KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/708
- Karar no
- 2024/1645
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 02/12/2021
- Numarası
- 2020/705 Esas - 2021/868 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
931 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
22.06.2020 tarihinde, dava dışı sürücü ...’nin idaresindeki ... plakalı otomobil ile karıştığı tek taraflı kazada, otomobilde yolcu olarak bulunan davacının eşi ...’nin öldüğünü, sürücü ...’nin tek taraflı kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, maktul ...’nin desteğinden yoksun kalan eşi ... için 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi 14.09.2020 itibariyle avans faizi ile tahsili talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Kazaya karışan ... plakalı otomobilin ZMSS teminatları altında olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın sigortalının kusurunu, müteveffanın kendilerine destek olduğunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, kusur ve zararı ve de varsa müterafik kusuru bilirkişinin belirlemesi gerektiğini, davacının herhangi bir SGK’ndan tazminat alıp almadığının belirlenmesi gerektiğini, yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddi talep edilmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulüne.
Davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebinin arttırım dilekçesi talebi ile kısmen Kabulüne, 116.010,48-TL destekten yoksun kalma tazminatının 14/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta teminat limiti dahilinde) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı tarafından dosyaya süresinde sunulmuş bir cevap dilekçesi, 16.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna beyan veya itiraz dilekçesi ya da başkaca herhangi bir beyan olmamasına rağmen bilirkişinin kendiliğinden müterafik kusura ilişkin yapmış olduğu inceleme ve tespitler, yerel mahkemenin de kendiliğinden müterafik kusur indirimini gözeretek hüküm kurmuş olmasının hatalı olduğunu,
dosya kapsamında hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılsa dahi reddedilen kısım üzerinden red vekalet ücretine hükmedilmiş olması yargılama giderine de kabul - red oranına göre hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntemin, bakiye ömür tablosu, paylar, kusur oranları, gelire ilişkin veriler ve diğer verilerin de hatalı olup kararı bu yönden de istinaf ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
Bu nedenle mahkemece resen değerlendirme yapılarak müteveffa ...'nin emniyet kemeri takmaması nedeni Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları da göz önüne alınarak %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun desteğin kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak, TRH 2010 yaşam tablosuna göre, davalının %100 kusuruna göre düzenlendiği anlaşıldığına göre usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Kaldı ki davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde bilirkişi raporuna karşı İtiraz ve istinaf gerekçelerini belirtmemiştir.
Kabule göre de davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirim mahiyetinde olduğu halde davalı sigorta lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi, yargılama giderinde oranlama yapılarak kısmen kabul edilmesi de doğru olmamıştır.
Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/708, K. 2024/1645, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama