KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/1453
- Karar no
- 2024/1888
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12/09/2023
- Numarası
- 2022/466 Esas - 2023/751 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.542 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile. 20/09/2008 günü saat 21:45 sıralarında Ankara-İstanbul yönünde Bolu Tüneli çıkışında çok araçlı trafik kazası meydana geldiğini, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'ın yaralanıp yaşam boyu beden gücü kaybına uğradığını, bu trafik kazası sonucunda sürücü ...'ın tam kusurlu bulunduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ...
Sigorta (... olarak değişti.) tarafından 10/03/2008-10/03/2009 tarihleri arasında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasıyla güvence kapsamında olduğunu, davacının tedavisi tamamlandıktan sonra, Kocaeli-Derince Eğitim Araştırma Hastanesinde özürlü Sağlık Kurulu'nun 23.05.2014 günlü raporunda ... 'ın beden gücü kayıp oranı % 3 olarak belirlendiğini, 01.03.1973 doğumlu davacı ...'ın kazadan önce asgari ücretle çalışmakta olduğunu, trafik kazasında beden gücü kaybına uğrayan davacının,
zararlarının 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak toplanacak delillere göre belirlenmesine şimdilik 1.500,00 TL ve temerrüt tarihinden işletilecek faizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davaya konu ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alınmış olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere, kusur ve maluliyet oranlarının tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumundan rapor alınmasını, davacının talebi içerisindeki geçici iş göremezlik, tedavi giderleri, bakıcı giderlerinin 6111 Sayılı Yasa geregi teminat dışı olduğunu, hesaplamanın Müsteşarlık nezdinde tutulan listeye kayıtlı yardımcı aktüerler tarafından yapılmasını,
dava konusu kaza iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini, davacının ceza dosyasında şikayetçi olup olmadığı hususunun tespiti gerektiğini, Ceza Mahkemesi dosyasının işbu dava dosyasına getirilmesini talep ettiklerini, hesaplanacak tazminattan hatır taşımasının tenzili, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi,
Hazine Müsteşarlığı Genelgesi gereğince hesaplamanın CSO 1980'e göre yapılması ve teknik faizin %3 olarak esas alınması gerektiğini, müvekkil şirketin söz konusu zarardan Poliçe Teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar müvekkil şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığını, bu nedenle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi itibariyle yasal faiz olması gerektiğini belirterek, davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararına ilişkin 125.000,00 TL maddi tazminatın 25/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava tarihinden sonra davalı tarafından Bakırköy ...İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasına 07/10/2020 tarihinde yapılan (13.540,90 TL'si asıl alacağa mahsuben olmak üzere) 30.755,01 TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunu, bozma sonrası artan asgari ücrete göre hesaplama yapılan yeni bilirkişi raporu alınması ile usuli kazanılmış hakların ihlal edildiğini, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde bu hesapta asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 Mortalite Tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı geçici bakıcı gideri ve diğer tüm tedavi giderleri tedavi teminatı kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli bu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğun bulunmadığını,
hesaplanacak tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı açısından değerledirme yapılması gerektiğini, başvuranın gerekli emniyet tedbirlerini alıp almadığının tespitinin gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Mahkemece ilk verilen hükmün davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 13/04/2022 tarih, 2021/253 Esas ve 2022/729 Karar sayılı kararı ile "...Mahkemece, 21/02/2017 tarihli celsede aktüer bilirkişisinin sonuca esas aldığı maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenmiş bir rapor olmadığından ATK'dan maluliyet raporu alınmasına karar verilmiş, ATK'dan alınan maluliyet raporu doğrultusunda yeni bir aktüerya raporu alınmıştır.
Bu aktüerya bilirkişisi raporunun dosyaya ibrazından sonra 10/03/2020 tarihli duruşmada davacı vekili ıslah için süre talebinde bulunmuş ancak Mahkemece bu talep, 2. ıslah olarak nitelendirilerek ıslah için süre talebin reddine karar verilmiştir. ... emsal Yargıtay kararında da açıklandığı üzere davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeniyle davacının resen alınan rapor doğrultusunda bedel arttırım talebinden başka bir kez de ıslah hakkı bulunduğundan bu hakkın talebe rağmen kullandırılmaksızın ilk verilen talep arttırım dilekçesi doğrultusunda eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle kararın
kaldırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98. maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312 E. ve 2022/3685 K. sayılı kararında; geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiği yönünde karar vermiştir.
Bu nedenle davalı sigorta şirketinin tedavi gideri teminatı kapsamında poliçe limiti ile geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunduğundan, davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının ve geçici bakıcı gideri talebinin teminat dışı olduğuna 2021/6911 E. ve 2021/10351 K., 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararları).
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekeceğinden hesaplama yöntemine.
İlk Derece Mahkemesinin 10/03/2020 tarih, 2014/2371 Esas ve 2020/207 Karar sayılı kararına karşı davalı tarafından müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği belirtilerek istinaf başvurusunda bulunulmadığından davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak oluşması nedeniyle müterafik kusura ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince.
Dairemiz kararından sonra davacı vekilinin talebi üzerinden güncel asgari ücret yönünden hesap yapılması için ek rapor alınarak karar verilmiştir. Oysa Dairemiz kaldırma kararında yeni rapor alınmasına ilişkin belirleme bulunmamaktadır. Davacı vekili, 09/01/2020 tarihli 2. aktüerya bilirkişi raporuna itiraz etmeyip ıslah talep etmiş ve ilk kararı maddi tazminat miktarı ve hesaplama yöntemi bakımından istinaf etmemiştir.
Bu durumda 09/01/2020 tarihli 2. aktüerya bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat miktarları bakımından davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu halde yeniden bilirkişi raporu alınarak bu rapora göre karar verilmesi davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir (Yargıtay HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/14923 Esas 2022/17158 Karar sayılı kararı).
Bu nedenle 09/01/2020 tarihli aktüerya raporu ile davacı vekilinin 31/01/2020 tarihli ıslah dilekçesinde talebi doğrultusunda 104.008,05 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir.
Geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerekmektedir. Davalı sigorta şirketi limiti sakatlık tazminatı yönünden 125.000,00 TL, tedavi gideri yönünden 125.000,00 TL olmakla ilk karardan sonra hükme konu miktar icra dosyasına faiz ve masraflar ile ödenmiş ise de ödemelerin infazda değerlendirilmesi gerektiğinden hükümde belirtilmiştir.
Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1453, K. 2024/1888, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama