KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2019
- Esas no
- 2017/2052
- Karar no
- 2019/3598
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20/09/2017
- Numarası
- 2017/4513 D.İş Esas 2017/4513 D.İş Karar (İtiraz Hakem Heyeti 29/08/2017 tarih, 2017/İHK-3310
- Dava
- Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Karar Metni
957 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı Sigorta Tahkim Komisyonu/İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
15.06.2016 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetinin yitirilmesi sonucu yoldan çıkarak tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza neticesinde sürücünün vefat ettiğini, kazaya karışan aracın davalı nezdinde sigorta olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 25.04.2017 harç tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 189.183,55 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin bulunduğunu, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, talebin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek başvurunun reddini talep etmiştir.Uyuşmazlık Hakem Heyeti, başvuru sahibinin tazminat talebinin kabulü ile davacı için 189.183,55 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiş, davalı vekilinin itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti,
davalı vekilinin itirazının reddine karar vermiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu tek taraflı kazada vefat edenin sigortalı araç sürücüsü ve işleteni olduğunu, kazanın sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile meydana geldiğinden talep edilen tazminatın sigorta genel şartları ve kanun gereği poliçe teminatı dışında kaldığını, kabul anlamına gelmemek üzere de bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın genel şartlar hükümleri dikkate alınmadan yapıldığını, 1,8 teknik faiz içeren TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, tek taraflı trafik kazası sonucu ölen araç sürücüsünün eşi tarafından, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı tahsili istemine ilişkindir.Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi uyarınca, aynı kanunun 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda,
poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Genel şartların C.10. maddesi ile 12/08/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır.
Bunun sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma olanağı bulunmamaktadır.Somut olayda, kazanın 15/06/2016 tarihinde gerçekleştiği, poliçenin ise ZMMS Genel Şartlarının yürürlüğe girdiği tarihten sonra 12/04/2016 günü tanzim edilmiş olduğu görülmektedir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'nın A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacı ya da Güvence Hesabının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında mutlaka ölen kişinin üçüncü bir kişi olması gerekir.
İşletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün üçüncü kişi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.Yine genel şartların A.6. maddesinin (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle sürücünün asli kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda da sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerini sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı ve kapsama giren teminat türleri arasında bulunmamasına göre, başvuru sahibinin desteğinin kusuruna denk gelen destek tazminatını talep etme hakkı bulunmamaktadır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk(Trafik) Sigortası Genel Şartlarının yürürlük tarihinden sonraki kazalarda, bu tarihten sonra düzenlenen poliçeler ile ilgili verdiği kararlar da bu yöndedir.
Belirtilen nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/2052, K. 2019/3598, 17 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama