KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Dosya no
- 2025/157
- Karar no
- 2025/102
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas
- 2024/845
- Dava tarihi
- 16/10/2024
- Ara karar tarihi
- 19/12/2024
- Dava
- İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas
Karar Metni
897 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ilama dayalı alacağının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından icra emrinin davalıya tebliğine rağmen ödenmediğini beyan ederek İİK'nın 177/4 maddesi uyarınca davalı hakkında iflas kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 04/12/2024 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin öz sermayesinin 15.950.535.113 TL olduğunu, borsada işlem gören müvekkili şirketin öncelikle tahsisli sermaye arttırımı (ortağın şirketten alacağını şirket sermayesine eklenmesi suretiyle) gerçekleştirdiğini, halihazırda bedelsiz sermaye arttırımı için SPK'ya resmi başvurularını tamamladığını, bedelsiz sermaye arttırımı sonrasında ise bedelli sermaye arttırımı gerçekleştireceğini, bedelli sermaye arttırımından elde edilecek fonun kullanımında iflas yoluyla gerçekleştirilen takipler de dahil olmak üzere ilgili alacaklılara ödeme yapılmasının planlandığını,
müvekkili şirketin 2022, 2023 ve 2024 yıllarında toplam 434.373.927,63 TL alacaklılara ödeme yaptığını, %80.33 oranında halka açık olan müvekkili şirketin, beş binin üzerinde yatırımcı hissedarı bulunduğunu, öz sermayesi 15.950.535.113 TL olup eldeki dosyada dahil olmak üzere tüm borçlarına yüzlerce kat misli ile yeterli olduğunu, fakat mevcut ekonomik koşullarda nakit akış dengesinde yaşanan bir kısım zorlukların mevcudiyeti ile yalnızca Aralık/2024 ayında söz konusu takipler dolayısıyla 115.092.585,32 TL ödeme yapması gerektiğini,
söz konusu ödemelerde yaşanması muhtemel bir aksaklık neticesinde ülke ekonomisine ciddi anlamda değer katan müvekkili şirketin yanında gerek eldeki dosya ve benzer mahiyetteki dosya alacaklılarının gerekse beş binin üzerindeki yatırımcı hissedarlarının da zarar göreceğini, açıklanan nedenlerle telafisi güç ve imkansız zararlar ile orantısız/ölçüsüz sonuçların önüne geçilebilmesi amacıyla müvekkili şirketin bedelli sermaye arttırımından elde edilecek fonun kullanımında iflas yoluyla gerçekleştirilen takipler de dahil olmak üzere ilgili alacaklıların tamamına ödeme yapılacağının taahhüt edildiğini beyan ederek.
İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. dosyası kapsamında müvekkili aleyhinde yapılan takibin bedelli sermeye arttırımından elde edilecek fonun kullanımına kadar geçici süre ile durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; "...İlama dayalı alacağın icra emriyle istenmesine rağmen ödenmemiş olması halinde İİK'nın 177/4 maddesi uyarınca iflasa tabi bir borçlunun doğrudan iflası talep edilmektedir.
İlama bağlı bir alacağın icra emri tebliğine rağmen ödenmemesi nedeniyle iflasın açılmasında temel felsefe, borçlu tarafından artık inkar imkanı kalmamış ve bir mahkeme tarafından varlığı ve miktarı saptanmış alacağın her halükârda tahsilini sağlamak konusunda devletin etkinliğini somutlaştırmak ve alacaklının haklarını korumaktır.
Böyle bir alacağın çeşitli usul ve takip oyunları ile ödenmemesini ya da ödenmesinin geciktirilmesini kanun koyucu kabul etmemiş ve bu olasılığın ortaya çıkmaması için iflas gibi sert bir önlem almıştır.
(Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 23 HD, 22/02/2024 tarih, 2024/327 Esas, 2023/333 karar) Somut olayda, davalı taraf icra takibinin "bedelli sermaye arttırımından elde edilecek fonunun kullanımına kadar" geçici süre ile durdurulmasını talep etmiş ise de, işbu dava İİK m.177/4 gereğince açılan doğrudan iflas istemine ilişkin olup mahkemece takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, doğrudan iflas prosedüründe "takibin durdurulması" kurumunun mevcut olmadığı, davalı tarafın talebinin yasal dayanağının bulunmadığı anlaşılmakla talebin reddine..." karar verilmiştir.
Davalı vekili karara karşı sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; yukarıda özetlenen dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, kararın kaldırılmasını tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İİK'nın 177. maddesinde.
"1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yolulyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa, 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa, 3-308 inci maddedeki hal varsa, 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse" alacaklının, önceden takibe hacet kalmaksızın doğrudan borçlunun iflasını istemesi mümkündür.
İlamların icrasına ilişkin hükümler İİK'nın 24 ile 41. maddeleri arasında düzenlenmiş, İİK'nın 32 ve devamı maddelerinde ise para ve teminat verilmesi hakkındaki ilamların icrasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir. İİK'nın 32. maddesinde. "Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder.
Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi..." hükmü, "Haciz veya iflas istemek yetkisi" başlıklı 37. maddesinde. "İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemeyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olup ta alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verilir." hükmü yer almaktadır.
İlamı icraya koyarak borçluya icra emri gönderen alacaklı, icra emrine konu alacağın ödenmemesi üzerine haciz yolu ile takibe devam edebileceği gibi haciz yolu ile takibini İİK 43/2'ye göre iflas yoluna çevirmeden ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini isteyebilir.
Davalı tarafından, bedelli sermeye arttırımından elde edilecek fonun kullanımına kadar geçici süre ile takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de eldeki dava ilama dayalı para alacağının icra emriyle istenilmesine rağmen ödenmemesi sebebiyle İİK'nın 177/4 maddesi uyarınca iflas kararı verilmesi istemiyle açılmıştır.
İşbu davada mahkeme şekli ve sınırlı inceleme yetkisine sahip olup tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği için mahkemece tedbir isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜ M
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2025/157, K. 2025/102, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama