KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2024
- Dosya no
- 2020/1884
- Karar no
- 2024/856
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/10/2020
- Numarası
- 2018/469 Esas 2020/449 Karar
- Davanın konusu
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak
- Bam karar tarihi
- 18/04/2024
- Karar yazım tarihi
- 18/04/2024
Karar Metni
1.387 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 05/11/2018 tarihli 44.813,84+8.066,49 KDV(%18) TL olmak üzere toplam bedeli 52.880,33 TL olan faturayı vade farkı açıklaması ile müvekkil şirkete gönderdiğini, davalı şirketin haksız kazanç sağlama gayesi ürünü olan faturaya Denizli 1.Noterliği'nin 09/11/2018 tarih, 21020 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edilerek iade edildiğini, davalı şirkete 13/11/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, akabinde ...
Adi Ortaklığı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle 30/03/2018 tarihli, 117310000146 nolu 250.000 TL'ye kadar borçları teminat altına alan ...
Bankası tarafından verilen kesin teminat mektubunun iadesi için Denizli 1.Noterliği'nin 15/11/2018 tarih, 21332 yevmiye numaralı ihtarnamenin davalıya 17/11/2018 tarihinde tebliğ edildiğini ancak teminat mektubunun iade edilmediğini, davalı şirketin toplam bedeli 24.712,07 TL olan vade farkı açıklaması ile gönderilen faturaya davacının itirazı üzerine davalı şirkete 22/11/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkide vade farkı uygulanacağına dair bir sözleşme olmadığını ancak davalı şirketçe gönderilen İzmir 3.Noterliği'nin 19/11/2018 tarih,
12598 yevmiye numaralı ihtarnamesinde 2017 yılındaki satış koşullarını belirleyen 25/01/2017 tarihli anlaşmaya göre geciken günler için %2 üzerinden vade farkı tahakkuk ettirileceğinin kararlaştırıldığı ve borcun ödenmemesi halinde teminat mektubunun iade edilmeyeceği ve alacağın teminat mektubundan tahsil edileceğinin bildirildiğini, davacı tarafından davalıya verilen kesin teminat mektubunun paraya çevrildiğini ve 24.712,07 TL sinin davalı şirket tarafından haksız olarak tahsil edildiğini,
toplam 24.712,07 TL olan vade farkı açıklaması ile fatura düzenlenerek müvekkil şirkete tekrar gönderildiğini buna istinaden Denizli 1.Noterliği'nin 12/12/2018 tarih, 23917 yevmiye numarası ile gönderilen ihtarnamenin davalıya 17/12/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, vade farkına dayalı bir borcun bulunduğu hususunda müvekkil şirkete bilgi verilmediğini ve herhangi bir belge sunulmadığını, davalı tarafın haksız kazanç sağladığını belirtip fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 30/03/2018 tarih, 117310000146 nolu, 250.000 TL ye kadar borçları teminat altına alan ...
Bankası tarafından verilen kesin teminat mektubunun 24.712,07 TL sinin paraya çevrilmesi nedeniyle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak tahsil edilen bu bedele ilişkin alacağın sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkiliyle evvelce ... Adi Ortaklığı olarak ticari faaliyette bulunmakta iken müvekkile gönderilen yazı ile şirket ünvanının ...
Şti olarak değiştirildiğinin bildirildiğini, adi ortaklık şeklinde çalışırken müvekkil şirket ile imzaladıkları 25/01/2017 tarihli anlaşmada tarafların 2017 yılı toptan yedek parça satışları için vade aşımlarında aylık %2 vade farkı günlük olarak uygulanır diye bir özel maddeyi kabullendiklerini,
bu anlaşmaya göre müvekkilinin 2017 yılı satışları ile ilgili olarak düzenlediği 14/11/2018 tarihli 965926 sayılı vade farklarına ilişkin faturayı davacı şirkete gönderdiğini ancak davacı yanın 20/11/2018 tarihli ihtarı ile bu konuda bir sözleşme ve gerçekleşmiş herhangi bir ticari faaliyeti olmadığı bildirilerek faturanın iade edildiğini bunun üzerine müvekkil tarafından 19/11/2018 tarihli, 12598 sayılı cevabında faturanın aradaki sözleşme gereği düzenlendiği ve kendilerinin talimatı doğrultusunda şirkete gönderildiğinin bildirildiği ve borcun 7 gün içinde ödenmemesi halinde teminat mektubundan tahsil edileceğinin belirtildiğini,
borç ödenmeyince fatura bedelinin teminat mektubundan tahsil edildiğini ve faturanın borçluya gönderildiğini, davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığını, tanık kanıtına da itiraz ettiklerini belirtip hiçbir bakımdan haklı olmayan davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
MAHKEMECE
"...,Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde. Davadışı ... Adi Ortaklığı ile davalı şirket arasında 25/01/2017 tarihinde sözleşme imzalandığı, davadışı ... Adi Ortaklığı ile davacı şirket ...
Şti'nin 23/10/2018 tarihinde birleştiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin son maddesinde "Vade aşımlarına aylık %2 vade farkı günlük olarak uygulanır"ibaresinin bulunduğu, bu hükme dayanarak ihtara rağmen davacı tarafça ödenmeyen borcun davalı şirketçe alacağın tahsili amacıyla ibraz edilen teminat mektubunu nakde çevirmek suretiyle tahsil ettiği, davalının yaptığı işlemin taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine aykırı bulunmadığı anlaşılmakla, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir," gerekçesi ile, açılan davanın reddine,"şeklinde karar verilmiştir,
Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların 18.01.2018 tarihli mutabakat imzaladıklarını, mutabakat metninden sonra vade farkı talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi ticari teamüllere de aykırı olduğunu, 2017 yılı ve öncesinde yapılan ticari alış verişten kaynaklı olarak tarafların 01.01.2018 tarihi itibariyle mutabık kaldıklarını, işbu mutabakattan sonra davalı şirket tarafından 14.11.2018 tarihli 24.712,07 TL bedelli vade farkı faturası düzenlenerek teminat mektubunun bozdurulmasının kabul edilebilir olmadığını,
ayrıca davalı tarafın 24.712,07 TL'lik bu iki faturaya düzenlemesi karşısında 05.11.2018 tarihli 52.880,33 TL bedelli ayrı bir vade farkı faturası düzenlemiş olup davalı tarafından ayrı ayrı bu şekilde fatura düzenlemesinin de haksız şekilde iş yaptıklarının bir diğer göstergesi olduğunu, bu iki faturaya da taraflarınca süresi içerisinde itiraz edildiğini, müvekkili şirketin 2017 yılında mutabık kalınan borç bedelini ve 2018 yılına ilişkin aldığı ürünlerin bedelini ödeyerek cari hesabı sıfırladığını, davalının mutabık kalınan döneme ilişkin sonradan vade farkı talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını,
davalı şirket tarafından mutabakat tarihinden 11 ay sonra, mutabakat yapılan döneme ilişkin olarak müvekkili şirketten vade farkı alacağının talep edildiğini ve teminat mektubundan haksız olarak tahsil edildiğini, bu durumun ticari teamüllere aykırı olduğu gibi TMK 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil ettiğini, hal böyle iken tüm bu hususlar değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verildiğini,
davanın reddi gerekçesinde sadece davalının dosyaya sunduğu sözleşme belirtilmiş olup tarafların mutabakata vardıkları hususunun hiç bir şekilde irdelenmediğini, taraflar arasında 2017 yılına ilişkin vade farkı sözleşmesi bulunsa dahi 2017 yılı cari hesabının mutabakat ile kapatılmış olması nedeniyle davalının teminat mektubunu paraya çevirmesinin kabul edilebilir olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satımdan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı taraf, davacı tarafından davalıya verilen kesin teminat mektubunun paraya çevrildiğini ve 24.712,07 TL sinin davalı şirket tarafından haksız olarak tahsil edildiğini, toplam 24.712,07 TL olan vade farkı açıklaması ile fatura düzenlenerek müvekkil şirkete tekrar gönderildiğini buna istinaden Denizli 1.Noterliği'nin 12/12/2018 tarih, 23917 yevmiye numarası ile gönderilen ihtarnamenin davalıya 17/12/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, vade farkına dayalı bir borcun bulunduğu hususunda müvekkil şirkete bilgi verilmediğini ve herhangi bir belge sunulmadığını, davalı tarafın haksız kazanç sağladığını borçları teminat altına alan ...
Bankası tarafından verilen kesin teminat mektubunun 24.712,07 TL sinin paraya çevrilmesi nedeniyle tahsil edilen bu bedele ilişkin alacağın sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, 25/01/2017 tarihli anlaşmada tarafların 2017 yılı toptan yedek parça satışları için vade aşımlarında aylık %2 vade farkı günlük olarak uygulanır diye bir özel maddeyi kabullendiklerini, bu anlaşmaya göre müvekkilinin 2017 yılı satışları ile ilgili olarak düzenlediği 14/11/2018 tarihli 965926 sayılı vade farklarına ilişkin faturayı davacı şirkete gönderdiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, taraflar arasında imzalanan sözleşmede "Vade aşımlarına aylık %2 vade farkı günlük olarak uygulanır" düzenlemesi nedeniyle davalının vade farkı talep edebileceğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/1884, K. 2024/856, 18 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama