KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1669
- Karar no
- 2024/2186
- İncelenen kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22.05.2024
- Numarası
- 2021/253 Esas 2024/478 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Dava tarihi
- 15.09.2021
- Karar yazım tarihi
- 20.12.2024
Karar Metni
1.906 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.05.2024 tarih 2021/253 Esas 2024/478 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın karıştığı kaza sonucunda davacının yaralandığını, olay nedeni ile davacının maddi ve manevi zrara uğradığını, kusurun karşı tarafta olduğunu, davalıların zararı karşılaması gerektiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını ileri sürerek, belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 5.000,00-TL sürekli, 2500,00-TL geçici iş görmezlik zararı ile 2.500,00-TL tedavi olamak üzere 10.000,00-TL maddi 25.000,00-TL manevi tazminatın manevi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi hariç olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dava değerini maddi tazminat yönünden 52.715,03-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili, kazaya karışan aracın davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, zarar ve tazminatın belirlenmesi yönünden yeni Trafik Sigortası Genel Şartları’nın uygulanması gerektiğini, zararın tespiti için kusur, maluliyet ve hesap rapor alınması gerektiğini, davalının yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumlu olmadığını, geçici işgöremezlik tazminatı, bakıcı giderlerinin tedavi teminatı kapsamı dışında kaldığını, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., kazanın davacının tali yoldan mahalle arasından bisikletle dikkatsiz, kontrolsüz ve tedbirsiz olarak ana cadde girmesi sonucunda meydana geldiğini, olayın oluşumunda kusuru bulunmadığını, davacın asli kusurlu olduğunu, davacı tarafından aynı olaya ilişkin daha önce dava açıldığını, kaza sonrası davacıya herhangi bir kalıcı hasarın, darp ve yaralanmanın da meydana gelmediğini, tazminat koşullarının oluşmadığı, taleplerin fahiş olduğunu, belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın oluşumunda; davacı bisiklet sürücüsünün % 60 oranında asli, davalı sigortalı kamyonet sürücüsünün ise % 40 oranında tali kusurlu olduğu, olay nedeni ile davacın % 12 oranında sürekli iş göremez hale gediği, iyileşme süresinin 120 güne kadar uzayabileceği, bu sürenin 45 gününde başkasının bakımına muhtaç olduğu, SGK kapsamı dışında kalan kaçınılmaz masrafların ise 4.000,00-TL olduğu,
yaralanması nedeniyle davacının 842,044-TL geçici bakıcı, 2.033,20-TL geçici ve 49.839,39-TL sürekli iş görmezlik zararına hak kazanacağı, davalı sigorta şirketinin 14 Temmuz 2020 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü, davacı tarafından dava dilekçesinde maddi tazminat talebi içerisinde sadece geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı ve SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderlerini talep edildiği, talep artırım dilekçesinde davacı yan bakıcı gideri talebinde bulunmuşsa da dava dilekçesinde bu yönde talebinin olmadığı bu talebi ıslaha konu etmediği,
olay nedeni ile davacı lehine davacı lehine 25.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği, belirtilerek; davacının davasının kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin tlebin reddine, bakıcı tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili, davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve diğer tedavi giderlerinin belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini, davacı tarafından usulüne uyğun başvuru yapılmadğını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan sağlık kurulu raporu, epikriz raporu, genel adli muayene raporu ve tüm tetkik ve tedavilere ilişkin raporlar sunulmaksızın dava açıldığını, kusur tespinin yerinde olmadığını, Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumundan rapor alınması gerektiğini, genel şartların uyğulanması gerektiğini, sakatlık tazminatı hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu,
%1,8 teknik faiz oranı, peşin değer formülü olarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün kullanılacağını, progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması ve teknik faizin hesaba katılmaması gerçek zarar ilkesine aykırı olduğunu, davalının geçici işgöremezlik tazminatı ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ve tedavi dönemine ilişkin talep edilen diğer tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olmadığını, davacının geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanabilmesi için öncelikle gelir getiren bir işte çalıştığının ispatlanması gerektiğini,
davacı tarafında dava öncesinde eksiksiz ve tam başvuru yapılmadığında dava tarihinden önce temerrüün olmayacağını, faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı, ..., mahkemece fren mesafesinden hız tespiti yaptırılmadan karar verildiğini, kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, kazanın davacının tali yoldan mahalle arasından bisikletle dikkatsiz, kontrolsüz ve tedbirsiz olarak ana cadde girmesi sonucunda meydana geldiğini, tazminatın fahiş olduğunu, davacının kusuru olması nedeniyle tazminat talep edemeyeceğini, kaza sonrası davacıya herhangi bir kalıcı hasarın, darp ve yaralanmanın da meydana gelmediğini, tazminat koşullarının oluşmadığı, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde istinaf başvurususun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleştik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede; davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilecek olmasına, dava açılmadan önce davalıya başvuru yapılmasına, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle sürekli iş gücü kaybı ve tedavi gideri zararına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine,
iş görmezlik tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, davacının gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, kusur ve iş gücü kaybı zararın yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, trafik kazasından kaynaklı iş görmezlik zararı ile belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmasına,
maddi tazminat yönünden davalıların sorumluluğunun talebe uygun şekilde müşterek ve mütesilen sorumluluk ilkesine uygun düşecek şekilde belirlenmesine, maddi tazminat yönünden işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin birlikte, manevi tazminat yönünden ise yanlızca davalı işletenlerin sorumluluğunun söz konusu olmasına, maddi tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, poliçe limiti aşan miktar yönünden ise davalı işletenlerin sorumlu tutulmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına,
maddi olay ve davacının mevcut yaralanmasına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, belirsiz alacak davası olarak açılan davada dava açılmakla alacağın tamamına ilişkin zamanaşımı kesildiği için artırılan kısma yönelik alacağın zamanaşıma uğramamasına, tazminata davalıların sıfatına uygun şekilde belirlenen temerrüt tarihinden yasal faiz yürütülmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine,
hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3. Gerçek zarar miktarı; davacının olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Tazminat hesabında, çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması, genel kabule göre aktif devrenin 60 yaş sonunda hitama ereceği kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nin 17.02.2022 tarih ve 2021/10548 E. - 2022/2788 K. )
4. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesinde özel olarak hükme bağlanmıştır.
Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilikte geçen pasif dönem olarak ayrılması, genel kabule göre aktif dönemin 60 yaşında sona ereceğinin kabulünün gerektiği yerleşmiş içtihatlardandır.
Kaza tarihinde 83 yaşında olan davacının pasif dönemde bulunduğu, bununla birlikte kaza tarihinde gelir getirici bir işte çalıştığına ilişkin dosyada bilgi ve belgenin de bulunmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancının olmadığı, buna göre davacının geçici iş göremezlik zararının da doğmadığı anlaşılmıştır.
Şu durumda, İDM tarafından davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddi gerekirken, aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.(Yargıtay 4. HD'nin 22.04.2024 tarih ve 2022/9185 E. 2024/3582 K.)
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1669, K. 2024/2186, 20 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama