KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1897
- Karar no
- 2025/71
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10.10.2024
- Numarası
- 2024/680 E.
- Talebin konusu
- İhtiyati tedbir
- Karar yazım tarihi
- 15.01.2025
Karar Metni
1.161 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.10.2024 tarih 2024/680 E. Sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili, müvekkillerinin annesi ...'ın 09.01.2019 tarihinde vefat etmesi nedeniyle, davalı ... ...
Şti.'nin hissedarı durumuna geldiklerini, davalı şahısların da aynı şirkette hissedar olduklarını, şirket ortağı davalı ...'ın şirket içi eylemlerinin ciddi düzeyde sorunlara yol açtığını, şirket idaresinin yürütülemediğini, şirketin sürekli olarak kayıtdışı alım satım yaptığını, müvekkillerinin şirket hesapları ile defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapmak istediklerinde fiili engellerle karşılaştıklarını, müvekkillerinin imzaları taklit edilerek genel kurul kararları alındığını ve bunların noter tasdiklerinin yapılarak Ticaret Sicil Müdürlüğünce ilan edildiğini, bu surette şirket sermayesinin arttırımı,
müdür tayini ve pay devri gibi hususlarda sahtecilik yapıldığını; müvekkillerinin suç duyurusunda bulunmaları üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla yaptırılan imza incelemesi neticesinde hazırlanan 08.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkillerine ait olan imzaların sahte olduğunun tespit edildiğini, davalılar ... ve ... ile mali müşavir dava dışı ... hakkında İzmir 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/591 E. dosyasında ceza davası açıldığını, şirket müdürü davalı ...'ın imza sahtekarlıkları neticesinde yasadışı pay sahibi olduğunu, yok hükmünde olan bu pay devri sonrasında,
yine yok hükmünde olan genel kurul kararı ile müdür seçildiğini iddia ederek, davalı ... ...
Şti.'nde müdür olarak sorumlu bulunan davalı ...'ın şirket ortaklığının iptali ve şirket müdürlüğünden azline, şirket müdürünün yetkilerinin kaldırılmasına, ayrıca ihtiyati tedbir yoluyla şirkete kayyım atanmasına, 17.09.2019, 11.12.2020, 10.05.2022, 20.04.2023, 31.07.2023 tarihli Genel Kurul Kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine ve bunlara bağlı tüm işlemlerin iptaline, halihazırda şirkette mevcut mallarının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için TAKBİS sisteminden davalı şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN ARA KARARIN ÖZETİ : Mahkemece, davacı vekilinin tedbir talebi yönünden yapılan değerlendirmede; mevcut yönetim yetkileri devameden yöneticilerin görevini sürdürmekte olduğu, yönetim boşluğu bulunmadığı, davacının kötü yönetim iddialarına ilişkin hususların yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada mevcut yöneticinin yönetim yetkisinin ihtiyati tedbir yolu ile sınırlandırılarak ya da kaldırılarak yönetici kayyım atanmasını gerektirir yeterli delil sunulmadığı ve kanaat oluşmadığı, davacı vekilinin kayyım atanması talebinin yerinde olmadığı, davalı şirkete ait mevcut mal ve taşınmazların dava konusu olmadığı,
dava konusu olmayan şey hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin şirkete kayyım atanması ve davalı şirket adına kayıtlı mal ve taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulması taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Ara karara karşı davacılar vekili vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacılar vekili, dava dilekçesindeki beyanları tekrar ederek, yok hükmünde olduğu yönünde karar verilmesi istenen genel kurul kararlarının tamamının müvekkillerinin rızası hilafına dolandırıcılık suçu işlenerek gerçekleştirildiğini, ancak mahkemece bu deliller göz ardı edilerek şirket için ciddi risk faktörü varken şirkete tedbiren kayyım atanması ve şirket mal varlığı üzerine tedbir konulması taleplerinin reddedildiğini, davalılar hakkında ceza davası açıldığını, mali müşavir dava dışı ... hakkında ayrıca İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavirleri Odasına da yazılı olarak şikayet başvurusunda bulunduklarını,
bu kişinin her şirket ortağının görmesi ve hatta incelemesi mümkün olan şirketle ilgili belgeleri gizlemek fiilini işlediğini, tüm bu usulsüzlüklerin, davalı şirkete kayyım atanması için gerek ve yeter şartların mevcudiyetini tümüyle ortaya koyduğunu, şirket müdürü davalı ...'ın ortak ve müdür olmasına dayanak teşkil eden şirket kararlarının özel evrakta sahtecilik suçu işlenerek alındığı hususunun, devam eden ceza soruşturması kapsamındaki bilirkişi raporunda yer alan tespitlerle ortaya çıktığını,
şirket müdürü davalı ...'ın şirket mal varlıkları üzerinden kayıtdışı işlemler yaparak haksız menfaat elde ettiği yönündeki iddiaları ancak kayyım taleplerinin kabulü ile ispatlamalarının mümkün olacağını, şirket defter, belge ve kayıtlarına ulaşamayan müvekkillerinden bu yönde ispat vesikalarını mahkemeye ibraz etmelerinin beklenemeyeceğini, örneğin, şirket müdürü ...'ın kendi maaşını genel maaş artış oranlarının çok üzerinde arttırdığını, fakat müvekkillerinin ödenen maaş ile ilgili belgelere ulaşamadığından bu hususu mahkemeye arz edemediğini, müdür sıfatıyla ...'ın,
limited şirketin defter ve kayıtlarını muntazam olarak tutmadığını ve en önemli kararları müvekkillerinin yokluğunda aldığını, müdürlük görevini yerine getirirken ortakların güvenini sarstığı hususlarıyla alakalı mahkemeye yeterli delil sunabilmek için şirkete kayyım atanmasının zorunlu olduğunu, ceza davasındaki bilgi ve belgelerin aslında tek başına şirketin kötü yönetildiğine dair delil niteliği taşıdığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle, ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Talep, limited şirket müdürünün şirket ortaklığının iptali ve şirket müdürlüğünden azli, şirket müdürünün yetkilerinin kaldırılması, genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti istemli davada ihtiyati tedbir yoluyla şirkete yönetim kayyımı atanması ve davalı şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
HMK'nın 390/3 maddesinde, ihtiyati tedbir isteğinin kabul edilebilmesi bakımından, ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, yasanın gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimâl de olsa aksinin mümkün olduğu ihtimâlini de gözardı edemez.
Dava açılmış olması tek başına ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirmez. Karar tarihi itibariyle davacının ileri sürdüğü deliller tam olarak toplanmamış ve incelenmemiş ise yargılama aşamasında delillerin toplanıp incelenmesinden itibaren tedbir istemleri konusunda tekrar mahkemenin yaklaşık ispat şartları çerçevesinde talep üzerine değerlendirme yapabileceği açıktır.
Somut olayda, talep ve karar tarihi itibariyle, şirkete yönetim kayyımı atanması talebi yönünden dosyadaki mevcut deliller ile davanın mahiyeti, davalı şirkette organ boşluğunun bulunmaması, yaklaşık ispat kuralıyla birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığının belirlenmesine; davalı şirkete ait taşınmaz mallar uyuşmazlık konusu olmadığından üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir talep şartlarının mevcut olmamasına göre, ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Bu kapsamda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1897, K. 2025/71, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama