İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/2159 K.2025/202

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi…

Esas2021/2159Karar2025/202Tarih13 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.223 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bam 8. Hukuk Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
13 Şubat 2025
Dosya no
2021/2159
Karar no
2025/202
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
09/07/2021
Numarası
2021/375 Esas - 2021/450 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İstinaf karar tarihi
13/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.223 kelime·11 dk okuma

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

KARAR Davacı vekili dava açan dilekçesinde. 16/07/2016 kaza tarihinde, ...'in idaresindeki ... plakalı otomobil ile karayolunda bulunan eşek leşine çarparak direksiyon hakimiyetini kaybedip uçuruma uçması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kazada araç içerisinde yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'in yaralanarak malul kalduğını, davalının müvekkilinin zararlarından sorumlu olduğunu belirterek,

fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1000,00-TL maddi tazminatın davalıdan temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 28/04/2021 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini 282.860,00-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "trafik kazasının oluşumuna, yolda bulunan merkep ölüsünün birinci derecede tam ve %100 oranında etkili olduğu, ... plaka numaralı otomobilin dava dışı sürücüsü ...'in etkili herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kazanın oluşumuna etkili herhangi bir denetim ve hizmet eksikliğinin bulunmadığı, davacı ...’in 16/07/2016 tarihinde maruz kaldığı araç içi trafik kazasına bağlı olarak, %42,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacak ve iyileşme süresi kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabilecek şekilde yaralandığı,

davacının talep edebileceği maddi tazminatın toplam 311.543,01-TL olduğu, davalının kusırsız sorumluluğunun bulunduğu, davacının ıslah dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak hükmedilecek alacaktan sorumlu olduğu" gerekçesiyle.

Davanın kabulü ile 282.860,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibarenden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı karayollarından tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davanın, 2016/1164 esas sayılı dosya kapsamında aracın ZMM sigortacısına karşı açıldığı, müteakip kusur raporuna göre Karayolları Genel Müdürlüğü ve ...na karşı birleştirme talepli olarak dava açıldığı, davaların birleştirildiği,

daha sonranın davalı ... aleyhine açılan davanın, diğer davalılar aleyhine açılan davadan tefrikine karar verildiği, davalı sigorta şirketi ve davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği, mahkemenin tefrik kararının hatalı olduğu, tüm davalıların zarardan ve yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olduğu, diğer davalılar hakkında verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu, istinaf yasa yoluna başvurulan davaların; istinaf mahkemelerinde birleştirilerek incelenmesi gerektiği, tüm davalıların; müvekkilinin zararlarından müteselsilen sorumlu olduğu,

faize olay tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiği, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hususlarına ilişkindir.Davalı Karayolları Genel müdürlüğü vekilinin istinaf nedenleri; müvekkiline yöneltilen davanın yargı yolu bakımından usulden reddi gerektiği, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenler tarafından açılan tam yargı davalarında idare mahkemelerinin görevli olduğu, kazanın meydana geldiği yolda kaza öncesi ... kayıtlarında yol sorunu ile ilgili herhangi bir ihbar kaydı bulunmadığı,

şehirler arası yollarda yolun her bir kısmını güvenlik kameralarıyla takip etmenin ya da yolun her bir kısmına anında müdahale edebilecek sayıda personel istihdam etmenin mümkün olmadığı, araç sürücüsü gece vakti düz ve kavşağın olmadığı bu yolda aracının hızını yol ve iklim şartlarına uygun dikkatle götürmediğinden kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, zarar ile idari işlem veya eylem arasında nedensellik bağının bulunduğu durumlarda idarenin sorumlu olabileceği, kazada birinci derecede etken görülen merkep ölüsünün yola ne zaman ve ne şekilde geldiğinin belli olmadığı,

merkebin kazadan kısa bir süre önce yolda ölmüş olmasının mümkün olduğu, diğer yandan böyle bir hayvan ölüsünün yol üzerinde olduğuna dair müvekkili kurumun ilgili birimine ya da trafik zabıtasına bir ihbar yapılmadığı, nitekim dosya kapsamında alınan bilirkişi heyeti raporunda yolda bulunan merkep ölüsünün birinci derecede, tam ve takdiren %100 oranında etkili olduğunun rapor edildiği, müvekkili ...'nin herhangi bir denetim ve hizmet eksikliği bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, idarenin harçtan muaf olması nedeniyle müvekkili aleyhine harca hükmedilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu,

tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılması gerektiği, hususlarına ilişkindir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen, cismani zarar dayanılarak açılmış, maddi tazminat isteğine ilişkindir. Dosyada yapılan incelemede.

16/07/2016 kaza tarihinde, dava dışı sürücü ...'in; idaresindeki ... plakalı otomobil ile karayolunda bulunan eşek leşine çarparak direksiyon hakimiyetini kaybedip uçuruma uçması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, kazada araç içerisinde yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığı, davacının bu yaralanmasına bağlı olarak, yolun bakım ve gözetiminden sorumlu olan Karayolları Genel Müdürlüğü, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ZMM Sigortacısı ...

Sigorta AŞ ve merkebe çarparak ölümüne sebep olan ve tespit edilemeyen araç nedeniyle ... aleyhine tazminat istemiyle dava açtığı, mahkemece davaların birleştirilerek görülmesine karar verildiği, yargılamanın devamında, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın, diğer davalılar aleyhine açılan davadan tefrikine karar verilerek, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın iş bu esas üzerinden yargılamasının sürdürülerek sonuçlandırıldığı, davalı ...

Sigorta AŞ ve ... aleyhine açılan davanın ise mahkemenin 2016/1164 esas sayılı dosyasında görülerek, 2016/1164 esas, 2021/452 karar sayılı ve 09/07/2021 tarihli karar ile davalı ... aleyhine ve davalı ...

Sigorta AŞ aleyhine açılan asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilerek sonuçlandırıldığı, bu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, istinaf incelemesinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesi tarafından yapılarak, 2021/2112 esas, 2024/1700 karar sayılı ve 27/11/2024 tarihli karar ile; "davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, bu nedenle söz konusu aracın ZMM Sigortacısı davalı ...

Sigorta AŞ nin meydana gelen sonuçtan sorumlu olmayacağı, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın yolda bulunan eşek ölüsüne çarpmasıyla kazanın meydana geldiği, yoldaki eşeğe, daha önce başka bir aracın (plakası veya sigortalısı belirlenemeyen) çarpması sonucu eşek ölüsünün yolda bulunduğunun beyan edildiği, ne var ki, dosya içeriğinde, dava dışı bir aracın çarpmasıyla eşeğin telef olup yolda kaldığına veya böyle bir aracın varlığının kabulü olasılığında da kusurlu olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı gibi, ileri sürülen bu olgunun ispatına ilişkin davacı tarafça ortaya konulmuş delil bulunmadığı,

hal böyle olunca da ...'nın meydana gelen sonuçtan sorumluluğuna hükmedilemeyeceği, bu durumda asıl ve birleşen davada verilen davanın reddi yönündeki karara karşı istinaf başvurusunun yerinde olmadığı" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, kazanın oluşumundaki kusur tespitine ilişkin incelemeler neticesinde tanzim olunan bilirkişi raporlarında ve ayrıca trafik kazası tespit tutanağında yapılan incelemede.

16/07/2016 tarihli trafik kazası tespit tutanağında; trafik kazasının oluşumunda, dikkatli ve tedbirli davranmayan ve trafik kurallarına riayet etmeyen ... plakalı sayılı araç sürücüsünün KTK'nın 52/1-b maddesi hükmü kapsamında kusurlu olduğu, 12/04/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; kazanın oluşumuna, merkep ölüsünün % 100 etkili olduğu, sürücüye atfedilebilecek kusur bulunmadığı,22/08/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; trafik kazasının oluşumuna merkep ölüsünün % 100 etkili olduğu, sürücünün kusurunun bulunmadığı, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün etkili her hangi bir denetim ve gözetim eksikliğinin bulunmadığı,

02/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda; trafik kazasının oluşumunda ... plakalı sayılı araç sürücüsünün KTK'nın 47.d, 52/1-b, 63 ve 64.maddeleri kapsamında % 100 kusurlu olduğu, 17/12/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin raporunda; trafik kazasının oluşumunda ölü merkebin % 100 etkili olduğu, sürücüye atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.

(1)Öncelikle belirtilmelidir ki; dava konusu uyuşmazlık, davalının hizmet kusuru bulunduğu iddiasına dayanmakta olup, Dairemizce de benimsenen Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ve güncel Yargıtay içtihatları gereğince idarenin hizmet kusuruna dayalı uyuşmazlıklarda adli yargının görevli bulunması nedeniyle, davalı vekilinin idari yargı yerlerinin görevli olduğu yönündeki istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (-bkz.UYM’nin 11/04/2016 tarihli ve 2016/163-210 E-K sayılı.

24/09/2018 tarihli ve 2018/530-467 E-K sayılı kararları ve Yargıtay 4.HD'nin 2019/2897 Esas, 2019/5764 Karar sayılı ilamı-) Diğer yandan, müteselsil sorumlulara karşı açılan davaların birlikte görülmesi usul ekonomisi, delillerin birlikte değerlendirilmesi ve yargı mercilerinden/istinaf dairelerinden bu hususta farklı kararlar çıkmaması itibarıyla doğru olan uygulama olmakla birlikte, iş bu davanın tefrik edildiği diğer zarar sorumlusu olduğu iddia edilenlere karşı açılan dava dosyasında esasa ilişkin karar verildiği ve verilen karara karşı istinaf incelemesinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesi tarafından yapılarak,

2021/2112 esas, 2024/1700 karar sayılı ve 27/11/2024 tarihli karar ile istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmakla, istinaf aşamasında dosyaların birleştirilmesine yasal olanak bulunmaması nedeniyle davacı vekilinin bu hususa temas eden istinaf başvurusunun yerinde olmadığı reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

(HMK.m.353/1-b/1) (2)Diğer istinaf başvuru sebepleri gereğince yapılan incelemede, somut olayda davacı, ... plaka sayılı araçta yolcu olması nedeniyle kazanın oluşumunda kusursuzdur.

Trafik kazasına bağlı zararlarının giderilmesi amacıyla, zarar sorumlularından ... plaka sayılı aracın ZMM Sigortacısına, merkebe çarparak ölümüne sebep olan ve belirlenemeyen araç sebebiyle ...'na ve yolun bakımı ile gözetiminden sorumluluğu sebebiyle Karayolları Genel müdürlüğü aleyhine dava açmış, müteselsil sorumluluğa göre zararının giderilmesini talep etmiştir. Hemen belirtilmelidir ki.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesi'nin az yukarıda özetlenen 2021/2112 esas, 2024/1700 karar sayılı ve 27/11/2024 tarihli kesin karar karşısında, ... plaka sayılı aracın ZMM Sigortacısına,

(-istinaf aşaması dahil olmak üzere tespit edildiği iddia edilemeyen ve kusurlu olduğu yönünde de halen bir saptama bulunmayan ve mevcut istinaf inceleme aşamasındaki bilgi ve belgelere göre-) merkebe çarparak ölümüne sebep olan araç sebebiyle ...'na (bu davalılara yöneltilen davanın reddine karar verilmesi ve istinaf başvurusununda kesin olarak reddedilmesi nedeniyle) zararların giderilmesi talebinin yöneltilmesine yasal olanak kalmamıştır.Bilindiği üzere meri hukukumuzda, trafik kazası neticesinde cismani zarara uğrayanların, ölüm halinde ise ölenin destek olduklarının ve ölenle yakınlığı bulunanların zararlarının,

kusursuzluk nispetinde ve hukukun temel ilkeleri ile bu husustaki hukuk kurallarına uygun olarak giderilmesi prensibi benimsenmiştir. Başka bir ifadeyle hukukumuzda, zarar görenlerin zararlarının, zarar sorumluları vasıtasıyla giderilmesi yönünde düzenlemeler yapılmış, zarar sorumlusunun belli olmadığı/belirlenemediği hallerde de ... oluşturularak, zararların ...'ndan karşılanması vaaz edilmiştir.

Bu suretle her koşulda zarar görenlerin (kusursuzluğu nispetinde) tatmin edilmesi amaçlanmıştır. Dolayısıyla zarar sorumlusu olduğu iddia edilen davalının (ve diğer zarar sorumlusunun/sorumlularının) durumunun bu doğrultuda ve bu husustaki yasal hükümlere uygun olarak analiz edilerek hakkaniyetli bir sonuca ulaşılması gerekmektedir.

Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelere göre kazanın olduğu 63-05 kesim no lu il yolu, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yapım ve bakımından sorumlu olduğu yol ağı içerisinde bulunmaktadır. Davalı idareden, sorumluluğu altında bulunan ülke genelindeki yol ağının her bir noktasında kesintisiz kontrol yapmasının, yollardaki ani değişikliklere, yollardaki ani ve beklenmedik aksaklıklara hemen müdahale etmesinin beklenmesi olanaksızdır.

Ne var ki; somut olaydaki kazaya sebep olan durum, ani ve beklenmeyen, müdahale edilmesi imkansız bir durum olarak kabul edilemez, dosyadaki bilgi ve belgelerden, aksini söylemekte olanaksızdır. Davalı idare, yolun bakım ve gözetiminden sorumlu olduğuna göre, yoldaki aksaklık sebebiyle (merkep ölüsü) oluşan zarardan; somut olaya özgü koşullara göre ve somut olaya münhasır olarak sorumlu olmalı ve sorumluluğu kabul edilmelidir.

Diğer yandan; kazanın meydana geldiği yer ve koşullar göz önüne alındığında ve hayvanın yabani hayvan olmadığı gözetildiğinde, her ne kadar tespit edilmemiş ise de hayvan sahibi de; hayvanı başı boş bırakması sebebiyle meydana gelen sonuçtan sorumlu olmalıdır.

Dairemizce, meydana gelen olayda, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün; yolun bakım ve gözetimi ile yoldaki engellerin zamanında kaldırılmaması hususundaki eksikliği sebebiyle % 50, başı boş hayvan sahibininde % 50 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinin, somut olaya özgü koşullara uygun ve hakkaniyetli olacağı sonucuna ve vicdani kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesi tarafından;

müteselsil sorumluluk ilkesi gereği her ne kadar tazminatın tamamından davalı idarenin sorumluluğuna hükmedilmesinde bir hata yok ise de, davalı idarenin kusursuz sorumlu olduğu yönündeki tespiti yerinde bulunmamış olup, davalı vekilinin bu hususa münhasır istinaf başvurusu yerinde bulunmakla, kararın bu şekilde gerekçesi itibariyle düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmış, (HMK.m.353/1-b/2) açıklanan diğer hususlar yönünden davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

(HMK.m.353/1-b/1) (3)Yukarıda 1 ve 2 nolu maddede açıklanan istinaf başvuru sebepleri haricinde kalan diğer istinaf başvuru sebeplerine ilişkin yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince, davalının harçtan muaf olduğu gözden kaçırılarak karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi ve hüküm altına alınan tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi hatalı bulunmuştur.

Davacı ve davalı vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf başvuruları yerinde bulunmuştur. (HMK.m.353/1-b/2) Ne var ki, yukarıda 2 ve 3 nolu maddede açıklanan hatalı uygulamalarının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, (1) no lu maddede açıklanan hususlarda davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddi, (2) nolu maddede açıklanan hususta davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü,

(3) nolu maddede açıklanan hususlarda davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ve yanılgılı hususların düzeltilmesi suretiyle esas hakkında yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2021 tarih ve 2021/375 Esas, 2021/450 Karar sayılı kararına karşı; yukarıda (1) no lu maddede açıklanan hususlarda davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine, (2) nolu maddede açıklanan hususta davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince kısmen kabulüne, (3) nolu maddede açıklanan hususlarda davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince kabulüne, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından,

istinaf başvurusu sırasında karşılanan karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine, istinaf yasa yoluna başvuran davalı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren yapan üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2021 tarih ve 2021/375 Esas, 2021/450 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,

3/Davanın kabulü ile 282.860,00-TL maddi tazminatın 16/07/2016 tarihinden itibarenden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4/Davalı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 5/İş bu karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı lehine hesaplanan 45.257,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6/Davacı tarafından yapılan 11,00-TL posta ve tebligat masrafı yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.13/02/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/2159, K. 2025/202, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2159
Karar No
2025/202
Tarih
13 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/2161 K.2025/157
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/2173 K.2025/241
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/2205 K.2025/237
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/2207 K.2025/244
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/2215 K.2025/204
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/2230 K.2025/240

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.