İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/896 K.2025/1082

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.05.2025 tarih 2007/417 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye...... tarafından…

Esas2025/896Karar2025/1082Tarih10 Temmuz 2025Okuma10 dk · 2.013 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Temmuz 2025
Dosya no
2025/896
Karar no
2025/1082
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
16.05.2025
Numarası
2007/417 Esas
Talebin konusu
İhtiyati Tedbir
Karar yazım tarihi
10.07.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.013 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.05.2025 tarih 2007/417 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye...... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili 24/04/2025 tarihli dilekçesi ile; davacı bankanın eldeki bu davayı tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisine dayalı olarak açtığını, banka ile davalı ...

A.Ş. arasında 1993, 1994, 1996 ve 1997 yıllarında kredi ilişkisinin kurulduğunu, 1996 yılı sonrasında kredilerin düşük tutarlı ipotek ile kefalet karşılığı kullandırıldığını, krediler sebebiyle hesabın kat edildiğini, icra takiplerinin başlatıldığını, davalıların davanın açılmasından bu yana bankanın borçlu ... firmasından alacağının bulunmadığı iddiasında bulunduklarını ancak dava sürecinde bankanın borçlu firmadan alacağının bulunduğunun kesinleştiğini, davalı ...’ın ortak-kefil ...’ın eşi olduğunu, davalı ...’un ortak-kefil ...’un eşi olduğunu, davalı ...

A.Ş.’de ilk kuruluşta ...Tekstil ve ...’ın dışarıdan müdür olarak atandığını, ortak ...’ın ise ...’ın kardeşi olduğunu ve tüm yetkilerini ...’a devrettiğini, sonrasında şirket ortaklık yapısı ..., oğlu .. ...ve kızı ...’ndan oluşmaktayken 24/12/2024 tarihli sicil gazetesine göre ...’ın hisselerini kızı ...’na devrettiğini, davalı ... Tic. A.Ş.’nin ortaklarının ... ve ... Paz. A.Ş. olduğunu, ...Ltd.

Şti.’nin hisselerinin % 45’nin .... firması üzerine kayıtlı olduğunu, ...’ın ortak- kefil ...’ın kardeşi olduğunu, davalı ...’ün ortak-kefil ...’ın dayısının oğlu olduğunu, davalı ...’in ortak- kefil ...’ın kardeşi ...’in oğlu olduğunu, şirket ortaklık yapıları dikkate alındığında ...’ın hesap kat tarihinden sonra kurduğu .... A.Ş, .... Tic. A.Ş. ve ....Tic. Ltd.

Şti.’ye gerek ortak olarak gerek hakim ortaklığını dışarıdan atanan müdür olarak tesis ederek ticari faaliyetlerine devam ettiğini, mahkemece 13/06/2007 tarihinde mal varlıkları üzerine uygulanmak üzere ihtiyati haciz kararı verildiğini, 04/10/2007 tarihli karar ile kaldırıldığını, 18/10/2007 tarihinde ihtiyati tedbir konulduğunu ve 24/03/2010 ve muhtelif tarihlerde ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiğini, ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasının hukuka uygun olmadığını, bilirkişi raporunda ... ve ... yönünden hesap kat tarihi olan 11/06/2001 tarihinden sonra edinilen mal varlıkları esas alınarak organik bağ kurulduğunu,

oysa müvekkilinin bu davalılar yönünden iddiasının “borçlu ... Firması hakim ortakları ... ve ...’un 1996 yılından itibaren banka ile ağırlıklı kefalet karşılığı kredi ilişkisine girdiği, şirket hakim ortaklarının şirket faaliyetlerinden elde ettikleri ile gelir ile edindikleri taşınmazların üzerine haciz konulmasını engellemek adına taşınmazları eşlerini nam-ı müstear olarak kullanarak ... ve ... adına edindikleri” yönünde olduğunu; davalı .... Tic. A.Ş.’nin davalı ...

Firması ile organik bağının bilirkişi raporu ile belirlendiğini belirterek, bankanın ileride giderilmesi zararlarının doğmasının önüne geçilmesi için tüm davalıların mal varlıklarının sorgulanarak davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmazların sicilleri ve şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulmasına,

mahkeme aksi kanaatte ise davanın üçüncü kişiler arasından alenileştirilmesini sağlayarak müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı dava sonucunda elde edeceği haklarının korunabilmesini teminen davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtlarındaki hisseleri dahil davalılar üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazlar üzerine “davalıdır” şerhi konulmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacı bankanın kredi borçluları ile davalı şirket ve kişiler arasında fiili ve organik bağın bulunduğunu, alacağının tahsilinin önüne geçildiğini, kanuna karşı hile işlendiğini ileri sürerek, davalılar tarafından ayni hak ileri sürülen tüm mal varlığının davalı ... Tic.

A.Ş.’ye, ...’a ve ...’a aidiyetinin tespitine ve bu bağlamda muvazaa sebebiyle tapuda davalılar adına kayıtlı dilekçede yazılı taşınmazların borçlu şirket ve kefilleri adına resen tahsis edilmesinin hüküm altına alınmasına, bu isteğin kabul edilmemesi halinde BK’nın 18 ve devamı İİK’nın 277 ve devamı maddeleri gereğince taşınmaz üzerinde müvekkili banka yönünden cebri icra yapabilme yetkisinin verilmesine, davalıların tespit edilecek diğer malları yönünden marka sicil müdürlüğüne, trafik tescil müdürlüklerine, tapu sicil müdürlüklerine, bankalara yazılar yazılarak sahiplerinin ..Tic.

A.Ş., ... ve ... olduğunun ve buna göre kayıtlarının düzeltilmesinin hüküm altına alınmasına, bu isteğin kabul edilmemesi halinde tapu kaydının tasdikine gerek olmaksızın BK’nın 18 ve devamı İİK’nın 277 ve devamı maddeleri gereğince taşınmaz üzerinde müvekkili banka yönünden cebri icra yapabilme yetkisinin verilmesine;

kredi borçlusu şirket ve kefiller muvazaa, kanuna karşı hile ve namı müstear ile diğer davalılar adı altında faaliyetlerine devam ettiklerinden ve ayrıca 5411 sayılı Kanun’un müvekkili bankaya verdiği yetkiler de göz önünde bulundurularak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı kredi borçlusu şirketin müvekkiline tasfiye olunacak alacaklar hesabına 31/08/2001 tarihi itibariyle aktarılmış olan 8.636.555,00 YTL banka alacağının tasfiye olunacak alacak tutarına esas ana para üzerinden işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,

yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği, davacının eldeki bu davayı tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisine dayalı olarak açtıklarını belirtiği, her ne kadar davalı tarafın mal varlığının sorgulanarak gerek mal varlıkları gerekse şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulması istenmiş ise de; dava, davacı bankanın alacağını tahsil edilememesi sebebiyle ve davacı tarafın da belirttiği şekilde perdenin aralanması teorisine dayalı olarak açıldığı,

dolayısıyla, davalıların üzerlerine ihtiyati tedbir konulması istenen mal varlıkları ve hisseleri bu davada uyuşmazlık konusu olmayıp, ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu üzerinden verilebileceğinden, diğer yandan; mevcut delillerden tüzel kişilik perdesinin aralandığı konusunda yaklaşık ispat koşulunu sağlar düzeyde kanaate de ulaşılmadığından, ayrıca “davalıdır” şerhi de taşınmazla ilgili bir davanın derdest olduğunu bildirme işlevine sahip olup, eldeki davada aynı çekişme konusu olmayan mal varlığı ve şirket hisseleri yönünden “davalıdır” şerhinin konulması olanaklı görülmediği, belirtilerek;

ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir

Karara karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, davanın perdenin aralanması teorisine dayalı geniş kapsamlı bir dava olduğunu, asıl borçlu ...

AŞ'ne kullandırılan kredileri Bankaya geri ödenmeyerek davalılara menfaat sağlandığını, kredilerin kullandırım tarihlerinden sonra edinilen mal varlıklarının, Banka alacağına dayalı olarak edinildiğini, davadaki talebin asıl borçluya kullandırılan ve varlığı yargı kararlarıyla da kesinleşen Banka alacağının, davalıların mal varlıklarından tahsil edilmesine yönelik olduğunu, Banka ile davalı ...

AŞ 1993, 1994, 1996, ve 1997 yıllarında kredi ilişkisi kurulduğunu, 1996 yılı sonrasında kredilerin düşük tutarlı ipotek ile kefalet karşılığı kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin noter ihtarnamesi ile kat edilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığını, ipotek limitlerinin icra dosyasına ödenmesi üzerine takip kapatıldığını, daha sonra firma ve kefiller aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, açılan itirazın iptali davasında son olarak Yargıtay 11 HD 2020/5138 Esas, 2021/3998 Karar, 21.04.2021 tarihli ilam ile takip tarihi itibarı ile taleple bağlılık ilkesi gereği takibin 7. 6.427.183-TL üzerinden devamına,

temerrüt tarihinin 26.06.2001 olarak belirlenmesine, temerrüt tarihinin %210 olarak belirlenmesine karar verildiğini, ilk ilamsız takipte eksik talep edilen GSM kredileri için 26.12.2003 tarihinde genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, itiraz üzerine açılan alacak davasının Yargıtay 11 HD 2023/6208 Esas, 2024/9328 Karar 24.12.2024 tarihinde, Bankanın takip tarihindeki alacağı 24.668 TL Asıl alacak, 17.019 TL İşlemiş Temerrüt Faizi, 851 TL BSMV olarak kesinleştiğini, yerine getirilmeyen icra taahhütleri nedeni ile banka tarafından ödenen tutarların tahsili için 01.09.2004 tarihinde genel haciz yolu ile takip başlatıldığını,

Borca itiraz üzerine açılan (ve 2. Takip için açılan alacak davası ile birlşene) itirazın iptali davası yargılamasında Yargıtay 11 HD 2023/6208 Esas, 2024/9328 Karar 24.12.2024 tarihili kararı ilebanının takip tarihindeki alacağı 64.265 TL Asıl Alacak, 131.093 TL İşlemiş Temerrüt Faizi, 6.554 BSMV olarak kesinleşyiğini, bankanın borçlu firmadan alacağının bulunduğu Yargıtay kararları ile kesinleştiğini, borçlu davalı ... firmasının ortaklık yapısı ... % 46, ... %33, .... % 10, .... % 8, Diğer % 3 şeklinde olduğunu, ... ve ...'ın dava açılış tarihinde üzerilerine kayıtlı taşınmazları kendi gelirleri ile elde etmediklerini,

eşlerinin nam-ı müstearı olarak hareket ettiklerini, ortaklık yapıları dikkate alındığında, ...'ın hesap kat tarihinden sonra kurduğu bu şirketlere gerek ortak olarak gerekse hakim ortaklığını dışarıdan atanan müdür olarak tesis ederek ticari faaliyetlerine devam ettiğini, davalıların bir kısmsım malvalıkları üzerine uygulanmak üzere 13.06.2007 tarihinde ihtiyati haciz kararı verilmiş, 04.10.2007 tarihli karar ile ihtiyati haciz kaldırılmış, 18.10.2007 tarihinde ihtiyati tedbir konulmuş ve 24.03.2010 ve tabloda ayrıntılarına yer verilen muhtelif tarihlerde ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiğini,

Mart 2010 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak ihtiyati tedbirlerin kaldırılması hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda ... ve ... yönünden hesap kat tarihi olan 11.06.2001 tarihinden sonra edinilen mal varlıkları esas alınarak organik bağ kurulduğunu, bankanın davalılar ... ve ... yönünden iddiasının borçlu ...

Firması hakim ortakları ... ve ...'ın 1996 yılından itibaren banka ile ağırlıklı kefalet karşılığı kredi ilişkisine girdiği, şirket hakim ortaklarının şirket faaliyetlerinden elde ettikleri gelir ile edindikleri taşınmazların üzerine haciz konulmasını engellemek adına taşınmazları eşlerini nam-ı müstear olarak kullanarak ... ve ... adına edindiklerine ilişkin olduğunu, davalı .... Tic.

AŞ firmasının davalı ... firması ile organik bağı bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, .... Tic. AŞ'nin ünvanı ".....Ticaret AŞ" olarak değiştirildiğini, davalı ...

AŞ'nin dava açılış tarihindeki ortaklık yapısı ...'ın kardeşi ...'dan oluşurken ... ...şirket yetkilerini ...'a devrettiğini, davanın devamı süresince şirket ortaklık yapısı 1000 adet pay üzerinden ...'dan oluşmakta iken ... hisselerini 20.12.2024 tarihinde kızı ...'na devrettiğini, hisselerin devir tarihi itirazın iptali davalarının davalı ... ., ... ve . ...aleyhine kesinleştikten sonraki döneme denk geldiğini, bu hali ile ... kanuna karşı hileli faaliyetlerine davanın devamı süresince devam ettiğini,

davalıların mal varlığının sorgulanarak davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmazların sicilleri ve şirket hisseleri üzerine İhtiyati tedbir kararı verilmesi gerekitğini,belirterek; kararın kaldırlmasını talep etmiştir.

Davalılar vekilleri istinafa cevap dilekçesi ile davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiştir.

1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

2.HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.

3.İhtiyati tedbirin alacağı güvence altına alma fonksiyonu da bulunmamaktadır.

4.İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Madde de bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü ve ya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlenmiştir.

5.Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Açıklandığı üzere ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için yaklaşık ispatın varlığı şarttır.

6.Eldeki davada iddianın ileri sürülüş şekline göre ihtiyati tedbir talep edilen mal varlığı değeri davanın konusunu oluşturmadığı gibi dosyanın bulunduğu aşama ve delil durumu itibariyle talep edenin haklılığına ilişkin kanun ile aranan yaklaşık ispat koşulunun bu aşmada oluşmadığının, davacının ileri sürüdüğü hususların varlığının yargılamayı gerektirdiğinin, davanın yerine ikâme edilecek ve uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette, başka bir deyişle yargılamanın sonunda elde edilecek menfaatin elde edilmesine neden olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği anlaşılması karşısında ihtiyati tedbir isteminin reddine dair kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.

7.Davalıdır şerhinin, dava konusu taşınmazın devir ve temlikini önleyici bir fonksiyonunun olmayacağı açıktır. 6100 sayılı HMK'nun 341/1. fıkrasına göre, ilk derece mahkemesince verilen istinaf kanun yoluna başvurulabilecek olan kararlar; nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar olarak gösterilmiştir. Davalıdır şerhi kararının ise, HMK'nın 389 ve müteakip maddeleri kapsamında düzenlenen ihtiyati tedbir kararı niteliğinde bulunmadığından tapu kaydı üzerine davalıdır şerhi konulmasına ilişkin karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacaktır.

Bu itibarla, istinaf kanun yoluna başvuranın davalıdır şerhi yönünden ilk derece mahkemesi ek kararının istinaf yolu caiz bulunmadığından istinaf isteminin reddine, ihtiyati tedbir talebi yönünden ise dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının davalıdır şerhi talebi yönünden istinaf başvuru talebinin HMK'nın 341. maddesi uyarınca istinafı mümkün olmadığından istinaf dilekçesinin REDDİNE,

2-Davacının ihtiyati tedbir talebi yönünden istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

3-İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90-TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 398,50-TL harcın ihtiyati tedbir isteyen davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz isteyenin davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/896, K. 2025/1082, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  6. İstinaf Nedenleri
  7. Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/896
Karar No
2025/1082
Tarih
10 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2025/897 K.2025/1030
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/897 K.2025/1052
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/897 K.2025/829
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/898 K.2025/961
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2025/899 K.2025/673
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/900 K.2025/1330

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.