KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Dosya no
- 2024/1125
- Karar no
- 2024/909
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10.06.2024
- Numarası
- 2024/334 Esas,
- Davanın konusu
- Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Banka Teminat Mektubunun İadesi
Karar Metni
1.012 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı ile "...
Projesi" kapsamında 02.04.2013 tarihli "Elektrik ve Mekanik Tesisat İşleri Sözleşmesi" ve eki şartnameyi imzaladığını, ana yüklenici statüsünde olduğunu, 25.12.2019 tarihli, 700.000-TL bedelli ...bank mektubunu davalıya teslim ettiğini, müvekkilinin, sözleşme ile üstlendiği işleri sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini, kesin kabul işleminin yapılması için gerekli olan eksikliklerin "kesin kabul eksiklikleri" listesi ile belirlendiğini, söz konusu liste ile tespit edilen işlemlerin tamamlandığını,
davalı ile asıl iş sahibi arasında düzenlenen 16.05.2017 tarihli ve 17.05.2017 tarihli tutanaklar ile işin sözleşmeye uygun olarak tamamlandığı tespit edildiğini, davalı adına hareket eden ... San ve Tic A.Ş. tarafından 16.12.2017 tarihli "iş bitirme belgesi" düzenlenerek müvekkile verildiğini, iş tamamlandığı halde davalı, kesin kabul işlemini yapmadığını ve sözleşme gereği verilen teminat mektubunu müvekkile iade etmediğini, sözlü olarak,
e-posta ile ve yazılı şekilde kesin kabul işleminin yapılması ve teminat mektubunun iadesinin istenmiş olmasına rağmen davalının kesin kabulü yapmadığını ve teminat mektubunu iadeye yanaşmadığını ileri sürerek 25.12.2019 tarihli, 700.000-TL bedelli...bank tarafından düzenlenen teminat mektubunun yenilenmemesi ve nakde çevrilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile teminat mektubunun davalıdan alınarak müvekkile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın teminat mektubunun iadesi talebine ilişkin olduğu, mevcut belge durumuna göre bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinafında, mahkemenin gerekçesinde İİK 72/3. maddesini yazdığını, bu maddenin konuyla ilgisi bulunmadığını, bunun mahkemenin dava dilekçesini incelemediğini gösterdiğini, teminat mektubunun yenilenmemesi hakkında tedbir talep ettiklerini, taleplerinin teminat mektubunun iadesine ilişkin olmadığını, boşuna bankaya komisyon ödemek durumunda kalmaları nedeniyle zarara girdiklerini, yaklaşık ispat koşulunu sağladıklarını, sözleşmenin 2013 tarihli, kesin hak edişlerin ise iş sahibi ile davalı arasında 2017 yılında yapıldığını, 2019 yılından beri bu mektuplar için komisyon ödediklerini,
tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacı yüklenici davasında işi tamamlayarak teslim ettiğini belirterek teminat mektubunun iadesini istemiş, tedbir olarak da teminat mektubunun yenilenmemesi ve nakde çevrilmemesi talebinde bulunmuş; davalı ise, kesin kabul sürecinin tamamlanmadığını, ilişiksiz belgesinin sunulmadığını, muhtemel alacaklarının güvencesiz kalma riskinin bulunduğunu belirterek dava ve tedbir talebinin reddini istemiştir.
Mahkemece istinaf istemine konu 10/06/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbirin koşulları oluşmadığından bahisle ihtiyati tedbir talebi reddedilmiştir. Talep, eser sözleşmesi kapsamında yüklenici tarafından işin güvencesi olarak iş sahibi karşı tarafa verilen kesin teminat mektubunun paraya çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına ilişkinidir.
Eser sözleşmelerinde iş sahibi, işin sonunda eserin eksik ve ayıplı yapılması, süresinde teslim edilmemesi veya sair sözleşmeye aykırılıklar nedeniyle uğrayacağı olası zararlar karşılığı alacağını garanti altına almak için sözleşme ile yükleniciden teminat mektubu, teminat senedi (bono veya çek) veya KKİS' lerinde yükleniciye bırakılan bağımsız bölümler üzerine ipotek tesis etmek suretiyle çeşitli teminatlar alabilir.
Eğer ileride zarar gerçekleşir ve bunu da iş sahibi ispat ederse bu zarar teminattan mahsup edilerek varsa artan yükleniciye iade olunur. Kesin teminat mektubu, bankalarca veya finans kuruluşlarınca düzenlenen ve yüklenici tarafından muhatap iş sahibine verilen bir belgedir. Teminat mektubu bankaya ibraz edildiğinde, ilgili banka iş sahibinin alacaklı olup olmadığına bakmaksızın derhal ödeme yapması gerekir.
Bu niteliği gereği teminat mektubunun diğer teminatlardan bariz farkı icra takibi yapılmasına gerek duyulmadan doğrudan tahsil edilebilmesidir. Başka bir ifade ile tahsilde kolaylık sağlamasıdır. Ancak böyle de olsa iş sahibince teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrilmemesi gerekir. Yani diğer teminatlarda olduğu gibi öncelikle yüklenicinin kusuru ile sözleşmeyi ihlal ettiğini ve bundan dolayı zarar gördüğünü yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir.
Teminat mektubunun her an nakde çevrilebiliyor olabilmesiyle ilgili özelliği sadece alacağın tahsili safhasıyla ilgili olup, diğer teminatlardan farklı olarak ayrıca bir hak sağlamaz.
Bunun için tedbiren teminat mektubunun nakde çevrilmesinin önlenmesine yönelik taleplerde; işin tamamlanarak teslim edilip edilmediği, sözleşmede iade şartları düzenlenmiş ise bu şartların hangi oranda gerçekleştiği, sözleşmede bu yönde bir hüküm yoksa işin sözleşmeye uygun ifa edilme durumu, iş sahibinin zararının bulunup bulunmadığı varsa miktarı gibi hususların birlikte değerlendirilip yaklaşık ispat şartlarının hangi taraf lehine gerçekleştiğinin değerlendirilmesi gerekir.
Diğer önemli bir husus da, tedbire karar verilirken teminat mektubunun iadesi veya iptali talepli dava açılıp açılmadığına bakılması gerekir. Zira teminat mektubunun iadesi veya iptali talepli dava açılmış ve ihtiyati tedbir kararı da verilmemiş ise iş sahibince paraya çevrilmesi halinde bu davaların sonuçta konusuz kalma durumu söz konusu olacağından hak ihlaline sebep olabilir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamına göre somut olay değerlendirildiğinde; talepte bulun yüklenicinin tedbire konu teminat mektubunun iadesine yönelik dava açmış olması, teminata konu husulardan olan; işin eksik ve/veya ayıplı yapıldığı, işin yüklenicinin kusurundan kaynaklı sebeplerle süresinde teslim edilmediği,
yüklenicinin diğer sözleşmesel yükümlülüklereni kusuru ile yerine getirmediğine yönelik iddialarla ilgili ispat yükünün iş sahibinde olması ve buna dair iş sahibi lehine bu aşamada yaklaşık ispata yeterli bilgi ve belge bulunmadığının anlaşılmasına göre mahkemece teminat mektubunun paraya çevrilmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, mahkeme ara kararının kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2024/1125, K. 2024/909, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama