KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Birleşen İzmir 5.ATM'NİN 2015/732 E.sayılı Dosyasında;
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Dosya no
- 2023/2003
- Karar no
- 2024/1534
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16.06.2023
- Numarası
- 2021/321 E. - 2023/545 K.
- Davanın konusu
- Tazminat
- Dava tarihi
- 17.02.2015
- Karar yazım tarihi
- 19.09.2024
Karar Metni
2.393 kelime·12 dk okuma·8 bölüm
İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.06.2023 tarih 2021/321 E. - 2023/545 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili ve asıl davada davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVA
Asıl davada davacılar vekili, 16.12.2013 tarihinde davacıların oğulları olan ...'un sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, plakası ve sürücüsü belli olmayan araç sürücüsünün hatalı manevrası nedeniyle kaza yaptığını, kaza sonucu davacıların müşterek çocuğunun vefat ettiğini, çocuklarının ölümü ile davacıların destekten yoksun kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne için 100,00 TL, davacı baba için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 24.02.2017 tarihli değer artırım dilekçesiyle davacı anne için talebini 14.765,59 TL'ye, davacı baba için talebini 16.286,59 TL'ye yükseltmiştir.
Davacılar vekili, 24.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile sadece davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden maddi tazminat talebini davacı anne ... için 12.199,54 TL, davacı baba ... için 8.814,55 TL olarak ıslah etmiştir.
ASIL DAVAYA CEVAP
Asıl davada davalı sigorta vekili, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsü müteveffanın kusurunun bulunduğu tespit edilse dahi davaya konu talebin teminat kapsamında olmadığını, sürücünün kendi kusuru ile kendi ölümüne sebebiyet vermesi karşısında araç işleteninin sorumlu tutulamayacağını, KTK 92/c hükmü gereğince taleplerin teminat dışı olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının miras hukukundan ayrı bağımsız bir hak olması nedeniyle desteğin kusurunun ileri sürülmesine engel olmadığını, müterafik kusurun indirilmesi gerektiğini, ticari iş niteliğinde olmadığından avans faizi talebinin reddi gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmediğini, temerrüdün gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı ... vekili, öncelikle plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanması gerektiğini, kaza tespit tutanağında olayın tek taraflı gerçekleştiğinin belirtildiğini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, teminat limiti ve plakası tespit edilemeyen aracın kusuru oranıyla sınırlı sorumlu olabileceğini, ticari faiz talebinin yasal olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Birleşen davada davacı vekili, 16.12.2013 günü plakası ve sürücüsü belli olmayan araç sürücüsünün hatalı manevrası sonucu müteveffa ...'un sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı aracın yaptığı kaza sonucu davacının resmi nikahsız-imam nikahlı eşinin vefat ettiğini, ölümü ile imam nikahlı eşinin desteğinden yoksun kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili 28.02.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 117.695,18 TL'ye yükseltmiştir.
BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP
Birleşen davada davalı sigorta vekili, kazada vefat edenin anne babasının açtığı dava ile bu davanın birleştirilmesi gerektiğini, somut ve gerçek bir desteğin kanıtlanması gerektiğini, imam nikahlı oldukları hususunun somut delillerle ispatlanması gerektiğini, bu konuda delil sunulmadığını, davacının talebinin poliçe kapsamında olmadığını, desteğin müterafik kusurunun ileri sürülmesine engel bir durum olmadığını, haksız fiil iddiasına dayanıldığından ve araçta hususi olduğundan ticari faiz ile sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Birleşen davada davalı ... vekili, kazada vefat edenin anne babasının açtığı dava ile bu davanın birleştirilmesi gerektiğini, davacı ile ölenin imam nikahlı eşi olduğu hususunun somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, ispatı halinde ise BK'nın 51. maddesi gereğince tazminattan indirime gidilmesi gerektiğini, aracın varlığının ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanması gerektiğini, avans talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, sürücüsü ve plakası belli olmayan araç sürücüsünün kazanın oluşumunda asli derecede %75 oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücünün ise tali derecede %25 oranında kusurlu olduğu, davacılar anne ve baba için hüküm kurulurken taleple bağlı kalındığı,
ekonomik sosyal durum araştırma ve muhtarlık yazı cevapları ile tanık anlatımları sonucunda davacı ...'ün nikahsız eşinin kullandığı araç ile %25 oranında kusuru ile gerçekleşen trafik kazası sonucunda vefat ettiği, ölenin anne babası olan davacılar ile nikahsız eşi olan davacının destekten yoksun kaldıkları, sürücünün ölümünün zararı doğuran olay olmakla birlikte zararın doğrudan 3.kişi konumundaki destekten yoksun kalanlar üzerinde oluştuğu, destekten yoksun kalan 3. kişi sıfatıyla dava açılmasıyla ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı,
bu nedenle davalı sigorta şirketinin de zarardan %25 oranında sorumlu olduğu, davacı ...nın da plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün %75 oranındaki kusuru oranında zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile, davacılardan ... için 16.286,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ...nın 12.214,94 TL'den, davalı ...
Sigortanın 4.071,65 TL'den sorumlu olması suretiyle dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, davacılardan ... için 14.765,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ...nın 11.074,20 TL'den, davalı ...
Sigortanın 3.691,39 TL'den sorumlu olması suretiyle dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile, davacı için 105.773,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalılar ...nın 79.330,36 TL'den, davalı ... Sigortanın 26.443,45 TL'den sorumlu olması suretiyle dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... Sigorta vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI
Dairemizin 09.04.2021 tarihli 2018/1277 E. 2021/477 K. sayılı ilamı ile; birleşen dosyanın davacısı nikahsız eşin destek zararına ilişkin hükme esas alınan 03.07.2017 tarihli bilirkişi ek raporunda, desteğin nikahsız eşinin 18 yaşını dolduracağı 2016 yılı başında resmi olarak evlenecekleri ve 2018 yılı başında ilk çocuklarının, 2020 yılı başında 2. çocuklarının dünyaya geleceği varsayımına göre 2050 yılına kadar destek zararı hesaplandığı, ancak UYAP kayıtlarına göre davacı eşin rapor tarihinden sonra 20.05.2020 tarihinde evlendiği,
sağ kalan eşin kazadan sonra yeniden evlenmesi ile destek zararının son bulacağı, yeniden evlenen eşin evlenme tarihine kadar olan dönem için destek tazminatı isteyebileceği dikkate alınarak bilirkişiden ek rapor alınarak usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi için HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece. Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişiden alınan 25/01/2022 havale tarihli ek raporda; asıl davada davacı anne ... için 21.260,54 TL, davacı baba ... için 23.542,04 TL DYKT hesaplandığı, nikahsız eş ... için yeniden evlendiği 20.05.2020 tarihine kadar ilk karar tarihindeki veriler ile 29.990,39 TL DYKT alacağı hesaplandığı.
10/03/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda ise, 2023 yılı verilerine göre yapılan değerlendirme sonucunda asıl davada davacı anne için 48.798,19 TL, davacı baba için 35.258,20 TL DYKT hesaplandığı, nikahsız eş ... için yeniden evlendiği tarihine kadar 32.376,10 TL DYKT alacağı hesaplandığı.
10.03.2023 tarihli 3. ek raporun dosya kapsamı ile uyumlu ve denetlemeye elverişli olduğu, asıl davada davacılar yönünden mahkemece daha önce verilen karara paralel olarak hüküm kısmında belirtilen rakamlar üzerinden kabul kararı verildiği, ıslahla artırılan fazlaya dair istemlerin usuli kazanılmış haklar nazara alınarak reddolunduğu, kaldırma kararının birleşen dava yönünden kurulan hükme ilişkin olduğu ve sadece davalılardan ...Sigorta A.Ş. tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu,
nikahsız eş davacı ...'ın 20.05.2020 tarihinde yeniden evlendiği anlaşılmakla 32.376,10 TL olarak tespit olunan DYKT alacağının 10.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde tespit olunan 8.094,02-TL'sinin davalı ...
Sigorta A.Ş.'den tahsili gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın (kısmen) kabulü ile, davacılardan ... için 16.286,59-TL olarak tespit olunan destekten yoksun kalma tazminatından 12.214,94-TL'sinin davalı ...ndan, 4.071,65 TL'sinin ise diğer davalı ...Sigorta AŞ'den alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, ıslahla artırılan fazlaya dair istemlerin usuli kazanılmış haklar nazara alınarak reddine; davacılardan ... için 14.765,59-TL olarak tespit olunan destekten yoksun kalma tazminatından 11.074,20-TL'sinin davalı ...ndan, 3.691,39-TL'sinin ise davalı ...
Sigorta AŞ'den alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, ıslahla artırılan fazlaya dair istemlerin usuli kazanılmış haklar nazara alınarak reddine. Birleşen davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 105.773,81-TL olarak tespit olunan destekten yoksun kalma tazminatından 79.330,36-TL'sinin davalı ...ndan, 8.094,02-TL'sinin ise davalı ...
Sigorta AŞ'den alınarak dava tarihi olan 19.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili ve asıl davada davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Asıl davada davacılar ... ve ...vekili, aktüer hesaplarının yıldan yıla değişiklik gösterdiğini, asgari ücretin ne kadar artacağının tahmin edilemeyeceğini, bilinen verilerin değişmesine rağmen, 2018 verilerine göre eski karardaki talep edilen rakamı müktesep hak kabul etmek suretiyle ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, o döneme göre doğru olan hesabı istinaf etmemelerinin davalıya müktesep hak kazandırmayacağını, ıslahla arttırılan fazlaya dair taleplerin usulü kazanılmış haklar gerekçe gösterilerek reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurumun ve davacıların ilk karara karşı istinafa başvurmadıklarını, usuli müktesep hak söz konusu olduğunu, müvekkili ... yönünden yeniden karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaldırma öncesi verilen kararın müvekkili ... yönünden kesinleştiğini, istinafa sadece davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından başvurulduğundan vekalet ücreti yönünden de usuli müktesep hak oluştuğunu, güncel tarifeden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. (Yargıtay 17. HD 04.11.2019 tarih 2017/2842 E. - 2019/10129 K. sayılı kararı)
Destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken, desteğin gelirine esas olan asgari ücret ve asgari ücretteki değişiklikler kamu düzenine ilişkin olup, kamu düzeniyle ilgili durumlar usulü kazanılmış hakkın istisnasını oluşturur.
Somut olayda, ilk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda alınan 10.03.2023 tarihli ek raporda, 2023 yılı verileri ile asıl davada davacı anne ... için 48.798,19 TL, davacı baba ... için 35.258,20 TL, birleşen davada davacı ... için yeniden evlendiği 20.05.2020 tarihine kadar 32.376,10 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Asıl davada davacılar vekili, 24.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile sadece davalı ...
Sigorta A.Ş. yönünden maddi tazminat talebini, müteveffa sürücünün %25 kusuruna göre davacı anne ... için 12.199,54 TL'ye, davacı baba ... için 8.814,55 TL'ye yükseltmiştir. İlk derece mahkemesince, asıl davanın davacıları yararına bu tutarda destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerekirken, davalı ... Sigorta A.Ş. yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu gerekçesiyle ilk karardaki tutarlara hükmedilmesi isabetli bulunmamıştır.
Asıl davada davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir.
Dairemizin kaldırma kararı ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca davalı sigorta şirketinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının tümüyle kaldırılmasına karar verilmiş olduğundan, ilk derece mahkemesince kaldırma kararından sonra yargılamaya devam edilerek tüm talepler hakkında yeniden hüküm kurulması ve karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olup, davalı ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Bu durumda, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, asıl davada davacılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2003, K. 2024/1534, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama