KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/996
- Karar no
- 2024/1344
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/12/2020
- Numarası
- 2019/267 Esas, 2020/886 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
975 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, taraflar arasındaki davaya konu eser sözleşmesi kapsamında yapılan %5 nakdi teminat kesitleri toplamı 61.888,53 TL'nin ödenmeyen bakiye 30.944,27 TL'lik kısmının davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Davalı tarafça, yapılan işlerde eksikler bulunduğu ve sözlü ve mail yoluyla bildirimlere rağmen bunların giderilmediği, ... ilişiksizlik belgesi getirilmediği, kesin kabul tutanağının onaylanmadığı, bu nedenlerle davacının takip tarihi itibariyle muaccel bir alacağı bulunmadığı belirtilerek,
davanın reddi istenmiştir.Mahkemece, 20/04/2018 tarihinde geçici kabul tutanağı düzenlendiği ve tutanakta yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğunun ve geçici kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızalarının bulunmadığının görüldüğünün, geçici kabul tutanağına istinaden nakit teminat kesintisinin %50'lik kısmının ödeneceği geriye kalan %50'lik kısmının 6 ay içinde yükleniciye ödeneceğinin belirtildiği ve taraflar arasında yapılan 19/07/2018 tarihli protokolde de geçici kabul tutanağındaki ifadelere yer verildiği görülmekle,
icra takibi itibariyle davacının davalıdan 30.944,27-TL'sı alacağının bulunduğu ve nakit teminat kesintisinin geriye kalan %50'lik kısmının 6 ay içinde ödeneceğinin belirtildiği geçici kabul tutanağının tarihinin 20/04/2018 olduğu nazara alındığında alacağın muaccel de olduğu anlaşıldığından davanın ve davalı tarafın likit ve muaccel alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiğinden icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği gerekçesiyle, Davanın kabulüne, İstanbul ...
İcra Dairesinin ... sayılı icra takibinde (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Hüküm altına alınan 30.944,27-TL’sı asıl alacağın %20’si oranında 6.188,85-TL’sı icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar etmiş, dosyada mevcut mail yazışmaları, eksiklik ve hatalara ilişkin fotoğraflar ve diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirip işleri eksiksiz olarak teslim ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığının açık bir şekilde görülmekte olduğunu, sözleşmesinin, teminat kesintileri ve iadesine ilişkin hükümlerini düzenleyen ‘Teminata İlişkin Hükümler’ başlıklı 11.3.1. , 11.4.1. , 11.4.2.
Maddeleri göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafça dava konusu sözleşmeye ilişkin yükümlülükler yerine getirilmediğinden, eksik ve kusurlar giderilmediğinden, Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmediğinden ve kesin kabul tutanağı onaylanmadığından,
ilk derece mahkemesinin muaccel bir alacak bulunduğu tespitinin hatalı olduğunu, davacı tarafa yansıtılacak tamirat bedelleri ve diğer başkaca giderler bulunduğunu, işbu süreç tamamlandığında ve kesin kabul tutanağı imzalandıktan sonra nakit teminat kesintisinden kalan bakiye var ise davacı tarafa sözleşme hükümlerine uygun bir şekilde iade edileceğini, ilk derece mahkemesince taleplerine rağmen keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmamış olup, eksik inceleme ile karar verilmiş olduğundan işbu hususun başlı başına istinaf taleplerinin kabulünü gerektirdiğini, davacı tarafça,
dava dışı ...'tan alınan bilgiye göre dava konusu işin kesin kabulünün 12.12.2019 tarihinde yapıldığı ve işin kesin hesabının 10.06.2020 tarihinde imzalandığını beyan edilmiş ise de, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davacı şirketin projeye dahil olan tüm daireler nezdinde duşakabin ve duş teknesi işlerini üstlendiği sözleşmenin yalnızca davacı ve davalı taraflar arasında imzalandığını, söz konusu sözleşmeye ilişkin olarak kesin kabulün yalnızca bu sözleşmenin tarafları arasında imzalanabileceğini, ... işbu dava konusu sözleşmeye taraf olmadığı gibi davacı ...'in,
müvekkili şirket ile ... arasındaki ilişkide hiçbir şekilde taraf olmadığını, kaldı ki ...'tan davacının edindiği cevaba göre tüm projenin kesin kabulünün Aralık 2019'da yapıldığı davacı tarafça beyan edildiğini, bu tarihin işbu dava açılış tarihinden (06/05/2019) sonraki bir tarih olduğunu, davacının takip veya dava tarihi itibarıyla muaccel bir alacağı bulunmadığını belirterek,
kararın kaldırılarak işbu davanın reddine, davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki davaya konu sözleşmenin teminat kesintileri ve iadesine ilişkin hükümlerini düzenleyen ‘Teminata İlişkin Hükümler’ başlıklı 11. Maddesinde; "yüklenicinin KDV hariç her Hakediş bedelinden %5 oranında Nakit Teminat Kesintisi yapılacağı" (11.3.1.) düzenlenmiş olup, davacı yüklenicinin hakedişlerinden bu kapsamda toplam 61.888,53 TL kesinti yapıldığı, bu meblağın 30.944,27 TL'lik kısmının daha önce başlatılan başka bir icra takibine ilişkin olarak yapılan 19/07/2018 tarihli protokol neticesinde ödendiği,
işbu davaya konu takipte bakiye 30.944,27 TL'lik kısmının talep edildiği, her ne kadar %5 nakdi teminat kesintilerinin iadesine dair sözleşmenin 11.4.1. maddesinde.
"Taahhüdün, sözleşme ve eki dökümanların hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesinden ve varsa işe ait eksik ve kusurların giderilerek geçici ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından ve Yüklenicinin bu işten dolayı işverene herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, varsa alınmış olan kesin teminat, varsa ek kesin teminat ve nakit teminat toplamlarının yarısı.
Sosyal Sigortalar Kurumundan ilişiksiz belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra kalan yarısı Yükleniciye iade edilir." şeklinde, 11.4.2. maddesinde.
"Kesin kabul sonrası Teminatlar yukarıdaki maddeye göre Yüklenici’ye iade edilir" şeklinde bir düzenleme var ise de, 20/04/2018 tarihli geçici kabul tutanağında, nakdi kesintilerin %50'sinin hemen, %50'sinin de 6 ay içinde ödeneceği kararlaştırılmış olmakla davaya konu miktarın iadesinin öne çekildiği anlaşıldığından, Mahkemece de bu doğrultuda yapılan değerlendirme neticesinde davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına uygun olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/996, K. 2024/1344, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama