İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1266 K.2025/1160

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.04.2023 tarih ve 2022/37 Esas, 2023/269 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre…

Esas2023/1266Karar2025/1160Tarih18 Eylül 2025Okuma11 dk · 2.109 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Eylül 2025
Esas no
2023/1266
Karar no
2025/1160
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2022/37
Karar no
2023/269
Dava tarihi
24.01.2022
Karar tarihi
11.04.2023
Dava
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Kararın yaz. tarihi
18.09.2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.109 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.04.2023 tarih ve 2022/37 Esas, 2023/269 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle.

Davacı müvekkili ...'ün mermer işi yapan "...." isimli şahıs şirketinin sahibi olduğu, davalı...Şirketi'nin inşaatlarına yaptığı mermer işleri neticesinde mal ve hizmet bedeli olarak 02/04/2020 tarihinde davalı şirkete 165.200,00-TL tutarında fatura kestiğini, söz konusu fatura bedelinin uzun süre boyunca davalı tarafından ödenmediğini, pandemi koşulları sebebiyle müvekkili tarafından anlayışla karşılanarak herhangi bir takip yoluna gidilmediğini, ancak,

fatura kesim tarihi üzerinden neredeyse bir buçuk yıl geçtikten sonra asıl alacak ile birlikte takip öncesi işlemiş faiz İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2021/11734 E. Sayılı dosyası ile 25/10/2021 tarihinde ilamsız takibe konu edildiğini, davalı tarafca asıl borca, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz edildiğinden, icra takibin durduğunu, Takibin durmasına müteakip, İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2021/11734 E.sayılı dosyası üzerinden borca yönelik haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle. Davalı müvekkili şirket tarafından, davacıya bej basamak ve granit bango işleri yaptırılmış, yaptırılan işler karşılığında davacı tarafından davalı müvekkil şirkete KDV dahil 165.000,00-TL bedelli fatura düzenlendiğini, anılan fatura borcu nedeniyle davalı müvekkil şirket tarafından davacı adına toplam 165.200,00-TL olmak üzere, 20.04.2020 düzenlenme tarihli, 30.12.2020 ödeme günlü 50.000,00-TL bedelli.

20.04.2020 düzenlenme tarihli, 06.06.2021 ödeme günlü 50.000,00-TL bedelli.

20.04.2020 düzenlenme tarihli 20.12.2021 ödeme günlü, 65.200,00-TL bedelli üç adet bono düzenleyerek teslim edildiğini, Davalı müvekkil şirket, fatura borcuna karşılık davacıya ciro yoluyla devir ve temlik edilip ticari defter ve kayıtlarına işlenen bonolar nedeniyle söz konusu bonoların ödeme tarihlerinde davacıya elden ödeme yaparak bonoları geri aldığını, davalı müvekkil şirket tarafından dava konusu fatura borcunun tamamı davacıya elden ödenmiş olup,

davacı yan tediye makbuzlarından zikredilen bonoların akıbetini ortaya koymadan bonoların ödenmesi nedeniyle bedelsiz kalan temel ilişkiye konu faturalardan icra takibine girişerek alacak iddiasında bulunmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı yan, temel ilişkiye esas alacak için davalı müvekkilimizce kendisine ciro edilen mübrez bonoların ödenip ödenmediğiyle ilgili herhangi bir iddia ve açıklama yapmadan söz konusu bonoların düzenlenmesi sebep temel ilişkiye dayanak fatura/lar üzerinden icra takibine girişmesinin isabetsiz olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İLE ÖZETLE

İlk derece mahkemesinin 11.04.2023 tarih ve 2022/37 Esas, 2023/269 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...taraflar arasında mermer işleri ile ilgili olarak eser sözleşmesinin bulunduğu, bu sebeple davalı şirkete 165.200,00 TL tutarlı faturanın kesildiği, her iki tarafın tacir sıfatını haiz olmasından bahisle taraf defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacı şirketçe davaya konu edilen faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu,

davalının faturaya ilişkin davacı alacağını kabul ettiği ve bunu cevap dilekçesi ekinde yer alan bonoları davacıya vermek suretiyle ödediğini, bu hususta davacının bizzat kendi el yazısıyla adını soyadını yazıp bizzat imzaladığı tediye makbuzu bulunduğu,

dava konusu borcun bu surette ödendiğini ve artık davacının faturaya dair takip yapmasının haksız olduğu anlaşılmakla davanın reddinin gerektiğini iddia ettiği, davacının duruşmada tediye makbuzu altındaki imzanın bizzat kendisi tarafından atıldığını kabul ettiği, bu haliyle fatura konusu borcun bonolar ile ödendiğinin kabulünün gerektiği, bonoların karşılığının davalı tarafça ödenip ödenmediğinin dava konusu olmadığı,

davanın takip konusu ile sınırlı olan faturaya dair itirazın iptali davası olduğundan bonolara dair varsa ödenmeme iddiasının ayrı bir alacak davasına konu edilebileceği, basiretli bir tacirin senet ile aldığı ödemelerde senedi bizzat teslim alarak muhafaza etme konusunda basiretli davranma yükümlülüğünün davacı tarafça sergilenmediği, miktar itibarıyla tanık dinlenmesinin, dinlendiyse bile tanık beyanlarına itibar edilmesinin dosya kapsamında mümkün olmadığı, davacının alacağının varlığını kesin bir şekilde kanıtlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine'' dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili tarafından verilen 22.05.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;

-Davalının, icra takip dosyasında müvekkili ile aralarında hukuki ilişki olmadığını iddia ettiğini ve takip konusu belgelere itiraz ettiğini, halbuki davalının, hukuki ilişkiyi ve belgeleri reddettiğini, artık bu beyanı ile bağlı olduğunu, basiretli bir tacirin, eğer iddiasında dürüst ise; İcra takibi yapılan bir borcun vadeli senetle ödendiğini, hatta takip tarihinden sonra henüz vadesi gelmemiş bir senet daha olduğunu beyan edebileceğini,

Davalının, davaya cevabında hukuki ilişkiyi kabul ettiği gibi, üstelik İcra takibine itiraz tarihinde "henüz vadesi gelmemiş " bir senetle de ödendiğini iddia ettiğini,

TMK madde 2 :"Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.", TTK m. 18/2:" Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." hükümleri gereğince davalının öncelikle kötü niyetini korunmayacağını,

Mahkemenin kararında, davalının icra takibine yaptığı ve sonradan ortaya koyduğu delillerin değerlendirilmesi sırasında bu hususta hiç bir değerlendirme yapılmadığını, davalının 15 yıla yakın ticari ilişki içinde olduğu müvekkiline, kendisi tarafından düzenlenmiş senetlerle ödeme yapmış gibi gösterdiğini, kendi düzenlediği senetlerin kendi elinde olması ödeme yaptığı anlamına gelemeyeceğini, müvekkiline böyle bir senet hiç bir zaman verilmediğini ve davalı ödemelerini tevsik eden bir başka belge de sunamadığını,

-Davalının suret olarak sunduğu tediye makbuzu ve suret evrak altındaki imzanın müvekkili tarafından kabul edilmesi delil olarak değerlendirilemeyeceğini, davalı tarafından, tediye makbuzunun aslı getirilmesi gerekiyorken, suret nüshası mahkemeye ibraz edildiğini ve müvekkilinin mahkeme huzurunda görebildiği kadarı ile imzanın kendisine ait olduğunu, ancak yazılarının kendisine ait olmadığını beyan ettiğini, suret tediye makbuz suretinde ise, teslim edilen belgenin çek olduğu ve 3 nolu 65.200,00-TL bedelli belgenin vade tarihinin 20.12. şeklinde yazıldığı, yılının yazılmadığı görüleceğini,

-Tediye makbuz suretinin eksik tarihli olmasına ve belgenin de çek olmasına rağmen, mahkeme tarafından kesin delil ve ikrar kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin, suret altında görebildiği kadarı ile imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, ikrarın açık ve net şekilde bir kabulü gerektirirken, eksik tarihli çek alındı belgesinin müvekkili tarafından alındığını kabul etmenin ne hukuken ne de vicdanen mümkün olmadığını,

-Delil ıslahı taleplerinin mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, yokmuş gibi gerekçeli kararda da yer verilmediğini, müvekkili ile davalının 15 yıla yakın bir süredir ticari ilişki içinde olduğunu, davalı tarafından sunulan tediye makbuzunun sonradan düzenlenmiş bir belge olduğuna hiç şüphe olmadığını, taraflarınca 28/02/2023 tarihli dilekçeleri ile delil ıslahında bulunulduğunu ve tediye makbuzunun sıra numarasına göre, öncesinde ve sonrasında olan suretlerin davalı tarafından ibrazının istendiğini, çünkü tarih sırası birbirini tutmadığında çek olarak yazılan belgenin sonradan düzenlendiğinin açıklığa kavuşacağını, ancak,

mahkeme tarafından ıslah taleplerine ilişkin hiç bir ara karar verilmediğini ve gerekçeli kararında da ıslah talepleri yokmuş gibi, hiç bahsedilmediğini, buna ilişkin olarak dilekçelerinde Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Esas : 2015/11858 Karar : 2016/9302, 5.12.2016 tarihli kararına değinildiğini,

-Özel kanun hükümleri ve düzenlemelerin genel kanun düzenlemelerinden önce geldiğini, her iki tarafın tacir, dava konusunun da ticari olduğu konusunda kuşku olmadığını, bilirkişiden rapor alındığını ve tarafların ticari kayıtlarının incelendiğini, 04/12/2015 tarihinde R.G.

Yayınlanan 459 Sayılı VUK genelgesi ile tacirler arası işlemlerde ödemelerin belge ile tevsik edilmesinin gerektiğini, davalı tarafından icra takibinden sonra ödendiği iddia edilen bedel de dahil olmak üzere, bu borcun ödendiğine ilişkin kayıtlarında hiç bir tevsik belgesinin de olmadığını, dolayısı ile, müvekkilinin davalı tarafından düzenlenen bir suret belgede imzanın kendisinin olduğunu söylemesinin ikrar olmadığı gibi, davalının iddiasını da ödeme tevsik belgesi ile kanıtlayamamış olmasına rağmen davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,

İzah edilen takdir edilecek edeceği diğer hususlarla, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/37 E. 2023/269 K. Sayılı dosyasında verilen kararın kaldırılmasına, iş bu karar kesinleşinceye kadar icra'nın geri bırakılmasına, davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.

Tacir olan davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında sözlü eser sözleşmesi yapıldığı, davacı yüklenicinin iş bedeli olarak dava ve takibe konu faturayı düzenlediği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın söz konusu fatura bedelinin davalı tarafça ödenip ödenmediği hususunda olduğu anlaşılmıştır.

Davalı iş sahibi, davacıya tediye makbuzu ile 3 adet bono vermek suretiyle dava ve takibe konu fatura bedelinin ödendiğini savunduğu; davacı yüklenici ise sözkonusu tediye makbuzundaki yazı ve imzanın kendisine ait olduğunu ancak ödeme yapılmadığını iddia etmiştir.

Somut olayda ödeme savunmasında bulunan davalının ödemeyi ispat etmesi gerektiği.

TBK'nın 133/2.maddesi uyarınca özellikle mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi yada yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmayacağı; davalı tarafça davacıya fatura bedeli tutarında 3 adet bono verilmesinin bonoların ödendiğini göstermediği, davacı tarafça bonoların ödendiğine dair davalıya verilen belge bulunmadığı gibi davalı tarafça ödeme yapılarak bonoların geri alındığına dair bono asılları veya belge sunulmadığı,

tarafların ticari defter ve kayıtlarında yapılan bilirkişi incelemesine göre davacıya ait ticari defterlerde dava ve takibe konu faturanın ödenmediği, davalıya ait ticari defterlerde ise sözkonusu faturanın 3 adet bono ile ödendiğine dair kayıt bulunduğu, ancak ödemeye ilişkin tevsik edici belgenin bulunmadığının tespit edildiği; davalının yemin delillinden vazgeçtiği; böylece davalının ödeme savunmasını tüm dosya kapsamından ispatlayamadığından davacının davalıdan fatura bedeli olan 165.200,00TL tutarında alacaklı olduğu anlaşıldığından davalının bu miktar yönünden takibe itirazında haksız olduğu;

davalının usulüne uygun olarak çekilen ihtarname ile takipten önce temerrüde düşürülmediğinden davacının takipte talep ettiği işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne ve alacak likit olduğundan davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken Mahkemece" fatura konusu borcun bonolar ile ödendiği, bonoların karşılığının davalı tarafça ödenip ödenmediğinin dava konusu olmadığı,

davanın takip konusu ile sınırlı olan faturaya dair itirazın iptali davası olduğundan bonolara dair varsa ödenmeme iddiasının ayrı bir alacak davasına konu edilebileceğinden " bahisle davanın reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf istemin yerinde görülmüştür.

Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; yasal düzenlemeler ve yargısal içtihatlar karşısında, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak, Dairemizce yeniden esas hakkında "Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,

1-İzmir 20.İcra Müdürlüğünün 2021/11734 Esas sayılı takip dosyasında davalının 165.200,00 TL asıl alacağa itirazının iptaline, takibin takip talebinde istenen şartlarda ve bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Hüküm altına alınan alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile,

2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.04.2023 tarih ve 2022/37 Esas, 2023/269 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1)-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,

-İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2021/11734 Esas sayılı takip dosyasında davalının 165.200,00 TL asıl alacağa itirazının iptaline, takibin takip talebinde istenen şartlarda ve bu miktar üzerinden DEVAMINA,

-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

-Hüküm altına alınan alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden alınması gerekli 11.284,81 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 2.473,37 TL peşin karar harcının mahsubu ile kalan 8.811,44 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, (Mükerrer harç tahsilinin önlenmesi için ilk derece mahkemesi tarafından harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise işlemsiz iadesinin istenmesine, harç tahsil edilmiş ise yatırana iadesine),

5-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı posta, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 866,75 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 699,29 TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 2.473,37 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.264,86 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgâri Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgâri Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9-Dava şartı Arabuluculuk Ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL'nin davanın kabul oranı nazara alınarak 1.258,60 TL'sinin davalıdan, 301,40 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

10-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, harç alınmasına yer olmadığına, davacı vekili tarafından yatırılan 3.500,00 TL'nin istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacıya iadesine,

11-Davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 20,00 TL istinaf masrafından oluşan toplam 512,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

12-HMK'nın 333/(1).maddesi gereğince artan gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine,

13-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2023/1266, K. 2025/1160, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstem
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı İle Özetle
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Deliller, Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1266
Karar No
2025/1160
Tarih
18 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1268 K.2025/958
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1269 K.2025/929
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1274 K.2025/1076
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2023/1275 K.2025/830
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1284 K.2025/1030
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/1287 K.2025/1509

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.