KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- Dosya no
- 2022/1657
- Karar no
- 2025/545
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/12/2021
- Numarası
- 2021/134 Esas - 2021/1234 Karar
- Dava
- Limited Şirket Ortaklığının Geçersizliğinin Tespiti
- Dava tarihi
- 24/02/2021
- Bam karar tarihi
- 09/04/2025
- Karar yazım tarihi
- 09/04/2025
Karar Metni
1.177 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2021 tarihli, 2021/134 Esas ve 2021/1234 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Turgutlu 1. Noterliğinden 23/12/1997 tarih ve 21406 yevmiye numarası ile tasdik edilen Manisa İl Sanayi ve Ticaret Müdürlüğünün 26/12/1997 tarih 9322 sayılı oluru ile kuruluşuna izin verilen ve 31/12/1997 tarihinde Ticaret Siciline tescil edilen ...nin kurucu ortaklarından olduğunu ancak şirketin kuruluş tarihinde 4 yaşlarında olan davacı adına yasanın aradığı temsile ilişkin şartlar gözetilmeden oluşturulan ortaklık ilişkisinin hukuka uygun olmadığını, davacının rızası hilafi ile kurulan şirket nezdindeki hiçbir faaliyete katılmadığını ve yönetimde hiçbir zaman yer almadığını,
davacının 14/03/1993 tarihinde doğduğunu, şirketin tescil edildiği 31/12/1997 tarihinde reşit olmadığını, davacının babasının da şirketin kurucu ortağı olduğunu, ortaklık kurulurken işlemin hakim tarafından onaylanması ve davacının kayyım tarafından temsil edilmesi gerektiğini , ortaklık kurulurken bu işlerin yapılmadığını, davacıya temsilen kayyım atanması ve hakimin onayı alınması gerekirken yasal temsilcisi olan babası ... 'in işlem yapması ve hakimin onayının alınmamasının kanuna açıkça aykırı olduğunu, davacı nezdinde ...
Limited Şirket ortaklığının usule ve yasaya aykırı olarak kurulduğu ve baştan itibaren hükümsüz olduğunun ortaklığın kuruluş belgeleri ve ticaret sicil gazetesi kayıtları ile sabit olduğunu, Borçlar Kanununun 27. Maddesindeki "Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür " düzenlemesi doğrultusunda işlemin geçersiz olduğunu bu sebeple hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiğini belirtmiş ,
davacının yasaya aykırı temsili sonucu hukuka aykırı olarak kurulan ... ortaklığının baştan itibaren hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı şirket temsilcisi ... cevap dilekçesinde özetle; davacı ile kendisinin Turgutlu 1. Noterliğinden 23/12/1997 tarih ve 21406 yevmiye numarası ile tasdik edilen Manisa İl Sanayi ve Ticaret Müdürlüğünün 26/12/1997 tarih 9322 sayılı oluru ile kuruluşuna izin verilen ve 31/12/1997 tarihinde Ticaret Siciline tescil edilen ...nin kurucu ortaklarından olduğunu, davacının rızası hilafi ile kurulan şirket nezdinde hiçbir faaliyete katılmadığını, yönetimde hiçbir zaman yer almadığını, kuruluştan itibaren hiçbir yönetimsel kararda söz sahibi olmadığını, sermaye arttırımları,
yan edim yükümlülükleri gibi ortakların tümünü ilgilendirilen konularda kendisine başvurulmadığını, aynı zamanda hiçbir menfaat elde etmediğini, bu durumun kuruluştan itibaren alınan genel kurul kararları ve idari kararlarda davacının imzasının bulunmaması ile sabit olduğunu,
davacının şirketin tescil edildiği 31/12/1992 tarihinde reşit olmadığını ve davacının babası ... 'in de şirket ortağı olması nedeniyle aralarında menfaat çatışması olduğundan ortaklık kurulurken işlemin hakim tarafından onaylanması ve davacının kayyım tarafından temsil edilmesi gerektiğini ancak ortaklık kurulurken davacının babası tarafından temsil edildiği ve hakimin onayı alınmadığını belirtmiş , davacının şirketteki ortaklığının baştan itibaren hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR
Mahkemece; "...Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davalı şirketin kurucu ortaklarının ... , ... ve ... olup davacı iddiası aksine davacının babası ...' in şirketin kuruluş aşamasında şirket ortağı olmadığı, geçersizliğinin tespiti istenilen işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 743 sayılı Medeni Kanun'un 271. maddesi uyarınca, çocuk ile baba veya ana arasında yahut ana ve babanın yararına olarak çocuk ile üçüncü şahıs arasında yapılacak tasarruflarda çocuk, borç iltizam etmiş ise bir kayyımın iştiraki ve hakimin tasdikinin gerektiği , davacının,
küçük yaşta iken babası tarafından limited şirket ortağı yapıldığı söz konusu işlemin 271. madde kapsamında kalmadığı , hükümsüzlüğü istenilen işlemin geçerliliğinin, kayyım iştirakine ve hakim onayına bağlı bulunmadığı , yapılan işlemde herhangi bir usulsüzlük olmadığı ve TBK 27. Maddesindeki kesin hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı , iddianın kesin hükümsüzlüğe yönelik olup kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle şirket temsilcisinin davayı kabul beyanının Mahkememizi bağlamayacağı ve kabule binaen davanın kabulüne karar verilmeyeceği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış ,
davanın reddine karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle "...Davanın reddine..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ortaklığın kurulduğu tarihte rüştünü ispat etmeyen müvekkili adına borç iltizam eden bir tasarruf yapıldığından ortaklık kurulurken bir kayyımın iştiraki ve hakimin tasdiki gerekmekte iken müvekkilinin, babası tarafından temsil edildiğini ve hakim onayının alınmadığını, müvekkili ..., Turgutlu 1. Noterliğinden 23.12.1997 tarih ve 21406 yevmiye numarası ile tasdik edilen, Manisa İl Sanayi ve Ticaret Müdürlüğünün 26.12.1997 tarih,
9322 sayılı oluru ile kuruluşuna izin verilen ve 31.12.1997 tarihinde ticaret siciline kanunumuzdaki hükümlere göre tescil edilen ...nin kurucu ortaklarından olduğunu ancak, şirketin kuruluş tarihinde dört yaşlarında olan müvekkilinin adına yasanın aradığı temsile ilişkin şartlar gözetilmeden oluşturulan ortaklık ilişkisinin, hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin, rızası hilafı ile kurulan şirket nezdindeki hiçbir faaliyete katılmadığını ve yönetimde hiçbir zaman yer almadığını, nitekim, şirketin kuruluşundan itibaren hiçbir yönetimsel kararda söz sahibi olmadığını, şirketi temsile yetkili kişilerce de sermaye artırımları,
yan edim yükümlülükleri gibi ortakların tümünü ilgilendiren konularda da kendisine başvurulmadığını, re'sen gözetilecek nedenlerle; ilamın kaldırılmasına, müvekkilin yasaya aykırı temsili sonucu hukuka aykırı olarak kurulan ... ortaklığının baştan itibaren hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, limited şirket ortaklığının geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına; geçersizliğinin tespiti istenilen işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 743 sayılı Medeni Kanun'un 271. maddesi uyarınca, çocuk ile baba veya ana arasında yahut ana ve babanın yararına olarak çocuk ile üçüncü şahıs arasında yapılacak tasarruflarda çocuk, borç iltizam etmiş ise bir kayyımın iştiraki ve hakimin tasdikinin gerekmesine,
somut olayda ise davacının, küçük yaşta iken dava dışı babası tarafından limited şirket ortağı yapılmasına ve böyle bir işlemin yukarıda değinilen madde kapsamında kalmamasına, küçüklerin limited şirkete kanuni temsilcileri aracılığıyla ortak olabilmelerinin mümkün bulunmasına, mahkemece bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre (bknz Yargıtay 11. HD'nin 2012/9802 esas - 2014/2573 karar sayılı emsal kararı) HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde;
davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1657, K. 2025/545, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama