KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/2427
- Karar no
- 2024/1910
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/09/2021
- Numarası
- 2018/274 Esas - 2021/685 Karar
- Davanın konusu
- Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- İstinaf karar tarihi
- 28/11/2024
Karar Metni
1.329 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
KARA R
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, sevk ve idaresindeki motosikletin sağ yanına, davalıya trafik sigortalı aracın çarpması ile 25.09.2012 tarihinde meydana gelen kazada, ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun belirtildiğini, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre müvekkilinin 9 ay geçici iş göremezliğinin ve % 6 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiğini,
söz konusu maluliyet raporu doğrultusunda tazminatın uzman bilirkişiye hesaplattırılarak yasal faizi ile tahsili için eldeki davanın açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 750,00-TL geçici iş göremezlik ve 250,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 15.06.2021 tarihli dilekçesi ile;
maddi tazminat taleplerini geçici iş göremezlik yönünden 2.105,05-TL'ye, sürekli iş göremezlik yönünden 25.255,66-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 30.12.2019 tarihli raporu ile, kazanın meydana gelmesinde davacının %70, dava dışı karşı araç sürücüsünün ise %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumunun 28.10.2020 tarihli "Çalışma gücü ve Meslekte Kazanma Gücü ....
Yönetmeliği " kapsamında düzenlenen raporunda " davacı asilin %12,3 oranında maluliyetinin bulunduğu " iyileşme süresinin ise 9 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, mahkememizce aktüerya bilirkişisinden alınan ve TRH 2010 yaşam tablosu ve güncel yasa ve içtihat hükümleri dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacının kusur oranı dikkate alındığında talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 2105,05 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ise 25.255,60 TL ( toplam 27.360,71 TL ) olarak hesap edildiği, davalının 09.07.2017 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesi ile.
"1-Davanın KABULÜ ile. 2.105,05 TL geçici iş göremezlik, 25.255,60 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam. 27.360,71 TL 'nin 09.07.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekilinin istinaf nedenleri; tazminat hesabının hatalı yapıldığı, müvekkilinin sorumluluğunu doğuran poliçe tarihinin 14.03.2012 olması nedeniyle tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle yapılması gerektiği, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmedikleri, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş iken mahkemece alınan bilirkişi raporunda kusur oranının %30 olarak kabul edilmesinin çelişkili olduğu ve çelişkinin giderilmesi gerektiği,
davacının kask takmaması nedeniyle belirlenen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, maluliyet raporunun hatalı yönetmeliğe göre yapıldığı, davacı tarafça %6 maluliyet oranı üzerinden maddi tazminat talebinde bulunulmasına rağmen iddianın genişletilmesi yasağına aykırı olarak ve talep aşılarak %12,5 maluliyet oranı üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğu, davacının kaza tarihinde emekli olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiği, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamı dışında olduğu, pasif-aktif dönem hesaplamalarının hatalı olduğu,
müvekkilinin temerrüde düşürülmemesi nedeniyle ıslah tarihi kabul görmediği takdirde de karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, hesaplanan vekalet ücreti, harç ve yargılama giderinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına.
ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusura ilişkin raporun, kazanın oluş şekline, dosya kapsamına uygun, kaza tespit tutanağı ile uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olmasına göre hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanarak yapılmış olmasına, davacının, kaza anında kask takıp takmadığının belirsiz olmasına göre müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında yasaya aykırılık bulunmamasına, bedensel zarar niteliğinde olan geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında ve davalının sorumluluğunda olmasına,
tazminat hesabında hata bulunmamasına göre yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Ancak, yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26 ncı maddesi ile düzenlenmiş olup, hâkim (hakem) tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.Davacı vekili dava dilekçesinde;
kaza nedeniyle davacı müvekkilinin Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre müvekkilinin 9 ay geçici iş göremezliğinin ve % 6 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiğini belirterek bu maluliyet oranı üzerinden tazminat hesabının yapılarak yasal faizi ile tahsili için eldeki davanın açıldığını belirtmiş, yargılama aşamasında 10.09.2019 tarihli celsede de.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan raporun kabul edilmesi halinde dosyanın kusur oranın tespiti için ATK'ya, ardından da aktüer bilirkişiye gönderilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında; davacının maluliyetine yönelik ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, davacının sürekli maluliyet oranı %12.3 olarak belirlenmiş, ilk derece mahkemesince de %12.3 oranı esas alınarak düzenlenen hesap raporu benimsenerek hüküm kurulmuştur.Davacı taraf dava dilekçesinde, aldıkları raporla maluliyet oranının %6 olarak tespit edildiğini belirterek ve maluliyet oranı konusunda fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan tazminat istemiyle dava açmış olup, maluliyet oranı konusunda kendisini sınırlamıştır.
Davacının maluliyet oranı bakımından talebini (%6 oranı ile) sınırladığı dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince yargılama aşamasında alınan raporda belirlenen %12.3 maluliyet oranı üzerinden hesaplamanın yapıldığı aktüer raporu esas alınarak karar verilmesi, HMK’nın 26 ncı maddesinde düzenlenen taleple bağlılık kuralına aykırı olmuştur.
Bu nedenle davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf talebi yerindedir.Bundan ayrı, davacı tarafça davalıya 29.06.2017 tarihinde başvuruda bulunulduğu, buna göre 8 iş gününün 11.07.2017 tarihinde sona erdiği anlaşılmakla, hükmolunan tazminata 12.07.2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, hesap hatası yapılarak daha fazla faiz miktarı ile sorumlu tutulacak şekilde karar verilmesi de hatalıdır.
Ne var ki, Dairece tespit edilen hukuka aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince,
davacının 9 ay geçici iş göremezlik tazminatı 2.105,05-TL ve %6 oranında maluliyeti üzerinden belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatı ((158.823,32-TL işlemiş dönem + 34.554,84-TL işleyecek aktif dönem + 491.057,28-TL işleyecek pasif dönem =684.435,44-TL) x 0,30 kusur x 0,06 maluliyet) 12.319,83-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne ve hükmolunan tazminata 12.07.2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /Gerekçe uyarınca,1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 467,25-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından,
istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerinde bırakılmasına,c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,2/Başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a/Davanın KISMEN KABULÜ ile. 2.105,05-TL geçici iş göremezlik, 12.319,83-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam.
14.424,28-TL tazminatın temerrüt tarihi 12/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,b/Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca davalıdan alınması gereken 985,32-TL harçtan davacı tarafından 35,90-TL peşin harç ile 89,60-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 859,82-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c/Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 35,90-TL peşin harç ve 89,60-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 161,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
ç/Davacı tarafından iş bu dava için ilk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında harcanan 1.000,00-TL bilirkişi ücreti ile 393,60-TL posta ve müzekkere giderinden ibaret toplam 1.393,60-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 734,69-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d/Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2.madde hükmüne göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 14.424,28-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/2427, K. 2024/1910, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama