklinde davacının kayıtlarında yer aldığı, aidat ve muhtelif masrafların katılım paylarının cari hesaba usulüne uygun, defter ve belgelerle kayıtlandığı, genel kurullarda alınan karar gereği tahakkukların yapıldığı görüldüğü,

davacıların, yönetim kurulu faaliyet raporu ile bilanço ve gelir gider hesaplarının toplantıdan 15 gün önce kooperatif merkezinde kooperatif üyelerinin incelemesine sunulmadığı ve bir örneklerinin kendilerine verilmediği hususunu yazılı olarak ispat edemediği ve genel kurulda okunan bilanço ve gelir gider hesaplarının incelemediği gerekçesiyle bilanço görüşmelerinin ertelenmesi yönünde bir taleplerinin bulunmadığı,

bilanço gelir ve gider hesaplarının onayı sırasında sadece itiraz ettiklerini bildirerek 5 ve 6 nolu kararların 1163 sayılı kanun, sözleşme ve iyiniyet ilkelerine uygun olması nedeniyle iptali istenemeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir.

"1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 380. maddesi “ Bilançonun tasdikine dair olan umumi heyet kararı, aksine sarahat olmadığı takdirde, idare meclisi azalariyle müdürler ve murakıpların ibrasını tazammun eder.

Bununla beraber bilançoda bazı hususlar belirtilmemekte veyahut bilanço şirketin gerçek durumunun görülmesine mani yanlış bir takım hususları ihtiva etmekte ise, idare meclisi azalariyle müdürler ve murakıplar, bilançonun tasdikiyle ibra edilmiş olmazlar.” hükmünü içermektedir. Buna göre ibra, kooperatifin gerçek durumunu yansıtmalıdır.

Bilanço ve gelir gider tablosu tüm ayrıntıları ile açıklanıp irdelenmişse, genel kurulca verilen ibra kararı, gerçek anlamda borçtan kurtarma ve aklama niteliğini taşır. İbra, sadece genel kurulun bilgisine sunulan işlemleri içerir. Açıklanmamış, belgeye dayandırılmamış ve vasat yetenekli bir ortağın anlayamayacağı konularda ibra yok sayılır.

İbraya ilişkin genel kurul kararının yasaya, anasözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırı olması halinde davacıların bu kararın iptali hususunda dava açmakta hukuki yararı mevcut olup, bu iddiaların açılacak şahsi sorumluluk davasında ileri sürülebileceği, bu nedenle hukuki yarar bulunmadığı sonucuna varılamaz. Kaldı ki, ibra kararının neticeleri sadece sorumluluk davası ile ilgili de değildir.

Davacı tarafça ileri sürülen hususlardan bir kısmı doğrudan kooperatif zararı ile ilgili bulunduğundan bu hususlar üzerinde durularak iddiaların varid olup olmadığı ve ibra kararı verilmesine engel oluşturup oluşturmayacağı açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

Ayrıca kural olarak ayrıntılı şekilde görüşülerek alınan bir ibra kararı yöneticiler hakkında TTK'nın 341. maddesi kapsamında sorumluluk davası açılmasına engel oluşturacağından, ibra kararın iptali için dava açılmasında hukuki yarar bulunduğu bir gerçektir." (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11.07.2013 tarih, 2013/3902 E., 2013/4888 K.. 12.07.2013 tarih, 2013/3859 E., 2013/4974 K..

27/10/2014 tarih 2014/2512 E., 2014/6704 K. sayılı ilamları) Öte yandan Kooperatif Ana sözleşmesinin 36. Maddesi "bilançonun onayı yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin ibrasını kapsar.

Ancak bazı hususlar bilançoda gösterilmemiş ve bilanço yanlış düzenlenmiş ise de bilançonun tasdiki ile bu organlar ibra edilmiş olmazlar" şeklinde düzenlenmiştir.Mahkemece, kooperatifin ticari kayıt ve belgelerin incelenmesi sonucunda düzenlenen raporda kooperatif kayıtların mevzuat hükümlerine uygun olarak tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin bulunduğu, bilanço gelir gider tablosunun kooperatif ticari kayıt ve belgeleri ile uyumlu olduğu, dolayısıyla iptali gereken bir hususun bulanmadığı sonucuna varılmış ise de davacıların ibraya ilişkin iddiaları ile ilgili inceleme yapılmamış olduğu görülmüştür.

Davacılar dava dilekçesinde. Gider bütçesi oldukça fahiş hesaplamaları içerdiğini ve yüksek gider kalemlerinden oluştuğunu giderlere ilişkin alınan teklif ve ayrıntılar konusunda genel kurul bilgilendirilmediğini, örneğin otopark düzenlemeleri için 400.000TL, yine kamera düzenlemeleri için 400.000 TL gider öngörüldüğü yazıldığı, bu konuda yıllardır çalıma yapılmasına rağmen bu denli yüksek bütçelerle gider oluşturulması iyiniyetli bir harcama olmadığı,

yapı kooperatiftin de hizmetli ve güvenlikçi sayısının bu denli yüksek tutulması da keyfi yönetimin bir sonucu olarak yüksek bir gider oluşmasına neden olduğunu, keza yönetim ve denetim kuruluna yıllık bazda 300.000TL huzur hakkı tanınması oldukça fahiş ve yöneticilerin bir türlü kooperatifi tasfiye etmemesi ve süresinin uzatarak burayı geçim kapısı haline getirmelerine neden olduğunu, genel giderler adı altına somutlaştırılmamış şekilde afaki yazılan başlıklar için 1.000.000TL gider öngörülmesi de gerçekçi olmadığını, tüm bu gider kalemlerine bakıldığında kooperatifin aslında işletme gibi yönetildiği,

amacını ve süresini tamamlamasına rağmen tasfiyesi yapılmayarak bu şekilde yönetilmeye çalışıldığı, kooperatifin amacına uygun hiçbir gider kaleminin bütçede yer almadığı kat mülkiyeti kanununa tabi yapılara göre bütçenin belirlendiği ancak kooperatif adı altına yönetimin sergilendiğini ileri sürmüştür.

Bu durumda davacılarca iddia edilen harcamalardan usulsüz bir harcama olup olmadığı değerlendirilerek yukarıda emsal yargıtay kararlarında ifade edildiği üzere usulsüz yapılan harcamalar doğrudan kooperatif zararı ile ilgili bulunduğundan bu hususlar üzerinde durularak iddiaların varid olup olmadığı ve ibra kararı verilmesine engel oluşturup oluşturmayacağı açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususta değerlendirme yapılmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.

Ayrıca Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 27/10/2014 tarih 2014/2512 Esas 2014/6704 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere davalı kooperatifin yönetim kurulu çalışma raporu ve denetim kurulu raporunun 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 86. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkartılmış 11.06.2008 tarihli ve 26903 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan tebliğlerde belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenip raporların gerekli tebliğ ve ilan işlemlerinin usulüne uygun yapılması gerekmektedir.

Aksi halde yeterli bilgi ve belge ile yapılamayan faaliyet raporların ibrası da geçerlilik kazanmayacaktır. Dosya kapsamından, Yönetim Kurulu Yıllık Çalışma Raporu ve Denetim Kurulu Yıllık Çalışma Raporu ve bu raporların tebliğine ilişkin tebligat parçaları bulunmadığından bu konuda Resmi Gazete'de yayınlanan tebliğ hükümlerine göre usulüne uygun bir şekilde tebliğ ve ilan edilip edilmediği konusunda herhangi bir inceleme yapılmadan karar verilmesi de hatalı olmuştur.

O halde mahkemece yapılması gereken iş; açıklanan hususlarda, davacı tarafın gerekçeli tüm itirazlarını da karşılayacak şekilde kooperatif konusunda uzman farklı bir bilirkişiden, kooperatif defterleri, kayıtları, genel kurul ve yönetim kurulu kararları, bilanço, ilgili gelir-gider cetvelleri, ilgili tüm harcama belgeleri incelenerek ve dayanak belgeleri rapora da eklenerek,

yine kooperatifin yönetim kurulu çalışma raporunun 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 86. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkartılmış 11.06.2008 tarihli ve 26903 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan tebliğlerde belirtilen şartlara uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği de saptanarak, yeniden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.

Açıklanan nedenlerle, iptali talep edilen davalı genel kurulun 5 ve 6 nolu kararları yönünden eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere.

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/379 Esas - 2024/562 Karar sayılı 29/05/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, 4-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

5-Davacıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/12/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2024/1668, K. 2024/1743, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Hükü M
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1668
Karar No
2024/1743
Tarih
25 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1669 K.2024/1969
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1669 K.2024/2186
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1669 K.2024/2024
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/1669 K.2024/1495
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/1670 K.2024/1612
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1671 K.2024/1953

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.