KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2021
- Dosya no
- 2019/2597
- Karar no
- 2021/1033
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/02/2018
- Numarası
- 2016/428 E. - 2018/169 K.
- Davanın konusu
- Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 24/06/2021
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
14/01/2007 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının eşi olan destek ...'ın idaresindeki ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacının desteğinin vefat ettiği ve davacının destekten yoksun kaldığını, müvekkilinin davasını salt mirasçı sıfatıyla değil üçüncü kişi olarak açtığını, davanın kabulü ile tahkikat sonucunda müvekkilinin zararının tam ve kesin olarak belirlendiği zaman arttırılmak üzere asgari 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 08/06/2016 tarihli cevap dilekçesi ile; husumet, yetki ve zamanaşımı bakımından itiraz ettiklerini, yetkili yer mahkemesinin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın sulhen başvurusu olmaması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, dava konusu trafik kazasında ...'ın kendi kusuru sonucu vefat ettiğini, şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışı olduğunu beyanla davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda.
"Tüm deliller ve dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda yukarıda izah edilen gerekçeler ile, davacının desteğinin müteveffa ... olduğu, davacının işletenin ve trafik sigortacısının tehlike sorumluluğu kapsamında zarar gören üçüncü kişi kapsamında olduğu, dava konusu kazanın meydana gelişinde mütevaffa ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu, kazaya karışan ... plakalı diğer araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, davacının daha önce Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde sürücü ... ile ... plakalı aracın işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan ...
Sigorta A.Ş.
Aleyhine destekten yoksun tazminatı ile manevi tazminat talepli eda davası açtığı, mahkemece davacı lehine ve davalılar aleyhine, sürücü ...'nın kusuru oranında destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği, bu kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2012/11246 esas ve 2012/18463 karar sayılı davalıların karar düzeltme talebinin reddi kararı ile 04/1/2012 tarihinde kesinleştiği, davacının davalıdan, kendi desteğinin kusuru oranında destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiği, bu halde destekten yoksun kalan davacının tazminat talep hakkını ileri sürmelerinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği,
öte yandan aynı zamanda desteğin yasal mirasçısı ve külli halefi olan davacının, dava konusu tazminat talebi yönünden hem alacaklı hem borçlu sıfatını haiz olduğu ve borcun bu sebeple de sona erdiği" gerekçesi ile. Davanın reddine, karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğunu, emsal nitelikteki Yargıtay kararlarınca davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede.
14/01/2007 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının eşi olan destek ...'ın idaresindeki davalının ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacının desteğinin vefat ettiği ve davacının destekten yoksun kaldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu kazanın çift taraflı trafik kazası olduğu, davacının %25 kusurunun tespit edildiği de gözönünde tutulduğunda, desteğin sürücüsü olduğu aracın ZMMS sigortasından zararın talep edilemeyeceği, tek taraflı ve desteğin tam kusuru ile meydana gelen trafik kazalarına ilişkin emsal yargıtay içtihatlarının bu olayda uygulanmasının mümkün olmadığı gözönünde tutularak davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/2597, K. 2021/1033, 24 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama