KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Esas no
- 2022/1516
- Karar no
- 2025/114
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 03/02/2022
- Numarası
- 2020/643 Esas - 2022/90 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar
Karar Metni
1.217 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 11.06.2018 tarihinde, saat 00:52 civarında, davacı sigorta şirketinin sigortalısı ...'un Turizm Seyahat Tic. Ltd. Şti.'ne ait, ... yönetimindeki ve emniyet şeridinde durma halindeki ... plakalı otobüse, sürücü ... tarafından kullanılan ... plakalı tırın çarpması nedeniyle otobüsün hasara uğradığını, otobüs sürücüsü ... ve bir yolcunun kazada vefat ettiğini, davalı ...
Sigorta A.Ş.'nin ... tırın ZMMS sigortacısı olduğunu, kaza sonucunda davacı sigortalısına araç pert bedeli olarak 660.000 TL ödendiğini, aracın sovtajını ise 325.888,00 TL bedelle sattığını, kalan bakiye 334.112,00 TL zararı için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile davalı şirket hakkında ilamsız takip başlatıldığını ancak davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile ZMMS poliçesi kapsamında ödemekle mükellef olduğu 36.000 TL'nin tahsili amacı ile (takibin 36.000 TL'si için) hasar ödeme tarihi olan 25.07.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından süresinden sonra verilen cevap dilekçesinde özetle.
Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin meydana gelen zarardan sorumluluğunun ancak sigortalının kusuru kadar olduğunu, kusur durumunun ve aracın pert sayılıp sayılmayacağının tespitinin gerektiğini, öncelikle dosyanın tarafsız bilirkişiye tevdi edilerek davacı şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın 11.06.2018 tarihinde karıştığı kaza neticesinde pert sayılıp sayılmaması, onarımın makul olup olmadığı, onarım makul ise hasar bedeli, onarım makul değilse sovtaj ve rayiç bedel tespitinin yapılarak sonuca gidilmesini, onarımın makul olup olmadığı,
onarım makul ise hasar bedeli, onarım makul değilse sovtaj ve rayiç bedel tespitinin yapılması gerektiğini, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen eksper raporunun hatalı olduğunu, davacı tarafından haricen alınıp dosyaya ibraz edilen eksper raporunda aracın değişmesi gereken parçaların belirtildiğini, aracın onarım işçilik fiyatlarının da eklendiğini ancak tanzim edilen rapora göre aracın onarım görmesi gereken ve hatta onarım fotoğraflarından da görüleceği üzere onarımla giderilen hasarların hatalı eksper raporu ile değişim olarak gösterildiğini,
parça bedelleri ile ilgili herhangi bir fiyat teklifi alınmadığı gibi onarım işçiliğine ilişkin herhangi bir servisten alınmış yazılı teklif de bulunmadığını, tespit edilen bedellerin fahiş olduğunu, davacı tarafından tespit edilen hasar bedelinin tamamının müvekkilden tahsili amacıyla icra takibi başlatılmasının haksız ve kötü niyetli olduğundan itiraz edilerek takip durdurulduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulüne, 2004 sayılı İİK'nın 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı takip dosyasında 36.000,00 TL asıl alacak ve 6.577,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.577,64 TL kısmına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin 36.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmediğinden davanın reddi gerektiğini, kazaya 4 farklı araç karışmış olup sigortalı araç sürücüsü, davacının sigortaladığı araca çarpmadığını, davacının sigortalısının aracında meydana gelen zarardan müvekkilin sorumluluğu bulunmadığından her bir araç sürücüsünün kusur durumunun tek tek değerlendirilmesi gerekirken kusur tespitinin makine mühendisi tarafından yapılması hatalı olduğunu,
dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi taleplerinin değerlendirilmediğini, müvekkil sigortacı şirket, üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi hatalı olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, 11.06.2018 tarihinde, saat 00:52 civarında, davacı kasko sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı otobüsün ... idaresinde iken Bursa Yalova istikametinde sağ şerit ve banket üzerinde durma halindeyken, davalıya zmms ile sigortalı,
sürücüsü ... idaresinde olan ... plakalı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı romörkü ile Bursa Yalova istikametinde sağ şeritte seyir halinde iken aracının ön kısımları ile durma halinde olduğunu fark edemeyen sağ şerit ve banket üzerinde bulunan ... idaresindeki ... plakalı otobüsün arka kısımlarına çarpması sonucunda iki araçlı ölümlü yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş, davacının ödediği tazminatı kusur durum ve oranına göre davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporuna göre (... plakalı araç sürücüsü ...’in davaya konu kazaya karışmasında arıza yapan aracına onarmak amacıyla nizami olarak aracını sağ taraftaki bankete/emniyet şeridine ve sağ şeridin bir kısmına çekerek nizami olarak durması ve park lambalarını yakarak ve aracın gerisine reflektör koyarak, tedbirleri alması nedeniyle, ... plakalı TIR’ın arkadan çarpması hususunda alabileceği bir tedbir olamayacağı, bu nedenle kusursuz olduğu,
... plakalı araç sürücüsü ... ve ... ‘nin ilgili maddelerinde belirtilen kuralları ihlal etmiş, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranmış, gireceği şeridi kontrol etmemiş, önünde arıza nedeniyle emniyet şeridine ve sağ şeridin bir kısmında nizami ve kurallara uygun durma yapan ve gerekli durma tedbirlerini alan aracı fark etmeyerek ... plakalı araca arkadan çarpmıştır.
Sürücü ...’ın meydana gelen kazada asli ve % 100 kusurlu olduğu) davacı sigorta şirketine sigortalı aracın kusursuz, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edilerek hesaplama yapıldığı görülmüştür. Kazaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağında ise. "Bu kazanın oluşumunda sürücü ... 2918 sayılı KTK’nın 59. maddesi (Yerleşim birimleri dışındaki kara yolunda zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak veya park etmek yasaktır).
Zorunku haller halinde gerekli önlemleri almadan duraklamak maddelerini ihlal ettiği, diğer sürücü ...’nın meydana gelen kazada herhangi bir kural hatası olmadığı tespit edilmiştir. Bu halde mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda davacıya sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu tespit edildiğinden kaza tespit tutanağı ile kusur raporu arasında çelişki oluştuğu halde çelişki giderilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılması gereken, ceza soruşturma dosyası da istenerek ATK Trafik Kürsüsü, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderilecek şekilde kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli kusur raporu alınarak, sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır.
Kabule göre, rücu alacaklısı olan davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yaptığı tarih itibariyle rücu borçlusu olan davalı temerrüde düşmüş olup, faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak kabul edilmesi doğru olduğundan, davalı vekilinin faizin başlangıç tarihine yine kasko sigortalı araç otobüs, zmms sigortalı ... plakalı araç ise çekici olup her iki aracında da trafik kaydında kullanım amacının ticari olarak açıklanmış olmasına ve dava dilekçesinde avans faizi talep edilmesine göre avans faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1516, K. 2025/114, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama