İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1653 K.2025/725

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2022/1653Karar2025/725Tarih28 Nisan 2025Okuma10 dk · 1.929 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
28 Nisan 2025
Esas no
2022/1653
Karar no
2025/725
İncelenen dosyanın mahkemesi
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
18/10/2021
Numarası
2019/602 Esas - 2021/987 Karar
Dava
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.929 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... A.Ş.'nin ... plakalı aracın ruhsat sahibi olarak 04.05.2016-04.05.2017 vade ve ... numaralı trafik/artı trafik poliçesi ile davacı müvekkili ... Sigorta A.Ş. bünyesinde aracını teminat altına aldığını, takibe konu olayın, 29.04.2017 tarihinde ... Mah. ... Sok.

No:... /İstanbul mevkinde saat 01.00 sıralarında ... idaresinde bulunan ve müvekkili şirket tarafından sigortalı bulunan ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı araç sürücüsü geri manevra yaparken arkasında bulunan aracın ön kısımlarına çarparak maddi hasara yol açtığını, davalı sigortalı aleyhine, asli kusur ve alkollü araç kullanma nedeniyle meydana gelen kazanın sigortalıya rücu edilmesi için Bakırköy ...

İcra Müdürlüğü - ...

Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde de sigortacının rücu sebepleri kalem kalem yazılmış olup, B.4.c maddesinde “Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararların" sigortacı tarafından sigorta ettirene rücu edebileceği açık bir şekilde düzenlendiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına,

%20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın itirazın iptali davası değil, maddi hasara ilişkin rücu talebine yönelik alacak davası olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, haksız fiilin öncesinde ve sonrasında ve sırasında müvekkilinin hiçbir kusur ve ihmali de söz konusu olmadığını, iddia edilen trafik kazası ve buna bağlı olarak davacının ödediğini iddia ettiği maddi zararın tazmininin müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını,

sigorta limitleri içinde kalan bedel için sigortalı müvekkilinden para talep edilmesinin sigorta genel şartlarına poliçeye ve kanuna aykırı olduğunu belirterek davacının davasının ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile; davalının aleyhine yapılan Bakırköy ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin asıl alacak miktarı olan 11.574,97-TL ve 1.698,19-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 13.273,16 TL üzerinden devamına, hüküm altına alınan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava tazminat davası olup alacak likit olmadığından kanun metninin hatalı uygulandığını, cevap dilekçelerinde makine mühendisi, nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik uzmanı bilirkişilerince gerekli değerlendirmelerin yapılmasını talep ettikleri halde yalnızca bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının da belirttikleri üzere gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında, sürücünün aldığı alkol oranının her zaman doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından,

mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla, olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerekirken bu yönde hiçbir inceleme yapılmadığını, davaya konu edilen zararı tazmin etme borcuna halihazırda davacı sigorta şirketi halef olduğundan bu sigortanın amacı da,

trafik kazaları nedeniyle üçüncü kişilerin uğrayacakları zararların kolayca temin edilmesi ile zarardan sorumlu olan işletenin kaza riskine karşı ekonomik bakımdan korunması gerekmekte olup davanın müvekkiline değil kazaya kusuru ile sebebiyet verdiği iddia edilen ...’e karşı açılması gerekirken müvekkilinden talep edilen bedel ile bu yöndeki fahiş hesaplamalar hakkında itirazları kapsamında gerekli inceleme ve değerlendirmenin yapılmadığını, tazminat hesap uzmanı bilirkişiye, hesap yapma görevi verilmiş olsa da bilirkişi hesap yapma görevini aştığını,

bilirkişinin uzmanlık alanı tazminat bilirkişiliği olmasına rağmen bilirkişi raporunda savunmaları doğrultusunda tazminatla ilgili tek bir hesaplama yapılmadığını, hiçbir fatura incelenmediğini, raporun içeriğinde tek bir hesaplamaya veya faturaya yer verilmediğini, HMK 266. maddesinde açıkça belirtildiği üzere genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağını, gerekçeli kararın gerekçeden yoksun olup tarafların dilekçelerini ve bilirkişi raporunun belirli kesitlerinin alınması sureti ile oluşturulduğunu,

hukuki değerlendirme ve açıklamalardan yoksun olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin sigortalısından tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur.

ZMSS Poliçe Genel Şartları'nın 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak, istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işleteninin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir.

Somut olayda, trafik sigorta poliçesini temin eden davacı sigorta şirketi, sigortalı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle dava dışı üçüncü kişi ...'a sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin hasar ve değer kaybı için ZMMS poliçesi kapsamında ödeme yapmıştır. Hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir.

Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, sigorta uzmanı ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir.

Yargıtay HGK'nun 11.05.2011 tarih, 2011/17-182 Esas ve 2011/294 Karar sayılı kararında; taraflar arasındaki Poliçenin Genel Şartlarına göre sigortacının rücu hakkının doğumu için kazanın salt (münhasıran) alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması gerekmektedir; tek başına sürücünün alkollü olması sigortacıya rücu hakkı vermez.

Aracı sürenin, alkolün tesiri altında olup, güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş olması halinde, meydana gelen kazanın sürücünün alkollü oluşunun bir sonucu olması gerekir. Başka bir anlatımla sürücü alkollü olsa da olmasa da kaza meydana gelecekse bu durum sigortacının sigortalıya rücu edebilmesi için yeterli bir neden değildir.

Bu kapsamda alkollü araç kullanma sebebiyle oluşan bir rizikoda sigorta tazminatı ödeyen sigortacı kendi sigortalısına rücu ederken TTK 1281. madde uyarınca böyle bir durumun varlığını ispat ile yükümlüdür.

Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkol oranının her zaman doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla, olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisi ile meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağının kabulü gerekeceği ilkesi benimsenmektedir.

Somut uyuşmazlıkta. HMK'nın 266.maddesinde açıkça belirtildiği üzere genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Bu nedenle Mahkemece dava konusu ile ilgili trafik kazaları sorunlarını çözümleme uzmanlığı bulunan makine mühendisi bilirkişi ile nöroloji uzmanı doktor bilirkişiden bilirkişi heyeti oluşturmak sureti ile rapor alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda, dava dışı sürücü ...kaza anındaki 1.27 promil alkol seviyesi ile hem yasal sınırı aşmış hem de güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın oluş şekli ve %100 asli kusurlu olduğu, kazaya sebebiyet verecek başka bir kusur da bulunmadığından kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleştiği belirlenmiş olup kusur durumuna ilişkin belirleme kaza tespit tutanağı ile uyumlu bulunduğundan hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Trafik sigortacısı tarafından sigorta sözleşmesi uyarınca sigortalıya karşı açılan rücuen tazminat davalarında, sigortalının sorumlu olduğu miktar yapılan ödeme miktarı olmayıp gerçek zarar miktarı kadardır. Bu nedenle mahkemece, zarar görenlere yapılması gereken gerçek ödeme miktarı tespit edilerek davacı tarafça yapılan ödeme miktarı daha fazla olsa da davalının gerçek zarar miktarıyla sorumluluğuna karar verilmesi gerekir.

(Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/438 E. ve 2021/504 K. sayılı kararı).

Somut uyuşmazlıkta bilirkişi heyet raporunda sigortalı aracın tam kusuru ile hasar gören ... plakalı aracın hasar bedelinin ekspertiz raporu, aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak parça, boya ve işçilik bedeli gibi unsurlara göre, değer kaybının ise kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark üzerinden yapılması gerekirken genel şartlardaki formüle göre yapılmış ise de davalının bu yönde bilirkişi raporuna itirazı bulunmadığı gibi açık istinafı bulunmadığından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.

Bu nedenle genel şartlardaki formüle göre yapılan hesaplama da usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden bilirkişi raporundaki hesaplamaya ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. KTK'nın 95/2. maddesine göre davacı sigorta şirketi zarar gören 3. kişiye ödediği bedeli teminat dışı olması halinde akidine rücu edebileceği, sigorta poliçesinin tarafı olmayan sürücüye rücu edemeyeceğinden kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleştiği,

sigortalı sürücünün kazaya %100 kusuru ile neden olduğu belirlenmiş olmasına göre dava dışı 3.kişinin hasarlanan aracına davalı sigortalının zmms poliçesi kapsamında ödeme yapan davacı sigorta şirketinin sigorta genel şartları ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2.maddesi uyarınca ödediği hasar bedelini sigortalısından rücu etme hakkı doğduğundan davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

İlk Derece Mahkemesince tarafların dava ve cevap dilekçelerindeki iddia, savunmaları ile bağlı kalınarak toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı da tartışılıp değerledirilerek hükümde varılan sonuca ilişkin yeterli gerekçe yazılmış olduğundan kararın gerekçe içermediğine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

Dava konusunun haksız fiilden kaynaklanması ve yargılamayı gerektirmesi nedeni ile kesinleşmiş likit alacak bulunmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davalının bu yöndeki istinafı yerinde görülerek hüküm düzeltilmiştir. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE.

Davalının aleyhine yapılan Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin asıl alacak miktarı olan 11.574,97-TL ve 1.698,19-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 13.273,16-TL üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 906,69- TL karar ve ilam harcından peşin alınan 207,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 698,79-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 142,16-TL'sinin davacıdan tahisili ile, geri kalan 1.177,84-TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 4.080,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red miktarına göre tayin ve takdir olunan 1.602,85-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-Davacı tarafından ödenen 44,40-TL başvurma harcı, 207,90-TL peşin harç,

2.485,40-TL tebligat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.737,70-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.442,84-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 78,60 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/04/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1653, K. 2025/725, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1653
Karar No
2025/725
Tarih
28 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1654 K.2025/726
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1656 K.2025/671
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1657 K.2025/545
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1658 K.2025/526
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1659 K.2025/671
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1660 K.2025/643

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.