KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/818
- Karar no
- 2024/1340
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas no
- 2017/1325
- Karar no
- 2022/90
- Dava tarihi
- 29/11/2017
- Karar tarihi
- 10/02/2022
- Dava
- Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Kararın yaz. tarih
- 01.10.2024
Karar Metni
2.125 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.02.2022 tarih ve 2017/1325 Esas, 2022/90 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket ile dava dışı ... A.Ş arasında ... Geliştirme Elektromekanik Alt Yapıların İnşaatı kapsamında 16.09.2015 tarihinde sözleşme akdedildiğini, müteakiben taraflar arasında 06.11.2015 tarihli taşeron sözleşmesi akdedildiğini ve aynı tarihte taraflar arasında iş yeri teslim tutanağı yapıldığını, davalı şirketin işyeri sigorta bildiriminin davacı şirkete 11.11.2015 tarihinde verildiği,
aynı tarihte davacı şirketçe sözleşme konusu işte istihdam edilmek üzere 10 işçiyi sigortalı olarak işe başlattığını, sözleşmenin 5.maddesinde işe başlama tarihi 06.11.2015, bitiş tarihinin 13.04.2016 olarak belirtildiğini, davalının uhdesindeki alt yapı, trafo binasının sahada olması gereken diğer alt yapı işleri zamanında yapmadığından dolayı davalı şirketin kusuru nedeniyle işçilerin çalışamadığını, şantiyede işin başlaması ile ilgili davalının proje müdürü ile 2016 Ocak ayının toplantı yapıldığını, yapılan toplantıda 2016 Ocak ayının sonunda işe başlanacağı söylenerek işçi arttırımının talep edildiği,
bunun üzerine işçilerin istihdam edilmeye başlandığını, davalı şirket müdürünün 2016 Ocak ayında işe başlanacağına dair toplantıda alınan kararları imzalamadığını, müvekkili tarafından davalıya 21.06.2016 tarihinde gönderilen e mail ile işin gecikmesinden doğan ve doğması muhtemel zararların talep edileceğinin bildirildiğini, davalı şirketin işi geciktirmesi nedeniyle Şubat 2016 ve Mart 2016 tarihinde toplantılar yapıldığını ancak davalının proje müdürünün toplantı tutanaklarının kasıtlı olarak imzalamaktan kaçındığını, davacı şirketin işi,
işçilerini gece gündüz çalıştırarak ve işçilerine fazla mesai vererek işi tamamladığını ve Geçici Kabul Tutanağına göre 24.10.2016 tarihinde işin tamamen sona erdiğini, oysa belirtilen işin sözleşmeye göre 06.11.2015-13.04.2016 tarihleri arasında tamamlanması gerekirken davacı şirkete davalı şirketin iş programına göre zamanında çalışma imkanı sağlanmadığından 06.11.2015 tarihinde başlanan işin 24.10.2016 tarihinde bitirildiğini, bu kapsamda davacı şirketin işçileri çalışamadığından 11.11.2015-24.03.2016 tarihleri arasındaki zararların SGK prim ödemeleri, vergi ödemeleri, maaş ödemeleri, iş güvenliği,
yemek ve şantiye akaryakıt giderleri olmak üzere toplam zararın 159.917,40TL olduğunu, iş bitiminden sonra davacı şirket yetkilisi ile davalı şirket yetkilileri arasında yapılan toplantıda zararların karşılanmasının daha önceden söz vermelerine istinaden talep edildiğini,
ancak davalı şirket yetkililerinin bu talebi karşılamayacaklarını bildirmeleri üzerine sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacı şirketin zararlarının davalı şirketçe tazminine yönelik iş bu davanın açılma zaruretinin hasıl olduğunu belirterek taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine davalı şirketin aykırı davranması nedeni ile uğradığı 159.917.40-TL zararın ödeme tarihlerinden (11.11.2015-24.03.2016) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle. Davalı şirketin ... A.Ş (...) ile yaptığı sözleşme gereğince ...
Geliştirme Projesi Elektromekanik Alt yapı işlerini yaptığını, 06.11.2015 tarihli sözleşme ile davalıya alt taşeron olarak hizmet verdiğini, sözleşmenin 1.Maddesinin c bendinde "Yüklenici (davacı-...) bu işin Ana İşvereni (...) ile işveren (davalı-...) arasındaki 16 Eylül 2015 tarihinde yapılmış olan sözleşmenin kendi yapacağı iş kapsamı dâhilindeki tüm şartlarını da kabul etmiş olacaktır.
İşin projesi, yapılması, uygulanması ana işveren ve işveren arasında imzalanan proje ile uyumlu olacaktır." denildiğini, ana işverenden kaynaklanan bir kısım gecikmelerin davalı firmanın kendi yüklendiği işe başlamasını geciktirdiğini ve böylece davacıya yapacağı iş geç teslim edilmiş olduğunu, işin süresini tanımlayan sözleşmenin 5.Maddesinde.
İşin başlama tarihi 06.11.2015 ve işin sona erme tarihi 13.04.2016 olup 5 aylık iş yapma süresi belirlendiğini, İş sahası davacıya 11.11.2015 tarihinde teslim edildiğini, ancak fiilen işe başlama tarihindeki gecikmeler sebebiyle daha sonraki bir tarih olduğu için sözleşmenin 5.maddenin 3 paragraftaki "İşveren tarafından gecikmelerden dolayı yüklenici işverenle mutabık kalarak kaybolan süreyi sözleşme süresine ekler" düzenlemesi gereğince davacıya 3 aylık işe geç başlama süresi, müvekkil (davalı) firma tarafından işin bitirme süresine eklenmiş ve davacıya 3 aylık ek süre verilerek,
5 aylık iş yapma süresi hesaplanmış olduğunu, 18.07.2016 tarihi işin sona erme tarihi belirlendiğini, ancak davacının yüklendiği işi 24.10.2016 tarihinde bitirdiğini, (İşin geç teslimden kaynaklanan sözleşmenin 5.maddesinde düzenlenmiş günlük 1.000.dolar/gün cezayı tahsil için dava açma haklarının saklı olduğunu) davacının işe başlama tarihinin 15.02.2016 olduğunu bildiğini, kendi iş programını yapmayıp fazlaca işçi bulundurmanın sorumluluğunu müvekkiline yüklemek istediğini, hak ediş tutanaklarında davacının koyduğu herhangi bir itirazi kayıt olmadığını,
davacının ana işveren ... 'ye ait dava konusu işle aynı kapsamda başka bir kısımdaki iş de taşeronluk yaptığını belirterek davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesinin 10.02.2022 tarih ve 2017/1325 Esas, 2022/90 Karar sayılı kararı ile özetle; ''..Sözleşmenin 5. Maddesine göre 3 aylık işe geç başlama süresinin davalı firma tarafından işin bitirme süresine eklendiği, davacıya 3 aylık ek süre verilerek 5 aylık iş yapma süresi hesaplandığı, 18.07.2016 tarihi işin sona erme tarihi belirlendiği, ancak davacının yüklendiği işin 24.10.2016 tarihinde bitirmiş olduğunun belirtildiği, işverenden kaynaklanan gecikme durumunda tazminat ödeneceğine ilişkin sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmadığı,16.10.2016 tarihli Hakediş-7 tutanağı bulunduğu,
tarafların kaşe ve imza altına aldıkları geçici kabul tutanağının 24.10.2016 tarihli olduğu, hak edişlere dava konusu edilen işçilik maliyetleri yansıtılmamış olduğu, geçici kabul tutanağında da, işçilik maliyetlerinden bahsedilmediği herhangi bir ihtirazi kayıt koyulmadığı anlaşılmıştır.
Davacının geçici kabulden ve tüm hak ediş ödemelerini aldıktan sonra dava açtığı, taraflar arasındaki yazılı sözleşmenin geçerli ve ayakta olduğu, sözleşmenin geçerli olduğunun iki tarafın da kabulünde olduğu buna göre sözleşme hükümleri ve tüm dosya kapsamına göre, davacın dava konusu işçi maaş ve diğer giderleri davalıdan talep edemeyeceği kanaati ile davacının davasının reddine'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından verilen 22.03.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-Yerel mahkemece davaya konu uyuşmazlık hakkında aldırılan bilirkişi raporuna aykırı olarak hüküm tesis edildiğini, bilirkişi raporunun hangi gerekçeyle hükme esas alınmadığı kararda sebepleri ile belirtilmediğini,
-Yerel mahkemenin davanın ret gerekçesi davaya konu uyuşmazlığın dışında 7 nolu hak ediş tutanağında ve geçici kabul tutanağında işcilik maliyetlerine dair ihtirazi kayıt bulunmadığını belirtmiş ise de mahkemece davanın niteliği hususunda yanılgıya düştüğünü, davanın hak ediş alacağına dair alacak davası olmadığını, davanın taraflar arasındaki 06.11.2015 tarihli taşeron sözleşmesine aykırılık nedeniyle zararların tazmine dayalı tazminat davası olduğunu, Mahkemece davanın nitelendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
-Hakediş alacağının iş bu davanın dışında İzmir 26. İcra Müdürlüğü'nün 2016/14504 E sayılı ilamsız icra takibine konu edildiğini, davalının borca itiraz ettiğini, daha sonra ise ibraname kapsamında tacir çeki ile hak ediş alacağını ödediği, yani mahkemenin gerekçesinin aksine geçici kabul tutanağına ihtirazi kayıt koymaksızın haricen ödediğini, davalının kötüniyeti ve tacir olarak basiretli davranmadığının açık olduğunu,
-Davalı tanıkları dahi açıkça davaya konu işte gecikme yaşandığını beyan etmesine karşın Mahkemece bu beyanların hükme esas alınmadığını,
-Davalı tarafın cevap dilekçesinin 5 nolu bendinde açıkça ikrar ettiği gecikme ve gecikmenin ... den kaynaklandığı iddiasına karşın dosya kapsamındaki 05.07.2019 tarihli ... müzekkere cevabının 2 nolu bendinde gecikmenin davalıdan kaynakladığını bu hususta uyarı yazıları gönderildiğinin belirtilmesine karşın mahkemece bu hususların hükmün gerekçesinde değerlendirilmediğini,
-Mahkemece dava dilekçelerinde ve delil listesinde belirttikleri SGK'dan işlem dosyasının (asıl işveren firma ... A.Ş ye dair) celp edilmediğini,
-Müvekkili davacı şirketin adil yargılanma hakkı ihlal edildiğini, iş bu dava esasının 2017 yılı dava tam 5 sene sürüncemede bırakılmış olmakla 2022 yılında ilk derece mahkemesinde karar verildiğini, müvekkilinin alacağının ekonomik şartlar gözetildiğinde ticari zarara neden olduğunu, müvekkilinin şirketini ekonomik yönden zor durumlara düşürdüğünü,
-Yerel mahkemece bilirkişi raporunun tanık beyanları, ... müzekkere cevabı SGK işlem dosyasının celp edilmemiş olması karşısında HMK 297'e göre delillerin toplanmadığını, tartışılmadığını ve değerlendirilmemesinin kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiğini,
Belirterek kararın kaldırılarak dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi aksi takdirde yeniden yargılama yapılarak davanın kabülüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkidir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf edildiği görülmüştür.
Taraflar arasında 06.11.2015 tarihli "Taşeron sözleşmesi" isimli eser sözleşmesi yapıldığı, davacı taşeronun ... genişleme projesi elektrik ve mekanik altyapılarının inşaatı, montajı, test ve devreye alınması işini yüklendiği; davalının yüklenici, iş sahibinin ise dava dışı ...
A.Ş (...) olduğu; sözleşmenin 1.maddesinin c bendine göre taşeronun yüklenici ve iş sahibi arasında 16.09.2015 tarihinde yapılan sözleşmenin kendi yapacağı iş kapsamı dahilindeki tüm şartlarını kabul etmiş olacağı, işin projesi, yapılması ve uygulanmasının işveren ile yüklenici arasında imzalanan proje ile uyumlu olmasının kararlaştırıldığı; sözleşmenin 5.maddesine göre işe başlama tarihinin 06.11.2015, bitiş tarihinin ise 13.04.2016 olduğu,
yükleniciden kaynaklanan gecikmelerden dolayı tarafların mutabık kalması halinde kaybolan sürenin tutanakla tespit edilip süreye ilave edileceği, sözleşmenin 12.1 maddesine göre taşeronun çalıştırdığı personelin vergi, SGK primleri, işçilik ücreti ve tazminat masraflarını ödemekle mükellef olduğunun düzenlendiği; yer tesliminin 11.11.2015 tarihinde yapıldığı, geçici kabul tutanağına göre işin 24.10.2016 tarihinde teslim edildiği anlaşılmıştır.
Davacı taşeron vekili, sözleşme kapsamında müvekkilinin 11.11.2015 tarihinde istihdam edilmek üzere işçileri sigortalı olarak işe başlattığını, ancak davalının uhdesindeki alt yapı, trafo binasının sahada olması gereken diğer alt yapı işlerini zamanında yapmadığından davalının kusuru nedeniyle işçilerin çalışamadığını, işin 24.10.2016 tarihinde ancak bitirildiğini, davacı şirketin işçileri çalışamadığından 11.11.2015-24.03.2016 tarihleri arasındaki SGK prim ödemeleri, vergi ödemeleri, maaş ödemeleri, iş güvenliği, yemek ve şantiye akaryakıt giderleri olmak üzere toplam 159.917,40TL zarara uğradığını belirterek zararın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Somut olayda, davalı yüklenicinin de kabulünde olduğu üzere dava dışı iş sahibi ... A.Ş (...) kaynaklanan bir kısım gecikmelerin davalının kendi yüklendiği işe başlamasını geciktirdiğinden davacı taşerona yapacağı işin de geç teslim edildiğinin anlaşıldığı; dinlenen tanık beyanları ve dava dışı iş sahibi ...
A.Ş (...)'den temin edilen belgeler, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi kök rapordaki tespitlere göre davacı şirketin temin ettiği işçilerin bu sebeple 2015 Kasım, 2015 Aralık, 2016 Ocak ve 2016 Şubat aylarında sözleşme konusu işin yapımında çalıştırılamadığı, kusuru bulunmayan davacı taşeronun bu dönemde çalıştırılamayan işçiler için ödediği SGK primi, gelir vergisi, maaş ödemesi, iş güvenliği, yemek ve şantiye akaryakıt giderleri nedeniyle fazladan ödeme yapması nedeniyle uğradığı zararı taraflar arasında yapılan sözleşmede hüküm bulunmasına gerek olmaksızın genel hükümlere göre tazminini davalı yükleniciden talep edebileceği;
davacı şirket yetkilisi tarafından davalı şirket yetkilisine hitaben yazılan 15.02.2016 tarihli yazıda "Ocak 15'ine kadar da bu zararımızı sineye çektik" şeklindeki beyanının yazı içeriğinin bütünü dikkate alındığında hakkın özünden feragat olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle davacının 2015 Kasım, 2015 Aralık, 2016 Ocak ve 2016 Şubat aylarına ilişkin zararını talep edebileceği, kök raporda bu zararın 102.456,97 TL olarak belirlendiği, davacı tarafından davalının davadan önce usulüne uygun olarak çekilen ihtarname ile temerrüde düşürülmediği,
taraflar tacir olduğundan avans faiz talep edilebileceği anlaşıldığından davacının davasının kısmen kabulüne, 102.456,97 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüştür.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; yasal düzenlemeler ve yargısal içtihatlar karşısında, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak, Dairemizce yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/818, K. 2024/1340, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama