KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Dosya no
- 2023/388
- Karar no
- 2024/163
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/10/2018
- Numarası
- 2016/185 Esas, 2018/1060 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
2.058 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, taraflar arasında 03/05/2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre İdare'nin ... olduğunu, idarenin müvekkiline ve müvekkili tarafından davalıya yapılacak ödemeleri Finansal Kiralama Anlaşması gereğince ... A.
Ş.'nin yaptığını, davalı ile yapılan sözleşme tutarının toplam 480.000,00 TL olduğunu, davalının toplam yaptığı işin 16/12/2014 tarihli taşeron hakediş raporuna göre KDV hariç 453.176,25 TL olduğunu, davalıya yapılan ödemelerin net tutarının 603.176,25 TL olduğunu, bu durum karşısında davalının müvekkilinden 150.000,00 TL fazladan tahsilat yaptığını, davalıya 08/04/2014 ve 12/10/2015 tarihli ihtarname gönderilerek ödeme yapmasının istendiğini, davalının ilk ihtarı cevapsız bıraktığı ikinci ihtara ise 29/12/2015 tarihli cevabı ile taleplerini reddettiğini, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla, davanın kabulü ile icra dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının tüm iddia ve beyanlarının haksız olduğunu, davacının dava dışı idareden aldığı ödemeleri müvekkilinin yapmış olduğu işlerden dolayı davacı tarafın muvafakati ile belirlenen fiyata göre düzenlenen faturalar karşılığı aldığını, bu anlamda davacı tarafın nmüvekkil faturalarını dayanan iş bedelini dava dışı idareden tahsil ettikten sonra,
soyut iddalarla ayrıca müvekkilinden de tahsil etmeye çalıştığını ve bu tahsil amacının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu işi ve iş bedelini dava dışı idareye yansıtan davacı tarafın bu iş karşılığında dava dışı idareden ne kadar tahsilat yaptığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafça fazla tahsilat yapıldığına ilişkin durumu ispatlayamadığından müvekkilinin fazla tahsilat yapmadığının ispat etmesinin istenmesinin başlı başına yargılama ilkelerine aykırı olduğunu, davacı tarafından gönderilen Üsküdar ...
Noterliği'nin 28/04/2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde; dava konusu iş ile ilgili eksik olması halinde bu eksikliklerin tamamlanacağının belirtilmiş olmasına rağmen dava dilekçesinde eksik işe ilişkin hiçbir iddia veya beyanın söz konusu olmadığını ve tamamlama yapılmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve düzenlenen bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğundan davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına konu alacağına yönelik itirazının 109.111,67 TL asıl alacak ve 1.090,00 TL işlemiş faiz bakımından iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, İİK 67/2. maddesi kapsamında 22.040,33 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı takip dosyasına konu alacağına yönelik itirazının 109.111,67 TL asıl alacak ve 1.090,00 TL işlemiş faiz bakımından iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, İİK 67/2.maddesi kapsamında 22.040,33 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafında, cevap dilekçesindeki beyan ve savunmalarını tekrar etmiş, dava dilekçesinde bahsedilen fazla ödeme iddiasının neye dayandığı belli olmadığını, konusu eser sözleşmesi olan bir davada davacının fazla ödeme iddiasını "eksik veya ayıplı iş" kapsamında ispatlaması gerektiğini, dava dilekçesinde müvekkilinin üstlendiği işlere yönelik herhangi bir eksik veya ayıp iddiası mevcut olmadığını, müvekkilinin sözleşme ile üstlendiği edimini süresinde teslim ettiğini, işin geçici ve kesin kabullerinin yapıldığını, davacı işverenin dava dışı İdareden tüm hakedişlerini misli ile tahsil ettiğini,
işin teslimi sırasında veya teslimden sonra "muayene süresi" içinde taraflarına yapılmış hiçbir bildirim bulunmadığını, davacı tarafın dosyaya delil olarak ibraz ettiği Üsküdar ...
Noterliği'nin 28.04.2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ şerhinin dosyaya sunulmadığını, bu ihtarnamede, dava konusu işte eksik olması halinde bu eksikliklerin tamamlatılacağı dahi beyan edilmiş olmasına rağmen; dava dilekçesinde eksik işe ilişkin hiçbir iddia - beyan söz konusu olmadığını, dava konusu "...
Kültür Merkezi İnşaat İşi" kapsamındaki davacı ile yapılan sözleşmeler ve hak ediş dosyalarını da içerir ihale dosyasının dava dışı "..."nden celp edildiğini, dosyanın incelenmesiyle müvekkilinin yaptığı imalatın tamamının eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edildiğinin; davacının, müvekkiline yaptırdığı imalatın tamamının bedelini dava dışı idareden misliyle tahsil ettiğinin dosyada sunulu ilk bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, müvekkilinin yaptığı iş karşılığı faturalar davacıya tebliğ edilmiş ve kontroller neticesinde dava dışı ...
A.Ş.'ye davacı şirket yetkililerince talimat verilerek müvekkiline ödeme yapılmasına rağmen, sanki bu ödemeler davacının bilgisi dışında, ifa edilmeyen bir işin karşılığı ve haksız alınmış gibi intiba yaratılmasını kesinlikle kabul etmediklerini, dava dışı ... A.Ş.'nin dava dilekçesinde de belirtildiği üzere esasen davacı tarafından yapılması gereken ödemeleri yapan aracı konumunda olduğunu, davacının talebi doğrultusunda müvekkilinin yaptığı iş ile ilgili faturaların ...
A.Ş. adına düzenlendiğini, toplamda 711.747,98-TL'lik faturaların iş kontrolü neticesinde ödeme onayının davacı tarafından gerçekleştirildiğini, dolayısıyla faturaların davacı yanca ihtiraz-i kayıtsız teslim alındığını, mahkeme ilamına esas alınan Bilirkişi Raporunun son derece yetersiz olduğunu, bilirkişilerin subjektif yorumlarından ibaret olarak hazırlandığını, davanın esasına yönelik temel itirazları olan "işveren idareden davacının aldığı ödemeler" konusuna mali değerlendirme anlamında hiç girilmediğini, bu konuya ilişkin yaptıkları tüm itirazlara rağmen dosyanın itirazlarını değerlendirmek üzere yeni bir heyete gönderilmediğini,
13.03.2017 tarihli ilk Bilirkişi raporunda, müvekkilinin davacıdan fazladan tahsilat yapmadığı değerlendirilerek, dosya kapsamındaki haklılıklarının ortaya konduğunu, bu raporda, özellikle fazla ödeme iddiasına yönelik çok ciddi değerlendirmeler bulunduğunu, davacı şirketin düzenlediği 16.12.2014 tarihli hakediş raporunun müvekkili davalının işini bitirip teslim ettiği 13.12.2003 tarihinden tam bir yıl sonra düzenlediğine özellikle dikkat çekildiğini, yine bu raporda,
faturalarda ve proforma bedellerinde ve yapılan iş miktarlarında gerek davacının gerekse dava dışı ...'ın onaylarının alındığı işin bitmiş olduğu aşamada da birim fiyat ve metrajlara hem davacının hem de dava dışı İdarenin bir itirazlarının olmadığına dikkat çekildiğini, yine bu raporda, "13.12.2013 tarihli 2 adet faturanın hem dava dışı İdarenin hem de davacı tarafın muvafakatı ile ve talimatları doğrultusunda ...
A.Ş. tarafından kabul edildiğinin, davacının dava dışı İdareye sunmuş olduğu 31.01.2014 tarihli 11 numaralı hakediş raporunda da davalı müvekkilinin dava konusu işleri teslim etmiş olmasından dolayı hakediş raporuna bu işlerin eklendiğinin, davacı yana bu hakediş raporu ve dava konusu işe ilişkin ödememenin ...
A.Ş. tarafından davacının hakediş alacağından mahsup yapıldığının tespit edildiğinin" belirtildiğini, davasının maddi ve hukuki dayanağının olmadığı, müvekkilin işini eksiksiz ve ayıpsız olarak davacıya teslim ettiği ilk bilirkişi raporu ile subjektif yorum yapılmaksızın, somut mali verileriyle ortaya konarak teyid edildiğinden, tamamen dayanaksız olan son raporun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, 14.11.2017 tarihli son rapordaki çelişkilerin mahkemece gidertilmediğini, dava konusu iş kapsamındaki dava dışı "..." nden celp edilen ihale dosyasının, müvekkilin yaptığı imalatın tamamının eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edildiği;
davacının, müvekkiline yaptırdığı imalatın bedelini dava dışı İdareden misliyle tahsil ettiğinin görülmesi açısından incelenmesi talep edilmiş olmasına rağmen, bu hususun raporda değerlendirilmediğini, müvekkilinin yaptığı iş karşılığı düzenlediği faturaların davacıya tebliğ edildiğini ve kontroller neticesinde dava dışı ...
A.Ş.'ye davacı şirket yetkililerince talimat verilerek müvekkiline ödeme yapıldığını, dolayısıyla faturaların davacı yanca ihtiraz-i kayıtsız teslim alındığını, davacıdan muvafakat alınmadan bu faturaların düzenlenmesinin ve ödemelerin alınmasının mümkün olmadığını, taraflar arasındaki Sözleşmenin "İşlerin Kontrol Ve Kalitesi " Başlıklı 11. Maddesi ve 11.2.
Maddelerine göre müvekkilinin yapmış olduğu işin davacı ve işveren idarenin gözetim, denetim ve kontrolünde gerçekleştiğini, ancak işin devamı süresince de müvekkiline hiçbir ihbar veya ihtarda bulunulmadığını, bu sebeple davacı yanın da müvekkilinin yapmış olduğu işler nedeniyle idare ile hiçbir sorun yaşamadığını, özellikle ilk raporda belirtilen faturaların tebliğinin ardından 1 yıl geçtikten sonra davacı yanca mahsuba yönelik düzenlenen hakediş raporunun, bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini,
müvekkilinin yaptığı işi ve iş bedelini dava dışı idareye yansıtan davacının bu iş karşılığı dava dışı idareden ne kadar tahsilat yaptığının yerel mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, bu durumun tespitine yönelik tüm taleplerine rağmen yerel mahkemece bu itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkilinin fazla tahsilat yaptığını iddia eden davacının bu durumu ispatlaması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı yüklenici, davalı taşerondur. Dava, taraflar arasındaki 03.05.2013 tarihli "...
Kültür Merkezi İnşaat İşi" sözleşmesi kapsamında davalıya yapılan ödemelerin net tutarı 603.176.25-TL olmasına rağmen, 16.12.2014 tarihli taşeron hakediş raporuna göre davalının toplam yaptığı işin bedelinin KDV hariç 453.176,25 TL olduğu, buna göre davalının 150.000,00 TL fazla tahsilat yapmış olduğu iddiasıyla, bu bedelin ve faizinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalı vekilince, davacı tarafça, müvekkilinin düzenlendiği faturalara dayalı olarak dava dışı İdare'den ödemelerin alındığı, bu faturalardaki fiyatlara davacının da muvafakati olduğu, davacının bu şekilde İdare'den tahsilat yaptıktan sonra müvekkilinden böyle bir talepte bulunamayacağı belirtilerek, davanın reddi istenmiştir.
Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacı ile davalı taraf arasında yapılan 03.05.2013 tarihli Taşeron Sözleşmesiyle, dava dışı (sözleşmede İDARE alarak belirtilen) ... tarafından Finansal Kiralama (Leasing) yolu ile yine dava dışı ... A.Ş.'ye ihale edilen, bu şirket tarafından da davacı şirkete verilen "... Kültür Merkezi İnşaat İşinin", KDV Dahil toplam 602.636,31 TL bedelle ve iş bedelinin ...
A.Ş. tarafından ödenmesi suretiyle davalı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı, sözleşme gereği yapılan işin tesliminden sonra davalı tarafından ... A.Ş. adına düzenlenen 13.12.2013 tarihli 2 adet fatura bedeli olan KDV Dahil 711.747,98 TL'nin ...
A.Ş. tarafından davacı tarafın ...'nden olan Hak Ediş alacağından mahsup edilmek üzere davalıya ödendiği, 16.12.2014 tarihinde davacı ve davalı arasında imzalanan "Taşeron Hakediş Raporunda" ise davalının hak ettiği iş bedelinin KDV Dahil 534.747,68 TL olarak hesaplandığı, Davacı asıl yüklenicinin, sözleşme konusu iş nedeniyle düzenlenen ve imzası inkar edilmeyen 16.12.2014 tarihli tek (toplam) hakedişe dayalı olarak, yaptığı 711.747,98 TL ödemeye nazaran fazla ödemesi bulunduğunu iddia ederek fark bedel talebinde bulunduğu,
davalı taşeronun ise, sözleşmedeki prosedüre göre dava dışı asıl iş sahibine kestiği faturalara göre davacının fazla ödemesi olmadığını savunarak davanın reddini talep ettiği, Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen 16.12.2014 tarihli hakediş dikkate alınmayarak, sözleşme ekindeki 2 adet imalat belgesine göre sözleşme fiyatları ve metrajlarıyla tasfiye yapılarak sonuca gidildiği, Oysa ki, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ve dayanak faturalar birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu 16.12.2014 tarihli hakedişin son hakediş olduğu, miktar ve tutar olarak içeriğinin tarafları bağladığı,
bu hakedişin ara hakediş olduğunun iddia ve ispat edilemediği, dolayısıyla işin bu hakedişteki miktarlara göre tasfiye edilmesi gerektiği, davalı tarafça öncesinde düzenlenen fatura bedellerinin dava dışı asıl iş sahibi tarafından ödenmiş olmasının bu değerlendirme ve kabulü değiştirmeyeceği, Buna göre, 16.12.2014 tarihli hakediş tutarı (534.747,68 TL) ve davacı ödemeleri (711.747,98 TL) dikkate alındığında, davacı tarafça davalıya 177.000,30 TL fazla ödemede bulunulmuş olduğu,
Mahkemece hükmedilen 109.111,67 TL bedel bundan daha az olduğundan yerinde olmamakla birlikte, istinaf eden tarafın sıfatına ve istinaf sebeplerine göre, kararın gerekçesinin yukarıda belirtilen şekilde düzeltilmesi suretiyle davanın (ilk derece mahkemesi kararında olduğu gibi) 109.111,67 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin "gerekçe yönünden" usulen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın (ilk derece mahkemesi kararında olduğu gibi) 109.111,67 TL üzerinden kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, Mahkemece hükmedilen işlemiş faize ve icra inkar tazminatına yönelik olarak bir istinaf itirazında bulunulmadığından bu hususlara ilişkin olarak da ilk derece mahkemesince verilen hükümler aynen korunmuş, istinafın usulen kabulü nedeniyle ilk derece mahkemesince hükmedilen vekalet ücretleri aynen korunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2023/388, K. 2024/163, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama