KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2024
- Dosya no
- 2024/87
- Karar no
- 2024/180
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET
- Tarih
- 07/11/2023
- Numarası
- 2023/775 Esas
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.201 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu.
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
Dava; tacir olan davacı yanca, tacir olan davalı yana verilmiş olduğu iddia edilen hizmet nedeniyle tanzim olunan faturadan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce. "İhtiyati haczin şartları İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde genel olarak düzenlenmiştir.
Bu yasa hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde ve veya 3. Şahısta olan menkul ve gayrimenkul mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız borçlunun muayyen ikametgâhı yok ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar yâda bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden ileri işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa,
borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbedebileceği hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilir.İhtiyati haciz ve asıl olan, ihtiyati hacze esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati haczin sebebinin bulunmasıdır.
İİK 257 ve devamı maddesine göre ihtiyati haciz talep eden taraf öncelikle ihtiyati haciz istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, "yaklaşık ispat" kuralına göre belirlenir.
Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunun kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati haciz kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemelidir.
Bununla birlikte, ihtiyati hacze karar verirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati haczin amacını gözetilmesi gerekli ve zorunludur.
Kanun koyucu, ihtiyati haciz hakkında karar verecek olan Hâkime geniş bir takdir alanı bırakmış ise de, Hâkim her somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati haciz kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, ihtiyati haciz şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşıkta olsa ispatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmelidir.
İİK 257 ve devamı maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ihtiyati hacze karar verilmelidir.
Bu itibarla Mahkemece asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati haciz kararı verilmesine hukuken imkân bulunmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, davalı şirketin sermaye azaltımına gitmesinin tek başına ihtiyati hacze dayanak oluşturamayacağı, uyuşmazlığın çözümü için taraf defterlerinin incelenmesi gerekeceği, davacı tarafça alacağın muaccel olduğu ve soyut borç ikrarına dair kıymetli evrak da sunulmadığı anlaşılmakla istemde İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde ön görülen koşullar gerçekleşmediğinden.." gerekçesi ile,
"Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin koşulları bulunmadığından REDDİNE.." şeklinde hüküm tesis edilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı yanca istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli şartlar sağlanmış olup aksi kanaat doğrultusunda verilen kararın isabetsiz olduğunu, davalı borçlunun takibe konu fatura tutarının % 80'ini ödediğini dolayısıyla borcun muaccel olduğu ve kabul edildiğini, davacının olası hak kayıplarının önlenmesi gerekmekte olup İlk Derece Mahkemesi ara kararındaki gerekçelerin yerinde görülmediğini, yaklaşık ispat koşulunun dava dilekçesi ekindeki sunulan dekontlar ile sağlandığını, davalı şirketin sermayesini azalttıktan sonra faaliyetine son vermesi muhtemel olup işbu dava sonuçlanana kadar şirketin alacağını tahsil etme imkanının ortadan kalkacağını,
kanunen sermaye azaltımı şirketin borca batık olduğu anlamına gelmese de, bu durumun borçlunun alacaklıları için oluşturduğu potansiyel risk hususunun göz ardı edilmemesi gerektiğinden bahisle verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir. İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe.
Tacir olan davacı yanca, tacir olan davalı yana verilmiş olduğu iddia edilen hizmet nedeniyle tanzim olunan 21/06/2023 tarihli faturadan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin eldeki davada, yerel mahkeme tarafından, az yukarıda yazılı gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, verilen karara ilişkin olarak da davacı yanca yine az yukarıda yazılı sebeplere dayanarak İstinaf kanun yoluna başvurulmuş olduğu anlaşılmıştır.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince; istinaf incelemesi, istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
İhtiyati haciz talep eden; davalı yana verdikleri hizmet karşılığı olarak tanzim edilen 461.476,73-TL bedelli fatura alacağının, bakiye 92.586,73-TL'lik kısmının ödenmediğini iddia ederek başlattığı icra takibi sonucu yapılan itirazın iptaline ilişkin olarak açılan davada ihtiyati haciz talep etmiştir. İhtiyati haciz, 2004 sayılı İİK’nın 257-268. Maddeleri arasında düzenlenmiş olup. İİK'nın 257/1. Maddesinde yer alan.
"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" şeklindeki düzenlemenin, muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşullarını düzenlediği, Muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise; ihtiyati haciz koşullarının, aynı yasanın 257/2. maddesinde.
"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa. 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. İİK nun 258. Maddesinde ise.
Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller sunmaya mecbur olduğu düzenlenmiştir.
Tüm bu açıklamalar kapsamında somut olay incelendiğinde; davanın, faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, dava ve takip dayanağı olan ve dosyada bir sureti mübrez olan fatura incelendiğinde, faturanın açık fatura olduğu, bu haliyle faturanın tek başına bakiye alacağın varlığı bakımından, yaklaşık ispat açısından yeterli olmadığı,
yine davacı yanca dosyaya ibraz olunan ve davalı-borçlu yanca davacı-alacaklı hesabına yapılan kısmi ödemelere ilişkin dekont örnekleri incelendiğinde de, sözkonusu dekontlar ile yapılan kısmi ödemelerin, dava ve takip dayanağı fatura alacağına ilişkin olarak yapılıp yapılmadığı hususunun, eş söyleyişle davacının davalıdan faturadan kaynaklı bakiye alacağı bulunup bulunmadığı ve varsa ne miktarda olduğunun, yargılama sırasında toplanacak delillerle anlaşılabileceği,
ayrıca davacı yanca verilen hizmete ilişkin olarak kesildiği iddia olunan faturayla ilişkili başkaca herhangi bir yazılı belge de sunulmadığı ve bu haliyle de istemin yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat koşullarının da bu aşamada oluşmadığı ve ayrıca davalı- borçlu şirketin sermaye indirilmesine gitmiş olmasının da tek başına İİK'nın 257/2.
Maddesindeki koşulları sağlamadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı ve davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.Bu itibarla da, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca, davacı/ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine oy birliği ile varılarak aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir.
HÜKÜ M
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi, E. 2024/87, K. 2024/180, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama