KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin Birleşen 2017/74 Esas Sayılı Dosyası
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
- Esas no
- 2021/2429
- Karar no
- 2024/757
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 23/02/2021
- Numarası
- 2016/1154 Esas - 2021/158 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar
- Asıl dava tarihi
- 02/16/2016
- Dava tarihi
- 25/01/2017
Karar Metni
1.074 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirkete ait ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı araç arasında 08.10.2013 tarihinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, kazada müteveffa ...'nın tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkili şirkete ait aracı kullanan ...'un Malkara istikametinden Hayrabolu istikametine doğru gitmekte iken aynı şeritte hiçbir ışığı yanmayan dikkat çekici hiçbir unsuru bulunmayan müteveffa ...'nın kullanmış olduğu diğer davalı ...'ya ait ... plakalı aracın durmuş vaziyette beklemekte olduğunun olay günü tutulan trafik kaza tespit tutanağı ve tanık ifadeleri ile sabit olduğunu,
kaza sebebiyle müvekkili şirkete ait araçta 32.461,99TL'lik meydana gelen hasar bedelinin 21.044,99TL'lik kısmının davalı karşı tarafın trafik poliçesinden karşılanmış ise de 11.417,00TL'lik kısmının karşılanmadığını, zararın tazmini için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine takip başlatıldığını ancak davalı tarafın haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Alacak talebinin fahiş olup davaya konu kaza sonucunda davacıya ait araçta bu miktarda bir hasar olabilmesinin mümkün olmadığını, hasar miktarının bilirkişi marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, 14.11.2013 tarihli raporda, davacıya ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'un 2/8 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu raporda akabinde savcılık tarafından dosyanın kusur tespiti için alınan ATK raporunda davacıya ait ... plakalı aracın sürücüsünün tali kusurlu bulunduğunu, aleyhinde dava açıldığını,
Malkara Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/71 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamada alınan 25.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda da aynı şekilde araç sürücüsü ...'un tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, Malkara Asliye Ceza Mahkemesindeki yargılama neticesinde mahkemenin şüpheli ...'un taksirle ölüme neden olmak suçundan mahkum olduğunu,
dolayısı ile davacıya ait araç sürücüsünün kazada aslı %75 kusurlu olduğu ceza yargılaması neticesinde kesinleşmiş olduğundan davacının araçta oluşan tamirat masraflarının tamamını müvekkilinin davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığını davanın reddi ile %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesiyle; asıl dosyadaki aynı kaza ve hasar nedeniyle müteveffa ... mirasçılarının aynı icra dosyasında başlatılan takibe itirazlarının iptaline ve borçluların %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; muris ...'nın kazada tam kusurlu olduğu iddia edilmiş ise de kaza ile ilgili olarak Malkara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/135 E. sayılı dosyasında alınan raporda davacıya ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'un 2/8 oranında tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, olayın haksız fiilden kaynaklanması ve müvekkiline ait aracın hususi kullanımında bir araç olması sebebiyle avans faizi değil yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Asıl davanın ve birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/74 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe davalıların itirazının kısmen iptali ile takibin 3.469,592TL üzerinden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Dosyaya sunulan kusur tespitine ilişkin kök ve ek raporlarda tespit olunan kusur oranlarının kabulü mümkün olmadığını, davalı yan murisi müteveffa ...'nın kullandığı diğer davalı ...'ya ait ... plakalı aracın davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde tam ve asli kusurlu bulunduğu,
olaya ilişkin tutulan trafik kaza tespit tutanağı ile ve tanık ifadeleri ile sabit olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi kök ve ek kusur raporları maddi olayın gerçekleri ile çelişkili şekilde hazırlanmış raporlar olduğunu, bu raporlar denetime elverişli olmadığını, zira olaya ilişkin tutulan ve davanın esasını teşkil eden trafik kazası tespit tutanağında, davaya konu kazanın gerçekleşmesinde davacı şirket adına kayıtlı araç sürücüsü ...'un kusursuz olduğunu, karşı taraf sürücüsünün ise tam ve asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, açıklanan nedenler ışığında hukuki dayanaktan yoksun,
kötü niyetli ve haksız itirazın reddi ve icra takibine konu edilen alacak taraflar arasında belirlenmiş ve karşı tarafça da belirlenebilir likit bir alacak olduğundan davalı/borçlu tarafın aynı zamanda alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 08.10.2013 günü saat 19:50 sıralarında davacıya ait sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile Malkara istikametinden Hayrabolu istikametine doğru seyir halindeyken sağa yönelen virajı takiben olay mahalli yere geldiğinde, ışıkları sönük durumda yol içinde durmakta olan müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının aracının hasarlanması nedeniyle başlatılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep edildiği anlaşılmıştır.
Kaza nedeniyle düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında; müteveffa sürücü ...'nın 2918 sayılı K.T.K'nın 59. Maddesini ihlal ettiği, sürücü ...'un kusursuz olduğu, Malkara Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda; sürücü ...’un tali kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'nın asli kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün yargılandığı ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda; sürücü ...’un tali kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'nın asli kusurlu olduğu yine mahkemenin hükme esas aldığı ATK kusur raporunda da sürücü ...’un %20 oranında kusurlu olduğu,
müteveffa sürücü ...'nın %80 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda kusur raporlarının birbirini teyit ettiği, dosya kapsamı ile olayın oluşuna uygun olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı likit (muayyen, belirli) olmayıp, gerçek zarar miktarının tespiti ile davacının davalı tarafa rücusu için gerekli şartların oluşup oluşmadığının saptanması, yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/2429, K. 2024/757, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama