KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/665
- Karar no
- 2023/2248
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 17/01/2023
- Numarası
- 2022/15 Esas - 2023/38 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
1.067 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
14/06/2015 tarihinde ...'in sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpmak suretiyle kazaya ve motosiklette yolcu olan müvekkilinin yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu, kazaya sebebiyet veren motosikletin zorunlu trafik sigortası ile sigortalanmadığını, davalının sorumluluğundaki rizikolar gerçekleştiğinden muaccel hale gelen tazminatı davalı yanın ödemesi gerektiğini ve tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davaya konu kazada kanunda Güvence Hesabı'nın sorumluluğuna sebep olacak şartları sağlamadığını, müvekkil kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, kazaya sebebiyet veren motosikletin cinsinin tespit edilerek işbu duruma göre trafik sigortası yaptırma zorunluluğu olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, müvekkil kurumun sorumluluğu Güvence Hesabı Yönetmeliği uyarınca yalnızca bedensel zararları kapsadığını, davacının maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini,
kabul anlamına gelmemekle müvekkil kurumun sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu ve tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, taleple bağlı kalınarak 283.314,96 TL'nin dava tarihi olan 24/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tarihi 14.06.2015 olduğundan, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren trafik sigortası genel şartlarının iş bu davada uygulanması gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespit edilmediğini, kazanılmış haklar gözetilerek hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, güncel rapor alınmak yerine, usuli kazanılmış haklar gözetilerek,
ilk karara dayanak olan hesap raporunun %7 maluliyet oranına uyarlanarak hüküm kurulması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları EK-3 maddesinde, maluliyet tazminatının hesaplanmasında dikkate alınması gereken hususlar belirlenmiş olup söz konusu düzenlemeye göre tazminat hesaplamalarında TRH-2010 tablosu dikkate alınacak ayrıca, hesaplamalarda teknik faiz (iskonto) oranı %1,8 olarak hesaplanması gerektiğini, Yerel Mahkeme karar verirken bu hususu dikkate almadığını, hükmedilen tazminat miktarında hata yapıldığını,
15/05/2019 tarihli ıslah dilekçesindeki tutar üzerinden hüküm kurulmuş ise de bu ıslah dilekçesinde geçici iş göremezlik tazminatı yönünden de ıslah olduğunu, oysa ki Mahkemece geçici iş göremezlik tazminatının reddine karar verildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 15.5.2019 tarihli ıslah dilekçesinde ıslah edilen 5.555,16 TL geçici iş göremezlik tazminatı dikkate alınmadan hüküm kurulması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 23/11/2021 tarih, 2019/236 Esas ve 2021/2000 Karar sayılı kararı ile " ... mahkemece, trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı Güvence Hesabı'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunu ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle;
dava dışı sürücü ...'in elinde bulunması halinde, davacı tarafa bu açıdan uygun bir süre verilip araç üzerinde uzman makine mühendisi marifetiyle inceleme yapılıp, gerektiğinde şasi nosundan yola çıkılarak il emniyet müdürlüğü tescil kaydının ve tramer kaydının araştırılmasıyla, tescil kaydı var ve trafikten çekildi ise çekilme tarihinin sorulması ve buna ilişin evrakların da istenilmesi suretiyle, araç motor silindir hacminin belirlenmesi;
silindir hacminin 50 cm küpün üzerinde/trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı Güvence Hesabı'nın sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken aracın niteliği konusunda araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı vekili istinaf itirazı yerindedir. Davalı vekili maluliyet raporuna ilişkin itiraz incelemesinde; ...
O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, ATK'dan ya da başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı,
oluşmuş ise süresi, kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması.
Tespit edilecek maluliyet oranına göre ilk( hükme esas alınan) rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. .... mahkemece geçici iş göremezlik zararı bulunmadığının gözetilmemesi doğru olmamıştır. .... mahkemece geçici iş göremezlik zararı bulunmadığının gözetilmemesi doğru olmamıştır. ...." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin internet araştırmasına göre aracın 50cc üzerinde olduğundan başka araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle Dairemizce kazaya karışan motosikletin üretimini yapan firma ile yapılan yazışma sonucu 50cc üzerinde 97,8cc olduğunun bildirildiği anlaşılmakla davalı vekilinin husumete ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince,Dairemiz kararı doğrultusunda ATK dan kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe uygun maluliyet raporu ve aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmıştır. Mahkemece son alınan 15/12/2022 tarihli ek raporda; güncel rapor tarihine göre geçici iş göremezlik hesaplanmadan, müterafik ve hatır taşıması indirimleri uygulanarak davacının ilk ıslah dilekçesine göre tazminata hükmedilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Kaldı ki, davalı vekiline hükme esas alınan ek raporun tebliğine rağmen yargılama sırasında beyan ve itirazda bulunmadığı görülmüştür.
Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde aktüerya raporunda ki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden aktüerya raporunda ki hesaplamaya ilişkin istinaf itirazı değerlendirilmeye alınmamıştır.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/665, K. 2023/2248, 4 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama